7143 Sayılı Kanun (Yapılandırma Kanunu)

Rehber: 2018/05

7143 Sayılı Kanun (Yapılandırma Kanunu)

Sizi Arayalım

İçindekiler

Yeniden Yapılandırmanın Kapsamı

Maliye Bakanlığına Bağlı Tahsil Dairelerince Takip Edilen Amme Alacakları

İl Özel İdarelerince Takip Edilen Amme Alacakları

Belediyelerce Takip Edilen Alacaklar

Kesinleşmiş Alacaklara İlişkin Hükümler

Maliye Bakanlığı, İl Özel İdareleri Ve Belediyelere Bağlı Tahsil Dairelerince Tahsil Edilen Alacaklar

Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı’na Bağlı Tahsil Dairelerince Tahsil Edilen Borçlar

Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması

Diğer Borçlar

Belli Bir Tutarın Altında Kaldığı İçin Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

Tecilli Borçlar

Kesinleşmemiş Veya Dava Aşamasındaki Alacakların Yeniden Yapılandırılması

Genel Olarak Ödenecek Ve Tahsilinden Vazgeçilecek Alacaklar

Gecikme Faizi Veya Gecikme Zammı Yerine Ödenecek Faiz Tutarının Hesaplanması

İnceleme Ve Tarhiyat Aşamasındaki İşlemler

Ödenecek Ve Silinecek Kamu Alacakları

İncelemede Olanlarca Yapılacak Matrah Artırımı

Pişmanlık Talebiyle Verilip Şartların İhlali Nedeniyle Kesilen Cezalar (Tebliğ Edilmemiş Olanlar)

Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Talepli İncelemeler

Başvuru Ve Ödeme

Pişmanlıkla Veya Kendiliğinden Verilen Beyannameler

Ödenecek Ve Silinecek Tutarlar

Hesaplanan Tutarın Ödenmesi

Gelir Vergisinde Matrah Artırımına Yönelik Düzenlemeler

Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine İlişkin Matrah Artırımı

Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinde Zarar Beyan Etmiş Veya Hiç Beyanname Vermemiş Olan Mükellefler İle Faaliyette Bulunduğu Veya Gelir Elde Ettiği Halde Mükellefiyet Tesis Ettirmemiş Olanların Matrah Artırımı

Ücret Stopajında Artırım

Serbest Meslek Stopajında Artırım

Kira Stopajında Artırım

Yıllara Sari İnşaat İşlerin İlişkin Stopaj Artırımı

Çiftçilere Yapılan Ödemelerde Stopaj Artırımı

Vergiden Muaf Esnafa Yapılan Ödemelerde Stopaj Artırımı

Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesine İlişkin Kurumlar Vergisi Artırımı

Kurumlar Vergisi Beyanında Matrah Beyan Etmiş Olan Mükelleflerin Matrah Artırımı

Kurumlar Vergisi Mükelleflerince Matrah Artırımı Ve Matrah Beyanında Uygulanacak Vergi Oranları

Matrah Ve Vergi Artırımı İle Matrah Beyanına İlişkin Diğer Hususlar.

Katma Değer Vergisinde Artırım

Artırıma İlişkin Yılda Verilmesi Gereken 1 No.Lu Kdv Beyannamelerinin Tamamını Vermiş Olan Mükellefler

Matrah Ve Vergi Artırımına İlişkin Ortak Hükümler

Matrah Ve Vergi Artırımı İle Matrah Beyanı Dolayısıyla Hesaplanan Vergilerin Ödenmesi

Takdir Komisyonlarına Sevk Edilmiş Veya Haklarında Vergi İncelemesine Başlanılmış Mükelleflerin Durumu

Matrah Ve Vergi Beyanında Bulunan Mükelleflere Vuk Hükümlerine Göre Usulsüzlük Cezası Uygulanmaması

Matrah Ve Vergi Artırımında Bulunulan Vergilendirme Dönemlerine İlişkin Kesinleşen Tarhiyatların Durumu

İstisna Ve İndirimlerin Uygulanmaması

Diğer Hususlar.

İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesine İlişkin Hükümler

İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat Ve Demirbaşların Kayda Alınması

Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Emtianın Durumu

Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu Ve Ortaklardan Alacakların Beyanı

Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması

Düzenlemenin Kapsamı

Varlıkların Beyanı

Varlıkların Türkiye’ye Getirilmeksizin Düzenlemeden Yararlanılması

Varlıkların Beyan Veya Bildirimi İle İlgili İşlemler

Türkiye’ye Transfer Edilen Ve Gelir Ve Kurumlar Vergisinden İstisna Olan Kazançlar

Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Borçlara İlişkin Düzenlemeler

Yapılandırma Kapsamına Giren Borçlar

Yapılandırma Kapsamındaki Borçlara Uygulanacak Faiz Ve Hesaplama Şekli

Taksitle Yapılacak Ödemeler

Başvuru Şekli Ve Ödeme Süreleri

Yapılandırma Talep Edenlerin Genel Sağlık Sigortasından Yararlanması

Yapılandırma Hükümlerinden Yararlanmanın Koşulu

7143 SAYILI KANUN REHBERİ

(VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI, MATRAH ARTIRIMI, İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ VE VARLIK BARIŞI İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER)

Kamuoyunda “Af Kanunu” ya da “Yapılandırma Kanunu” olarak anılan “7143 Sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” 18 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sonrasında, 26 Mayıs 2018 tarihli ve 30432 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “1 Seri No.lu Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliği” ile anılan Kanunun Maliye Bakanlığı tahsil dairelerince takip edilen alacaklara yönelik hükümlerinin uygulama usul ve esasları açıklanmıştır.

7143 Sayılı Kanunda;

  • Kesinleşmiş alacakların yeniden yapılandırılması,
  • Kesinleşmemiş veya dava safhasındaki alacakların yapılandırılması,
  • İnceleme ve tarhiyat aşamasında bulunan vergiler,
  • Pişmanlıkla veya kendiliğinden yapılan beyanlar,
  • Matrah ve vergi artırımı,
  • Stok ve kayıt düzeltmeleri ile
  • Yurtdışı ve yurtiçi varlıkların ekonomiye kazandırılması

gibi çok sayıda konuda detaylı düzenlemeler yapılmıştır.

Söz konusu Kanun ile yapılan düzenlemeler özetle aşağıdaki gibidir.

YENİDEN YAPILANDIRMANIN KAPSAMI

MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

Vergi Usul Kanunu (VUK) Kapsamındaki Kamu Alacakları

7143 sayılı Kanunun kapsamına, VUK kapsamına giren ve 31.03.2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin olan ya da bu tarihten önce tahakkuk eden vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.

Anılan Kanunda yer alan vergi tabiri, VUK kapsamına giren vergi, resim ve harçları ifade etmektedir. Bu bakımdan kanun kapsamında, vergi tabirine dâhil olan tüm alacaklar (gümrük vergisi hariç) girmektedir.

Buna göre, Kanun kapsamına giren VUK kapsamındaki kamu alacakları vergilendirme dönemleri itibariyle aşağıdaki gibi olacaktır. 

a. 31.03.2018 Tarihinden (Bu Tarih Dâhil) Önceki Dönemlere, Beyana Dayanan Vergilerde İse Bu Tarihe Kadar Verilmesi Gereken Beyannamelere İlişkin Vergi Ve Vergi Cezaları İle Bunlara Bağlı Gecikme Faizleri, Gecikme Zamları Kanun Kapsamındadır:

Kanun’un VUK kapsamındaki vergilere ilişkin uygulama alanı, vergilendirme döneminin süresi çerçevesinde aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

  • Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler: 

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Mart/2018 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte; dönemin bitim tarihi Mart/2018 ayına rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü Nisan/2018 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.

  • Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler:

Şubat/2018 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte; Mart/2018 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

  • Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler:

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Mart/2018 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte; Mart/2018 ayından sonraya rastlayanlar kapsama girmemektedir.

Bu bağlamda, gelir ve kurumlar vergisine mahsuben 2018 yılında ödenmesi gereken geçici vergi Kanun kapsamında değildir.

  • Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri:

Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, beyanname verme süresi 31.3.2018 tarihine (bu tarih dâhil) kadar olan vergiler Kanun kapsamındadır. Buna göre, 2017 takvim yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesi 31.3.2018 tarihine kadar verildiğinden bu vergi Kanun kapsamında olduğu halde Kanun uyarınca, 31.3.2018 tarihinden sonra ödenmesi gereken gelir vergisi taksitleri Kanun kapsamına girmemektedir. Kurumlar vergisi beyannamesi Nisan/2018 ayı içinde verildiğinden 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi ise Kanun kapsamında değildir.

Ayrıca çeşitli sebeplerle kıst dönem uygulayanlara ilişkin düzenleme şu şekildedir;

  • Özel hesap döneminin sona erdiği tarih ve beyanname verme süresinin son günü  31.3.2018  tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar,
  • 2018 yılı kıst dönemlerine ilişkin olup 2018 yılı içinde verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinden, beyanname verme süresinin son günü 31.3.2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar,
  • Tasfiye dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi  31.3.2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar da kapsama girmektedir.
  • Veraset ve intikal vergisi mükellefiyetleri:

Bu vergi türünde, beyanname verme süresinin son günü 31.3.2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama girmektedir.

  • Harç mükellefiyetleri:

31.3.2018 tarihi ve bu tarihten önce gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle, tarh edilip kesinleşmiş bulunan ya da ihtilaflı olan alacaklar ile Kanunun yayımı tarihinden önce inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler Kanunun kapsamına girmektedir.

Ayrıca tahsili gereken karar ve ilam harçlarından, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.

  • Ücretlilerde asgari geçim indirimi:

Ücretlilerde asgari geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya işverenler adına tarh ve tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı cezalar Kanun kapsamındadır.

b. 2018 Yılına İlişkin Olarak 31.3.2018  Tarihinden (Bu Tarih Dâhil) Önce Tahakkuk Eden Vergi Ve Vergi Cezaları İle Bunlara Bağlı Gecikme Faizleri, Gecikme Zamları Kanun Kapsamındadır.

2018 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun kapsamına girmektedir.

Ancak 2018 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taşıtlar vergisi için yapılan tarhiyatlardan 31.03.2018 tarihine kadar tahakkuk edenler kapsama girmekte; bu tarihten sonra tahakkuk edenler ise (motorlu taşıtlar vergisinin ikinci taksiti) kapsama girmemektedir.

c. 31.03.2018 Tarihinden (Bu Tarih Dahil) Önce Yapılan Tespitlere İlişkin Olarak Vergi Aslına Bağlı Olmayan Vergi Cezaları Kanun Kapsamındadır:

Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 31.3.2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla; kesinleştiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi geçmemiş, dava açılmış veya dava açma süresi geçmemiş ya da tespit edildiği hâlde ceza ihbarnameleri düzenlenmemiş veya düzenlendiği hâlde tebliğ edilmemiş olanlar kapsam dâhilindedir.

Diğer taraftan, vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise verginin ait olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit edilecektir.

Kanun Kapsamındaki İdari Para Cezaları

7143 Sayılı Kanun kapsamına, aşağıda yazılı olan Kanunların hükümlerine göre 31.03.2018 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen idari para cezaları girmektedir:

  • Askerlik Kanunu,
  • Mülga Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun,
  • Milletvekili Seçimi Kanunu,
  • Karayolları Trafik Kanunu,
  • Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun,
  • Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun,
  • Mülga Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun,
  • Karayolu Taşıma Kanunu,
  • Nüfus Hizmetleri Kanunu,
  • Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun,
  • Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun.

7143 sayılı Kanun hükümlerine göre, söz konusu idari para cezalarından, 31.03.2018 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kesinleştiği halde ödenmemiş veya ödeme süresi geçmemiş ya da dava açılmış veya dava açma süresi geçmemiş olanlar kapsam dahilindedir. 

31.03.2018 tarihinden önce verilmekle birlikte, Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş idari yaptırım kararlarına konu idari para cezaları Kanun’un kapsamına girmemektedir.

6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen alacaklardan, bu Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan asli ve fer’i amme alacaklarından takip için vergi dairelerine intikal edenler Kanun kapsamındadır.

İL ÖZEL İDARELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

İl özel idarelerinin vadesi 31.03.2018 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i kamu alacakları Kanunun kapsamına girmektedir. Ancak il özel idarelerinin, idari para cezaları ve özel idare payı alacakları Kanun kapsamı dışındadır.

BELEDİYELERCE TAKİP EDİLEN ALACAKLAR

Belediyelerin aşağıda sayılan ve 31.03.2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere ya da beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin olan alacakları 7143 sayılı Kanun kapsamındadır:

  • Vergi Usul Kanunu kapsamına giren alacaklar,
  • 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren alacaklar,
  • Belediyelerin ücret alacakları,
  • Belediyelerin su alacakları,
  • Büyükşehir Belediyelerinin katı atık ücreti alacakları,
  • Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin su ve atık su alacakları.

KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER

MALİYE BAKANLIĞI, İL ÖZEL İDARELERİ VE BELEDİYELERE BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAHSİL EDİLEN ALACAKLAR

Kesinleşmiş Olup Bu Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibarıyla (Bu Tarih Dahil) Ödenmemiş Bulunan Vergiler:

a. Vergi Asılları:

Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağla olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir. Şayet alacak sadece gecikme faizi ve gecikme zammı gibi feri alacaktan ibaretse, bunlar yerine Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanacak tutar karşılığında, gecikme faizi ve gecikme zammı silinecektir.

Örnek:

26.10.2016 vadeli 7.200 TL katma değer vergisi süresinde ödenmemiştir. Bu Kanunun yayımı tarihine kadar 1.885,01 TL gecikme zammı hesaplanmıştır. Kanunun yayımı tarihi itibarıyla toplam borç tutarı 9.085,01 TL’dir.

Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, vergi aslına uygulanan gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre

Alacak Aslı Tutarı (TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı

Gecikme Zammı Tutarı (TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)

27.10.2016 - 17.5.2018

7.200

%26,1807

1.885,01

%7,0357

506,57

Buna göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

Ödenecek Tutar

 

Katma Değer Vergisi

7.200,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)

506,57 TL

TOPLAM

7.706,57 TL

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı

1.885,01 TL

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 7.706,57 TL tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 1.885,01 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

b. Vergi Aslına Bağlı Olmayan Vergi Cezaları:

Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezaları (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu cezalara bağlı gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması halinde gecikme zammı yerine Yİ- ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

c. İdari Para Cezaları:

Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan Kanun kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

d. Diğer Amme Alacakları:

Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli kamu alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

e. İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler Üzerine Tahakkuk Eden Vergiler:

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında da yukarıda vergi asıllarına ilişkin olarak belirtilen hükümler uygulanacaktır. Dolayısıyla ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile fer’ilerinin yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının Kanunda belirlenen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, fer’i kamu alacaklarının tahsilinden vazgeçilecektir.

Bu manada, ihtirazi kayıt üzerine dava açılmış olmasının veya dava safahatının ne durumda olduğunun bir önemi olmayacak; bunlar Kanun’un kesinleşmemiş veya dava safhasındaki alacaklara yönelik 3. maddesi kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bu durumdakilerin, ihtirazi kayda konu borçlarını kendiliğinden veya yürütmeyi durdurma kararı üzerine ödememiş veyahut ilk derece mahkeme kararı üzerine iade almış olmaları durumunda davanın içinde bulunduğu durum itibariyle bir değerlendirme yapmaları gerekecektir.

f. Motorlu Taşıtlar Vergisi:

Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13. maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmayacaktır. Yani bu araçlara ilişkin motorlu taşıtlar vergisi borcunun yapılandırma nedeniyle henüz ödenmemiş olması, bunların fenni muayenelerinin yapılmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin (c) fıkrası uyarınca bu durum, araçların devrine engel olacaktır. Bu yüzden, araçlarını devretmek isteyenlerin devirden önce kalan borçlarını kapatmaları gerekecektir.

g. Kesinleştiği Halde Tebligat Yapılmayan Alacaklar:

Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yargı kararı ile kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için de yapılandırma imkânından yararlanılabilecektir. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacak ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımlandığı tarih kabul edilecektir.

h. Başvuru Tarihi ve Ödeme Süresi:

Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna (31 Temmuz 2018 tarihi mesai bitimine) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine başvurmaları gerekmektedir. Yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme süresi içinde tamamen ya da ikişer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmesi mümkün olup ilk taksit ödeme süresi 1 Ekim 2018 (30.9.2018 tarihi Pazar gününe rastladığından) tarihi mesai saati bitiminde sona ermektedir.

Diğer yandan yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin, dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.

Kanuna göre hesaplanan tutarın, ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi halinde, bu tutara Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmayacaktır.

Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmayacak ve,

  • Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Yapılandırılan idari para cezalarından %25 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %50 indirim yapılacaktır.

Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmayacak ve,

  • Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar üzerinden %50 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırılan idari para cezalarından %12,5 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %25 indirim yapılacaktır.

Taksitle ödenmek istenmesi halinde borçluların başvuru sırasında 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamayacaktır.

Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili fıkralara göre belirlenen tutar;

  • 6 eşit taksit için (1,045),
  • 9 eşit taksit için (1,083),
  • 12 eşit taksit için (1,105),
  • 18 eşit taksit için (1,15)

katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacaktır. Tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması halinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.

Kanun kapsamında yapılandırılarak süresinde ödenen borçlara, Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı hesaplanmayacaktır.

Yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekler, yani kalan taksitler itibariyle kanun hükümlerinden yararlanamayacaklardır.

Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI’NA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAHSİL EDİLEN BORÇLAR

Kanunun 2/2. Maddesine Göre, Kapsam Dâhilindeki Alacaklardan Kesinleşmiş Olup Bu Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibarıyla (Bu Tarih Dahil) Ödenmemiş Gümrük Vergileri;

  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dahil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş olan idari para cezaları ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının %50’sinin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30’u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %70’i ile alacak aslına bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA OLAN KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASI

İşbu Rehber’in “XII-Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Borçlara İlişkin Düzenlemeler” başlıklı bölümünde detaylı şekilde açıklanmıştır.

DİĞER BORÇLAR

Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 31.03.2018 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında 7143 sayılı Kanuna göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların Kanun hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilecektir.

BELLİ BİR TUTARIN ALTINDA KALDIĞI İÇİN TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN ALACAKLAR

  • Maliye Bakanlığı’na bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31.12.2013  tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 100 TL’yi aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 200 TL’yi aşmayanların tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31.12.2013  tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında gümrük idarelerince takibi gereken her bir alacağın; türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 100 TL’yi aşmayan asli alacakların, idari para cezalarında 150 TL’yi aşmayanların ve tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklarda toplamı 200 TL’yi aşmayanların tahsilinden vazgeçilecektir.
  • 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin olup işyerine ait borcun tamamının ödeme süresi 31.12.2015 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları toplamı 100 TL’yi aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 200 TL’yi aşmayanların tahsilinden vazgeçilecektir.

TECİLLİ BORÇLAR

Kanunun yayımı tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyor olması hâlinde borçlular, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Öte yandan 2008’de yürürlüğe giren 5736 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gerektiği hâlde Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan tutarlar da yapılandırılabilecektir. Buna göre, ödenecek tutarın tespitinde, alacak asıllarına ödemede gecikilen her ay ve kesri için aylık olarak uygulanması gereken %5 zammın yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Ayrıca 5736 sayılı Kanun uyarınca ödenecek taksitlere ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanan faiz, Kanun kapsamında yapılandırılan borcun Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla terkin edilecektir.

Buna karşın, 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanun hükümlerine göre uzlaşılan ya da yapılandırılan tutarların 7143 sayılı Kanun kapsamında yeniden yapılandırılmasına imkân tanınmamıştır. Anılan Kanunlara ilişkin olarak sağlanan ödeme imkânları ise şu şekildedir:

6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılan ve ödemeleri devam eden alacaklardan, kalan taksitlerin tamamının;

  • 7143 sayılı Kanunda belirtilen ilk taksit ödeme süresinin sonuna (1 Ekim 2018) kadar ödenmesi halinde bu taksitler içinde yer alan Yİ-ÜFE tutarlarının %90’ının, kalan taksitlerin sadece Yİ-ÜFE tutarından oluşması halinde bu tutarların %50’sinin,
  • 7143 sayılı Kanuna göre, ilk iki taksit ödeme süresinin sonuna (30 Kasım 2018) kadar ödenmesi halinde bu taksitler içinde yer alan Yİ-ÜFE tutarlarının %50’sinin, kalan taksitlerin sadece Yİ-ÜFE tutarından oluşması halinde bu tutarların %25’inin,

tahsilinden vazgeçilecektir. Bu düzenlemeden yararlanılabilmesi için ödemenin yapıldığı tarihte 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması gerekmektedir.

KESİNLEŞMEMİŞ VEYA DAVA AŞAMASINDAKİ ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

GENEL OLARAK ÖDENECEK VE TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLECEK ALACAKLAR

Kapsama giren ihtilaflı vergi ve cezaların bir kısmı ile güncelleme oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi halinde, vergi ve cezaların bir kısmı ile faiz ve zamların tahsilinden vazgeçilecektir.

Ödenecek ve silinecek alacak tutarları, tarhiyatın / ihtilafın bulunduğu aşama dikkate alınarak aşağıda özetlenmiştir:

a. Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibariyle İlk Derece Mahkemesi Nezdinde Dava Açılmış Ya da Dava Açma Süresi Geçmemiş Olan Vergi Tarhiyatları İle Gümrük Vergilerine İlişkin Tahakkuklar:

İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiş olup, Kanunun yayımı tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla vergi mahkemesi nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi geçmemiş bulunan vergiler için uygulama aşağıdaki gibi olacaktır:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Vergi/Gümrük vergisi aslının % 50’si,
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i,
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar
  • Vergi/Gümrük vergisi aslının % 50’si,
  • Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarının / idari para cezalarının ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı,
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 75’i,
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı.

b. Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibariyle İtiraz/İstinaf veya Temyiz Yoluna Başvurulmuş / Süreleri Geçmemiş Veya Karar Düzeltme Yoluna Başvurulmuş / Talep Süresi Geçmemiş Olan Vergi Tarhiyatları İle Gümrük Vergilerine İlişkin Tahakkuklar:

Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle;

  • İlgisine göre itiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş veya,
  • İtiraz/istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya,
  • Karar düzeltme yoluna başvurulmuş

olan tarhiyat ve tahakkuklarda, ödenecek alacak asıllarının tespitinde, Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu son durumdaki tutar esas alınacaktır.

Son kararın durumuna bağlı olarak ödenecek ve tahsilinden vazgeçilecek tutarlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Son kararın terkin olması halinde:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • İlk tarhiyata / tahakkuka esas alınan vergi/gümrük vergisi aslının % 20’si
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 10’u
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar
  • Vergi/Gümrük vergisi aslının % 80’i
  • Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 90’ı
  • Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarının tamamı

Son kararın tasdik veya tadilen tasdik olması halinde:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Tasdik edilen vergi/gümrük vergisi aslının tamamı ile terkin edilen vergilerin /gümrük vergilerinin % 20’si
  • Asla bağlı olmayan cezalarda, tasdik edilen ceza tutarının % 50’si ile terkin edilen ceza tutarının % 10’u
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar.
  • Terkin edilen vergi/gümrük vergisi aslının % 80’i
  • Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı
  • Asla bağlı olmayan cezaların kalan % 50’si ve % 90’ı.
  • Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarının tamamı

Son kararın bozma kararı olması halinde:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Vergi/Gümrük vergisi aslının % 50’si
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar
  • Vergi/Gümrük vergisi aslının % 50’si
  • Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 75’i
  • Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar

Son kararın kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde, onanan kısım için;

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Tasdik edilen vergi/gümrük vergisi aslının tamamı
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 50’si
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE göre hesaplanacak tutar
  • Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları /idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 50’si
  • Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarının tamamı

Son kararın kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde, bozulan kısım için;

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Vergi/Gümrük vergisi aslının % 50’si
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar
  • Vergi/Gümrük vergisi aslının % 50’si
  • Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları /idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 75’i
  • Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarı

GECİKME FAİZİ VEYA GECİKME ZAMMI YERİNE ÖDENECEK FAİZ TUTARININ HESAPLANMASI

Ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;

  • Vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı yerine,
  • Daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması halinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak ödenecek faiz tutarı hesaplanacaktır.

PİŞMANLIK TALEBİYLE VERİLİP ŞARTLARIN İHLALİ NEDENİYLE KESİLEN CEZALAR (DAVA AÇMA SÜRESİ GEÇMEMİŞ CEZALAR)

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanun’un yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezaları için yukarıda açıklanan asla bağlı cezalara ilişkin hükümler uygulanacaktır. Buna göre, söz konusu vergi cezalarının bağlı olduğu vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı ile bunlara bağlı fer’i alacak yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarlarının Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir

Pişmanlıkla verilen beyannamede yer alan vergi kesinleşmiş olduğundan, bu madde kapsamına girmemektedir. Diğer bir ifadeyle, bu maddede vergi aslına yönelik düzenleme yapılmamış olup sadece cezaya ilişkin düzenleme yapılmıştır.

UZLAŞMA TALEPLİ ALACAKLAR

Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle, uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak dava açma süresi geçmemiş alacaklar için Kanun’un kesinleşmiş alacaklarla ilgili 3. maddesi hükmünden yararlanılması mümkündür. Bu durumda olanların, düzenlemeden yararlanmak istemeleri durumunda, ödenecek ve silinecek tutarlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Vergi aslının % 50’si
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar
  • Vergi aslının % 50’si
  • Vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarının tamamı
  • Asla bağlı olmayan cezaların % 75’i
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı

Madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin uzlaşma talebinden vazgeçmeleri ve dava açmamaları gerekmektedir.

HESAPLANAN TUTARIN ÖDENMESİ

Kanun kapsamında yapılandırılan bütün diğer alacakların ödenmesiyle ilgili genel düzenlemeler kapsamında ödeme yapılacaktır. Söz konusu düzenleme işbu Rehberin II/A-1-h bölümünde açıklanmıştır.  

DİĞER KONULAR

Kanun’da, yukarıda özetlenen konular dışında, kesinleşmemiş kamu alacaklarıyla ilgili olarak ayrıca aşağıdaki düzenlemeler yapılmaktadır:

  • Ödenecek kamu alacaklarının tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen ve Kanun’un yayımlandığı tarihten önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karardır.
  • Kesinleşmemiş vergi borçlarını madde hükmünden yararlanarak yeniden yapılandırmak için başvuran ancak belirlenen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilecektir. Kanun’un yayımlandığı tarihten önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın /tahakkukun tasdikine ilişkin olması halinde, bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilecektir.
  • Yapılandırma imkânının hayata geçirilebilmesi için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması gerekmektedir.

İNCELEME VE TARHİYAT AŞAMASINDAKİ İŞLEMLER

ÖDENECEK VE SİLİNECEK KAMU ALACAKLARI

Kanun’a göre, başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edilecektir.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra yapılandırma kapsamında yapılacak uygulama aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Tarh edilen verginin % 50’si
  • Gecikme faizi yerine Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE oranı esas alınarak hesaplanacak tutar
  • Kanun’un yayımlandığı tarihten sonra ihbarnamenin tebliğiyle belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamı
  • Vergi aslına bağlı olmayan cezaların % 25’i
  • Tarh edilen verginin kalan % 50’si
  • Vergi aslına bağlı cezaların tamamı
  • Vergi aslına bağlı olmayan cezaların % 75’i
  • Gecikme faizinin tamamı
  • İştirak nedeniyle kesilen cezalarda cezanın % 25’i
  • İştirak nedeniyle kesilen cezalarda cezanın % 75’i

Kanun’a göre, Kanun’un yayımından önce tamamlandığı halde, bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden vergi inceleme raporları üzerine yapılacak tarhiyatlar için de bu düzenlemeden yararlanmak mümkün olacaktır.

Örnek:

Mükellefin defter ve belgelerinin Mayıs/2016 vergilendirme dönemi katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, mükellef adına 220.000 TL katma değer vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Bu tarhiyata ilişkin vergi ceza ihbarnamesi, 3.4.2017 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiş, yapılan tarhiyata süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava açılmış ve Kanunun yayım tarihi itibarıyla mahkemece bir karar verilmemiştir.

Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefin, vergi aslının %50’si ile bu tutara tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarını, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemesi hâlinde, verginin kalan %50’si ile gecikme faizi, gecikme zammı, vergi ziyaı cezası ile bu cezaya uygulanan gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

Buna göre; örnek olayda gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda gösterilmiştir.

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre

Alacak Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı

Gecikme Faizi Tutarı

(TL)

Tahsili Gereken Alacak Aslı

(TL)

Toplam

Yİ-ÜFE Oranı

Gecikme Faizi Yerine Yİ-ÜFE Tutarı 
(TL)

27.6.2016-3.5.2017

220.000

%14

30.800

110.000

%3,58

3.938

Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları ve Yİ-ÜFE tutarları ise aşağıdaki şekilde olacaktır.

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre

Alacak Tutarı
(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı

Gecikme Zammı Tutarı 
(TL)

Tahsili Gereken Alacak Aslı
(TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Gecikme Zammı Yerine Yİ-ÜFE Tutarı (TL)

4.6.2017-17.5.2018

220.000

(KDV)

%16,0538

35.318,36

110.000

  %4,0138

4.415,18

4.6.2017-17.5.2018

220.000

(Vergi Ziyaı C.)

%16,0538

35.318,36

-----

------

------

 

Ödenecek Tutar

Katma Değer Vergisi

110.000,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)

 3.938,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)

4.415,18 TL

TOPLAM             

118.353,18 TL 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

Katma Değer Vergisi

:

110.000,00 TL

Gecikme Faizi

:

30.800,00 TL

Vergi Ziyaı Cezası

:

220.000,00 TL

Vergi Aslı Gecikme Zammı

:

35.318,36TL

Vergi Ziyaı Cezası Gecikme Zammı

:

35.318,36TL

TOPLAM             

:

  431.436,72 TL

Buna göre, yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 118.353,18 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 431.436,72 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

İNCELEMEDE OLANLARCA YAPILACAK MATRAH ARTIRIMI

Kanun’un yayımı tarihi itibariyle incelemede olanların matrah artırımında bulunmalarına yasal bir engel yoktur.  Öte yandan, matrah veya vergi artırımında bulunulması, Kanun’un yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmemektedir.

Ancak, matrah artırımı yapan mükelleflerde başlamış olan inceleme sonucunda tarhiyat yapılabilmesi için, Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren iki ay içerisinde (Temmuz 2018 sonuna kadar) incelemenin sonuçlandırılması gerekmektedir. Aksi halde inceleme ve tarhiyat işlemlerine devam edilemeyecektir. Bu durumda sadece matrah veya vergi artırımı nedeniyle hesaplanan vergiler ödenecektir.

İncelemenin yasal süresinde bitirilmesi ve tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit edilmesi durumunda ise, inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan fark, Kanun’un matrah artırımı hükümleriyle birlikte değerlendirilecektir.

Kanun’un yayımlandığı tarihten önce başlanılmış vergi incelemelerinin belirlenen sürede sonuçlandırılması ve tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi halinde;

  • İnceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunulmuşsa, inceleme sonucu bulunan matrah farkı ile artırılan matrahlar birlikte değerlendirilecektir. Bu değerlendirme sonucu;
    • İlgili yıllarda artırılan matrah tutarlarının, vergi incelemesi sonucu o yıl için belirlenen matrah farkından fazla veya bu tutar kadar olması durumunda, ayrıca vergi incelemesine göre vergi tarhiyatı yapılmayacak ve ceza uygulanmayacaktır.
    • İlgili yıl için artırılan matrah tutarının vergi incelemesi sonucu belirlenen tarhiyata konu matrah farkından az olması halinde ise, aradaki fark tutar kadar matrah farkı üzerinden vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza uygulanacaktır. Ancak, bu fark tutar üzerinden tarh edilen vergi, hesaplanan gecikme faizi ve cezalar için Kanun’un vergi incelemesindeki işlemlerle ilgili 4. maddesi hükmünden yararlanarak ödemede bulunulabilecektir.
  • KDV uygulaması bakımından vergi inceleme raporuna göre tarh edilmesi gereken vergiden, artırım nedeniyle ödenecek tutarlar düşülerek işlem yapılacaktır. Buna göre;
    • İnceleme, KDV yönünden artırım talebinde bulunulan yılın bütün dönemlerini kapsıyorsa, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden, Kanun’un KDV artırımına ilişkin hükümleri gereğince yılın tamamı için hesaplanan vergi tutarı (bu Kanun’a göre tahakkuk eden vergi) düşülecektir.
    • İnceleme, KDV yönünden artırımda bulunulan yılın bazı dönemlerini kapsıyorsa, artırım nedeniyle hesaplanan yıllık tutar 12'ye bölünerek aylık ortalama bulunur, bu ortalamanın raporun kapsadığı dönem sayısı ile çarpılması sonunda bulunan tutar, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden düşülecektir.

Kanun’un yayımlandığı tarihten önce haklarında vergi incelemesine başlanılmış olanlar, süresinde matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmakla birlikte artırım, vergi inceleme raporlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten sonra yapılmış ise yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahsup olanağından yararlanmak mümkün değildir. Ancak söz konusu inceleme raporlarına istinaden yapılan tarhiyatlar için Kanun’un vergi incelemesindeki işlemlerle ilgili 4. maddesi hükmünden yararlanarak ödemede bulunulabilecektir.

PİŞMANLIK TALEBİYLE VERİLİP ŞARTLARIN İHLALİ NEDENİYLE KESİLEN CEZALAR (TEBLİĞ EDİLMEMİŞ OLANLAR)

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanun’un yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiş olan cezalar bu madde hükmüne göre yapılandırılabilecektir.

Düzenlemeye göre, vergi aslına bağlı vergi cezalarının madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için, verginin Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya 2. madde çerçevesinde (vergi aslı ile fer’ilerinin yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarlarının) ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda, pişmanlık hükümlerinin ihlali üzerine kesilmesi gereken vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarname düzenlenerek mükellefe tebliğ edilecek ve mükellefin maddenin öngördüğü şartları (vergi aslının ödenmiş olması) yerine getirmesi halinde kesilen ceza terkin edilecektir.

Vergi aslına bağlı olmayan cezalarda yapılandırma talep edilmesi durumunda ise, ceza tutarının %25’i ödenecek, kalan %75’i ise silinecektir.

TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA TALEPLİ İNCELEMELER

Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle, tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi/ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar da madde hükmünden yararlanılabilmektedir.

Bu durumda, düzenlenen inceleme raporunun vergi dairesine intikali üzerine madde hükmü uygulanacaktır. Bu safhada da ödenecek tutarın tespitinde, tarhiyata ilişkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinde belirtilen tutarlar dikkate alınacaktır.

BAŞVURU VE ÖDEME

İnceleme aşamasında bulunan işlemlerle ilgili düzenlemeden yararlanmak için;

  • İhbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde başvurulması,
  • İlk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi,

gerektiği hükme bağlanmıştır.

PİŞMANLIKLA VEYA KENDİLİĞİNDEN VERİLEN BEYANNAMELER

ÖDENECEK VE SİLİNECEK TUTARLAR

Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar, pişmanlıkla veya kendiliğinden verilen beyannameler ile gümrük idaresine bildirilecek gümrük vergisi aykırılıklarıyla ilgili olarak yapılacak uygulama aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

  • Verginin / Gümrük vergisinin tamamı
  • Faiz, pişmanlık zammı ve gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar
  • Vergi cezalarının tamamı
  • Faiz, gecikme faizi ve pişmanlık faizinin tamamı
  • İdari para cezalarının tamamı

Borçluların Kanun kapsamında taksitlendirilen tutarların tamamını ödememesi hâlinde, ödedikleri tutarlar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı hüküm altına alınmış olmasına karşın pişmanlıkla beyan kapsamında yapılan kısmi ödemelerde pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır. 

İlgili yasal düzenlemede kısmen pişmanlık ihlali söz konusu olamayacağından mükellefler ödedikleri tutar kadar bu madde hükmünden yararlanamayacaktır. Bu takdirde yapılan ödemeler, ödeme tarihleri esas alınarak bu kapsamda beyan edilen alacaklara mahsup edilecektir.

HESAPLANAN TUTARIN ÖDENMESİ

Kanun kapsamında yapılandırılan bütün diğer alacakların ödenmesiyle ilgili genel düzenlemeler kapsamında ödeme yapılacaktır. Söz konusu düzenleme işbu Rehberin II/A-1-h bölümünde açıklanmıştır.  

GELİR VERGİSİNDE MATRAH ARTIRIMINA YÖNELİK DÜZENLEMELER

YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNE İLİŞKİN MATRAH ARTIRIMI

Gelir vergisi mükellefleri, yıllık beyannamelerinde beyan ettikleri matrahlarını, aşağıdaki tabloda belirlenen ilgili yıllardaki matrah artırım oranlarından az olmamak üzere artırabileceklerdir.

Yıl

Matrah Artış Oranı (%)

İşletme Hesabına Göre Defter Tutan Mükellefler (TL)

Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler ile Serbest Meslek Erbabı (TL)

Basit Usulde Vergilendirilen Mükellefler (TL)

Gayrimenkul Sermaye İradı Mükellefleri (TL)

Diğer Gelir Unsurları Nedeniyle Beyanname Veren Mükellefler

Artırılan Matrah Üzerinden Ödenecek Vergi Oranı (%)

2013

35

12.279

18.095

1.809,50

3.619,00

12.279

20

2014

30

12.783

19.155

1.915,50

3.831,00

12.783

20

2015

25

13.558

20.344

2.034,40

4.068,80

13.558

20

2016

20

14.424

21.636

2.163,60

4.327,20

14.424

20

2017

15

16.350

24.525

2.452,50

4.905,00

16.350

20

Artırımda bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için kesinleşmiş veya ihtilaflı borcu bulunmayanlar için uygulanacak vergi oranı %20 değil %15 olacaktır.

Artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacaktır. Aynı şekilde,

  • Hizmet erbabına ödenen ücretlerden,
  • Serbest meslek ödemelerinden,
  • Yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait ödemelerden,
  • Kira ödemelerinden,
  • Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden,
  • Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelerden

gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar da bu ödemelerine ilişkin olarak bu yıllarla ilgili vergi artırımında bulunabileceklerdir.

Verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde birden fazla gelir unsuru bulunan mükellefler, matrah artırımlarını yıllık beyannamelerinde yer alan toplam matrah üzerinden yapacaklar, gelir unsurlarının bir kısmı itibarıyla artırımda bulunamayacaklardır.

Mükellefin tercihte bulunduğu taksit tutarlarını süresinde ödememesi, matrah artırımı hükümlerinden yararlanmasına engel teşkil etmemekle birlikte, süresinde ödenmeyen taksitler 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle takip ve tahsil edilecektir.

YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMELERİNDE ZARAR BEYAN ETMİŞ VEYA HİÇ BEYANNAME VERMEMİŞ OLAN MÜKELLEFLER İLE FAALİYETTE BULUNDUĞU VEYA GELİR ELDE ETTİĞİ HALDE MÜKELLEFİYET TESİS ETTİRMEMİŞ OLANLARIN MATRAH ARTIRIMI

2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak,

  • Yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden mükellefler,
  • Yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen mükellefler,
  • Mükellefiyet kayıtları olup da beyanname vermemiş olan mükellefler,
  • İlgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar

yukarıda matrah artırımı tablosunda yer alan tutarlardan asgari matrahlardan az olmamak şartıyla matrah artırımından yararlanabileceklerdir.

Mükellefin matrah artırımı nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi 23.724 TL olacaktır. Söz konusu vergi peşin ödenebileceği gibi altı eşit taksit hâlinde de ödenebilecektir.

Gelir (Stopaj) Vergisi Artırım Oranları

Yıl

Vergi artırım oranı

2013

6,00%

2014

5,00%

2015

4,00%

2016

3,00%

2017

2,00%

ÜCRET STOPAJINDA ARTIRIM

Ücretli olarak çalışanlardan vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların beyan ettikleri ücret ödemelerine ilişkin tutarların yıllık toplamı üzerinden yukarıda belirtilen oranlarda gelir (stopaj) vergisini artırmaları halinde, ilgili dönemlere ilişkin gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Vergi artırımında bulunulan yılın sadece bir vergilendirme döneminde muhtasar beyanname verilmiş olması hâlinde, bu beyannamede yer alan ücret ödemelerinin gayrisafi tutarı, 12 ile çarpılmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas alınacak olan yıllık ücretler üzerinden hesaplanacak gelir (stopaj) vergisinin matrahı bulunacaktır.

Kanunun yayımlandığı tarihe kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde, en az iki işçi esas alınmak suretiyle ödenmesi gereken gelir vergisi hesaplanacaktır.

Bu şekilde hesaplanan vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Yıl

Bilanço Esasına Göre Belirlenen Asgari Tutarın %50’si (TL)

Vergi Oranı (%)

Hesaplanan Vergi (TL)

2013

12.258

15

1.838,70

2014

13.608

15

2.041,20

2015

15.282

15

2.964,60

2016

19.764

15

2.964,60

2017

21.330

15

3.199,50

SERBEST MESLEK STOPAJINDA ARTIRIM

Serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların, muhtasar beyannamelerinde beyan edilen serbest meslek ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden, yukarıdaki bölümde açıklanan oranlardan az olmamak üzere hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak serbest meslek erbabına yapılan ödemeler yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrahı tutarının %50’si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle artırım hükümlerinden yararlanılacaktır.

Bu şekilde hesaplanan vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Yıl

Bilanço Esasına Göre Belirlenen Asgari Tutarın %50’si (TL)

Vergi

Oranı (%)

Hesaplanan Vergi (TL)

2013

9.048

15

1.357,20

2014

9.578

15

1.436,70

2015

10.172

15

1.525,80

2016

10.818

15

1.622,70

2017

12.263

15

1.839,45

KİRA STOPAJINDA ARTIRIM

Kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların, muhtasar beyannamelerinde beyan edilen kira ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden, yukarıdaki bölümde yer verilen oranlardan az olmamak üzere hesaplanan gelir veya kurumlar vergisini ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak kira ödemelerine ilişkin gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle artırım hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Yıl

Asgari Matrah Tutarı (TL)

Vergi Oranı (%)

Hesaplanan Vergi (TL)

2013

3.619

15

542,85

2014

3.831

15

574,65

2015

4.069

15

610,35

2016

4.327

15

649,05

2017

4.905

15

735,75

YILLARA SARİ İNŞAAT İŞLERİN İLİŞKİN STOPAJ ARTIRIMI

Yıllara sari inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakkediş ödemeleri üzerinden 2013-2017 yılları için her bir yıl itibarıyla %1 oranında hesaplanacak vergiyi ödemeleri halinde bu tevkifat türü içinde vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Bu kapsamda muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde ise bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari matrah üzerinden 2013-2017 yılları için her bir yıl itibarıyla %3 oranında hesaplanacak vergi ödenerek artırımın imkânından yararlanılacaktır.

Bu şekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

 

Yıl

 

Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar İçin Belirlenen Asgari Tutar (TL)

Vergi

Oranı (%)

Hesaplanan Vergi (TL)

2013

18.095

3

542,85

2014

19.155

3

574,65

2015

20.344

3

610,32

2016

21.636

3

649,08

2017

24.525

3

735,75

Örnek:

Kurumlar vergisi mükellefi (B) A.Ş., 2014 yılında ihale etmiş olduğu yıllara sari inşaat ve onarma işleri nedeniyle yapmış olduğu hakediş ödemeleri üzerinden tevkif etmiş olduğu vergilere ilişkin olarak artırımda bulunmak istemektedir.

Söz konusu yılda muhtelif dönemlerde vermiş olduğu 5 adet muhtasar beyannamesinde toplam 900.000 TL hak ediş ödemesi (brüt) beyan etmiş bulunmaktadır. Bu durumda, anılan mükellefin 2014 yılı içinde yapmış olduğu hakediş ödemelerine ilişkin vergi artırımı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Mükellefin, 2014 yılı için (900.000 x %1=) 9.000 TL tevkifat tutarını Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar idareye başvurarak, 7143 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen süre ve şekilde ödenmesi durumunda,  bu yıla ait söz konusu yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ilişkin hak ediş ödemeleri yönünden gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Söz konusu vergi peşin ödenebileceği gibi altı eşit taksit hâlinde de ödenebilecektir.

ÇİFTÇİLERE YAPILAN ÖDEMELERDE STOPAJ ARTIRIMI

Çiftçilere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar muhtasar beyannamelerinde beyan edilen tutarlar üzerinden (bir yıla iblağ edilmeksizin) ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25’i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

Yıllar

Borsada satışı yapılan hayvan ve mahsulleri

Borsada satılan zirai mahsuller; borsa dışı satılan hayvan ve mahsuller; Orman idaresine yapılan hizmetler

Borsa dışı satılan zirai mahsuller; diğer hizmetler

2013

0,25%

0,50%

1%

2014

0,25%

0,50%

1%

2015

0,25%

0,50%

1%

2016

0,25%

0,50%

1%

2017

0,25%

0,50%

1%

VERGİDEN MUAF ESNAFA YAPILAN ÖDEMELERDE STOPAJ ARTIRIMI

Esnaf muaflığı kapsamında bulunanlara yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, muhtasar beyannamelerinde beyan edilen tutarlar üzerinden ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25’i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

Bu kapsamda hiç beyanda bulunmayan ya da muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenen ödeme türünü beyannamede göstermeyenler ise ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari matrah üzerinden her bir yıl için %5 oranında hesaplanacak vergiyi ödeyerek artırım imkânından yararlanacaklardır.

YILLIK KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNE İLİŞKİN KURUMLAR VERGİSİ ARTIRIMI

KURUMLAR VERGİSİ BEYANINDA MATRAH BEYAN ETMİŞ OLAN MÜKELLEFLERİN MATRAH ARTIRIMI

Kurumlar vergisi mükellefleri, yıllık beyannamelerinde beyan ettikleri matrahlarını, aşağıdaki tablolarda belirlenen ilgili yıllardaki matrah artırım oranlarından az olmamak üzere artıracaklardır.

Artırımda bulunulan yıllar için yıllık kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacaktır.

Kurumlar vergisini tam ve gününde ödeyenler için %20 yerine %15 oranı dikkate alınarak vergi hesaplanacaktır.

Yıl

Matrah Artış Oranı(%)

Asgari Matrah

Artış Tutarı (TL)

Artırılan Matrah Üzerinden Ödenecek Vergi Oranı (%)

2013

35

36.190

20

2014

30

38.323

20

2015

25

40.701

20

2016

20

43.260

20

2017

15

49.037

20

Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 7143 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, Kanunun yayımlandığı tarihten önce ikmalen, re’sen veya idarece yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİNCE MATRAH ARTIRIMI VE MATRAH BEYANINDA UYGULANACAK VERGİ ORANLARI

Kurumlar vergisi mükelleflerince artırılan veya beyan edilen matrahlara %20 vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi tutarı hesaplanacaktır. Artırılan bu matrahlar üzerinden geçici vergi hesaplanmayacaktır.

Matrah artırımında bulunmak istedikleri yıllara ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerini kanuni süresinde vermiş ve bu beyannameler üzerinden anılan beyannamelere ilişkin damga vergisi de dahil olmak üzere tahakkuk eden vergilerin tamamını süresinde ödemiş bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu vergi türlerine ilişkin olarak herhangi bir dönem için artırdıkları matrahlara %20 yerine %15 vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi tutarı hesaplanacaktır. %15 oranının belirlenmesinde, maddede öngörülen şartların her yıl için ayrı ayrı dikkate alınması gerekmektedir.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI İLE MATRAH BEYANINA İLİŞKİN DİĞER HUSUSLAR

Vergi İncelemesi ve Tarhiyat Yapılmaması:

7143 sayılı Kanun kapsamında matrah ve vergi artırımında bulunulması durumunda, matrah ve vergi artırımında bulunulan yıllar için kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Geçmiş Yıl Zararları:

Kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si, 2018 ve izleyen yıllar karlarından mahsup edilemeyecektir.

Matrah artırımında bulunulan yıllara ait olmakla birlikte, 2017 ve önceki yılların karlarından mahsup edilmiş geçmiş yıl zararlarına yönelik herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Gelecek Yıllarda Matrahtan İndirim Konusu Yapılacak İstisna ve İndirim Tutarları ile Geçmiş Yıl Zararlarının Artırılan Matrahlardan İndirilememesi:

Matrah artırımında bulunan mükelleflerin, devreden geçmiş yıl zararlarını, bu Kanuna göre artırdıkları matrahlardan indirmeleri mümkün olmayacaktır.

Tevkif Yoluyla Ödenmiş Bulunan Vergilerin İadesinin Talep Edilmesi:

Matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, artırımda bulundukları yıllarla ilgili olarak yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin, iadesine ilişkin taleplerinin bulunması hâlinde, bu mükellefler hakkında tevkif yoluyla ödenen vergilerin iadesiyle ilgili talepleri ile sınırlı kalmak üzere inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir.

Kıst Dönemde Faaliyette Bulunan Mükelleflerde Asgari Matrah Beyanı

Mükelleflerin matrah ve vergi artırımında bulundukları yıllarda, kıst dönemde faaliyette bulunmuş olmaları halinde, ilgili yıllar için belirlenen ve asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı dikkate alınarak hesaplanacaktır. Bu hesaplamada ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınacaktır.

Örneğin, 11 Nisan 2014 tarihinde işe başlayan ve bilanço esasına göre defter tutan bir gelir vergisi mükellefinin 2014 yılı için matrah ve vergi artırımda bulunmak istemesi hâlinde, bu yıl için dikkate alacağı asgari matrah [(38.323/12) x 9=] 28.742,25 TL’den az olamayacaktır.

Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşi Yapan Mükelleflerin Durumu

Yıllara sari inşaat ve onarım işi yapan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, bu faaliyetleri dolayısıyla 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için 7143 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Yıllara sari inşaat ve onarım işi bulunan mükellefler, her bir inşaat itibarıyla işin bittiği yıl esas alınmak suretiyle 7143 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir.

Öte yandan, önceki yıllarda başlayan, ancak 2018 yılında bitmiş veya halen devam etmekte olan, yıllara sari inşaat ve onarım işleri için gelir vergisi mükelleflerinin Mart 2019, kurumlar vergisi mükelleflerinin Nisan 2019 ve müteakip yıllarda beyanda bulunması gerektiğinden 7143 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanma imkanı bulunmamaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİNDE ARTIRIM

KDV mükelleflerinin, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için KDV matrah artırımında bulunmaları halinde, sonraki döneme devreden katma değer vergisi yönünden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklı kalmak kaydıyla, KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

ARTIRIMA İLİŞKİN YILDA VERİLMESİ GEREKEN 1 NO.LU KDV BEYANNAMELERİNİN TAMAMINI VERMİŞ OLAN MÜKELLEFLER

Artırıma Esas Tutar ve Uygulanacak Artırım Oranları:

KDV mükellefleri, ilgili yıllar içindeki her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri 1 No.lu KDV beyannamelerinin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların yıllık toplamı üzerinden;

2013 yılı için %3,5,

2014 yılı için %3,

2015 yılı için %2,5,

2016 yılı için %2,

2017 yılı için %1,5

oranından az olmamak üzere KDV matrah artırımından faydalanabileceklerdir.

İhtirazı kayıtla verilen beyannamelerde yer alan hesaplanan KDV tutarları, yukarıda belirtilen yıllık hesaplanan KDV toplamına dâhil edilecektir.

Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 7143 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dâhil olmak üzere, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

KDV Kanununun (11/1-c) ve geçici 17’nci maddeleri uyarınca tecil-terkin uygulaması kapsamında teslimleri bulunan mükelleflerde, tecil edilen vergiler, ilgili dönem beyannamesinde yer alan “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırındaki tutardan düşülecek ve yıllık toplama dâhil edilmeyecektir. Bu şekilde hesaplama yapılabilmesi için, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslim edilen malların süresi içinde ihracının gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir.

“Tecil edilen vergiler” ifadesinden kasıt, 1 No.lu KDV Beyannamesinin “İhraç Kayıtlı Teslimler” bölümünde yer alan “Tecil Edilebilir KDV” satırındaki tutardır.

Örnek:

14.5.2013 tarihinde mükellefiyetini tesis ettirerek faaliyetine başlayan (A) Ltd. Şti, 2013 ve 2014 takvim yıllarına ilişkin olarak KDV artırım imkânından yararlanmak için yasal süresi içinde vergi dairesine başvurmuştur. (A) Ltd. Şti,söz konusu dönemlere ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamelerinin tamamını vermiştir.

Mükellefin bazı dönemlerinde (Şubat, Nisan, Mayıs, Ekim, Aralık/2014) 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı teslimleri de bulunmakta olup, söz konusu malların ihracatı süresi içinde gerçekleşmiştir. (A)’nın, 2013 ve 2014 yılı “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” beyanları her bir dönem itibarıyla aşağıdaki gibidir.

 YIL

2013

2014

Dönem

Hesaplanan KDV (TL)

(a)

Tecil Edilebilir KDV (TL)(b)

Fark (TL)

(a-b)

Hesaplanan KDV (TL)

(a)

Tecil Edilebilir KDV (TL)(b)

Fark (TL)

(a-b)

OCAK

-

-

-

14.000

-

14.000

ŞUBAT

-

-

-

12.500

2.500

10.000

MART

-

-

-

16.000

-

16.000

NİSAN

-

-

-

10.500

3.000

7.500

MAYIS

8.000

-

8.000

10.750

2.500

8.250

HAZİRAN

7.500

-

7.500

8.500

-

8.500

TEMMUZ

4.000

-

4.000

10.000

-

10.000

AĞUSTOS

5.000

-

5.000

21.000

-

21.000

EYLÜL

2.600

-

2.600

22.000

-

22.000

EKİM

10.000

-

10.000

30.000

6.000

24.000

KASIM

6.750

-

6.750

23.500

-

23.500

ARALIK

11.000

-

11.000

21.000

2.750

18.250

TOPLAM

54.850

-

54.850

199.750

16.750

183.000

Bu verilere göre, mükellefin toplam KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (6 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

2013 Yılı KDV Artırım Tutarı

54.850 x %3,5

=

1.919,75 TL

2014 Yılı KDV Artırım Tutarı

183.000 x %3  

=

5.490 TL

Taksit Tutarı

[(1.919,75 + 5.490,00) x1,045]  /6

=

1.290,53 TL

Kısmi Tevkifat Uygulaması Kapsamında İşlemi Bulunanlarda Bu İşlemlerine İlişkin Olarak, Yıllık Hesaplanan Katma Değer Vergisi Tutarının Hesabında Dikkate Alınacak Tutar:

Mükelleflerin yapacakları KDV artırımları ile ilgili “Yıllık Hesaplanan KDV” tutarının belirlenmesinde, alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV dikkate alınmadan, kendileri tarafından beyan edilen kısım hesaplamaya dâhil edilecektir.

Öte yandan 2 No.lu KDV beyannameleri için KDV matrah artırımı hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir.

Artırımın Takvim Yılı Bazında Yapılacağı:

Mükelleflerin, artırıma esas alınan ilgili yılların vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları gerekmektedir. Ancak, mükelleflerin Kanun kapsamındaki bütün yıllara ilişkin matrah ve vergi arttırma zorunlulukları bulunmayıp yıl bazında seçimlik hakları mevcuttur.

Beyannamelerin Tamamı Verilmekle Birlikte, Vergiye Tabi İşlemlerin Bulunmaması Hâlinde Artırım Tutarı

Mükelleflerce verilen KDV beyannamelerinde, vergiye tabi işlem bulunmaması nedeniyle hiç “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” beyan edilmemesi durumunda,  mükelleflerin KDV artırım talepleri nedeniyle ödeyecekleri vergi, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

En Az Üç Döneme Ait KDV Beyannamesi Vermiş Olanlar:

Verilmiş olan 1 No.lu KDV beyannamelerinin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarlar toplanacak ve beyanname verilen dönem sayısına bölünerek ortalama tutar bulunacaktır. Bulunan bu ortalama tutar, 12 ile çarpılmak suretiyle 1 yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak “Yıllık Hesaplanan KDV” tutarına ulaşılacaktır.

Hiç Beyanname Vermemiş veya En Fazla İki Dönemde Beyanname Vermiş Olanlar:

Artırımın ilgili olduğu yıl içindeki dönemlere ait 1 No.lu KDV beyannamelerinin hiç verilmemiş ya da söz konusu takvim yılının sadece bir veya iki vergilendirme dönemi için beyanname verilmiş olması hâlinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabilmek için, mükelleflerin ilgili yıla ilişkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları zorunludur.

Bu durumda olan adi ortaklık, kolektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları gerekmektedir.

Mükellefler, artırdıkları gelir veya kurumlar vergisi matrah tutarı üzerinden %18 oranında hesaplanacak KDV’yi ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

1 No.lu KDV Beyannamelerinde, Hesaplanan KDV Bulunmayan veya Hesaplanan KDV Beyanları Sadece Tecil-Terkin Uygulaması Kapsamındaki Teslimlere İlişkin Olanlar:

İlgili takvim yılı içindeki işlemlerinin tamamı;

  • İstisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşan veya diğer nedenlerle hesaplanan KDV beyanı bulunmayan mükellefler ile
  • Tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşan mükellefler

ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş olmaları şartıyla KDV artırımından faydalanabileceklerdir.

Buna göre, ilgili yıl içinde en az üç dönemde 1 No.lu KDV beyannamesi veren ve hiçbir dönemde hesaplanan vergisi çıkmayan veya sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimleri nedeniyle hesaplanan vergi beyanı bulunan mükelleflerin artırım taleplerinde bu bölümüne göre işlem yapılacaktır.

Bu mükelleflerin, KDV artırım talepleri nedeniyle ödeyecekleri vergi, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

Diğer yandan mükelleflerin KDV artırımından yararlanmak istedikleri yıl içindeki bazı dönemlere ait beyannamelerinde, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimler dışındaki işlemleri dolayısıyla "Hesaplanan Katma Değer Vergisi" yer alması durumunda, vergi artırımı nedeniyle ödemeleri gereken verginin tespiti için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulundukları tutarın %18’i ile karşılaştırma yapılması gerekmektedir. Bu tutarlardan büyük olanı, artırım nedeniyle ödenmesi gereken vergi olarak kabul edilecektir.

Bu çerçevede, yıl içindeki beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte, beyannamelerin sadece bir veya birkaçında hesaplanan vergisi bulunup diğer dönemlerde bulunmayan mükelleflerin artırım talebinde bulunmaları hâlinde, hesaplanan vergi bulunan beyannamelerindeki hesaplanan vergiler toplanacak ve bu toplama, ilgili yıl için öngörülen artırım oranı uygulanarak artırım tutarı hesaplanacaktır. Ancak bu tutar,  mükellefin gelir/kurumlar vergisi matrah artırımına %18 oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutarla karşılaştırılacak ve büyük olan tutar dikkate alınacaktır.

Bu kapsama giren mükelleflerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmaları zorunludur.

Vergilendirme Dönemleri Üç Aylık Olan KDV Mükelleflerinin Durumu:

Üç aylık beyan dönemine tabi mükelleflerin; 1, 2 veya 3 dönem için 1 No.lu KDV beyannamesi vermiş olmaları hâlinde, “Yıllık Hesaplanan KDV” toplamı, aşağıda yer alan açıklamalar çerçevesinde hesaplanacaktır.

Buna göre;

  • 1 dönem beyanname verilmişse, bu beyannamenin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırındaki tutarın 4 katı alınarak,
  • 2 dönem için beyanname verilmişse, verilen beyannamelerdeki “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamının 2 katı alınmak suretiyle,
  • 3 dönem için beyanname verilmişse, 3 dönem için verilen bu beyannamelerin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamına, bu tutarın 1/3’ü ilave edilerek

yıllık hesaplanan KDV tutarı bulunacaktır. Diğer taraftan 4 dönem için beyanname verilmişse, 4 dönem için verilen bu beyannamelerin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamının dikkate alınacağı tabiidir.

Üç Aylık Vergilendirme Dönemlerinin Hiçbirinde Beyanname Verilmemiş Olması:

Bu mükelleflerin KDV artırımından yararlanabilmeleri için, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını artırmaları şarttır.

Bunların KDV artırımı dolayısıyla ödemesi gereken vergi, artırılan gelir veya kurumlar vergisi matrahına %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

Yıl İçinde İşe Başlayan veya Bırakan KDV Mükellefleri:

Vergi artırımında bulunacak mükelleflerin, vergi artırımında bulundukları yıllarda (işe başlama veya işi bırakma gibi nedenlerle) kıst dönemde faaliyette bulunmuş olmaları hâlinde, kıst dönem itibarıyla hesaplama ve artırım yapılacaktır.

Bu kapsamda, kurumlar vergisi mükelleflerinin tasfiyeye girmeleri hâlinde kıst dönem hesaplaması yapılmayacaktır. Ancak, tasfiyeleri sonuçlanarak ticaret sicilinden silinen kurumlar vergisi mükelleflerinin nihai tasfiye dönemi ile kurumların devir veya tam bölünme hallerinde ilgili yıl için kıst dönem hesaplaması yapılacaktır.

Artırımda Bulunanlar Nezdinde İnceleme ve Tarhiyat Yapılması:

7143 sayılı Kanuna göre vergi artırımından yararlanmak isteyen mükellefler nezdinde, artırımda bulundukları yıl veya yılların kapsadığı dönemler itibarıyla KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Ancak;

  • Artırımda bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırımda bulunulan dönemler için “Sonraki Dönemlere Devreden KDV” yönünden vergi incelemesi yapılabilecektir. Bu incelemelerde artırımda bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemeyecek, elde edilen bulgular artırımda bulunulmayan dönemlerdeki tarhiyatlar için kullanılabilecektir.
  • Artırımda bulunulan dönemler için iade hakkı doğuran işlemlerden ya da ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iade ve terkin taleplerine ilişkin olarak vergi incelemesi yapılabilecektir. İnceleme sonunda artırımda bulunulan dönemler için terkin ve iade işlemleri ile sınırlı olmak üzere tarhiyat yapılabilecektir.

Buna göre, KDV artırımında bulunulan yıllarla ilgili olarak mükellefler hakkında sonraki dönemlere devreden indirilebilir KDV ve ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile sınırlı olmak üzere, 2 aylık inceleme süresi şartı aranmaksızın, inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir.

Ödenen KDV’nin Gelir veya Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilememesi, İade Konusu Yapılamaması:

Vergi artırımı sonucu ödenen KDV, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz.

Ayrıca bu tutarlar, KDV beyannamelerine indirim olarak ithal edilemeyeceği gibi, 1 No.lu KDV beyannamelerine göre ortaya çıkan “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarlarından da indirilemez. Ödenen bu tutarların herhangi bir şekilde iade edilmesi de mümkün değildir.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINA İLİŞKİN ORTAK HÜKÜMLER

7143 sayılı Kanunun 5/4. maddesinde yer alan matrah ve vergi artırımına ilişkin ortak hükümlerin uygulanması hususunda açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI İLE MATRAH BEYANI DOLAYISIYLA HESAPLANAN VERGİLERİN ÖDENMESİ

7143 sayılı Kanunun 5. maddesi hükmünden yararlanılarak artırımda veya beyanda bulunanlar, anılan hükümlere göre hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergisi ile gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi tutarlarını 30.9.2018 tarihi Pazar gününe rastladığından 1 Ekim 2018 tarihine (bu tarih dâhil) kadar tamamen ödeyebilecekleri gibi talep etmeleri hâlinde ilk taksiti Kanunun yayımını izleyen dördüncü ay olan Eylül/2018 ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödeyebilirler. Taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi durumunda ödenecek tutara, 6 eşit taksit için öngörülmüş olan (1.045) katsayısı uygulanacaktır.

Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödememeleri halinde artırım hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir. Bu takdirde, matrah ve vergi artırımı üzerine tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin son günü olan 30 Eylül 2018 tarihi vade tarihi kabul edilerek 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsil edilecektir. Gecikme zammı, ödenmemiş tutar içerisinde yer alan vergi aslı üzerinden hesaplanacaktır.  

Öte yandan matrah ve vergi artırımında bulunan ancak tahakkuk eden vergileri bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyen mükellefler nezdinde yapılacak vergi incelemeleri ve tarhiyat işlemlerinde taksit ödeme süresince işlemeyen süre, tarh zamanaşımı süresinin hesabında işlemeyen süre olarak dikkate alınacaktır.

TAKDİR KOMİSYONLARINA SEVK EDİLMİŞ VEYA HAKLARINDA VERGİ İNCELEMESİNE BAŞLANILMIŞ MÜKELLEFLERİN DURUMU

Matrah ve vergi artırımı kapsamına giren dönemler için başlatılmış ve henüz sonuçlandırılmamış incelemelerin veya takdir işlemlerinin bulunması, artırıma engel değildir.

Öte yandan, matrah ve vergi artırımında bulunulması, Kanun’un yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmeyecektir. Bu mükellefler hakkında vergi incelemesi ile takdir işlemlerine göre tarhiyat yapılabilmesi için aşağıda belirtilen hususlara uyulması gerekmektedir.

  • 7143 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında, artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinin, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren 2 ay içerisinde sonuçlandırılması şarttır. Bu süre içerisinde sonuçlandırılamayan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edilmeyecek, bulunduğu safhada bırakılacaktır. Mükellefler sadece artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan veya artırılan vergileri ödeyeceklerdir.

Bir başka anlatımla, Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin 31 Temmuz 2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar tamamlana-maması hâlinde mükelleflerin, başvuru süresinin sonuna kadar (31 Ağustos 2018) matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmaları şartıyla, 31 Temmuz 2018 tarihinden sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden raporlar ve kararlar üzerine tarhiyat yapılmayacağından, vergi incelemesi ve takdir işlemlerine devam edilmeyecektir.

  • Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış söz konusu vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinin yukarıda belirtilen sürede sonuçlandırılması ve tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi hâlinde;
    • Mükellef, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunmuş ise inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı ile mükelleflerin Kanuna göre artırdıkları matrahlar birlikte değerlendirilecektir. Bu değerlendirme sonucu mükellefin ilgili yıllarda artırılan matrah tutarlarının, vergi incelemeleri veya takdir komisyonu kararlarına göre o yıl için belirlenen matrah farkından fazla veya bu tutar kadar olması durumunda mükellef hakkında ayrıca vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararlarına göre vergi tarhiyatı yapılmayacak ve ceza uygulanmayacaktır.
    • Vergi incelemeleri ve takdir sonucu belirlenen tarhiyata konu matrah farkının, mükellefin ilgili yıl için artırdığı matrah tutarından fazla olması hâlinde, aradaki fark tutar kadar matrah farkı üzerinden mükellef hakkında gerekli vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza uygulanacaktır. Ancak mükellef, bu fark tutar üzerinden tarh edilen vergiler ile uygulanan gecikme faizi ve cezalar için Kanunun hükmünden yararlanarak ödemede bulunabilecektir.
  • KDV uygulaması bakımından vergi inceleme raporuna veya takdir komisyonu kararına göre tarh edilmesi gereken vergiden, artırım nedeniyle ödenecek tutarlar düşülerek işlem yapılacaktır. Buna göre;
    • İnceleme, KDV yönünden artırım talebinde bulunulan yılın bütün dönemlerini kapsıyorsa, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden, 7143 sayılı Kanunun KDV artırımına ilişkin hükümleri gereğince yılın tamamı için hesaplanan vergi tutarı (bu Kanuna göre tahakkuk eden vergi) düşülecektir.
    • İnceleme, KDV yönünden artırımda bulunulan yılın bazı dönemlerini kapsıyorsa, artırım nedeniyle hesaplanan yıllık tutar 12’ye bölünerek aylık ortalama bulunacak, bu ortalamanın raporun kapsadığı dönem sayısı ile çarpılması sonunda bulunan tutar, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden düşülecektir. Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan takdir işlemleri bakımından da bu ayrım kapsamında işlem tesis edilecektir.
  • Kanunun yayımlandığı tarihten önce haklarında vergi incelemesi ve takdir işlemlerine başlanılmış mükellefler, 31 Temmuz 2018 tarihinden önce matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmakla birlikte artırım, vergi inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten sonra yapılmış ise yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahsup imkanından yararlanamayacaklar; ancak söz konusu inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan tarhiyatlar için bu Kanun’dan faydalanabileceklerdir.
  • Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi konusundaki başvuruları, ilgili kanun hükümleri ve genel tebliğ esasları çerçevesinde sonuçlandırılacağın-dan, matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında iade talebi ile sınırlı olmak üzere vergi incelemesi yapılabilecektir. Bu incelemelerin 2 aylık süre içinde sonuçlandırılması şartı aranmayacaktır. İnceleme sonucuna göre mükellefin iade talebi yerine getirilecek veya reddedilecektir. İade talebinin reddi hâlinde söz konusu vergiler teminat karşılığı veya teminat alınmadan daha önce iade edilmiş ise gerekli vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza kesilecektir.
  • Teminat karşılığı veya teminat alınmaksızın (Örneğin, yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerde 10.000 TL’ye kadar olan tutarın iade edilmesi gibi) yapılan iadeler ile ilgili inceleme raporunda, tespit edilen matrah ve vergi farkı nedeniyle talep edilen iadeyi aşan bir vergi farkı bulunması hâlinde; iadesi talep edilen tutarı aşan kısım için tarhiyat yapılabilmesi, incelemenin 2 ay içinde sonuçlandırılmasına bağlıdır. Bu takdirde de mükellefin matrah ve vergi artırımının dikkate alınacağı tabiidir. Ancak, iade tutarı ile ilgili olarak incelemenin 2 ay içinde sonuçlandırılması şartı aranılmadığından, iade tutarı ile sınırlı olmak üzere inceleme devam edebilecek ve yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılacaktır. Dolayısıyla, matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesine yönelik incelemeler nedeniyle 2 aylık süre geçtikten sonra düzenlenecek raporlarda, iade tutarını aşan bir tarhiyat önerilmeyecektir.
  • Kanunda, Katma Değer Vergisi artırımında bulunulan yıllarla ilgili olarak mükellefler hakkında sonraki dönemlere devreden indirilebilir katma değer vergileri ve ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan tecil-terkin ve iade işlemleri ile sınırlı olmak üzere 2 aylık inceleme şartı aranmaksızın inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir. Ayrıca, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği kapsamında haklarında özel esaslar uygulanan mükelleflerin genel esaslara geçme taleplerine yönelik inceleme yapılması mümkün olmakla birlikte, bu incelemeler sonucunda artırımda bulunulan yıllarla ilgili tarhiyat yapılamayacaktır.

Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanmak için mükelleflerce 31 Ağustos 2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) başvuruda bulunulabileceğinden, mükelleflerin bu tarihe kadar matrah ve vergi artırımında bulunması hâlinde, artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak Kanunun yayımı tarihinden sonra başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerine devam edilmeyeceği tabiidir.

MATRAH VE VERGİ BEYANINDA BULUNAN MÜKELLEFLERE VUK HÜKÜMLERİNE GÖRE USULSÜZLÜK CEZASI UYGULANMAMASI

7143 sayılı Kanuna göre matrah veya vergi artırımı yapılan dönemlere ait kanuni süresinde verilmeyen beyannameler için usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır.  

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINDA BULUNULAN VERGİLENDİRME DÖNEMLERİNE İLİŞKİN KESİNLEŞEN TARHİYATLARIN DURUMU

Matrah ve vergi artırımında bulunulan yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak, matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi vermeleri ve bu düzeltme işlemlerinin Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere ikmalen, re’sen ve idarece yapılıp Kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleşen tarhiyatlar ve vergiler (katma değer vergisi tarhiyatında “hesaplanan katma değer vergisi”), matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacak, bir başka ifade ile matrah ve vergi artırımı, kesinleşen tarhiyatlar da dikkate alınarak yapılacaktır.

İSTİSNA VE İNDİRİMLERİN UYGULANMAMASI

Kanun kapsamında gelir veya kurumlar vergisi ile gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinde artırım hükümlerinden yararlanılması durumunda, hesaplanan gelir veya kurumlar vergisi için herhangi bir istisna ve indirim uygulanması söz konusu olmayacaktır.

DİĞER HUSUSLAR

  • Matrah ve vergi artırımı sonucunda, hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilmeyecektir. Söz konusu vergilerin herhangi bir vergiden indirim veya mahsup edilmesi mümkün olmadığı gibi iade edilmesi de söz konusu değildir.
  • Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi hesaplanmayacak ve tahsil olunmayacaktır.
  • Matrah ve vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin defter ve belgeleri artırıma konu vergi türleri için kendileri adına tarhiyat yapılmak amacıyla incelenmeyecek olmasına rağmen, defter ve belgelere, diğer vergi türleri için inceleme yapılması, üçüncü kişilerle ilgili olarak karşıt incelemeler yapılması, mahkemelerce belli konulara bakılması veya bilirkişilerce ihtiyaç duyulması gibi nedenlerle müracaat edilebilecektir. Bu nedenle, matrah ve vergi artırımından yararlanan mükelleflerin, defter ve belgelerini VUK hükümleri uyarınca saklayacakları ve ibraz edecekleri
  • Defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmış olan mükellefler dilerlerse vergi incelemesi yapılan yıllar için de matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir.
  • Matrah ve vergi artırımı yapılmayan yıllar ve dönemler için vergi incelemesi yapılabilecektir.
  • VUK’un 359’uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” hakkında;
    • 7143 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile tespit yapılmış olması,
    • 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımı başvurusunda bulunulduğu tarihten önce incelemeye başlanılmış olması,

durumunda, anılan mükelleflerin, matrah ve vergi artırımından yararlanmaları mümkün değildir.

  • Terör suçundan hüküm giyenlerle Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenlerin Kanunun 5. maddesi hükmüne göre matrah ve vergi artırımından yararlanmaları mümkün değildir.
  • VUK’un 359’uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun veya yazının mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurulması, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergilerin, raporun veya yazının tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.
  • Matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, matrah ve vergi artırımlarının, 7143 sayılı Kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı vergi dairelerince araştırılabilecektir. Kanun hükümlerine göre, doğru beyan edilmeyen veya vergi hataları nedeniyle eksik beyan edilen matrah ve vergi artırımları ile ilgili olarak eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmiş sayılacak ve Kanunda açıklandığı şekilde tahsil edilecektir.

Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış incelemeler sonucu düzenlenen ve 31 Temmuz 2018  tarihi mesai saati bitimine kadar vergi dairesinin kayıtlarına intikal ettirilen inceleme raporlarında; ilave tarhiyat olmaksızın sadece zarar azaltılması öngörülmesi hâlinde, kabul edilmeyen zarar tutarının öncelikle ilgili dönemde beyan edilen zarar tutarından indirilmesi, bu işlem sonucu kalan zarar tutarının %50’sinin 2018 ve müteakip yıl kazançlarından 193 veya 5520 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre mahsup konusu yapılması gerekmektedir. Zararın diğer yarısının ise indirim konusu yapılamayacağı tabiidir.

Örnek:

(B) A.Ş. hakkında 2013 yılına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış bir vergi incelemesi bulunmaktadır.

Mükellef 02.07.2018 tarihinde 7143 sayılı Kanuna uygun olarak incelemenin yapıldığı yıla ait kurumlar vergisi ve gelir (stopaj) vergisi açısından artırımda bulunmuştur.

09.07.2018 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilen vergi inceleme raporunda; mükellefin 2013 yılında beyan ettiği 240.000 TL zarar tutarının 160.000 TL’si kabul edilmemiştir. Bu durumda artırımda bulunan mükellefin, anılan yıla ilişkin olarak beyan ettiği zarar tutarından raporda kabul edilmeyen zararın mahsup edilmesi ve kalan (240.000–160.000=)80.000 TL’nin yarısı olan 40.000 TL’nin 2018 ve müteakip yıl kazançlarından 5520 sayılı Kanunun ilgili hükmü çerçevesinde indirilmesi gerekir. Kalan 40.000 TL zarar tutarı ise hiçbir şekilde indirim konusu yapılmayacaktır.

  • Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin ilgili vergi dairelerine vermiş oldukları bildirim veya yaptıkları beyanlarda yer alan bilgiler herhangi bir vergi türü incelemesi için veri olarak kullanılmayacaktır.
  • 7143 sayılı Kanunun kesinleşmiş sosyal güvenlik alacaklarına ilişkin hükümlerinden yararlananların matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanmalarına engel bir durum bulunmamaktadır.
  • Gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında ve katma değer vergisi artırımında bulunan mükelleflerin, artırıma konu dönemlere ilişkin olarak vermiş oldukları “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu” (Form Ba) ile “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu”nu (Form Bs) artırım nedeniyle düzeltmelerine gerek bulunmamaktadır.
  • Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihtilaflı bulunan alacaklarla ilgili olarak Kanunun 3. maddesinden yararlanmak üzere yapılan başvurular nedeniyle tahakkuk eden alacaklar matrah ve vergi artırımının hesabında dikkate alınmayacaktır.

İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER

İŞLETMEDE MEVCUT OLDUĞU HALDE KAYITLARDA YER ALMAYAN EMTİA, MAKİNE, TEÇHİZAT VE DEMİRBAŞLARIN KAYDA ALINMASI

Kayıtlarda bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilmesine imkân veren düzenleme, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır.

Bu düzenleme ile başvuranlara, belirli oranda bir vergi ödemeleri halinde herhangi bir vergi ve ceza uygulanmayacağına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Uygulama kapsamında olan mükellefler, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın son iş günü olan 31 Ağustos 2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar verecekleri envanter listesi ile KDV yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine bildireceklerdir.

Bu kıymetler, bildirim tarihindeki rayiç bedelle değerlenmek suretiyle envanter listesinde gösterilecektir.

Bildirilen Malların Satış Bedeli ve Amortisman Uygulaması:

Şirket envanterine kayıtsız mal bildiren mükellefler, bu malları satmaları hâlinde, defterlere kaydedilecek satış bedeli kayıtlı değerinden düşük olamayacaktır. Gerçek satış bedelinin kayda alınan bedelden düşük olması hâlinde, kazancın tespitinde kayıtlı bedel dikkate alınacaktır.

Bildirime dahil edilen amortismana tabi iktisadi kıymetler için amortisman ayrılmayacaktır.

Vergisel Yükümlülükler:

İşletmeler kendilerince veya ilgili meslek kuruluşlarınca belirlenecek rayiç bedel üzerinden beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilecek;

  • Teslimleri genel orana (%18) tabi makine, teçhizat ve demirbaşlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden %10 oranı,
  • Teslimleri indirimli orana (%1, %8) tabi makine, teçhizat ve demirbaşlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden ise tabi oldukları oranın yarısı esas alınmak suretiyle KDV hesaplanarak, KDV stok beyanına ilişkin beyanname ile kağıt ortamında veya elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Beyanname, en geç 31 Ağustos 2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar verilecek ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir.

Teslimleri KDV’den müstesna olan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarla ilgili olarak bu uygulamadan yararlanılması mümkün değildir.

Beyan edilen emtiaya ait hesaplanarak ödenen KDV, 1 No.lu KDV beyannamesinde genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.

Ancak, kayıtlarda yer almayan makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedeli üzerinden hesaplanarak ödenen KDV’nin indirimi mümkün olmayıp, bu tutar, verginin ödendiği yılın gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının belirlenmesinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Konuyla ilgili diğer hususlar ise özetle şöyledir:

  • Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarları, beyan edilecek KDV matrahını oluşturan rayiç bedelin tespitinde dikkate alınmış olacağından, bu şekilde beyan edilen ÖTV’nin KDV matrahına ayrıca dahil edilmesi söz konusu değildir.
  • 3065 sayılı Kanunun 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasında; fiili ya da kaydî envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun tespiti hâlinde, bu alışlar nedeniyle, ziyaa uğratılan KDV’nin, belgesiz mal bulunduran mükelleften aranacağı, bu uygulamaya göre yapılan tarhiyata da vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak işletme kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için yukarıda (a) bölümünde belirtilen şekilde sorumlu sıfatıyla KDV beyan eden ve ödeyen mükellefler bakımından 3065 sayılı Kanunun söz konusu hükmü uygulanmayacaktır. Buna göre, söz konusu hüküm kapsamında beyanda bulunan mükelleflere, 3065 sayılı Kanunun (9/2) maddesi hükmü uyarınca belgesiz mal bulundurduğu gerekçesiyle malın emsal bedeli üzerinden cezalı olarak re’sen tarhiyat yapılmayacaktır.

Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin İade Konusu Yapılıp Yapılamayacağı:

KDV Kanunu’nun 29/2 ve 32. maddeleri uyarınca, söz konusu maddelerde belirtilen işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri hâlinde iade konusu yapılabilmektedir.

Bu çerçevede, kayıtlarda yer almayan emtia dolayısıyla hesapladıkları KDV’yi beyan edip ödeyen ve bu vergiyi indirim hesaplarına intikal ettiren mükellefler tarafından, beyana konu emtianın, 3065 sayılı Kanun uygulamasında iade hakkı tanınan işlemlerde kullanılması durumunda, beyan edilerek ödenen ve indirim hesaplarına alınan söz konusu verginin yüklenilen verginin hesabında dikkate alınması ve dolayısıyla iade konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle bahse konu uygulama kapsamında beyan edilerek sorumlu sıfatıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmadığından, bu verginin iadesi de söz konusu olmayacaktır.

ÖTV Kapsamındaki Mallar İçin ÖTV’nin Beyanı ve Ödenmesi:

ÖTV’nin konusuna giren malları Kanun kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan ÖTV’yi beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri hâlinde, bu mallar bakımından 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 4/3. maddesinin uygulanmaması öngörülmüştür. Bu şekilde beyan edilerek ödenen ÖTV için vergi cezası kesilmeyecektir.

Uygulama kapsamında olan mükellefler, işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan mallardan ÖTV Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listelerde yer alanlar için, beyan tarihindeki miktarları ve emsal bedelleri ile uygulanmakta olan vergi oranı, maktu ve asgari maktu vergi tutarlarını dikkate alarak, hazırladıkları beyannameyi kağıt ortamında veya elektronik ortamda düzenleyecek ve 31 Ağustos 2018  tarihine (bu tarih dahil) kadar ÖTV (ÖTV mükellefiyeti bulunmayan ithalatçılar KDV) yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine verecek, hesaplanan ÖTV’yi de bu süre içinde ödeyecektir. 4760 sayılı Kanun ekindeki her bir liste [(II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçların her biri] için ayrı beyanname verilecektir.

Beyan Edilen Kıymetlerin Kayıtlara İntikali:

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, aktiflerine intikal ettirdikleri emtia için ayrı; makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere pasifte karşılık hesabı açacaktır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde, sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir.

Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar ayrıca envantere kaydedilecek ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman olarak kabul edilecektir.

Örnek:

(B) A.Ş., kayıtlarında yer almayan makine ve cihazlarını kayda almak istemektedir. Genel oranda katma değer vergisine tabi olan bu kıymetlerin mükellefçe belirlenen rayiç bedeli 60.000 TL olup, envantere alınmasına ilişkin muhasebe kayıtları aşağıdaki şekilde yapılacaktır.

________________  /  ________________

253 TESİS MAKİNA VE CİHAZLAR                 60.000 TL

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİD.VE ZAR.            6.000 TL

        526 DEMİRBAŞ MAK. VE TEÇH.            60.000 TL

                ÖZEL KARŞILIK HESABI

(7143 sayılı Kanunun 6/1 md.)

        360 ÖDENECEK VERGİ VE F.ONLAR      6.000 TL

(Sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV)

_________________  / ________________

Mükellef, söz konusu makine ve cihazlarını 31.12.2018 tarihine kadar satarsa, bu satıştan önce; satmadığı takdirde ise 31.12.2018 tarihinde aşağıdaki muhasebe kaydını yapacaktır.

_________________  /  _________________

526 DEMİRBAŞ MAK. VE TEÇH.                60.000 TL

       ÖZEL KARŞILIK HESABI                         

(7143 sayılı Kanunun 6/1 md.)

       257 BİRİKMİŞ AMORİSMANLAR          60.000 TL

_________________  /  _________________

Mükellefin, örneğimizdeki makine ve cihazlarını peşin olarak 70.000 TL’ye satması hâlinde bu satışa ilişkin yukarıdaki kayıtla birlikte yapılacak muhasebe kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.

_________________  /  _________________

100 KASA HESABI                                           82.600 TL

257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR                 60.000 TL

         253 TESİS MAK. VE CİHAZLAR             60.000 TL

         391 HESAPLANAN KDV                         12.600 TL

         679 DİĞER OLAĞANDIŞI

                 GELİR VE KARLAR                           70.000 TL

_________________  /  _________________

Beyan Edilen Kıymetlerin Ba Formu Karşısındaki Durumu:

Kanun kapsamında beyan edilen kıymetler rayiç bedelleriyle, Ba formu vermek zorunda olan mükellefler tarafından söz konusu form ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Ba formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Satıcılar (7143 sayılı Kanun Madde 6/1)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (3333 333 333) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE MEVCUT OLMAYAN EMTİANIN DURUMU

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın son iş günü olan 31 Ağustos 2018  tarihine (bu tarih dahil) kadar fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiştir.

Belge Düzeni:

Madde kapsamında düzenlenecek faturalarda alıcıya ilişkin bilgiler yerine, “Muhtelif Alıcılar (7143 sayılı Kanunun 6/2 maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir)” ibaresi yazılacaktır.

Değer Tespiti:

Faturada yer alacak bedel, söz konusu emtia ile aynı neviden olan emtiaların gayri safi kar oranı dikkate alınarak tespit edilecektir.

Gayri safi kar oranının yasal kayıtlardan tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.

Vergisel Yükümlülükler ve Muhasebe Kayıtları:

İşletme tarafından faturalanan ve yasal defterlere kaydedilen emtia ile ilgili işlemler, normal satış işlemlerinden bir farklılık arz etmemektedir. Satış hasılatı yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

Bu kapsamda ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenebilir.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia üzerinden hesaplanan KDV’nin beyan edildiği dönemde, ödenecek KDV’nin bu kapsamda belirtilen emtia üzerinden hesaplanan KDV’yi aşması hâlinde, emtia üzerinden hesaplanan KDV’ye isabet eden kısım üç eşit taksitte ödenebilecek, emtia üzerinden hesaplanan KDV’yi aşan ödenecek KDV tutarı ise ilgili dönem KDV beyannamesinin ödeme süresi içinde ödenecektir.

Emtia üzerinden hesaplanan KDV tutarından daha düşük tutarda ödenecek KDV çıkması hâlinde ise ödenecek KDV tutarı üç eşit taksitte ödenebilecektir. Ancak talep edilmesi hâlinde, taksitlendirilebilecek tutarın defaten ödenebilmesi de mümkündür.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtiaya ilişkin beyanda bulunanların 1 No.lu KDV beyannamesinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında bir tutar bulunması hâlinde ek beyanname verilmesi zorunludur.

Taksitlendirme imkânından yararlanmayı tercih etmeyenlerin, ilgili dönem beyannamesinin “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında yer alan tutarın tamamını defaten ödemeleri hâlinde, ek beyanname vermelerine gerek yoktur.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtiaya ilişkin beyanlara yönelik olası hesaplama ve ödeme tablosu aşağıda yer almaktadır.

 

İlgili Dönem Hesaplanan KDV Toplamı (TL)

7143 sayılı Kanun

(6/2-a) Hesaplanan KDV (TL)

İlgili Dönem İndirim KDV Toplamı(TL)

Ödenmesi Gereken KDV (TL)

1 No.lu KDV Beyannamesi Ödenecek KDV (TL)

(EK:21) Beyannamesi Ödenecek KDV (Taksitli)

(TL)

1. Durum

100.000

50.000

200.000

-

-

-

2. Durum

100.000

50.000

20.000

130.000

80.000

50.000

3. Durum

100.000

50.000

120.000

30.000

-

30.000

Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere ilk durumda 1 No.lu KDV beyannamesinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında herhangi bir tutar olmadığından ek beyanname verilmeyecektir. 2 ve 3. durumlarda ise ek beyannamenin verilmesi zorunludur.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtianın ÖTV’ye tabi olması hâlinde, ilgili mevzuatına göre hesaplanacak ÖTV’ye faturada yer verileceği ve bu emtianın tabi olduğu genel beyan usul ve esasları dâhilinde ilgili dönemde beyan edilip ödenecektir.

Stoklarında kaydi olarak yer aldığı hâlde fiilen bulunmayan ilaçlara ilişkin faturada maliyet bedeli üzerinden %4 oranında hesaplanan KDV, ilgili beyanname ile kağıt ortamında veya elektronik ortamda beyan edilecektir. Beyanname, en geç 31 Temmuz 2018 tarihine (bu tarih dâhil) kadar verilecek ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir. Ödenen bu vergi, hesaplanan KDV’den indirilemeyecek, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacaktır.

Fatura düzenlenmek suretiyle bu bölümde açıklandığı şekilde hasılatı kayıtlara intikal ettirilen emtiaların daha önceki dönemlerde satıldığının tespit edilmesi hâlinde, düzeltmeye tabi tutulmuş stoklarla ilgili olarak geçmişe yönelik tarhiyat yapılmayacağı gibi ceza ve faiz de uygulanmayacaktır.

Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler:

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen fatura bedeli “600 Yurtiçi Satışlar”, faturada hesaplanan katma değer vergisi de “391 Hesaplanan KDV” hesabına alacak yazılmak suretiyle kayıtlara intikal ettirilecektir. Bu hesapların karşılığını teşkil edecek borçlu hesap, uygulamayı yapan mükellefçe gerçeğe uygun olarak tespit edilecektir.

Gerçek durum ile kayıtlar arasındaki farklılık, faturasız satışlardan kaynaklanmakta olup faturasız satılan malların karşılığında işletme kalemlerinden birinde artış olması gerekmektedir. Bu artış nakit para, banka, alacak senedi, çek ve benzeri değerler şeklinde olabilir. Dolayısıyla, mal çıkışı karşılığında aktif değer olarak işletmede ne varsa veya işletmede beyan tarihinde bu artış ne olarak görülüyorsa, buna ilişkin hesaplara kayıt yapılması gerekmektedir.

Aktif hesaplarda meydana gelen artışın herhangi bir şekilde tespit edilememesi hâlinde “689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar” (Gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin düzenlenmesi sırasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.) hesabına borç kaydı yapılacaktır.

Kayıtlarda Yer Aldığı Hâlde İşletmede Mevcut Olmayan Emtianın Bs Formu Karşısındaki Durumu:

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen faturalar, Bs formu vermek zorunda olan mükelleflerce, Bs formu ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar (7143 sayılı Kanun Madde 6/2)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE MEVCUT OLMAYAN KASA MEVCUDU VE ORTAKLARDAN ALACAKLARIN BEYANI

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerine, 31.12.2017 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar (31.08.2018) vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkânı verilmiştir.

Bilanço Düzenleme ve Beyan:

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31.12.2017 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan;

  • Kasa mevcutlarını,
  • İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını,
  • Bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini,

7143 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın son günü olan 31 Ağustos 2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir.

Düzeltme uygulamasında, kasa mevcutları ile ortaklardan net alacak tutarlarıyla ilgili olmakla beraber başka hesaplarda takip edilen tutarların da dikkate alınması mümkündür.

Vergisel Yükümlülükler ve Muhasebe Kayıtları:

Bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklardan alacaklar tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini düzeltmek için beyanda bulunan mükellefler, beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplayacak ve hesaplanan vergiyi beyanname verme süresi içinde ödeyeceklerdir. Bu süre içerisinde ödenmeyen bu vergiler 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammıyla birlikte takip edilecektir.

Söz konusu tutarların beyanı üzerine, defter kayıtlarının düzeltilmesi gerekeceği tabiidir.

Öte yandan, mükelleflerce kâr dağıtımı yapılması hâlinde, ticari bilanço açısından dağıtılabilir ticari kar tutarı, 7143 sayılı Kanunun 6. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında beyan edilen ve "689. Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabı altında muhasebeleştirilen tutarlar dikkate alınmaksızın tespit olunacaktır.

Esas Alınacak Bilanço:

Kanunun 6/3. maddesi kapsamında beyanda bulunacak mükelleflerin, kurumlar vergisi beyannamesi ekinde vermiş oldukları 31.12.2017 tarihli bilançolarını dikkate almaları gerekmektedir.

Dolayısıyla, mükelleflerin kanuni süresinden sonra verdikleri düzeltme beyannamelerinin ekinde yer alan bilançoları dikkate alınmayacaktır.

Diğer Hususlar:

  • 7143 sayılı Kanunun 6/3. maddesi kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecektir. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar ile ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir.
  • Kurumlar vergisi mükelleflerince 7143 sayılı Kanunun 6/3. maddesi hükmü uyarınca yapılan beyanla ilgili olarak, söz konusu tutarların ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına bağlı vergi tevkifatına yönelik ilave bir tarhiyat yapılmayacaktır.
  • 7143 sayılı Kanunun 6/3. maddesi hükmü kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2018 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde beyanname verme süresi içinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması mümkün bulunmaktadır. Bu kapsama giren düzeltme işlemleri nedeniyle vergi dairelerince yapılacak ek tarhiyatlar için herhangi bir ceza veya faiz aranmayacaktır.
  • Tam tasdik sözleşmesi çerçevesinde daha önceki dönemlerine ilişkin rapor düzenlenmiş bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 7143 sayılı Kanunun 6. maddesi hükmünden yararlanmaları halinde, raporu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin bu işlemlerle sınırlı olarak sorumluluğu aranmayacaktır.

VARLIKLARIN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI

7143 Sayılı Kanun ile 30.11.2018 tarihine kadar yurt dışında bulunan varlıklarını Türkiye’ye getirilmesi ve yurt içinde bulunan varlıklarının işletmenin yasal kayıtlarına kayıt edilmesi konusunda önemli imkânlar getirilmiştir.

Yapılan düzenlemeye göre, bildirilecek veya beyan edilecek varlıkların, geçmişte belli bir tarih itibariyle sahip olunduğunun ispatı istenilmemektedir.

DÜZENLEMENİN KAPSAMI

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarını, 30.11.2018 tarihine kadar (bir veya birden fazla seferde) Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişiler,  bildirimlerini yapabileceklerdir.

Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri sahip oldukları Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını, 30.11.2018 tarihine kadar işletmelerinin yasal defterlerine kaydedebileceklerdir.

VARLIKLARIN BEYANI

Madde kapsamındaki varlıkların serbestçe tasarruf edilebilmesi için yurtdışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’de bulunan banka veya aracı kuruma bildirilmesi gerekmektedir. 

Ancak bu kapsamdaki varlıkların, yurtdışında bulunan banka ve finansal kurumlardan kullanılan ve maddenin yürürlük tarihi itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı bulunan kredilerin kapatılmasında kullanılması ile maddenin yürürlük tarihi itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının söz konusu varlıkların madde yürürlüğe girmeden önce Türkiye’ye getirilmesi suretiyle karşılanmış olması durumlarında banka ya da aracı kurumlara bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Öte yandan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, vergi dairelerine beyan edilmek suretiyle kanuni deftere kaydedilebilecektir.

Bakanlar Kurulu, bu maddede yer alan süreleri, bitim tarihlerinden itibaren altı aya kadar uzatmaya yetkili kılınmıştır.

Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi, bildirim ve beyanı ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyanların şekli, içeriği ve ekleri ile yapılacağı yeri, maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

VARLIKLARIN TÜRKİYE’YE GETİRİLMEKSİZİN DÜZENLEMEDEN YARARLANILMASI

Türkiye’ye getirilip kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin, en geç 30.11.2018 tarihine kadar, kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, borcun defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, ödemede kullanılan varlıkların Türkiye'ye getirilme şartı aranmaksızın bu düzenlemeden yararlanılabilecektir.  

Ayrıca bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.

VARLIKLARIN BEYAN VEYA BİLDİRİMİ İLE İLGİLİ İŞLEMLER

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi 31.12.2018 tarihine kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyecektir.

Aynı şekilde, vergi dairelerine beyan edilen varlıklar üzerinden %2 oranında vergi tarh edilecek ve tarh edilen bu vergi 31.12.2018 tarihine kadar ödenecektir.  

Türkiye’ye getirildikleri bu Kanun kapsamında beyan edilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır. Dolayısıyla yukarıda ifade edilen %2 oranındaki vergi dışında bu varlıklar için vergi alınmayacaktır.

Ayrıca 31.12.2018 tarihine kadar banka ve aracı kurumlara bildirilerek ya da yurtdışı kredinin kapatılması veya sermaye avansının karşılanması yoluyla getirilen varlıklar ile Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklara ilişkin olarak %2 oranındaki vergi de tarh edilmeyecektir.

Bildirilen veya beyan edilen varlıklar için ödenen vergi, gider yazılamayacağı gibi bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar da gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak dikkate alınmayacaktır.

Kanuni defterlere kaydedilen varlıkların, sermayeye ilave edilmemiş olması kaydıyla, işletmeden çekilmesi kar dağıtımı sayılmayacak ve bu nedenle gelir ve kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Türkiye’ye getirilen veya defterlere kaydedilen varlıklar nedeniyle, Kanun kapsamasında madde hükmünden yararlananlar hakkında, buna ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve yurtdışı varlıklarının bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kuruma kayıtlı hesaba transfer edilmesi koşuluyla, hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

TÜRKİYE’YE TRANSFER EDİLEN VE GELİR VE KURUMLAR VERGİSİNDEN İSTİSNA OLAN KAZANÇLAR

Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların;

  • Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,
  • Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları,
  • Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları,

31.10.2018 tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır.

Ayrıca tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları, 31.12.2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA OLAN BORÇLARA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

YAPILANDIRMA KAPSAMINA GİREN BORÇLAR

2018 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olan,

  • 5510 sayılı Kanun’un 4/a (Hizmet akdiyle çalışan), 4/b (Bağımsız çalışan) ve 4/c (Kamu çalışanları) maddeleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan sigorta primi, emekli keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi borçları,
  • İsteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi borçları,
  • Emekli olduktan sonra 4/b BağKur kapsamında sosyal güvenlik destek primi borçları,  (2016 yılı Şubat ve önceki aylara ilişkin)
  • Özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin eksik işçilikten (asgari işçilik) kaynaklanan sigorta primi borçları,
  • İdari para cezası borçları,
  • SGK tarafından ilgili Kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı borçları,
  • Hiçbir sosyal güvencesi olmaması nedeniyle genel sağlık sigortalılığı 60-g maddesi kapsamında sigortalı olanların genel sağlık sigortası primi borçları,

yapılandırılacaktır.

YAPILANDIRMA KAPSAMINDAKİ BORÇLARA UYGULANACAK FAİZ VE HESAPLAMA ŞEKLİ

Borç asılları ile bu borçların ödeme sürelerinin bittiği tarihten itibaren bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, hesaplanmış olan bu borçlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri borçların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

31.03.2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin olup bu kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleştiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle  ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının % 50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu yana geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, belirtilen süre ve şekilde ödenmesi gerekmektedir. Bu ödeme yapılması halinde idari para cezası asıllarının kalan %50’si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı tahsilinden vazgeçilecektir.

Prim aslı ödenip de fer’ileri kalan alacaklar için de alacağın %40’ı tahsil edilecek, kalan %60’ının ise tahsilinden vazgeçilecektir.

TAKSİTLE YAPILACAK ÖDEMELER

Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitinin Kanun’un yayımı tarihini izleyen üçüncü aydan başlamak üzere, ikişer aylık dönemler halinde, en fazla onsekiz taksitte ödenmesi gerekmektedir.

Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili fıkralara göre belirlenen tutar;

  • 6 eşit taksit için (1,045),
  • 9 eşit taksit için (1,083),
  • 12 eşit taksit için (1,105),
  • 18 eşit taksit için (1,15)

katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacaktır.

Tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması halinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.

BAŞVURU ŞEKLİ VE ÖDEME SÜRELERİ

Yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Borçlular yeniden yapılandırma kapsamında ikişer aylık dönemler halinde 6, 9, 12, 18 eşit taksitte borçlarını ödeyebileceklerdir.

Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarının son iki taksiti izleyen ayın sonuna kadar, geciken her ay için geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

İlk iki taksitin süresinde ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedileceklerdir.

YAPILANDIRMA TALEP EDENLERİN GENEL SAĞLIK SİGORTASINDAN YARARLANMASI

Kanuna göre 4/b kapsamındaki sigortalıları, 60/g bendi kapsamındaki genel sağlık sigortalıları ile ek-5 kapsamında tescilli olan tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz çalışanlar ve ek-6 kapsamında tescilli olan taksi, dolmuş vb nitelikteki toplu taşıma araçlarında sigortalı olanlar, borçlarını yapılandırmaları ve yapılandırma dışında 60 gün ve daha fazla süre borçlarının olmaması ve yapılandırmanın ilk taksitini ödemeleri şartıyla sağlık hizmetlerinden faydalanabileceklerdir.

YAPILANDIRMA HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMANIN KOŞULU

Borçluların yapılandırma hükümlerinden faydalanabilmek için dava açmamaları, açılmış olan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına gitmemeleri de gerekmektedir.

Saygılarımızla.

Dosyalar