YAYINLARIMIZ

OECD Vergi Terimleri Sözlüğü

NATIONALITY PRINCIPLE   UYRUKLUK İLKESİ: Bir mükellefin uyruğu, vergilendirme şeklini ve vergi yükünün niteliğini etkileyebilir ancak gelir vergilerine ilişkin düzenlenen kapsamlı vergi anlaşmaları çoğunlukla yabancı uyrukluğa sahip mükelleflerin uyruklukları nedeniyle ayrımcı vergilendirmeden zarar görmemelerini teminat altına alır.
NEGATIVE INCOME TAX   NEGATİF GELİR VERGİSİ: Gelir üzerinden alınan vergileri tahsil etmek için yürürlükte olan mekanizmaları kullanarak asgari gelir seviyesinin altında kazançları olan kişi ya da ailelere mali yardım sağlamak için ortaya atılmış sistem. Bu sistemde, düşük gelire sahip kişi ya da aileler negatif gelir vergisi olarak adlandırılan doğrudan gelir desteği elde edebilirler.
NEGLIGENCE   İHMAL (KUSUR): Makul ve genelde ihtiyatlı olan bir kişiden belirli şartlarda yerine getirmesi beklenen şeyin gerçekleştirilmemesi veya o şeyin gerçekleşmesi için gereken ihtimamın gösterilmemesi
NET INCOME   SAFİ GELİR: Safi gelir, brüt kardan gelirin elde edilmesi ile ilgili giderlerin düşülmesi sonucu bulunur. Birçok ülke, gelir vergilerini bu esasa göre uygulamaktadır.
NET OPERATING LOSS   NET FAALİYET ZARARI: Bir vergilendirme döneminde ticari faaliyetlerin sürdürülmesi için katlanılan giderlerin aynı faaliyetlerden elde edilen kazancı aşan kısmı. Bir tacirin faaliyet zararları, büyük ölçüde faaliyetleri nedeniyle oluşan giderlerin aynı faaliyetlerinden elde ettiği kazancı aşan kısmını oluşturur.
NET PROFIT   SAFİ KAR: Vergisel açıdan düzeltmeye tabi ticari işlemlerden elde edilen kazanç ile indirime tabi ticari faaliyet giderleri arasındaki fark
NET PROFIT MARGIN   NET KAR MARJI: Faaliyet karının gayrisafi hâsılata (veya gelire) oranı
NET WEALTH TAX   NET SERVET VERGİSİ: Safi servet vergisi (Net worth tax) terimine bakınız.
NET WORKING CAPITAL   NET ÇALIŞMA SERMAYESİ: Kısa vadeli borçlar eksi dönen varlıklar
NET WORTH TAX   SAFİ SERVET VERGİSİ: Birçok Avrupa ülkesi servetin vergilendirmesi açısından safi servet vergisi uygulamaktadır. Tam mükellefler için vergi matrahını, örneğin toplam varlıklardan özellikle vergi kanunları tarafından istisna olarak kabul edilen indirim ve istisnalar dâhil borçların düşülmesi sonucu bulunan genelde mükellefin dünya çapında elde ettiği tüm gelirler oluşturmaktadır.
NEXUS Link.   RABITA BAĞI: Çoğunlukla, vergiye tabi tutma veya indirime tabi olmanın tespit edilebilmesi için vergi kanunlarında yer alan koşul. Örneğin, eğer gayrisafi hâsılat ile bağı var ise yapılan giderler indirime tabi tutulabilir. ABD’de birden fazla eyalette faaliyet gösteren bir kurumun vergiye tabi kazancı, eğer kurumun ilgili eyalet ile yeterli bir bağı var ise o eyalete tahsis edilebilir.
NOMINAL CAPITAL   İTİBARİ SERMAYE: Bir kurumun ana sözleşmesinde itibari olarak belirtilen sermaye tutarı. Bir tüzel kişilik kurabilmek için genellikle belirli bir tutarda asgari itibari sermaye aranır.
NOMINAL VALUE   İTİBARİ KIYMET: İtibari değer (Par value) terimine bakınız.
NOMINATIVE SECURITIES   NAMA YAZILI MENKUL KIYMETLER:  Nama yazılı senetler (Registered security) terimine bakınız.
NON-DISCRIMINATION   AYRIMCILIK GÖZETMEME: Vergi anlaşmaları çoğu kez, bir ülkenin diğer bir ülkede mukim olan vatandaşlarının veya uyruklarının aynı şartlar altında (ikametgâha göre belirlenen şartlar dâhil) ev sahibi ülkenin vatandaşları veya uyruklarına uygulanan vergiden daha farklı veya daha külfetli mahalli vergilendirmeye tabi tutulmayacaklarını garanti altına alan ve “ayrım yapmama” başlığını taşıyan bir maddeyi içerir.
NON-QUALIFIED STOCK OPTION   KOŞULLU OLMAYAN HİSSE SENEDİ ALIM HAKKI: ABD vergi kanunları açısından teşvikli hisse senedi alım hakkı zorunluluğu taşımayan hisse senedi alım hakkı. Bu hakkın kullanımı sonucu oluşan alış satış farkı ise olağan gelir olarak vergilendirilir.
NON-RECOURSE DEBT   GERİ ÖDEMESİZ BORÇ: Bir kişinin geri ödeme açısından kişisel sorumluluğu bulunmayan borç. Örneğin, borç veren kişi borcun ödenmesi için rehin olarak bir varlığı uhdesine alabilir ancak alacaklının kendisinden borç alanın diğer varlıklarına rücu etme hakkı bulunmamaktadır.
NON-RESIDENT   DAR MÜKELLEF: Genelde, bir takvim yılının büyük çoğunluğunu mukimi olduğu ülkenin dışında geçiren kişi. Tam mükellefler ülke içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirlerken; dar mükellefler, çoğunlukla vergilendirmenin yapıldığı ülkede bulunan kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler.
NON-RESIDENT ALIEN   DAR MÜKELLEF YABANCI KİŞİ: Vergilendirmenin yapıldığı ülkenin vatandaşı ya da uyruğu olmayan yerleşik (mukim) olmayan yabancı kişi
NOTICE OF ASSESSMENT   VERGİ İHBARNAMESİ: Mükellefin vergi beyannamesinin incelenmesinden sonra vergi otoritelerinin aldığı yazılı karar. Bu karar ile vergilendirilebilir gelirin miktarının tespit edilir ve ödenecek vergi miktarının hesaplanır.
NOTICE OF DEFICIENCY   EKSİK TARHİYAT İÇİN DÜZENLENEN İHBARNAME: Eksik tarhiyat (Deficiency) terimine bakınız.
All intellectual property and legal rights of OECD Glossary of Tax Terms are owned by Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD).

OECD Glossary of Tax Terms is translated into Turkish by Ramazan Biçer, a partner at Centrum Consulting but it does not reflect the official translation.

Copying, duplicating, publishing and releasing of OECD Glossary of Tax Terms without official and prior permission by OECD mean that OECD's intellectual property and legal rights are violated.