YAYINLARIMIZ

OECD Vergi Terimleri Sözlüğü

GAAP (Generally Accepted Accounting Principles) GENEL KABUL GÖRÜMÜŞ MUHASEBE İLKELERİ: Bu ilkeler, mali kayıtların ve kanuni defterlerin tutulmasında takip edilmesi gereken kural ve uygulamaları ifade eder.
GAIN, CAPITAL Duran varlık satış karı (Capital gain) terimine bakınız.
GEARING BORÇLARIN ÖZKAYNAKLARA ORANI: Geniş ölçüde bir şirketin borç/özkaynak oranı bağlamında kullanılan terim. Borçların özkaynaklara oranı yüksek ise bir şirket oldukça fazla mali risk taşıyor demektir.
GENERAL PARTNER KOMANDİTE ORTAK: Bir ortaklıkta, sorumluluğu sınırsız olan ortak. Adi ortaklıkta tüm ortaklar komandite ortaktır. Adi komandit şirkette ise en azından bir komandite ortak ve bir de komanditer ortak bulunmak zorundadır.
GENERAL PARTNERSHIP KOLLEKTİF ORTAKLIK: Adi şirket (Partnership) terimine bakınız.
GENERATION-SKIPPING TAX KUŞAK ATLAMA VERGİSİ: Birbirini izleyen nesiller boyunca intikal vergisinden (Örneğin veraset ve intikal vergisi) kaçınılmasını engellemek amacıyla uygulanan vergi
GIFT CAUSA MORTIS ÖLÜME BAĞLI BAĞIŞ: Bir varlığın, ölümü yakın olan bir kişi tarafından devri. Böyle durumlarda, bağış yapılan kişi varlığın sahibi olur ancak bağışlayan kişi ölmez ise bağışın hukuki geçerliliği kalmaz.
GIFT INTER VIVOS HAYATTA İKEN YAPILAN BAĞIŞ: Bir varlığın bağışta bulunan hayatta iken edimsiz olarak devri. Birçok ülkede bir varlığın edimsiz olarak devri intikal vergisine tabidir.
GLOBAL FORMULARY APPORTIONMENT METHOD GLOBAL FORMÜLE GÖRE PAYLAŞTIRMA YÖNTEMİ: Global yöntem (Global method) terimine bakınız.
GLOBAL HEDGING GELECEKTEKİ FİYAT RİSKİNE KARŞI VADELİ GENEL AKİT YAPMA: İşletmenin farklı birimleri ile veya ilişkisiz üçüncü taraflarla mevcut olan ilişkileri kuvvetlendirmek amacıyla uygulanan risk yönetimi stratejisi
GLOBAL INCOME TAX GELİRİN TOPLANMASI ÜZERİNE ALINAN GELİR VERGİSİ: Bireysel düzeyde (ya da aile düzeyinde) tüm kaynaklardan elde edilen gelirin bir araya getirilerek beyanı üzerine uygulanan gelir vergisi. Toplanan gelir daha sonra artan oranlı tarife kullanılarak vergiye tabi tutulur.
GLOBAL METHOD GLOBAL YÖNTEM: Bu yönteme göre, çok uluslu bir teşebbüsün tüm üyelerinin elde etmesi gereken kar, emsallere uygun işlemler esas alınmadan hesaplanır ancak bunun yerine teşebbüsün toplam karı, çok uluslu teşebbüsün tüm üyeleri arasında örneğin her bir üyenin cirosu, her bir üye tarafından katlanılan masraflar veya her bir üye açısından işçilik giderleri gibi belirli bir esasa dayalı olarak paylaştırılır.
GLOBAL TRADING GLOBAL FİNANSAL TİCARET: Yatırım bankaları ve menkul değer alım satımıyla uğraşan kişiler tarafından sürdürülen, finansal enstrümanlar, finansal hizmetler ve finansal ürünlerin dâhil olduğu işlemleri tanımlamak için kullanılan terim. Global ticaret aynı zamanda 24 saat sürdürülen finansal işlemler olarak da bilinirler çünkü söz konusu işlemler tüm dünyadaki mali piyasalarda gün boyu devamlı olarak sürdürülür.
GOING CONCERN FAAL TEŞEBBÜS: Örneğin devir tarihinde fiilen faaliyetlerini sürdüren ticarethane. Faal haddeki bir teşebbüsü devralmanın avantajı, (tabiatıyla karlı olarak faaliyetlerini sürdürüyorsa) genellikle diğer varlıkların yanında şerefiye için de bir ödemeyi gerektirir.
GOING CONCERN VALUE İŞLETMENİN TİCARİ DEĞERİ: Mülkiyetin devrinden sonra faaliyet göstermeyi ve gelir elde etmeyi sürdürmek için bir ticari faaliyetin veya işletmenin kapasitesinin sonucu olarak aktiflerine bağlı olarak oluşan değer unsuru
GOOD FAITH HÜSNİYET (İYİNİYET): Hüsniyet, bir irade beyanını ifade eder ve bu yüzden bir kişi bazı olay ve şartların dürüst bir şekilde ve içtenlikle ifade edildiğine inanır.
GOODS AND SALES TAX MAL VE SATIŞLAR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİ: Satın alma (ve kiralama) işlemlerine uygulanan, çok aşamalı KDV benzeri satış vergisi. Satıcılar (ve kiralamada bulunanlar) genel olarak verginin tahsil edilmesinden sorumludurlar.
GOODWILL ŞEREFİYE: Bir ticari faaliyetin ya da işletmenin kazanç elde etme kapasitesi; pazarlama, organizasyon, tanınmışlık ve müşterilerinin değerinden oluşan gayrimaddi varlık. Şerefiye, faaliyetlerini sürdürmekte olan bir teşebbüsün satışı üzerine diğer müteşebbise devredilebilir.
GORDON REPORT GORDON RAPORU: ABD Hazinesine 1981’de sunulan “Vergi Cennetleri ve Onların Amerikan Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılması: Genel Bir Bakış” başlıklı rapor; raporda, Amerikan vergi mükelleflerinin vergi cennetlerini nasıl kullandıklarına ve yasal düzenlemelerde yer alan önlemler ile bu tür faaliyetleri ortadan kaldırmak için alınması gereken önlemlere ilişkin önerilere yer verilmektedir.
GRACE PERIOD VERGİNİN ERTELENMESİ (ÖDEMESİZ DÖNEM): Ödenmemiş vergilerin tazmin edilebilmesi için yasal işlemlerin gerçekleştirilmediği ve verginin ödenememesi nedeniyle faiz işletilmesine başlanmadığı, verginin son ödeme gününü takip eden dönem
GRADUATED RATE ARTAN ORANLI TARİFE: Vergilendirilebilir gelir yükseldiği zaman, vergi oranının marjinal miktarlar üzerinden artış gösterdiği sistem. Artan oranlı (progressive rate) söz öbeğinin eşanlamlısı
GRANDFATHER CLAUSE GEÇİCİ MADDE: Bir kanunun yeniden düzenlendiği veya bir vergi anlaşmasının tamamlandığı (ya da değiştirildiği) dönemde mevcut olan hükümlerin geçici olarak geçerliliğini korumasına yarayan kanun maddesi
GREEN CARD YEŞİL KART: Yabancıların ABD’de devamlı olarak yaşamalarına ve çalışmalarına izin vermeye yetkili Amerikan Göç ve Yurttaşlığa Kabul Dairesi (US Immigration and Naturalization Service) tarafından tahsis edilen kayıt belgesi
GREEN CARD TEST YEŞİL KART ARAŞTIRMASI: ABD’de yabancı bir kişinin ikametgâhını belirlemek amacıyla gerçekleştirilen araştırma, örneğin göçmenlik kanunlarına göre sene içinde herhangi bir tarihte Amerikan kanunlarına uyduğu tespit edilen yabancı kişi yerleşik kabul edilir.
GROSS INCOME BRÜT KAR: Serbest meslek hizmetleri karşılığında nakdi ya da ayni olarak yapılan ödeme olarak mükellefin elde ettiği brüt hâsılat ya da faiz, temettü, royalti ödemesi, kira geliri, ücret veya benzeri ödemeler dâhil mükellefin ticari faaliyet, işletme veya verdiği hizmetlerden elde ettiği brüt hâsılat
GROSS INCOME, TAXES ON VERGİNİN UYGULANDIĞI GAYRİSAFİ GELİR: Bazı ülkelerde, gelir vergileri giderler düşülmeksizin gayrisafi hâsılat üzerinden (genelde düşük oranlı olarak) uygulanır.
GROSS MARGIN BRÜT KAR: Brüt karın gayrisafi hâsılata (satışlara) oranı
GROSS PROFIT RATIO BRÜT KAR ORANI: Bir işletmenin brüt karının satışlarına oranı veya alternatif olarak bir işletmenin brüt karının hesap dönemi süresince gerçekleştirilen net alımlara veya sarf edilen mallara oranı
GROSS PROFITS BRÜT KAR: Bir ticari işlemden elde edilen brüt kar, ticari mal stoklarında ya da envanterdeki artış ya da azalışlar için gerekli tanzimleri göz önünde bulundurarak ancak diğer giderleri dikkate almadan brüt hâsılattan alışlar ya da satışların maliyetinin düşülmesi sonucu hesaplanan tutardır.
GROSS PROFITS TAX BRÜT KAR VERGİSİ: Genellikle bir işletmenin brüt hâsılatı üzerinden düşük oranlarda uygulanan vergi
GROSS UP NET TUTARDAN (NET KARDAN) BRÜT TUTARA (BRÜT KARA) ULAŞMA: Ödenen vergi tutarını varlığın değerine veya elde edilen diğer gelire eklemek. Bu terim, aynı zamanda bir kurumun vergilendirilebilir karını hesaplamadan önce sahip olduğu indirimleri (örneğin isnat edilebilir indirimler veya yurtdışında ödenen vergilerin indirilmesi) net karına eklediği süreci de içermektedir.
GROUP SERVICE CENTER GRUP İÇİ HİZMET MERKEZİ: Bu terim, OECD’nin 1984 yılında yayınladığı “Transfer Fiyatlandırması ve Çok Uluslu Şirketler” başlıklı raporunda çok uluslu şirket grubu içinde ilişkili kişilerine hizmet sağlayan ve ana şirket veya bölgesel holding şirketi yahut diğer bir ilişkili kuruluş bünyesinde faaliyet gösteren özel bir birimi ifade etmek amacıyla kullanılmıştır.
GROUP TREATMENT TOPLULUK OLARAK DEĞERLENDİRME: İlişkili kişilerin kar ve zararlarının birlikte değerlendirildiği ve grubun tüm faaliyetlerinden elde ettiği toplam karın tek bir teşebbüse ait olarak kabul edildiği (Bazen mali bütünlük -fiscal unity- olarak da adlandırılır.) durumlarda gerçekleştirilen vergi işlemini tanımlamak için kullanılan terim.
GUARANTOR KEFİL (GARANTÖR): Diğer kişilere ait borca ilişkin olarak kefil olan, o borcu teyit eden veya asıl borçlunun borcunu ödememesi durumunda alacaklıya tazminat ödemeyi düzenleyen anlaşmalar yapan kişi
All intellectual property and legal rights of OECD Glossary of Tax Terms are owned by Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD).

OECD Glossary of Tax Terms is translated into Turkish by Ramazan Biçer, a partner at Centrum Consulting but it does not reflect the official translation.

Copying, duplicating, publishing and releasing of OECD Glossary of Tax Terms without official and prior permission by OECD mean that OECD's intellectual property and legal rights are violated.