7101 Sayılı Kanunla Getirilen Düzenlemeler

Rehber: 2018/2

7101 Sayılı Kanunla Getirilen Düzenlemeler

Sizi Arayalım

7101 SAYILI İCRA VE İFLAS KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNLA GETİRİLEN DÜZENLEMELER

15 Mart 2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “7101 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile, başta 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu olmak üzere çeşitli mevzuat hükümlerinde değişiklikler yapılmıştır.

Söz konusu Kanun ile yapılan değişiklikler özetle aşağıdaki gibidir:

İCRA VE İFLAS KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

(Yürürlük Tarihi: 15.03.2018)

İFLAS ERTELEMESİ YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILARAK KONKORDATONUN KAPSAMI GENİŞLETİLMİŞTİR.

7101 sayılı Kanun’la “iflas ertelenmesi” müessesesi bütünüyle yürürlükten kaldırılmış ve bunun yerine borçlunun alacaklılar ile bir müzakere sonrasında anlaşmaları ve yapılan anlaşmanın mahkeme tarafından tasdik edilmesi esasına dayanan “konkordato” müessesesinin daha etkin şekilde kullanılmasına yönelik kapsamlı değişiklikler yapılmıştır.

İflas Ertelemesi Uygulaması Bütünüyle Kaldrılmıştır:

İcra ve İflas Kanunu’nun 179’uncu maddesinde yapılan değişiklikle, sermaye şirketleri ile kooperatifler için tanınmış olan idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri tarafından şirket veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteme imkânı ortadan kaldırılmıştır.

Konkordato Uygulamasının Kapsamı Genişletilerek Yeniden Düzenlenmiştir:

İcra ve İflas Kanunu’nun 285’inci maddesinde metin değişikliği yapılmasına karşın konkordato talebine ilişkin içerik değişmemiş ve mülga hükümlere paralel olarak, borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlular için, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilme hakkı tanınmıştır. Ayrıca iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilecektir.

Ancak konkordato işlemindeki yetkili mahkemenin icra mahkemesi olması kaldırılarak yetkili mahkeme olarak asliye ticaret mahkemesi belirlenmiştir.

GEÇİCİ MÜHLET – KESİN MÜHLET UYGULAMASI

Konkordato talebinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına yönelik şartlar yürürlükten kaldırılırken geçici mühlet - kesin mühlet tanımlaması yapılarak daha geniş kapsamlı bir uygulamaya geçilmiştir. Sözü edilen düzenlemeler, 287, 288 ve 289’uncu maddelerde yapılan değişiklikle yapılmıştır.

Geçici Mühlet:

Konkordato talebi üzerine mahkeme, gerekli belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde hemen geçici mühlet kararı verecek ve borçlunun malvarlığının korunması için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacaktır.

Ayrıca mahkeme tarafından, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir (alacaklı sayısına ve alacak miktarına göre üç) geçici komiser görevlendirecektir.

Geçici mühlet süresi, üç ay olup bu süre dolmadan önce borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühlet mahkemece en fazla iki ay daha uzatabilecektir.

Öte yandan konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, geçici mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, geçici mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilecektir. Ayrıca kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddine neden olacak durumların geçici mühlet içinde gerçekleşmesi halinde de mahkeme, komiserin yazılı raporu üzerine geçici mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verecektir.

Mahkemece geçici mühlet kararı ilân edilecek ve ilgili kurumlara bildirilecektir.

Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi:

Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracaktır.

Mahkemece, geçici mühlet kararı ile geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar ilân edilecek ve ilgili yerlere bildirilecektir. Geçici mühlete ilişkin ilanda ayrıca alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilecektir.

Kesin Mühlet Kararının Verilmesi:

Geçici komiserin yazılı raporunu sunması sonrası, geçici komiserin katılımıyla, borçlunun ve varsa konkordato talep eden alacaklının mahkemece davet edileceği duruşma yapılacaktır. Mahkeme, itiraz eden alacaklıların itiraz sebeplerini de dikkate alarak değerlendirmede bulunacak ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilecektir. Bu süreç, geçici mühlet içinde tamamlanacaktır.

Kesin mühletin verilmesi durumunda, geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere/komiserlere tevdi edilecektir.

Ayrıca mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla bir alacaklılar kurulu oluşturulabilecektir. Bu durumda alacakları, hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilecektir.

Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanarak hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alacaktır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlayacaktır.

Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, borçlunun ya da komiserin talebi üzerine ve komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporuna istinaden mahkemece altı aya kadar uzatılabilecektir. Süre uzatılmasına ilişkin olarak varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınacaktır.

Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar, ilân edilecek ve ilgili yerlere bildirilecektir.

Konkordato Komiseri Ve Alacaklılar Kurulu İle Bunların Görevleri:

İcra ve İflas Kanunu’nun 290’ıncı maddesinde yapılan değişiklikle, komiserin ve alacaklar kurulunun görevleri belirlenmiştir.

Buna göre, dosyayı teslim alan komiser kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade edecektir.

Komiserin görevleri şunlardır:

  • Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak.
  • Borçlunun faaliyetlerini kontrol etmek.
  • Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.
  • Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.
  • Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek.
  • Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.

Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri ile ilgili şikâyetler, asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanacaktır.

Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerini kontrol edecek, komisere tavsiyelerde bulunabilecek ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirecektir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilecek olup mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verecektir.

KESİN MÜHLETİN ERKEN SON BULMASINI GEREKTİREN HALLER

Kesin mühletin erken son bulmasını gerektiren haller, Kanunun 291 ve 292’nci maddelerinde yapılan değişiklerle düzenlenmiştir.

Borçlunun Malî Durumunun Düzelmesi Nedeniyle Kesin Mühletin Kaldırılması:

Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkeme resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verecektir.

Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu (gerekli görürse diğer alacaklıları) duruşmaya davet edecektir.

Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi İle İflâsın Açılması:

İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde ve komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme, kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verecektir:

  • Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,
  • Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,
  • Borçlu, mühlet süresince belirlenen yasaklara veya komiserin talimatlarına uymazsa,
  • Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.

İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ya da borçlunun mühlet süresince belirlenen yasaklara ve komiserin talimatlarına uymaması durumlarının kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verecektir.

Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu (gerekli görürse diğer alacaklıları) duruşmaya davet edecektir.

KESİN MÜHLETİN SONUÇLARI

Kesin mühletin sonuçları, konkordatoyu ilgilendirenler bakımından ayrı şekilde belirlenerek Kanunun 294 - 297’nci maddelerinde yapılan değişikliklerle düzenlenmiştir.

Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları:

Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacak ve evvelce başlamış takipler duracak, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmayacak, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemeyecektir. Yalnızca imtiyazlı alacaklar (eşyanın aynından doğan kamu alacakları) için haciz yoluyla takip yapılabilecektir.

Ayrıca tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracaktır. Takas uygulamasında geçici mühletin ilân tarihi esas alınacaktır.

Konkordato mühletinin verilmesinden önce, gelecek bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir işlemi hükümsüz olacaktır.

Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilecek olup borçlu tarafından taahhüdün aynen ifası komiserin onayıyla mümkündür.

Kesin Mühletin Rehinli Alacaklılar Bakımından Sonuçları:

Kesin mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilecek ve başlamış olan takiplere devam edilebilecektir. Ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamayacak ve rehinli mal satılamayacaktır.

Kesin Mühletin Sözleşmeler Bakımından Sonuçları:

Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmayacaktır. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemeyecektir.

Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilecektir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olacaktır.

Kesin Mühletin Borçlu Bakımından Sonuçları:

Borçlu, komiserin kontrolü altında işlerine devam edebilecektir. Ancak mahkeme mühlet kararı verirken veya mühlet içinde, bazı işlemlerin yapılmasını komiserin iznine bağlayabileceği gibi komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilecektir.

Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren;

  • Rehin tesis edemeyecek,
  • Kefil olamayacak,
  • Taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemeyecek,
  • İvazsız (karşılıksız) tasarruflarda bulunamayacaktır.

Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüz olacaktır. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorunda olacaktır.

Borçlunun bu hükme yahut komiserin uyarılarına aykırı davranması durumunda, mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilecek veya konkordato talebinin reddine ve iflâsın açılmasına karar verecektir. Bu kararlar ilân edilecek ve ilgili yerlere bildirilecektir.

Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri:

İcra ve İflas Kanunu’nun 298’inci maddesinde yapılan değişiklikle, komiserin, görevlendirilmesini müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapacağı ve malların kıymetlerini takdir edeceği belirlenmiştir.

Komiser rehinli malların kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıların incelemesine hazır bulunduracak; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı olarak rehinli alacaklılara ve borçluya bildirilecektir.

İlgililer, yedi gün içinde ve masrafını önceden vermek kaydıyla, mahkemeden rehinli malların kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebileceklerdir. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilecektir.

Rehinli taşınmaz malların bu madde kapsamındaki kıymet takdiri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı ile yetkilendirilen kişilere yaptırılması mümkündür.

KONKORDATONUN KABULÜ

Konkordatonun alacaklılar tarafından kabulüne ilişkin işleyiş, Kanunun 299 - 302 maddelerinde yapılan değişikliklerle belirlenmiştir.

Alacaklıları Alacaklarını Bildirmeye Davet:

Alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet edilecek olup ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilecektir. İlânda, alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri uyarısı belirtilecektir.

Alacaklar Hakkında Borçlunun Beyana Daveti:

Komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet edecektir. Ayrıca komiser, alacakların gerçek olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak elde ettiği sonuçlara hazırlayacağı raporda yer verecektir.

Alacaklılar Toplantısına Davet:

Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve incelenmesi tamamlandıktan sonra komiser, yeni bir ilân yaparak alacaklıları, konkordato projesini müzakere etmek üzere en az on beş gün sonrası için toplanmaya davet edecektir. İlânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilecektir İlanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri de bildirilecektir.

Alacaklılar Toplantısı Ve Projenin Kabulü İçin Gerekli Çoğunluk:

Komiser başkanlık yapacağı alacaklılar toplantısında borçlunun durumu hakkında bir rapor verecektir. Borçlunun gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunması zorunludur.

Konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması için aşağıdaki çoğunluklardan birinin sağlanması gerekmektedir:

  • Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısı veya
  • Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte biri ve alacakların üçte ikisi.

Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilecektir. İmtiyazlı alacakların alacaklıları ile borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmayacaktır. Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, takdir edilen kıymetlerine göre teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılacaklardır.

Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verecektir.

Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde düzenlenerek hemen imza olunacaktır. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen katılımlar da kabul edilecektir.

Komiser, katılım süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi edecektir.

Borçtan Birlikte Sorumlu Olanlara Karşı Haklar:

İcra ve İflas Kanunu’nun 303’üncü maddesinde yapılan değişiklikle, konkordatoya izin vermeyen alacaklının borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceği hüküm altına alınmıştır.

Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme karşılığında devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanacaktır.

Alacaklı müracaat hakkına zarar gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilecek ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilecektir.

KONKORDATONUN TASDİKİ

Konkordatonun mahkeme tarafından tasdik edilmesine ilişkin işleyiş, Kanunun 305, 306 ve 308’inci maddelerinde yapılan değişikliklerle düzenlenmiştir.

Konkordatonun Tasdik Şartları:

Toplantıda ve sonraki katılım süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlı olacaktır:

  • Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
  • Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
  • Konkordato projesinin gereken çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
  • İmtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması.
  • Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.

Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilecektir.

Konkordatonun Tasdiki Kararı, Kapsamı Ve İlânı:

Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilecektir.

Kararda, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilecektir. Atanması halinde kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini koruyup korumadığı konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye rapor verecek olup bu rapor alacaklılar tarafından da incelenebilecektir.

Tasdik kararı mahkemece, ilân olunacak ve ilgili yerlere bildirilecektir.

Konkordatonun Tasdik Edilmemesi Ve Borçlunun İflâsı

Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verecektir ve bu karar ilân edilerek ilgili yerlere bildirilecektir. Ayrıca borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verecektir.

Rehinli Malların Muhafaza Ve Satışı İle Finansal Kiralama Konusu Malların İadesinin Ertelenmesi:

İcra ve İflas Kanunu’nun 307’nci maddesinde yapılan değişiklikle, borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebileceği hükmedilmiştir:

  • Rehinle temin edilen alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
  • Rehinle temin edilen alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
  • Rehinle temin edilen alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi bulunmamalıdır.
  • Borçlu rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır.

Rehinli malın muhafazası ve paraya çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme süresi işlemeyecektir.

Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilecektir:

  • Borçlu finansal kiralama sözleşmesinin aynen ifasını üstlenmiş olmalıdır.
  • Finansal kiralamadan doğan kira alacağı konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
  • Ödenmemiş kira borcu, üç aylık tutarı aşmamalıdır.
  • Bu erteleme nedeniyle finansal kiralama konusu malın değer kaybından kaynaklanabilecek zarar, teminat altına alınmış olmalıdır.
  • Borçlu finansal kiralama konusu malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve iade edilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır.

Rehinli mallarla finansal kiralamaya konu malların alacaklıları yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin duruşmadan önce sunmaya davet edilecekler; bu alacaklılar ayrıca tasdik duruşmasına çağırılacaklardır.

Borçlu, rehinli veya finansal kiralama konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse, erteleme kendiliğinden hükümsüz hâle gelecektir.

Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet ederek aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla erteleme kararını kaldıracaktır:

  • Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse.
  • Borçlunun serveti ve gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan borcu ödeyebilecek hâle gelmişse.
  • Rehinli malın paraya çevrilmesi veya finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa.

KONKORDATONUN KAPSAMI

Konkordatonun kapsamı, Kanunun 308/c, 308/ç ve 308/d maddelerinde yapılan değişikliklerle yeniden düzenlenmiştir.

Konkordatonun hükümleri:

Konkordato, mahkemenin tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelecektir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilecek olup bu durumda, mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam edecektir.

Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için zorunlu olacaktır. İmtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları hakkında bu hüküm uygulanmayacaktır.

Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi olmayacaktır. Bunlar, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta masa borcu sayılacaktır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerli olacaktır.

Konkordatonun Sonuçlanmayan Takiplere Etkisi:

Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürecektir.

Konkordato Haricinde Yapılan Vaatler:

Borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatler hükümsüz sayılacaktır.

KONKORDATONUN FESHİ

Konkordatonun fesih halleri, Kanunun 308/e ve 308/f maddelerinde yapılan değişikliklerle düzenlenmiştir.

Konkordatonun Kısmen Feshi:

Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilecektir.

Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilecek olup Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilecektir.

Konkordatonun Tamamen Feshi:

Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilecektir.

Konkordatonun tamamen feshi kararı kesinleştiğinde durum ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

KONKORDATOYA İLİŞKİN DİĞER HÜKÜMLER

İlan Usulü

İcra İflas Kanununun 288’inci maddesinde yapılan değişiklikle, ilanın ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında yayınlanması yoluyla yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca ilan konusu, hemen tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilecektir.

Kanun Yolları

İcra ve İflas Kanunu’nun 287’nci maddesinde yapılan değişiklikle, geçici mühlet talebinin kabulüne, geçici komiser görevlendirilmesine, geçici mühletin uzatılmasına ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır.

Yine anılan Kanunun 293’üncü maddesinde yapılan değişiklikle, kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı belirlenmiştir.

Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecektir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesin olup Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya, komiserin görevlendirilmesi de dâhil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilecektir.

Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verdiği hâllerde, iflas kararına ilişkin kanun yollarına başvurma hükmü uygulanacaktır.

Diğer yandan Kanunun 308/a maddesinde yapılan değişiklikle, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği hükme bağlanmıştır. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilecektir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacaktır.

Konkordatoda Harç, Vergi İstisnaları Ve Teşvik Belgeleri:

İcra ve İflas Kanunu’nun 308/g maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik edilen konkordato projesi kapsamında;

i. Yapılacak işlemlerin, 492 sayılı Harçlar Kanununa tabi harçlardan; bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtların, damga vergisinden,

ii. Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarların, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,

iii. Borçluya kullandırılacak kredilerin, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,

istisna edilmesi hükme bağlanmıştır.

Bu istisna hükümleri konkordato projesinde belirtilen işlemler bakımından borçlu ile proje kapsamındaki alacaklılara özgü olarak uygulanacaktır.

Ayrıca konkordato projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlulara ait olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği tarihten konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemeyecektir.

Konkordatoda Uygulanacak Harç Oranları Düşürülmüştür:

492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı Tarifenin “B) İcra ve iflas harçları:” başlıklı bölümünün “II- İflas harçları:” başlıklı alt bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklikle, daha önce konkordatoda alacaklılara verilmesi kararlaştırılan para üzerinden binde 11,38 oranında harç alınırken, harç oranları aşağıdaki gibi azaltılmıştır:

  • Alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden (Binde 2,27)
  • Yapılandırma sonunda rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden (Binde 1,13)

Böylece konkordato projesine katılmayan alacaklılar için geçerli olan harç tutarları da azaltılmış olmaktadır.  

REHİNLİ ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASI

İcra ve iflas Kanununa, “II. Rehinli Alacaklılarla Müzakere Ve Borçların Yapılandırılması” başlığıyla yeni bir bölüm eklenmiş olup rehinli alacaklılarla müzakere şartları Kanunun 308/h maddesinde yapılan değişiklikle yeniden düzenlenmiştir.

Rehininli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri:

Adi konkordatoda borçlu, ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılmasını talep edecektir. Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere tebligat çıkartarak davet edecektir.

Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük katılım süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa, komiser, imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlayacak ve gerekçeli raporunda rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını ayrı ve bağımsız bir başlık altında işleyecektir.

Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde, borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olacaktır. Bu husus ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara borçlu tarafından yapılacak ödemelere ilişkin plan komiser tarafından tutanağa geçirilecek ve komiserin gerekçeli raporuna da işlenecektir.

Rehinli alacaklılarla bir anlaşmaya varılamamışsa, bu husus da komiserin gerekçeli raporuna işlenecektir.

Mahkeme, rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmaları üçte iki oranına ulaşılıp ulaşılmadığı ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılar varsa bunlara uygulanacak ödeme planının bu maddede öngörülen şartlara uyup uymadığı bakımından kontrol ettikten sonra anlaşmaları ve ödeme planını, konkordatonun tasdikine ilişkin kararına dâhil edecektir.

Diğer yandan, alacaklılar toplantısı borçlunun konkordato projesini kabul etmezse, yukarıda anlatıldığı şekilde anlaşma yapmış olan rehinli alacaklıların borçluyla akdetmiş bulundukları anlaşmalar ve anlaşma yapmamış olan rehinli alacaklılar için hazırlanmış olan ödeme planı geçerli hâle gelmeyecektir.

Yapılan anlaşmaya uygun olarak kendisine karşı ifada bulunulmayan her rehinli alacaklı tasdik kararını veren mahkemeye başvurarak o rehinli alacağa ilişkin anlaşmayı feshettirebilecektir. Ancak bu fesih sonucunda üçüncü fıkrada belirtilen üçte iki oranının altına düşüldüğü takdirde, borçlunun teklifini kabul etmeyip ödeme planına tabi tutulan rehinli alacaklılar bu planla bağlı olmaktan çıkacaktır, borçlu ile anlaşmış olan rehinli alacaklılar ise anlaşmayı sona erdirebilecektir.

İflastan Sonra Konkordato

İcra ve İflas Kanunu’nun 309’uncu maddesinde yapılan değişiklikle, iflâsına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato talep ederse veya bu borçlunun alacaklılarından biri konkordato işlemlerinin başlatılmasını isterse, iflâs idaresi, görüşüyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu talebi bildireceği belirlenmiştir.

Konkordatonun tasdikine ilişkin işleyişle konkordatonun hükümleri burada da aynen geçerli olacaktır. Ancak iflastan sonra konkordatoda komisere ait görevler iflâs idaresi tarafından yapılacaktır.

Konkordato talebinin alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı tarihten, konkordatonun mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının paraya çevrilmesi duracak olup bu süre altı ayı geçemeyecektir. Ayrıca konkordato hakkında verilen karar iflâs idaresine bildirilecektir.

Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi, iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını isteyecektir. Ancak iflâstan sonra konkordato iflâs tasfiyesi içinde ancak bir defa istenebilecektir.

ELEKTRONİK TEBLİGAT ZORUNLULUĞUNUN KAPSAMI GENİŞLETİLMİŞTİR

(Yürürlük Tarihi: 01/01/2019)

7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde yapılan değişiklikle, elektronik tebligatın kapsamı genişletilmiştir. Böylelikle kamusal işlemlerin tamamlanma süresinin (özellikle yargılama sürecinin) kısaltılması amaçlanmış olup yapılan düzenlemeyle, aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunluluğu getirilmiştir:

  • 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
  • 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
  • Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
  • Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
  • Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
  • Noterler.
  • Baro levhasına yazılı avukatlar.
  • Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
  • İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.

Bunların dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilecektir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olacaktır.

Elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde, bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılacaktır.

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacaktır.

Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülecek olup Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alacaktır.

REHİNLİ ALACAKLARA, EŞYANIN AYNINDAN DOĞAN KAMU ALACAKLARA GÖRE ÖNCELİK VERİLECEKTİR

(Yürürlük Tarihi: 15/03/2018)

İcra ve İflas Kanununun 206’ncı maddesinde yapılan değişiklikle, alacakları rehinli olan alacaklılara satış tutarı üzerinde rüçhan hakkı tanınmıştır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi kamu gelirlerinden belirli eşya ve akardan alınacak resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelecektir.

Ayrıca yasal düzenlemede paralellik sağlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmış ve rehinli alacaklara eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacaklarına göre öncelik tanınmıştır.

TAHKİM YARGILAMASINA KONU OLAN UYUŞMAZLIKLARDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMELER BELİRLENMİŞTİR

(Yürürlük Tarihi: 15/03/2018)

Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra tahkim yargılamasında görevli mahkemelerin belirlenmesinde yaşanan güçlükler dolayısıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 410’uncu maddesinde değişiklik yapılmış ve görevli ve yetkili mahkemenin, konusuna göre tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi olduğu belirlenmiştir. Tahkim yeri belirlenmemiş ise görevli mahkeme, konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesi olacaktır.

Saygılarımızla.

Dosyalar