YAYINLARIMIZ

OECD Vergi Terimleri Sözlüğü

LANDED COST   TESLİM ALMA MALİYETİ: Malların ithalatı ile ilgili olarak kullanılan ve ilgili malların satın alma maliyeti, mallar üzerine uygulanan gümrük vergileri ve malların boşaltılması sebebiyle katlanılan giderlerin toplamını ifade eder.
LAST IN, FIRST OUT   İLK GİREN İLK ÇIKAR: LIFO terimine bakınız.
LEASE   KİRA SÖZLEŞMESİ: Genelde, belirli aralıklarla yapılan ödemeler karşılığında belirli bir dönem için bir varlığa sahip olma, kullanma ve yararlanma hakkının sahibi tarafından diğer bir kişiye verilmesi şartıyla menkul veya gayrimenkul kıymetler ile ilgili olarak düzenlenen sözleşme
LEASEBACK   GAYRİMENKULÜN SATILMASINDAN SONRA SATIN ALANDAN UZUN VADELİ OLARAK KİRALANMASI: Satış ve kiralama işlemi (Sale and leaseback) terimine bakınız.
LEGAL ENTITY   TÜZEL KİŞİ: Genellikle kurumlar, iş ortaklıkları, limited şirketler vergisel açıdan ortaklarından ayrı bir varlığa sahip olarak kabul edilirler. Diğer taraftan, vergisel açıdan adi ortaklıklar çoğunlukla ayrı bir tüzel sahip olarak kabul edilmezler ve adi ortaklığın elde ettiği kar, ortaklarının bireysel kazancı olarak vergilendirilir. Vergisel anlamda tüzel kişiliği oluşturan şey, hukukun genel amaçları bakımından tüzel kişiliği oluşturan şey ile denk düşebilir de düşmeyebilir de.
LEGAL RESERVE  YASAL YEDEKLER (İHTİYAT AKÇESİ): Bazı ülkelerin kamu hukukuna göre kurumlardan, ticari faaliyetler esnasında ortaya çıkabilecek tüm ihtiyaçları karşılamak amacıyla kanuni ihtiyat bulundurmaları istenilmektedir. Vergi kanunları, bu tür yedekler için matrah üzerinden yapılacak bir indirime izin vermemektedir.
LETTER RULING   MUKTEZA: Özelge (Advance ruling) terimine bakınız.
LETTER-BOX COMPANY   NAYLON ŞİRKET (POSTA KUTUSU ŞİRKETİ): Belirli bir ülkede sadece örgütlenme ve tescil için zorunlu işlemleri gerçekleştiren şirket örneğinde olduğu üzere kâğıt üzerinde kurulu görülen şirket, paravan şirket veya kumbara şirket. Gerçek ticari işlemler ise başka bir ülkede sürdürülmektedir.
LEVEL PLAYING FIELD   EŞİT ŞARTLAR OLUŞTURMAK: Bu terim, tüm ülkelere vergi dışı faktörler bakımından adil şekilde rekabet etme olanağı sağlayan uluslar arası bakımdan mobil olan şirket veya işlemlerin vergilendirmesinde ortaya çıkan farklılıkları vergi politikaları aracılığı ile azaltmayı ifade etmektedir.
LEVERAGING   BORÇLANRARAK YATIRIM YAPMA: Borçların özkaynaklara oranı (Gearing) terimine bakınız.
LIBOR   LONDRA BANKALARARASI FAİZ ORANI: LIBOR, Londra’daki bankaların birbirlerine ödünç para verirken uyguladıkları faiz oranıdır.
LICENSE DUTIES (OR FEE)   RUHSAT HARCI: Belirli bir ticari faaliyeti sürdürülebilme hakkına sahip olmak için ödenen yıllık harç
LICENSING   LİSANS VERME: Lisans verme, lisans sahibinin kendisine ait teknoloji ve/veya teknik bilginin kullanma hakkını, bulunduğu ülkede bir ürünün üretim ya da imalatını gerçekleştirmek isteyen imtiyaz sahibine devretmesini düzenleyen bir anlaşmadır. Verilen lisans karşılığı yapılan royalti ödemeleri, genellikle belirli bir teknolojiyi ya da teknik bilgiyi (know-how) kullanma hakkını elde etmek için gerçekleştirilir.
LIEN   HACİZ: Borç, mahkeme kararı, ipotek veya vergi nedeniyle yapılması gereken ödemeyi güvence altına alan ve bir varlığa karşı gerçekleştirilen uygulama
LIFE INTEREST   ÖMÜR BOYU İNTİFA HAKKI: Belirli bir mal varlığı, hayatı (ömür boyu kiracının) sona erdikten sonra diğer bir hak sahibine geçmesi şartıyla bir kişinin tüm hayatı boyunca kullanması veya faydalanması için o kişiye bırakılabilir.
LIFE TENANCY   ÖMÜR BOYU İNTİFA HAKKI SAHİBİ OLMA: İngiliz teamül hukukuna göre, hak sahibi ölene kadar bir konut ya da tesisten elde edilen geliri tasarruf etme hakkı
LIFO   SON GİREN İLK ÇIKAR YÖNTEMİ: En son alınan mal ya da maddelerin ilk olarak satılacağını belirten stok değerleme veya işletme sermayesi yöntemi
LIMITATION ON BENEFITS PROVISION   ANLAŞMA HÜKÜMLERİ NEDENİYLE OLUŞAN HAKLARIN SINIRLANDIRILMASI: Yerleşik olmak gibi minimum düzeyde şartlar gerektiren birkaç kriterden birini karşılayan kişiler açısından anlaşmadan kaynaklanan hakları sınırlandırarak anlaşma nedeniyle oluşabilecek fırsatları tahdit etmek için tasarlanmış vergi anlaşması hükümleri
LIMITATIONS, STATUTE OF   YASAL ZAMAN AŞIMI:  Zaman aşımı (Statute of limitations) terimine bakınız.
LIMITED (SPECIAL) PARTNER   KOMANDİTER ORTAK: Komandit şirket (Limited partnership) terimine bakınız. 
LIMITED LIABILITY   SINIRLI SORUMLULUK: Sermaye sahibinin yatırımının büyüklüğü ile sınırlı olan sorumluluğu
LIMITED LIABILITY COMPANY (LLC)   LİMİTED ŞİRKET: Anonim şirketin sınırlı sorumluluk özelliklerini taşıyan, adi ortaklığın esnekliğini ve vergi avantajlarını bir araya getiren işletme türü. Bir limited şirket, yasal örgütlenme şekline bağlı olarak adi ortaklık veya kurum olarak vergilendirilebilir.
LIMITED PARTNERSHIP   KOMANDİT ŞİRKET: Sorumluluklarının kapsamı, üstlendikleri görev ve ortaklıktaki hisselerine bağlı olan komandite ortak ve komanditer ortak olmak üzere iki tür ortaktan oluşan şirket. Komanditer ortak, sadece ortaklığa sermaye katkısında bulunur ve kardan payını alır; ortaklığın yükümlülüklerinden ise ortaklıktaki hissesi oranında sorumludur. Komanditer ortaklar, çoğunlukla ortaklığın ticari faaliyetlerinin yönetiminde aktif bir rol almaz veya ticari faaliyetlerin sürdürülmesinde isimlerinin kullanılmasının imkânı yoktur.
LINK STRUCTURE   HALKA ÖRGÜT: İş yerini belirlemek için çeşitli ülkelerdeki farklı kanunların uygulanmasının bir sonucu olarak faaliyet gösteren yapılanma olup, her iki ülkede de vergi indirimi sağlayabilmek için çifte mukimliğe sahip şirketler tarafından kullanılan bir araçtır.
LIQUIDATION TASFİYE: Tasfiye halindeki bir şirket, feshedilme veya tasfiye edilme süreci içinde olan ve borçları ödedikten sonra kalan varlıklarının ortaklarına dağıtıldığı şirkettir.
LISTED COMPANY   BORSAYA KAYITLI ŞİRKET: Hisseleri belirli bir menkul kıymetler borsasında alınıp satılan şirket
LISTED SECURITIES   KOTE EDİLMİŞ MENKUL SENETLER: Kota edilmiş menkul kıymetler (Quoted securities) terimine bakınız.
LLC   Limited şirket (Limited liability company) terimine bakınız.
LOAN CAPITAL   BORÇ ALINMIŞ SERMAYE: Borca dayalı sermaye (Debt capital) terimine bakınız.
LOCAL TAX   MAHALLİ VERGİ: Eyalet, bölge, idari bölge veya il düzeyinde, merkezi veya federal ve farklı düzeylerdeki hükümetlerin bulunduğu ülkelerde daha alt düzeydeki yönetimlerin koyduğu vergiler çoğunlukla mahalli vergiler olarak adlandırılır.
LOCATION OF ASSETS   VERGİYE TABİ KIYMETİN BULUNDUĞU YER: Bir varlığın bulunduğu yer, vergilendirme kudreti bulunan bir otoritenin yetki alanında olup olmadığını belirlemek ile ilgili bir kavramdır. Bir ülkedeki gayrimenkulün bulunduğu yer, birçok ülkede sahibi o ülkenin yerleşiği olmasa dahi gayrimenkulden elde edilen geliri ve büyük olasılıkla devir karşılığında elde edilen değerleme ve sermaye kazançlarını ilgili ülkenin vergilendireceği anlamına gelir.
LOCATION SAVINGS   İŞLETMENİN KONUMDAN KAYNAKLANAN TASARRUFLAR: Belirli imalat faaliyetlerini yabancı bir ülkede sürdürme sonucunda elde edilen daha ucuza üretim yapmak veya daha düşük hizmet maliyetine sahip olmak gibi transfer fiyatlandırması bağlamında bazı tasarruf veya kazançları ifade etmek için kullanılan terim
LONG-TERM CAPITAL GAINS   UZUN VADELİ DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI: Sermaye değer artış kazançlarının özel vergi uygulamalarına sahip olduğu ülkelerde, uzun dönemde elde edilen değer artış kazançları ile kısa dönemde elde edilen değer artış kazançları arasında bir ayrım yapılmaktadır. Buna göre, uzun dönemde elde edilen değer artış kazançları daha düşük oranlar üzerinden vergilendirilirler.
LOOKING THROUGH   TÜZEL KİŞİLİĞİ YOK SAYMA: Örneğin bir şirketin ortağını şirket karı içindeki hissesi oranında vergilendirebilmek için şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunun göz ardı edildiği durumlarda tipik olarak kullanılan terim
LOOPHOLE   KANUN YA DA MEVZUATTAKİ BOŞLUK: Mükellefin vergi yükünü en aza indirebilmek için vergi kanunlarında mevcut olan imkânlar
LOSS RELIEF   ZARAR İNDİRİMİ: Birçok ülkenin vergi kanunları, cari yıldaki zararın ya geçmiş yıl karından ya da gelecek yıllarda elde edilecek kardan düşülmesine izin vererek ya da zararın oluştuğu yılda mükellefin diğer gelirlerinden düşülmesi şeklinde ortaya çıkan zararın indirilmesini mümkün kılar.
LOSSES   ZARAR: Terim, geniş olarak belirli bir dönem için yapılan harcamaların elde edilen hâsılatın üzerinde olması veya aktife yer alan varlıklar, satılığında veya başka bir şekilde kullanıldığında, kullanımdan çekildiğinde veya imha edildiği zaman varlığın maliyetinin getirisinden fazla olması olarak tanımlanabilir.
LOTTERY TAX   PİYANGO VERGİSİ: Piyango satışları ya da çekilişten sonra ödülün alınması üzerine uygulanan vergi
LUMP-SUM DEDUCTIONS   GÖTÜRÜ GİDER: Gerçek durumu yansıtmayan vergilendirilebilir gelirin hesaplanması için sıklıkla gelirden yapılan indirim
LUMP-SUM EXEMPT AMOUNTS   GÖTÜRÜ İSTİSNA MİKTARI: Net değer, net gelir ve benzeri üzerinden hesaplan sabit miktar ki bu tutarın altındaki gelir ya da değer vergiye tabi değildir.
LUMP-SUM RATES   GÖTÜRÜ ORAN: Bazı özel durumlarda gelir vergisi (ve diğer vergiler) genel olarak uygulanan oranlar yerine sabit oran üzerinden uygulanabilir.
LUMP-SUM TAXATION   GÖTÜRÜ VERGİLENDİRME: Bazı ülkelerin vergi kanunları, ödenecek vergiyi tespit etmek için gelire belirli bir oranın uygulandığı olağan yöntemden sapılan kimi durumlarda gelir üzerine sabit miktarda bir verginin uygulanması için vergi otoritelerine izin vermektedir.
LUXURY TAXES   LÜKS MALLARDAN ALINAN VERGİLER: Zaruri olmayan, normalde pahalı ve isteğe bağlı olarak kullanıldığı düşünülen malların (örneğin makyaj malzemesi, kozmetik ürünler, mücevherat, inci, değerli taşlar ve metaller vb.) tedarik edilmesi üzerine uygulanan, malların değerlerine göre oransal olarak alınan dolaylı vergi
All intellectual property and legal rights of OECD Glossary of Tax Terms are owned by Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD).

OECD Glossary of Tax Terms is translated into Turkish by Ramazan Biçer, a partner at Centrum Consulting but it does not reflect the official translation.

Copying, duplicating, publishing and releasing of OECD Glossary of Tax Terms without official and prior permission by OECD mean that OECD's intellectual property and legal rights are violated.