YAYINLARIMIZ

OECD Vergi Terimleri Sözlüğü

CALL OPTION ALIM OPSİYONU: Hakkı olmasına rağmen opsiyon sahibinin belirli bir tarihten önce belirli bir fiyattan ilgili menkul değeri ya da malı satın almaya zorunlu olmadığı sözleşme
CAPITAL ASSETS SABİT KIYMETLER (SERMAYE MALLARI): Bir mükellef tarafından yatırım amacıyla elde tutulan tüm varlıklar
CAPITAL EXPENDITURE YATIRIM (SERMAYE) HARCAMASI: Onarımdan öteye geliştirmeye yönelik harcama. Bir harcama, işletmenin kazanç getirme kapasitesinden çok o işletmenin gelir kazanma şekli ile daha yakından ilgili olduğu durumlarda, söz konusu harcama sermaye harcamasıdır.
CAPITAL GAIN DURAN VARLIK SATIŞ KARI (SERMAYE KAZANCI): Sermaye mallarının satışından elde edilen kazanç
CAPITAL LOSS SABİT VARLIK SATIŞ (SERMAYE) ZARARI: Sabit varlıkların satışı nedeniyle oluşan zarar
CAPITAL TAX SERMAYE VERGİSİ: Sermaye kazançlarından alınan verginin aksine sermaye varlıkları üzerinden alınan vergi
CAPITALIZE AKTİFLEŞTİRMEK: Pasife değil ancak aktif hesaplara ilave yapıldığı zaman sabit varlık alımı için katlanılan harcamaları kaydetmek işlemi
CAPTIVE BANK HOLDİNG BANKASI: Amacı bağlı olduğu gruba ve grupla işlemleri olan taraflara bankacılık hizmeti vermek olan, çok uluslu şirketler grubunun yüzde yüz iştirakli bağlı kuruluşu. Holding bankaları, genel olarak düşük sermaye yükümlülüğünden faydalanmak ve kambiyo kontrolünden kurtulmak amacıyla vergi cennetlerine kuruludurlar.
CAPTIVE INSURANCE COMPANY HOLDİNG SİGORTA ŞİRKETİ: Sadece gruba bağlı şirketlerin risklerini sigortalamak ya da reasüransa tabi tutmak (yeniden sigortalamak) ile görevli, çok uluslu şirketler grubunun yüzde yüz iştirakli bağlı kuruluşu. Holding sigorta şirketi, genellikle düşük vergi oranlarının uygulandığı bir ülkede kuruludur. Grup şirketleri tarafından holding sigorta şirketine ödenen primlerin ticari kazancın elde edilmesi için yapılan giderlerden birisi olarak kabulü ilgili ülkeye göre değişiklik gösterecektir.
CARRYBACK Mahsup (Carryover) terimine bakınız.
CARRYFORWARD Mahsup (Carryover) terimine bakınız.
CARRYOVER MAHSUP: İlgili yılda vergi yükümlülüğünden düşülemeyen (yükümlülüğün azaltılması için kullanılamayan) vergilendirme dönemine ait indirim veya kesintilerinin takip eden yılların (carryforward) veya önceki yılların (carryback) vergi yükümlülüğüne uygulama süreci
CASH BASIS (CASH METHOD) NAKİT ESASI (NAKİT YÖNTEMİ): Gelir ve giderlerin kazanç elde edildiği ya da ödeme yapıldığı zaman yasal olarak kabul edildiği hesap (muhasebe) yöntemi
CCA Maliyet katılım anlaşmaları (Cost Contribution Arrangements) terimine bakınız.
CENTRAL MANAGEMENT AND CONTROL MERKEZİ YÖNETİM VE DENETİM: Merkezi yönetim ve denetime ilişkin birimlerin bulunduğu yer, bir şirketin mukimliğinin tespiti için kullanılan bir araçtır. Genel olarak ifade etmek gerekirse, bu terim bir şirketin ticari faaliyetlerinin en üst düzeyde idaresini ifade eder.
CENTRE OF VITAL INTEREST HAYATİ MENFAATLERİN MERKEZİ: Kişilerin çifte mukimlik sorununu çözümlemek için kullanılan kıstas. Bu terim, mükellefin kişisel ve ekonomik ilişkileri bakımından daha yakın olduğu yeri (ülkeyi) ifade eder.
CFC Kontrol edilen kurum (Controlled foreign company) terimine bakınız.
CHERRY PICKING OLGUN MEYVEYİ TOPLAMA: Sözleşmenin taraflarından birisinin daha önceden başarılı bir şekilde geliştirilmiş teknolojileri seçmesini ya da sadece finansa etmesini engellemek için ABD’de düzenlenen Ar-ge sözleşmelerinde kullanılan terim. Transfer fiyatlandırması bağlamında ise bu terim, vergi otoritesinin düzeltme tutarını en yukarıda tutmayı amaçlayarak diğer emsal şirketlerin bu türden ilişkili kişi işlemlerinden (“cherry picked” related party transactions) bir kaçına dayalı olarak mükellefin matrahında bir transfer fiyatlandırması düzeltmesi uygulamak istediği durumları tanımlamak için sıklıkla kullanılır.
CIF VALUE CIF DEĞERİ: Maliyet, sigorta ve navlun bedelini içeren ithal malların değeri
CIVIL LAW YAZILI HUKUK: Kazai kararlardan (içtihatlardan) öteye kanun ve tüzüklere dayalı hukuk sistemi. Fransız ve Alman hukuk sistemleri bu sisteme örneklerdir.
CLOSE (CLOSELY HELD) COMPANY AİLE ŞİRKETİ: Tek bir hissedar tarafından ya da hissedarlarının yakın kişiler olduğu bir grup tarafından sahip olunan şirket
COMMENSURATE WITH INCOME STANDARD Royaltilere ilişkin üstün yetkilerle donatılmış kanuni hüküm (ABD vergi mevzuatı) terimine (Super royalty provision) bakınız.
COMMERCIAL INTANGIBLE TİCARİ FAALİYETLERE İLİŞKİN GAYRİMADDİ VARLIK: Örneğin müşteriye devredilen veya işin sürdürülmesinde kullanılan varlıklara ilişkin gayrimaddi haklar da dâhil bir malın üretilmesi veya bir hizmetin sunulması gibi ticari faaliyetlerde kullanılan gayri maddi varlık.
COMMODITIES FUTURES EMTİA SATIŞINI DÜZENLEYEN VADELİ İŞLEM (FUTURE) SÖZLEŞMESİ: Satıcının, daha önceden tespit edilen bir fiyattan belirli bir tarih itibariyle belirli bir malı ya da emtiayı teslim etme vaadinde bulunduğu resmi vadeli işlem (future) piyasalarında işlem gerçekleştirilmek için düzenlenen sözleşmeler
COMMODITY TAX EMTİA VERGİSİ: Belirli sayıdaki emtia üzerinden alınan vergi
COMMON LAW TEAMÜL HUKUKU: İngiliz hukukunda olduğu üzere yargıçlar tarafından geliştirilen ve örneğin benzer olaylar nedeniyle geçmişte alınan mahkeme kararları gibi teamül ilkelerine göre uygulanan kanunlar manzumesi. Aynı zamanda, bu terim, yazılı hukuk sisteminin aksine teamüllere dayalı “İngiliz Hukuk Sistemini” açıklamak için kullanılmaktadır.
COMMON STOCK ADİ HİSSE SENETLERİ: Bir şirketin adi hisseleri; bir şirketin hisseleri veya sahiplik hakkı. Adi hisse senetlerini elde tutan kişi genellikle şirkete dair işlerin yürütülmesinde karar verme hakkına sahiptir.
COMPANY ŞİRKET: Genel olarak, bir iş, ticari faaliyet veya sınaî girişimi gerçekleştirmek için organize edilen bağımsız bir tüzel kişiliği (kurum) ifade etmek için kullanılan terim
COMPARABILITY ANALYSIS Karşılaştırılabilirlik analizi: İlişkili olmayan kişiler arasında gerçekleştirilen kontrollü olmayan işlemler için geçerli olan koşullar ile ilişkili kişiler arasında gerçekleştirilen kontrollü işlemlerde geçerli olan koşulların karşılaştırılması. Eğer ilişkili kişi işlemleri ile ilişkili olmayan kişilerin gerçekleştirdikleri işlemler arasında farklılıklardan hiçbirisi kullanılan yöntem açısından (fiyat veya kar marjı gibi) incelen faktörleri maddi olarak etkilemiyorsa veya işlemler arasındaki farlılıklardan kaynaklanan maddi etkileri ortadan kaldırmak için kabul edilebilir makul düzeltmeler yapılabiliyorsa, kontrollü ve kontrollü olmayan işlemler karşılaştırılabilir olarak kabul edilir.
COMPARABLE PROFIT METHOD (CPM) KARŞILAŞTIRILABİLİR KARLILIK YÖNTEMİ: Amerikan mevzuatına göre, karşılaştırılabilir karlılık yöntemi, gayrimaddi varlığın transferi karşılığında alınacak emsal bedelin tespiti için kullanılan bir transfer fiyatlandırması yöntemidir. Eğer test edilen tarafın beyan edilen faaliyet karı, belli bir aralığın içinde yer almıyorsa, bu durumda transfer fiyatlandırması düzeltmesi yapılır. Gerçekte bu yöntem, kontrol altında bulunmayan benzer yapıdaki mükelleflerin faaliyet karı ile kontrollü bir işlemde cari olarak uygulanan bedel sonucu elde edilen faaliyet karının karşılaştırılmasını gerektirir.
COMPARABLE UNCONTROLLED PRICE (CUP) METHOD KARŞILAŞTIRILABİLİR FİYAT YÖNTEMİ: Karşılaştırılabilir koşullarda, ilişkisiz kişilerce gerçekleştirilen karşılaştırılabilir işlem nedeniyle tedarik edilen mal veya sunulan hizmet için uygulanan fiyat ile kontrollü bir işlemde tedarik edilen malın veya sunulan hizmetin fiyatının karşılaştırmasını yapan transfer fiyatlandırması yöntemi
COMPARABLE UNCONTROLLED TRANSACTION (CUT) METHOD KARŞILAŞTIRILABİLİR İŞLEM YÖNTEMİ: Karşılaştırılabilir koşullarda, karşılaştırılabilir gayrimaddi varlığın ilişkisiz kişiler arasında devir işlemini referans alarak bir gayrimaddi varlık için emsal royalti oranını tespit eden ve ABD’de kullanılan transfer fiyatlandırması yöntemidir.
COMPENSATING ADJUSTMENT DENKLEŞTİRİCİ DÜZELTME: Mükellefin vergisel yükümlülüğü nedeniyle uyguladığı bir transfer fiyatının ki bu fiyat ilişkili kişiler arasında fiili olarak ödenen bedelden farklılaşmış olsa dahi, kontrollü bir işlem için uygulanan emsal fiyat olarak kendi nazarında beyan edilebilmesi için gerçekleştirilen düzeltme. Bu düzeltme vergi beyannamesi ibraz edilmeden önce de gerçekleştirilebilir.
COMPENSATION ÜCRET: Çalışanlara doğrudan ya da dolaylı olarak yapılan parasal ve ayni (parasal olmayan) ödemeler.
COMPENSATORY STOCK OPTIONS DENKLEŞTİRİCİ HİSSE OPSİYONU: Şirket hisseleri karşılığında çalışanlara hizmetleri için kısmi bir ücret ödemesi şeklinde önerilen seçenek
COMPETENT AUTHORITY (CA) YETKİLİ OTORİTE: Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının uygulaması ve/veya yorumlanmasından kaynaklanan anlaşmazlıkları çözümlemek için yapılan toplantı. Anlaşmanın tarafları olan her iki ülke de (sıklıkla Maliye Bakanlığı ya da onun yetkili temsilcisi) diğer yabancı vergi otoritesi ile irtibatı sağlayan resmi görevli sıfatıyla hareket ederek sorunu bulunan mükelleflere yardım edecek bir temsilci atar. Yetkili temsilcinin kim olduğu genellikle vergi anlaşmalarının tanımlar bölümünde belirtilmektedir.
COMPLIANCE Vergi uyumu (Tax compliance) terimine bakınız.
CONDUIT APPROACH KANAL YÖNTEMİ: Gelir ya da giderlerin diğer bir tarafa aktarılmasına yarayan yöntem
CONDUIT COMPANY ÇOK ULUSLU İŞLETMELER TARAFINDAN VERGİDEN KAÇINMAK İÇİN KURULAN ŞİRKET: Vergiden kaçınma amacıyla kurulan bir şirket olup ki elde edilen gelir bir şirket aracılığıyla kanal vazifesi gören diğer şirkete aktarılır ve daha sonra söz konusu gelir kanal şirketi tarafından temettü, faiz, royalti ödemesi vb. olarak hissedarlarına yeniden dağıtılır.
CONSIDERATION BEDEL: Bir sözleşme oluşturmak için diğer tarafça belirli bir vaat ya da edim karşılığında verilen mallar dâhil değeri olan herhangi bir şey
CONSOLIDATED TAX RETURN KONSOLİDE VERGİ BEYANNAMESİ: Grup olarak tüm şirketler tarafından doldurulan ancak ana şirket adına verilen ortak vergi beyannamesi
CONSORTIUM KONSORSİYUM: Riske sahip bazı özel yatırımlar için geçici bir süreliğine birlikte faaliyet sürdüren teşebbüsler, kişiler, ortaklıklar ya da şirketlerin oluşturduğu birlik
CONSTRUCTIVE DIVIDEND ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI: Kurumlar tarafından ortaklarına ya da ilişkili kişilerine nakit olarak ya da ayni olarak yapılan ancak temettü olarak ifade edilmeyen çeşitli ödemeler vergi kanunları tarafından kar dağıtımı olarak kabul edilir ve vergisel açıdan bu ödemelere temettüymüşler gibi muamele yapılır.
CONSTRUCTIVE OWNERSHIP ZIMNİ SAHİPLİK: Bir mükellef, sadece dolaylı olarak sahip olduğu mal varlığı ya da sermayenin gerçek sahibi olarak kabul edilebilir.
CONSUMPTION TAX TÜKETİM VERGİSİ: Genellikle, mal ya da hizmetlerin nihai tüketimine yönelik olarak alınan vergi
CONTRACT MANUFACTURER FASON İMALATÇI: Birçok durumda fason imalatçı, üretim maliyetlerinin düşük olduğu ülkelerde kurulur ve ana şirketi tarafından geliştirilmiş bir gayrimaddi varlığı kullanmak için lisansa sahiptir. Fason imalatçı, mal üretebilmek için gayrimaddi varlık kullanır ve ürettiği malları ana şirketine nihai tüketicilere dağıtılmak üzere yeniden satar.
CONTRIBUTION ANALYSIS KATKI ANALİZİ: Transfer fiyatlandırması uygulamalarında kar bölüşüm yönteminin kullanıldığı durumlarda, katkı analizi, kontrollü işlemlere katılan her bir ilişkili kişi tarafından üstlenilen işlevlerin göreceli değerine dayalı olarak işlem nedeniyle elde edilen toplam karın ilişkili kişiler arasında bölüştürülmesini zorunlu kılar.
CONTROL KONTROL: Bir kişinin diğer bir kişiyi, kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesini sağlama kapasitesi veya bu kapasitenin kullanılması. Bir kişi tarafından diğer kişi üzerinde sahip olunan kontrolün kullanılması, gerçek kişi ve kurumların vergi yükümlülüklerini azaltma ya da bu yükümlülüklerden kaçınmalarına yardımcı olabilir. Bir şirket, diğer şirketin % 50’den fazla oy hakkı olan hisse senetlerini elinde bulunduruyorsa genel olarak o şirketi kontrol ediyor sayılır. Ancak, kontrol etmeye ilişkin tanımlar ülkeden ülkeye ve duruma göre değişiklik göstermektedir.
CONTROLLED TRANSACTION KONTROL DIŞI İŞLEMLER: Birbirleri açısından ilişkili kişi olan iki şirket arasında gerçekleştirilen işlemler
CONTROLLING INTEREST ÇOĞUNLUK HİSSESİ: Bir kurumun oy hakkına sahip hisselerinin % 50’sinden fazlasına sahip olma durumu
CONTROLLLED FOREIGN COMPANIES (CFC) KONTROL EDİLEN YABANCI KURUMLAR: Belirli bir ülkede mukim olan hissedar tarafından kontrol edilen ve genellikle düşük vergi oranının uygulandığı ülke ya da bölgelerde kurulu olan şirketlerdir. Kontrol edilen kurum kazancına ilişkin mevzuat çoğunlukla düşük vergi oranının uygulandığı ülke ya da bölgelerde mukim olan şirketlerin karlarının gizlenmesi ile mücadele etmek için düzenlemektedir. Bu tür düzenlemelerin en temel özelliği, ilgili ülkede mukim olan hissedara kontrol edilen yabancı şirketlerde gizlenmeye çalışılan gelirin belirli bir oranının atfedilmekte olmasıdır. Genel olarak, kontrol edilen kurum kazancı mevzuatı kapsamında örneğin temettü, faiz ve royalti ödemesi şeklindeki pasif karakterli gelirler gibi bazı gelir türleri bulunmaktadır.
COOPERATIVE SOCIETY KOOPERATİF: Genelde, kooperatifler küçük esnaf, çiftçiler, tüketiciler vb.’leri arasında üyelerine çıkar sağlamak veya üyelerinin çıkarları için hizmet etmek amacıyla bazı malların satın alma fiyatını düşürmek veya satış fiyatını yükseltmek için kurulurlar.
COORDINATION CENTRE KOORDİNASYON MERKEZİ: Tek amacı, ilişkili kişilerin faaliyetlerini koordine etmek, bu tür kurumların çıkarları için destek faaliyetlerinde bulunmak veya onlar adına araştırma yapmak olan şirket
COPYRIGHT TELİF HAKKI: Yazar ya da sanatçılara edebi veya sanatsal çalışmalarını yayınlama, kullanma ve faydalanma imtiyazı veren özel hak
CORPORATE INCOME TAX KURUMLAR VERGİSİ: Kurum kazançları üzerinden alınan gelir vergisi
CORPORATE VEIL KURUMSAL PEÇELEME: Şirket ortakları varlıklardan ziyade kurumda belirli oranlarda hisseye sahiptir çünkü kurumun ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaktadır; kurumsal peçelemenin arkasında hissedarların bulunduğunun açık olduğu durumlarda şirketin faaliyetleri, varlıkları, borçları ve yükümlülüklerin kime atfedileceğinin tespit edilmesi amacıyla ve tüzel kişiliğin arkasında gerçekte kimin olduğunun tespit edilemediği durumları tanımlamak için kullanılır. Mahkemeler bazen şirketin arkasında gerçekte kim ya da kimlerin olduğunu belirleyebilmek için kurumsal peçelemeyi aralayabilirler ya da bu yönde inceleme yapabilirler.
CORPORATION KURUM: Teknik ifadeyle, kurum, ona sahip olan kişilerden ayrı ve müstakil varlığa ve kendi yönetim hakkına sahip tüzel bir kişiliktir. Ancak, kurum ifadesi yaygın bir şekilde şirket terimini kastetmenin diğer bir yolu olarak kullanılmaktadır. (Şirket –Company- terimine bakınız.)
CORPORATION SHOPPING KURUMSAL ALIŞ-VERİŞ: Vergi indiriminin mümkün olmadığı farklı yapıdaki kurum yerine başka bir şirketi aracı olarak kullanarak vergi anlaşması hükümlerinin kullanılmasını ifade etmek için anlaşmanın uygulaması yanında kullanılan terim.
CORRESPONDING ADJUSTMENT KARŞIT DÜZELTME: Kar dağıtımın her iki ülkede de (yetki alanında da) birbiriyle tutarlı olması için birinci ülkenin vergi idaresi tarafından yapılan ilk düzeltmenin karşılığı olarak diğer ülkenin vergi idaresi tarafından ilişkili kişinin vergi yükümlülüğünde (matrahında) yapılan düzeltme.
COST MALİYET: İlgili varlık için ödenen satın alma fiyatı veya tedarik edilen varlığın takas değeri
COST CONTRIBUTION ARRANGEMENT (CCA) MALİYET KATILIM ANLAŞMASI: Maliyet katılım anlaşması, iki ya da daha fazla sayıdaki girişimci arasında varlık, hizmet veya hakkın geliştirilmesi, üretilmesi veya elde edilmesi konusunda maliyet ve riskleri paylaşmak ve söz konusu varlık, hizmet ya da hakların geliştirilmesi, üretilmesi veya elde edilmesi için sürdürülen faaliyetlerin sonucunda ilgili her bir katılımcının kazancının içerik ve kapsamını tespit etmek amacıyla düzenlenen anlaşmaları ifade etmektedir.
COST FUNDING MALİYETİN FİNANSMANI: Bir bağlı ortaklığın diğer bir bağlı ortaklığın ya da grup üyesinin genel Ar-ge faaliyeti nedeniyle katlandığı maliyete satış hâsılatı (ciro) veya diğer bir kriter ile orantılı olarak katılımı
COST OF GOODS SOLD (COGS) SATILAN MALIN MALİYETİ: Hammaddelerin satın alınması ve nihai malların üretimi için katlanılan maliyeti gösteren rakam. Satılan malın maliyeti, sabit giderler gibi üretimle doğrudan ilişkili olmayan giderler dâhil fabrikanın direkt işçi giderleri gibi üretimle doğrudan ilintili maliyetleri de kapsar.
COST-PLUS MARK-UP MALİYET ARTI KAR YÜZDESİ: Bir işlemde malların ya da hizmetlerin tedarikçisi tarafından katlanılan doğrudan ve dolaylı giderlerden sonra hesaplanan kar marjını referans alarak ölçülen karlılık oranı
COST-PLUS METHOD MALİYET ARTI YÖNTEMİ: Kontrollü bir işlemde malların (ya da hizmetlerin) tedarikçisin katlandığı maliyetleri kullanarak emsal fiyatı tespit eden transfer fiyatlandırması yöntemi. Uygun bir karlılık yüzdesi, gerçekleştirilen işlevler (üstlenilen riskler ve kullanılan varlıklar da göz önünde bulundurularak) ve piyasa koşulları ışığında (tarafların uygun bir karlılık elde edilebilmesi için) bu maliyete eklenir. Yukarıda bahsedilen maliyetlere belirli bir karlılık yüzdesi ekledikten sonra bulunan sonuç, kontrollü işlemin emsal karlılık oranı olarak kabul edilir.
COST-SHARING AGREEMENT MALİYET PAYLAŞIM ANLAŞMASI: Maliyet katılım anlaşması (Cost-contribution agreement) terimine bakınız.
CPM Karşılaştırılabilir karlılık yöntemi (Comparable profit method) terimine bakınız.
CREDIT METHOD MAHSUP YÖNTEMİ: Yurtdışında ödenen verginin indirilmesi (Credit, foreign tax) terimine bakınız.
CREDIT, FOREIGN TAX MAHSUP (YURTDIŞINDA ÖDENEN VERGİNİN MAHSUBU): Uluslar arası açıdan çifte vergilendirmeyi engelleyen yöntem. Eğer yurtdışında elde edilen kazanç, kazancı elde edenin mukim olduğu ülkede de vergiye tabi ise, o kazanç üzerinden yurtdışında alınan vergi söz konusu kazanç üzerinden yurt içinde alınan vergiden mahsup edilebilir. Bu kuram, yurtdışında ödenen verginin sonraki yıllara devredilememesini de içerecek şekilde mahsubuna izin verilen verginin yurtiçinde ödenecek verginin miktarıyla sınırlı olmasına rağmen bir kişinin yurtiçi ve yurtdışı kazançlarının mümkün olduğu kadar aynı şekilde vergilendirilmesi gerektiği anlamına gelir.
CREDIT, TAX VERGİ İNDİRİMİ (MAHSUBU): Önceden gerçekleştirilen vergi kesintisinin hesaplanan vergiden indirilmesi veya gelirden mahsubun aksine tahakkuk eden vergi miktarından yapılan doğrudan mahsup
CREDIT, UNDERLYING (INDIRECT) TAX ESAS VERGİ İÇİN YAPILAN İNDİRİM: Temettülerin vergilendirilmesi ilgili olarak, ödenen temettü dışında şirketin esas karı üzerinden daha önceden alınan vergiler için yapılan indirim. Böyle bir indirim, ya bir vergi anlaşması uyarınca ya da tek taraflı uygulanan bir kanuni düzenlemeyle ilgili olarak uygulanabilir.
CREDIT, WITHHOLDING TAX STOPAJ VERGİSİNDE MAHSUP: Gelirin birçok türü (örneğin, temettü, faiz, royalti kazancı), mükellefin vergi matrahından indirmesini ve bu durumu yurtdışındaki vergi idaresine açıklamasını gerektirecek şekilde kaynakta vergilendirilir. Temettü, faiz, royalti kazancı elde eden (alıcı durumundaki) vergi mükellefi, kaynakta kesilen vergiyi mukimi olduğu ülkenin vergi kanunlarınca belirlenen nihai vergi yükümlülüğünden indirme hakkına sahiptir.
CREDITOR KREDİ VEREN KİMSE (ALACAKLI): Kredi veren ve paranın sahibi olan kimse; borç veren kişi
CUP METHOD KARŞILAŞTIRILABİLİR FİYAT YÖNTEMİ
CURRENT ASSETS CARİ (DÖNEN) VARLIKLAR: Normal ticari faaliyetler nedeniyle, genel olarak bir yıl içinde büyük olasılıkla nakde çevrilecek, satılacak, takas edilecek veya harcanacak nakit, alacak, stok ve diğer varlıklar
CUSTOMS DUTIES GÜMRÜK VERGİLERİ: Bir ülkeye ithal edilen mallar üzerinden alınan vergiler
All intellectual property and legal rights of OECD Glossary of Tax Terms are owned by Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD).

OECD Glossary of Tax Terms is translated into Turkish by Ramazan Biçer, a partner at Centrum Consulting but it does not reflect the official translation.

Copying, duplicating, publishing and releasing of OECD Glossary of Tax Terms without official and prior permission by OECD mean that OECD's intellectual property and legal rights are violated.