YAYINLARIMIZ

OECD Vergi Terimleri Sözlüğü

EARNED INCOME ÇALIŞARAK KAZANILMIŞ GELİR: Hizmet, ticaret, iş, uzmanlık veya meslek kapsamında sürdürülen bireysel hizmetler karşılığında elde edilen kazanç veya ödeme (Yatırım kazançları ile karşılaştırınız.)
EARNINGS & PROFITS (E&P) GELİR VE KAZANÇLAR: Sermayenin karşılığı olmayan ancak bir şirketin hissedarlarına kar dağıtımı yapması için var olan ekonomik kapasitesini açıklayan terim. Böyle bir dağıtım, ABD mevzuatına göre cari ve toplam gelir ve kazancın büyüklüğüne göre hissedarlara dağıtılan vergiye tabi temettü ödemesini oluşturur.
EARNINGS BEFORE TAXES VERGİ ÖNCESİ KAR: Vergi hesaplanmadan önce satış hâsılatından satışların maliyeti, faaliyet giderleri ve faiz ödemelerinin düşülmesi sonucu bulunan kazanç
EARNINGS STRIPPING KARIN AZALTILMASI: Bir kurumun ilişkili kişilerinden birisine aşırı miktarda faiz ödemesinde bulunarak vergiye tabi kurum kazancını azaltmak için gerçekleştirdiği uygulama
ECO TAX ÇEVRE VERGİSİ: Çevre vergisi (Environmental tax) terimine bakınız
ECONOMIC DOUBLE TAXATION İKTİSADİ ÇİFTE VERGİLENDİRME: Çifte vergilendirme (iktisadi ve hukuki) terimine (Double taxation, economic and juridical) bakınız.
EFFECTIVE TAX RATE FİİLİ VERGİ ORANI: Vergi yükümlülüğü artan oranlı yerine sabit oranlı olarak sürdürülüyorsa bir mükellefin kazancının tabi tutulduğu vergi oranı. Bu oran, mükellefin üzerine düşen vergi yükümlülüğünün toplam gelirinin ne kadarlık bir yüzdesini oluşturduğunun belirlenmesinde hesaplanır.
EFFECTIVELY CONNECTED INCOME (ECI) FİİLİ OLARAK İLİNTİLİ GELİR: ABD’de ticaret ya da kazanç getirici faaliyetlerde bulunan dar mükellef kurum ya da gerçek kişiler ABD’de sürdürülen ticari ya da kazanç getirici faaliyetleriyle ile doğrudan ilintili olarak yurtiçinde ya da yurt dışındaki bir kaynaktan elde edilen gelirleri üzerinden Amerikan gelir vergisine tabidirler.
EMPLOYEE PROFIT SHARING KÂRIN PERSONELLE PAYLAŞIMI: Bir teşebbüsün çalışanlarının teşebbüsün elde ettiği kazançtan kanun ya da hizmet akdi gereğince belirli bir pay almasını öngören sistem
EMPLOYEE STOCK OPTION İŞÇİLERİN ÇALIŞTIKLARI ŞİRKETİN HİSSE SENETLERİNİ SATIN ALMALARINA YÖNELİK PLAN: Çoğunlukla emsal piyasa değerinden daha düşük bir bedelle işçilere çalıştıkları şirketin hisselerini satın almaları için tanınan imkân. Genellikle bu uygulama, hisseler hak olarak devredilene kadar işçilerin işveren ile çalışmayı sürdürmeleri için verilen bir teşvik olarak uygulanır.
EMPLOYMENT INCOME ÜCRET: Gerçek kişilere maaş, aylık, prim, ödenek, işten ayrılma veya işten çıkarılma nedeniyle yapılan ödemeler, emekli ödenekleri, kimi ülkelerde bazı sosyal güvenlik ödemeleri gibi emek veya ücret karşılığı sürdürülen mevcut ya da eski hizmetlerden elde edilen gelirleri içeren gelir kaynağı
ENTERTAINER PROFESYONEL SANATÇI GELİRLERİ: Birçok durumda diğer serbest meslek faaliyeti sürdüren kişilerin kazançlarından farklı bir uygulamaya sahip müzisyen, aktör veya diğer sanatçılar gibi profesyonel olarak gösterilerde bulunan kişilerin geliri
ENTITY TÜZEL KİŞİ: Genel olarak vergisel açıdan ayrı bir varlığa sahip organizasyon, kişi ya da taraf. Tüzel kişi kavramı, kurumlar, ortaklıklar, mal toplulukları ve tröstleri de içerir.
ENVIRONMENTAL TAX ÇEVRE VERGİSİ: Bazı atıkları optimal bir seviyeye çekmek amacıyla teşvik sağlamak gibi çevresel nedenlerden dolayı uygulanan vergi veya çevreye zararlı ürünler üzerinden alınan vergi
EQUAL TREATMENT EŞİT MUAMELE: Eğer şartlar aynı ise mükelleflerin eşit miktarda vergi ödemelerini gerektiren genel vergilendirme ilkesi
EQUITABLE INTEREST HUKUKEN MALİK OLMAMAKLA BİRLİKTE BİR MÜLK VEYA MAMELEKTEN MALİK GİBİ YARARLANAN KİMSENİN SAHİP OLDUĞU HAK VE MENFAATLER: Bir varlığa dayalı olan bu hak, o varlıktan yararlanan kişinin menfaatini ifade eder ve söz konusu varlığın yasal sahibi aynı kişi olabileceği gibi başka bir kişi de olabilir.
EQUITY 1. PAY: Bir varlığa ilişkin kullanım hakkının derecesi. Bu, o varlığın değerinden varlığa ait yükümlülüklerin (borç ya da vergi gibi) düşülmesi sonucu bulunan tutara eşittir.
2. ÖZKAYNAK: Bir kurum için ödenmiş sermaye artı yedek akçelerin toplamıdır.
3. HİSSE SENEDİ: Tahvillerin aksine hisse senetleri bir kurumda hissedarlarca sahip olunan sermaye paylarını ifade eder.
EQUITY CAPITAL ÖZKAYNAK: Teşebbüsün hisselerinin ihracı sonu elde edilen kaynak ile ticari faaliyetlerin finanse edilmesi yöntemi
ESOP İŞÇİLERİN ÇALIŞTIKLARI ŞİRKETİN HİSSE SENETLERİNİ SATIN ALMALARINA YÖNELİK PLAN (Employee stock ownership plan)
ESTATE TEREKE: Geniş anlamada bir kişinin sahip olduğu her şey; bir kişinin ölümünden sonra bıraktığı menkul ya da gayrimenkul şeklindeki varlıkların tamamı
ESTATE DUTY/TAX VERASET VERGİSİ/İNTİKAL VERGİSİ: Veraset vergisi (Death duties) terimine bakınız.
ESTIMATED ASSESSMENT TAKDİRE DAYALI TARHİYAT: Gelir vergisi açısından özellikle küçük esnaf tarafından defter ve belgelerin vergi borcunun tam olarak hesaplanmasını engelleyecek şekilde tutulması halinde, vergilendirilebilir gelir ya da kazancın vergi otoriteleri tarafından hesaplanabilmesi için takdire başvurmak zorunlu olabilir.
ESTOPPEL ÖNCEKİ BEYANLARA AYKIRI TUTUM YASAĞI: Bir kişinin kendi davranış ya da eylemine karşı beyanda bulunmasını kanun tarafından engellemeyi ve yasaklamayı düzenleyen kural. Eğer daha önceden belir bir tutum ortaya konulmuş, diğer kişi de buna itimat göstermiş ve kişi de bu itimadın farkında ise, bir mahkeme zabtında yer alan esas tutumuna aykırı beyanda bulunarak farklı bir şeyi ileri sürmek yönünde çoğunlukla bir yasak bulunmaktadır.
EUROBOND EUROBOND: Bir şirket tarafından kendi ülkesindeki iç piyasa yerine dış piyasalara ihraç edilen uluslar arası tahvil. Bu tahviller, kredi, borçlanma senedi veya dönüştürülebilir borçlanma senedi şeklinde olabilir ve herhangi bir para birimi ile ihraç edilebilir.
EURODOLLARS EURODOLAR: Çoğunluğu Avrupa’da olmak üzere ABD dışında mukim olan ve yurtdışında bulunan kişiler tarafından ABD bankalarındaki mevduat hesaplarında tutulan dolarlar. Bu mevduatlar, diğer yerel ve yabancı bankalara veya ticari istikrazda bulunan kişilere verilen krediler için finansman aracı olarak yabancı bankalar tarafından kullanılmaktadır.
EUROPEAN COMMISSION AVRUPA BİRLİĞİ KOMİSYONU: Komisyon, Avrupa Birliğinin birlik içinde sürdürülen tüm politikalarının uygulanması görevi ile görevlendirilmiş olan idari kurumudur.
EUROPEAN UNION Avrupa Birliği: Avrupa Birliği Anlaşması (Treaty on European Union) terimine bakınız.
EVASION VERGİ KAÇIRMA: Tanımlaması zor olan ancak genel olarak vergi yükümlüğünün gizlediği ya da göz ardı edildiği yasa dışı düzenlemeleri açıklamak için kullanılan terim. Örneğin, mükellefin gelirini gizleyerek ya da vergi otoritelerinden bilgi saklayarak yasal olarak ödemek zorunda olduğu vergi tutarından daha az vergi ödemesi.
EXAMINATION İNCELEME: Mükellefin vergi beyannamesini, hesaplarını, kendi yaptığı hesaplamaları ve benzerlerini kontrol etmek. Bu süreç, mükellefin yasal defterlerini denetlemeyi içerebilir de içermeyebilir de.
EXCHANGE CONTROL KAMBİYO DENETİMİ: Belirli bir dövizin alım-satıma konu edilen miktarını sınırlandırma
EXCHANGE OF INFORMATION BİLGİ DEĞİŞİMİ: Birçok vergi anlaşması, akit devletlerden birisinin vergi otoritesinin diğer akit devletin vergi otoritesinden herhangi bir mükellef hakkında bilgi sağlanması yönünde talepte bulunulabileceğini düzenleyen bir madde hükmüne sahiptir. Edinilen bilgi, ilgili akit devlet tarafından sadece vergisel amaçlarla kullanılmalı ve gizli tutulmalıdır. Örneğin, söz konusu bilgiler sadece anlaşma kapsamında bulunan vergilerin tahakkuku ve tahsili ile ilgili yetkiye sahip kişi ya da kurumlara açıklanabilir.
EXCISE TAX GİDER VERGİSİ (DOLAYLI VERGİ): Edim, işgal, imtiyaz, imalat, satış veya tüketim üzerinden alınan vergi
EXCLUSIONS İSTİSNALAR: Vergisel açından brüt karın hesaplanması esnasında vergiden muaf olan (örneğin matraha dâhil edilmeyen) kazançları tanımlamak için kullanılan terim
EXEMPTION METHOD İSTİSNA YÖNTEMİ: Yurtdışında ödenen vergilerin indirimi (Foreign tax relief) terimine bakınız
EXEMPTIONS MUAFİYETLER: Vergi kanunları sıklıkla kişiler, gelir unsurları veya işlemler için özel muafiyetler tanırlar ki aksi takdirde bu kişi, unsur veya işlemler vergiye tabi olacaklardır. Muafiyetler, sosyal, ekonomik veya diğer nedenlerden dolayı tanınabilirler.
EXPATRIATE GÖÇMEN: Kendi ülkelerini terk eden ve yurtdışında yaşayan kişiler
EXPATRIATION RULES GÖÇMENLİK KURALI: Bir mükellefin, vergiden kaçınmak amacıyla ikametgâhından veya vatandaşlığından vazgeçtiği durumlarda vergiye tabi olmaya devam ettiğini belirten kural.
EXPENSES İNDİRİLEBİLİR GİDERLER: Cari olarak indirilemeyen ancak ilgili varlığın faydalı ömrü üzerinden amortismana tabi tutulabilen veya itfa edilebilen duran varlık satın almak için yapılan harcamaların aksine, bu giderler vergiye tabi kazancın hesaplanmasında cari olarak indirilebilirler.
EXPORT DUTY İHRACAT ÜZERİNDEN ALINAN VERGİ: Lastik, bakır, hurma yağı, sabır ağacı lifi (sisal), çay, kakao ve kahve gibi dünya ticaretinde alınıp satılan temel ihtiyaç maddelerinin ihracı üzerinden alınan vergi
EXTENDED LIMITED TAX LIABILITY SÜRESİ UZATILMIŞ SINIRLI VERGİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ: Bir ülkeden ayrılarak faaliyetlerini düşük vergi oranlarının uygulandığı diğer bir ülkeye taşıyan bazı mükelleflerin (örneğin gelir vergisine, servet vergisine ve veraset ve intikal vergisine tabi olan mükellefler) nakilden sonra belirli bir süre için ayrıldıkları ülkede vergiye tabi olmaya devam edeceklerini belirten vergilendirme ilkesi
All intellectual property and legal rights of OECD Glossary of Tax Terms are owned by Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD).

OECD Glossary of Tax Terms is translated into Turkish by Ramazan Biçer, a partner at Centrum Consulting but it does not reflect the official translation.

Copying, duplicating, publishing and releasing of OECD Glossary of Tax Terms without official and prior permission by OECD mean that OECD's intellectual property and legal rights are violated.