7194 Sayılı Kanun (Vergisel Düzenlemeler)

Rehber: 2019/08

7194 Sayılı Kanun (Vergisel Düzenlemeler)

Sizi Arayalım

İçindekiler

Düzenleme İle Yeni Vergiler Getirilmiştir

Dijital Hizmet Vergisi İhdas Edilmiştir

Konaklama Vergisi İhdas Edilmiştir

Değerli Konut Vergisi İhdas Edilmiştir

Gelir Vergisine Yönelik Düzenlemeler

500.000 Tl’nin Üzerindeki Yıllık Gelirler İçin Gelir Vergisi Tarifesinde Değişikliğe Gidilmiştir

Yüksek Ücret Geliri Elde Edenlere Beyanname Verme Yükümlülüğü Getirilmiştir

Telif Kazançları İstisnasında Kısıtlamaya Gidilmiştir

Kiralanan Veya Satın Alınan Binek Otomobillere İlişkin Kira, Ötv, Kdv Ve Diğer Giderlere Yönelik Kısıtlama Getirilmiştir

Çalışanlara Ulaşım Bedeli Olarak Sağlanan Menfaatlere Yönelik İstisna Getirilmiştir

Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Uygulamasına Yönelik Şartlarda Esnekliğe Gidilmiştir

Sporculara Yapılan Ücret Ödemelerinden Yapılacak Tevkifat Oranları Değiştirilmiştir

Spor Hakemlerine Ödenen Ücretler İstisna Kapsamı Dışında Bırakılmıştır

Sporcu Ücretleri Üzerinden Tevkif Yoluyla Kesilen Verginin İadesi Uygulaması Sonlandırılmıştır

Karşı Tarafa Yükletilen Vekalet Ücreti Ödemelerinde Tevkifat Sorumluluğu Netleştirilmiştir

Vergi Usul Kanununda Yapılan Değişiklikler

Mükellefiyet Kaydının Risk Analizi Ve Değerlendirme Sonuçlarına Bağlı Olarak İdarece Silinebilmesinin Önü Açılmıştır

İzaha Davet Müessesesinde Değişiklik Yapılmıştır

Vergi Ve Cezada İndirim Müessesesinde Değişiklik Yapılmıştır

Kanun Yolundan Vazgeçme İmkânı Getirilmiştir

Diğer Vergilere İlişkin Düzenlemeler

Kambiyo İşlemlerinde Uygulanacak Bsmv Oranı Artırılmıştır

7194 SAYILI DİJİTAL HİZMET VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDAKİ KANUNDA YER ALAN VERGİSEL DÜZENLEMELER

07.12.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan "7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" ile, dijital hizmet vergisi, konaklama vergisi ve değerli konut vergisi adı altında üç adet yeni vergi ihdas edilmiş olup ayrıca bazı vergi kanunlarında çeşitli değişiklik ve düzenlemeler yapılmıştır.

Sözü edilen Kanun ile yapılan vergisel düzenlemeler özetle aşağıdaki şekildedir.

DÜZENLEME İLE YENİ VERGİLER GETİRİLMİŞTİR

Yapılan düzenleme kapsamında, Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi ve Değerli Konut Vergisi adı altında üç adet yeni vergi ihdas edilmiştir.

DİJİTAL HİZMET VERGİSİ İHDAS EDİLMİŞTİR

Verginin Konusu

Türkiye’de sunulan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat, dijital hizmet vergisine tabidir:

  • Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri (reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler dâhil),
  • Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dâhil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler,
  • Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri (kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler dâhil),
  • Bu hizmetlere yönelik dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetleri.

Mükellef ve Vergi Sorumlusu

Dijital hizmet vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcıları olup dijital hizmet sağlayıcıları, yukarıda sayılan hizmetleri sunanlardır. Bunların, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmaması, dar mükellefiyette söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi dijital hizmet vergisi mükellefiyetine tesir etmeyecektir.

Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması hâlleri ile gerekli görülen diğer hâllerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutabilecektir.

Muafiyet ve İstisnalar

İlgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, yukarıda sayılan hizmetlere ilişkin, Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar dijital hizmet vergisinden muaf tutulmuştur. Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınacaktır.

İlgili hesap dönemi içerisinde bu hadlerin her ikisinin de aşılması hâlinde muafiyet sona erecek ve haddin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren dijital hizmet vergisi mükellefiyeti başlayacaktır. Söz konusu hadlerin aşılıp aşılmadığının tespitinde, hesap döneminin üçer aylık dönemlerinin sonu itibarıyla ilgili hesap dönemi içinde elde edilen kümülatif hasılat dikkate alınacaktır.

Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca belirlenen hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlayacaktır.

Ayrıca Cumhurbaşkanı, belirlenen hadleri verginin konusuna giren hizmet türlerine göre ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, muafiyetin tespiti ve uygulanması amacıyla bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Bu kapsamda bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenlere, yükümlülüklerini yerine getirmeleri için otuz gün ek süre verilecektir. Verilen ek süre içerisinde, bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenler bu maddede yer alan muafiyetten yararlanamayacaktır.

Diğer yandan dijital ortamda yapılan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinden istisna tutulmuş olup bu hizmetlerden elde edilen hasılat belirlenen hadlerin tespitinde dikkate alınmayacaktır:

  • 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu kapsamında üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler,
  • 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu kapsamında üzerinden özel iletişim vergisi alınan hizmetler,
  • 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki hizmetler,
  • 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunda tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetler,
  • 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında yer alan ödeme hizmetleri.

Verginin Matrahı, Oranı Ve Hesabı

Dijital hizmet vergisinin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılattır. Hasılatın döviz ile hesaplanması hâlinde döviz, hasılatın elde edildiği tarihte geçerli olan TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilecektir.

Verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmayacak olup dijital hizmet vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmeyecektir.

Dijital hizmet vergisi oranı %7,5’tir.

Dijital hizmet vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle hesaplanacaktır. Bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmayacaktır.

Cumhurbaşkanı, dijital hizmet vergisi oranını, hizmet türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte %1’e kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya yetkili kılınmıştır.

Vergilendirme Dönemi, Verginin Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi

Dijital hizmet vergisinde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleridir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.

Dijital hizmet vergisi, mükellefin beyanı üzerine tarh olunacaktır. Hazine ve Maliye Bakanlığınca, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutulması halinde, bu beyan vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından yapılacaktır.

Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler.

Dijital hizmet vergisi, katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan hizmet sağlayıcıları için bu vergi bakımından bağlı bulundukları vergi dairesince, bulunmayanlar bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek vergi dairesince tarh olunacaktır.

Dijital hizmet vergisi, mükellef veya vergi sorumlusu olan gerçek veya tüzel kişi adına tarh olunacaktır. Adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılacaktır.

Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait dijital hizmet vergisini beyanname verme süresi içinde ödeyeceklerdir.

Dijital hizmet vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilecektir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, dijital hizmet vergisi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya resen tarh yerini tayin etmeye, mükellef veya vergi sorumlularına sadece vergiye tabi hizmetlerin sunulduğu dönemler için beyanname verdirmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Vergi Güvenliği

Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamına giren vergilere ilişkin beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen dijital hizmet sağlayıcılarına veya Türkiye’deki yetkili temsilcisine, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için dijital hizmet vergisini tarha yetkili vergi dairesi tarafından internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak VUK’da sayılan tebligat yöntemleri, elektronik posta veya diğer tüm iletişim araçları ile ihtarda bulunulabilecek ve bu durum Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde ilan edilecektir.

İlandan itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verilecek ve bu karar erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilecektir. Engelleme kararlarının gereği bildirimden itibaren yirmi dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecektir.

Yürürlük Tarihi

Dijital hizmet vergisine yönelik hükümler, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihi (07.12.2019) izleyen üçüncü ayın başında yürürlüğe girecektir. Buna göre, dijital hizmet vergisi 01.03.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olacaktır.

KONAKLAMA VERGİSİ İHDAS EDİLMİŞTİR

Gider Vergileri Kanunu’nun mülga 34. maddesi başlığı ile birlikte yeniden düzenlenerek otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetlerin (yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi) konaklama vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Geceleme hizmetinin, sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye mani olmayacaktır.

Verginin Mükellefi ve İstisnalar

Konaklama vergisinin mükellefi, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi tesislerde anılan hizmetleri sunanlardır.

Aşağıda sayılan hizmetler konaklama vergisinden müstesnadır:

  • Öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler,
  • Karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler.

Vergiyi Doğuran Olay, Verginin Matrahı ve Oranı

Vergiyi doğuran olay, bu hizmetlerin sunulması ile meydana gelecektir.

Konaklama vergisinin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır.

Konaklama vergisinin oranı %2’dir. Ancak düzenleme kapsamında getirilen geçici madde uyarınca, bu oran 31.12.2020 tarihine kadar %1 olarak uygulanacaktır. Cumhurbaşkanı, bu oranı bir katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, bu sınırlar içinde farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir.

Konaklama vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilecektir. Bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamayacaktır. Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.

Vergilendirme Dönemi

Konaklama vergisinde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleridir. Her bir vergilendirme dönemine ait konaklama vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar katma değer vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine (katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarca tesisin bulunduğu yer vergi dairesine) beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecektir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, konaklama vergisi beyannamesinin şekil, içerik ve ekleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda yetkilidir.

Yürürlük Tarihi

Konaklama vergisine ilişkin hükümler, 01.04.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

DEĞERLİ KONUT VERGİSİ İHDAS EDİLMİŞTİR

Emlak Vergisi Kanunu’na Dördüncü Kısım olarak eklenen maddeler (42 ve 49. maddeler arası) ile “Değerli Konut Vergisi” ihdas edilmiştir.

Verginin Konusu

Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 TL ve üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabi olacaktır.

Vergiye Ait Değerlerin Tespiti, İlanı ve Kesinleşmesi

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce ilgili mevzuat kapsamında yapılan veya yaptırılan değerleme sonucunda belirlenen ve değeri 5.000.000 TL’yi aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazlar;

  • ilgilileri tarafından ulaşılabilecek şekilde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün internet sitesinde ilan edilecek ve
  • ilgilisine ayrıca tebliğ edilecektir.

Tebliğ tarihinden itibaren on beşinci günün sonuna kadar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne itiraz edilmeyen mesken nitelikli taşınmaz değeri kesinleşecektir. Süresinde yapılan itirazlar, on beş gün içinde değerlendirilerek sonuçlandırılacak olup kesinleşen değer, aynı usulle ilan ve ilgilisine tebliğ edilecektir. Bu değer, değerli konut vergisi uygulamasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer olarak kabul edilecektir.

Bu vergi uygulamasında, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen bir değerin bulunmaması durumunda, bina vergi değeri esas alınarak vergilendirme işlemleri yapılacaktır.

Matrah ve Nispet

Verginin matrahı, bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olanı olacaktır.

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

  • 5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar             (Binde 3)
  • 7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar           (Binde 6)
  • 10.000.001 TL’yi aşanlar                                                 (Binde 10)

oranında vergilendirilecektir.

Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınacaktır.

5.000.000 TL tutarı ile vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen 5.000.000 TL’yi aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazların değeri her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak VUK hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır. Bu şekilde hesaplanan tutarların 10.000 Türk lirasına kadar olan kesirleri dikkate alınmayacaktır. Şu kadar ki, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen taşınmaz değeri, değer tespitinin yapıldığı yıl yeniden değerleme oranında artırılmayacaktır.

Mükellefiyet

Değerli konut vergisini mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenler ödeyeceklerdir.

Bir mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet hâlinde malik olanlar, hisseleri oranında mükellef olacaklardır. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Değerli konut vergisi mükellefiyeti;

  • Mesken nitelikli taşınmazın değerinin, bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerin 5.000.000 TL’yi aştığının (bu tutar dâhil) belirlendiği tarihi,
  • Vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması hâlinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi,
  • Muafiyetin sukut ettiği tarihi,

takip eden yıldan itibaren başlayacaktır.

Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hâle gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan mesken nitelikli taşınmazlardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erecektir.

Muaflıklar

Aşağıda yazılı mesken nitelikli taşınmazlar, değerli konut vergisinden muaf olacaktır:

  • Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar.
  • Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olan kişilerden; kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) (Bu hüküm, belirtilen kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları hâlinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.).
  • Yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve bunların müştemilatı (karşılıklı olmak şartıyla) ve merkezi Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar.
  • Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar (arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar dâhil) (bu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması hâlleri hariç).

Verginin Beyanı, Ödeme Süresi Ve Ödeme Yeri

Mükellef tarafından, mesken nitelikli taşınmaza ilişkin bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer, buna ait vesikalarla, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine, mesken nitelikli taşınmazın değerinin 5.000.000 TL’yi aştığı (bu tutar dâhil) yılı takip eden yılın şubat ayının 20. günü sonuna kadar beyanname ile beyan edilecek ve vergi, yetkili vergi dairesince yıllık olarak tarh ve tahakkuk olunacaktır. Müteakip yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilecek ve vergi ilgili vergi dairesince tarh ve tahakkuk olunacaktır.

Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek beyanname verebilecekleri gibi, münferiden de beyanname verebilecek olup paylı mülkiyet hâlinde ise beyanname münferiden verilecektir.

Vergi dairesi tarafından tarh ve tahakkuk ettirilen vergi, ilgili yılın şubat ve ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenecektir.

Yıl içerisinde mükellefiyetin başlamasını gerektirecek durumun meydana gelmesi hâlinde, mükellef tarafından takip eden yılın beyanname verme süresi içerisinde ilgili vergi dairesine beyanname verilecektir.

Değerli Konut Vergisi Hasılatı

Tahsil edilen değerli konut vergisi, genel bütçe geliri olarak kaydedilecek ve İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ile diğer kanunlara göre mahalli idarelere verilecek payların hesabında dikkate alınmayacaktır.

Yetki

Bu verginin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, muafiyetlerin uygulanmasında aranacak belgeleri tespit etmeye, beyanname verme ve ödeme sürelerini üç aya kadar uzatmaya, beyannamenin verileceği yetkili vergi dairesini, beyannamenin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye ve verginin beyanname aranmaksızın tahakkuk ettirilmesine Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Yürürlük Tarihi

Değerli konut vergisi ile ilgili hükümler, 07.12.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

GELİR VERGİSİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER

500.000 TL’NİN ÜZERİNDEKİ YILLIK GELİRLER İÇİN GELİR VERGİSİ TARİFESİNDE DEĞİŞİKLİĞE GİDİLMİŞTİR

Mevcut uygulamada %15 oranının yanında, elde edilen gelire göre artacak şekilde ve %20, %27 ve %35 oranları çerçevesinde, üç dilim olarak uygulanan gelir vergisi tarifesine dördüncü dilim eklenerek en yüksek gelir vergisi oranı %35’ten %40’a yükseltilmiştir.

Yürürlükte olan mevcut gelir vergisi tarifesi ile yapılan değişiklik sonrası yeni gelir vergisi tarifesi aşağıdaki gibidir:

Yürürlükteki Gelir Vergisi Tarifesi

Yeni Gelir Vergisi Tarifesi

18.000 TL'ye kadar

%15

18.000 TL' ye kadar

%15

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası

%20

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası,

%20

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

%27

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

%27

98.000 TL'den fazlasının 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'den fazlasının 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası   

%35

500.000 TL'nin 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 500.000 TL'nin 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası

%35

 

 

500.000 TL'nin 500.000 TL'si için 163.460 TL (ücret gelirlerinde 500.000 TL'nin 500.000 TL'si için 159.460 TL), fazlası

%40

Düzenleme, 01.01.2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek olup düzenleme kapsamında Gelir Vergisi Kanunu’na (GVK) eklenen Geçici 91. madde ile, 01.01.2019 - 31.12.2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine, değişiklik öncesi tarifenin uygulanacağı belirlenmiştir.

YÜKSEK ÜCRET GELİRİ ELDE EDENLERE BEYANNAME VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLMİŞTİR

Yapılan değişiklikle, 2020 yılı ve sonraki yıllarda elde edilen ve yeni gelir vergisi tarifesine göre dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (yıllık brüt 500.000 TL’yi) aşan tutarlarda ücret geliri elde edenlerin, tek işverenden tevkif yoluyla elde edilmiş olsa dahi, tüm ücret gelirlerini izleyen yılın Mart ayı içerisinde yıllık beyanname ile beyan edecekleri belirlenmiştir.

Yeni düzenleme, 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen ücret gelirlerine uygulanmak üzere 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

TELİF KAZANÇLARI İSTİSNASINDA KISITLAMAYA GİDİLMİŞTİR

GVK’nın 18. maddesinde düzenlenen telif kazançlarına yönelik istisnanın, bu kazancı elde edenlerin yıllık kazançları tutarının, gelir vergisi tarifesinin yeni ihdas edilen 4. gelir diliminde yer alan tutarı olan 500.000 TL’nin üzerinde olması durumunda, uygulanmayacağı belirlenmiştir. Bu durumda, ilgililerce GVK’nın 94. maddesi kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü ortadan kalkmakta olup ilgili mükelleflerce beyanname verilmesi gerekmektedir.

Buna göre, sözü edilen tutarın altında telif geliri olanlar için yapılan vergi stopajı nihai vergi olurken; bu tutarı geçenler içinse gelir vergisi beyannamesi verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

Söz konusu düzenleme, 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

KİRALANAN VEYA SATIN ALINAN BİNEK OTOMOBİLLERE İLİŞKİN KİRA, ÖTV, KDV VE DİĞER GİDERLERE YÖNELİK KISITLAMA GETİRİLMİŞTİR

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, ticari kazanç elde eden gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri tarafından;

  • Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin en fazla 5.500 TL'ye kadarlık kısmının,
  • Binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 TL'ye kadarlık kısmının,
  • Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla % 70'inin,
  • Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 TL'yi, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde, amortismana tabi tutan 250.000 TL'yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmının,

gider olarak dikkate alınabileceği belirlenmek suretiyle binek araçlara ilişkin giderlerin dikkate alınması hususunda kısıtlamaya gidilmiştir. Belirlenen bu sınırları aşan tutarların ticari kazancın/kurum kazancının tespitinde KKEG olarak dikkate alınması gerekeceği tabidir.

Diğer yandan işbu Duyuru konusu Kanun ile GVK’nın 68. maddesinde yapılan değişiklik ile, yukarıda yer verilen kısıtlamaların, serbest meslek erbabına ait binek otomobillere ilişkin giderlere de uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer yandan düzenleme kapsamında GVK’nın mükerrer 123. maddesinde değişikliğe gidilerek hem ticari kazanç elde edenler hem de serbest meslek kazancı elde edenler için indirim sınırı olarak belirlenen maktu tutarların VUK hükümlerince belirlenen yeniden değerleme oranına göre artırılacağı; ancak GVK’ya eklenen Geçici 91. madde uyarınca GVK’nın 40/1 maddesi ile 68. maddesinde yer alan 5.500 Türk liralık kira tutarı hakkında 2019 yılına ilişkin olarak 01.01.2020 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeniden değerleme yapılmayacağı belirlenmiştir.

Binek otomobillere yönelik kısıtlama öngören hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

ÇALIŞANLARA ULAŞIM BEDELİ OLARAK SAĞLANAN MENFAATLERE YÖNELİK İSTİSNA GETİRİLMİŞTİR

Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait;

  • Bir günlük ulaşım bedelinin 10 TL'yi aşmaması ve
  • Buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması halinde,

sözü edilen tutar gelir vergisinden istisna olacaktır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilecektir. Ayrıca bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

Düzenleme, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı 07.12.2019 tarihini izleyen ayın başında yani 01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERE %5 VERGİ İNDİRİMİ UYGULAMASINA YÖNELİK ŞARTLARDA ESNEKLİĞE GİDİLMİŞTİR

Vergiye uyumlu mükelleflerin, GVK’nın mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 oranındaki vergi indiriminden yararlanılması için, indiriminden yararlanılan yıl ve bu yıldan önceki son 2 yıla ait vergi beyannamelerinin zamanında verilmesi şartı aranmaya devam edilecektir. Pişmanlıkla beyan dolayısıyla sonradan verilen beyannameler (mevcut durumda olduğu gibi) yine bu şartın ihlali anlamına gelmeyecektir.

Bununla birlikte, GVK’nın mükerrer 121. maddesinde yapılan değişiklikle, bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin yasal süresinde ödenmesi şartı kaldırılmış olup indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, süresinde verilmiş olma şartı aranan bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olmasının yeterli görülmesi sağlanmıştır. Buna göre bu değişiklikle birlikte, zamanında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmemesi ihlal sayılmayacaktır.

Ayrıca, ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla,

  • Vergi kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve
  • İndirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi

halinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla,

  • Eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya
  • Vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde

kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Son olarak, sözü edilen vergi indiriminden yararlanmak için gerekli olan indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibariyle vergi aslı (vergi cezaları ile fer'i alacaklar dahil) 1.000 TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şartı aynen korunmuştur.

Söz konusu yeni düzenleme, 01.01.2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

SPORCULARA YAPILAN ÜCRET ÖDEMELERİNDEN YAPILACAK TEVKİFAT ORANLARI DEĞİŞTİRİLMİŞTİR

GVK’nın geçici 72. maddesi uyarınca lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerdeki sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelere uygulanacak tevkifat oranı %15’ten %20’ye çıkarılmış olup maddenin uygulama süresi 31.12.2023 tarihine uzatılmıştır.

Ayrıca 2020 yılı ve sonraki yıllarda elde edilen ve yeni gelir vergisi tarifesine göre dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (yıllık brüt 500.000 TL’yi) aşan tutarlarda ücret geliri elde eden sporcular, bu gelirlerini izleyen yılın Mart ayı içerisinde yıllık beyanname ile beyan edeceklerdir.

Kendilerinden yapılmış olan tevkifat tutarları, sorumlularca Vergi Dairesine ödenmiş olması koşuluyla yıllık beyannamede beyan edilen gelirler üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilecektir.

Düzenleme kapsamında GVK’ya eklenen Geçici 91. madde ile, lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerdeki sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelere uygulanacak tevkifat oranı %20’ye çıkarılması, 01.11.2019 tarihinden önce akdedilerek geçerlilik kazanmış sporcu sözleşmeleri kapsamında yapılan ücret ödemelerine uygulanmayacağı belirlenmiştir. 01.11.2019 tarihinden önceki sözleşmelere ilişkin olarak 01.11.2019 tarihinden sonra yapılan süre uzatımı ve ücreti etkileyen değişiklikler bu kapsamda olmayacaktır.

Sözü edilen düzenleme, 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

SPOR HAKEMLERİNE ÖDENEN ÜCRETLER İSTİSNA KAPSAMI DIŞINDA BIRAKILMIŞTIR

GVK’nın 29. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde değişikliğe gidilerek profesyonel spor yarışmalarını yöneten hakemlere (basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç) ödenen ücretler gelir vergisi istisnası kapsamından çıkarılmış olup  amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler için gelir vergisi istisnasının devam etmesi sağlanmıştır.

Düzenleme, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı 07.12.2019 tarihini izleyen ayın başında yani 01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

SPORCU ÜCRETLERİ ÜZERİNDEN TEVKİF YOLUYLA KESİLEN VERGİNİN İADESİ UYGULAMASI SONLANDIRILMIŞTIR

Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun ek 12. maddesi kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş̧ olan ve Türkiye’de faaliyette bulunan spor kulüpleri ve sportif alanda faaliyette bulunan sermaye şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden tevkif edilen vergisinin iadesi uygulaması 01.01.2020 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.

Bunun yerine, söz konusu vergiden Gençlik ve Spor Bakanlığının talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanınca uygun görülen payın, Gençlik ve Spor Bakanlığı adına açılacak özel hesaba Hazine ve Maliye Bakanlığınca aktarılacağı belirlenmiştir.

Düzenleme, 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

KARŞI TARAFA YÜKLETİLEN VEKALET ÜCRETİ ÖDEMELERİNDE TEVKİFAT SORUMLULUĞU NETLEŞTİRİLMİŞTİR

GVK’nın 94. maddesinde yapılan değişiklikle, icra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yüklenen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dahil) ödemekle yükümlü olanlar tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılacağı; belirlenmiştir.

Sözü edilen düzenleme, 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

MÜKELLEFİYET KAYDININ RİSK ANALİZİ VE DEĞERLENDİRME SONUÇLARINA BAĞLI OLARAK İDARECE SİLİNEBİLMESİNİN ÖNÜ AÇILMIŞTIR

İşbu Duyuru konusu Kanunla yapılan düzenleme kapsamında VUK’a eklenen 160/A maddesi ile mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak idare tarafından terkin edilmesinin önü açılmıştır.

Buna göre, mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilecek ve bunlar nezdinde yoklama yapılacaktır.

Yoklamayı müteakip, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde;

  • vergi dairesinin mükellefin sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve
  • ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile

mükellefiyet kaydı terkin edilecek ve bu durum mükellefe tebliğ edilecektir. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde 120.000 TL’den az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u tutarında 6183 sayılı Kanunun 10/1 maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan türde teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilecektir. Mükellefiyetin terkin edildiği tarih ile yeniden tesis edildiği tarih aralığında verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesise ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde verilecek ve tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenecektir.

Bu kapsamda mükellefiyeti terkin edilenler (serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10'una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin) ve bunlarla ilişkili olan kişilerin (ortağı oldukları adi ortaklıkların, kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, şirket sermayesinin asgari % 10'una sahip oldukları ticaret şirketlerinin veya idare ettikleri tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin) işe başlama bildiriminde bulunmaları hâlinde, bu kişiler hakkında mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyet kaydı bu kapsamda terkin edilenlerin;

  • tüm vergi borçlarının ödenmiş ve
  • belirtildiği şekilde teminat verilmiş

olması şarttır. Bu kapsamda teminat alınarak mükellefiyeti yeniden tesis edilenlerin düzenlemek zorunda oldukları fatura veya fatura yerine geçen belgelerden Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenenlerin, elektronik belge olarak düzenlenmesi zorunludur. Kâğıt olarak düzenlenmesi hâlinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılacak olup kayıtların tevsikinde kullanılamayacaktır.

Mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde;

  • Mükellefin başka bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği tespit olunursa, alınan teminat inceleme neticesinde doğan borçlar dâhil vergi borçlarına mahsup edilerek artan tutar iade olunacaktır.
  • Mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyeti bulunduğu hâlde sahte belge düzenlediği tespit olunursa, mükellef hakkında VUK’un 153/A maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilecektir. Ancak, daha önceden alınmış olan teminat sahte belge düzenleme fiili nedeniyle yapılan tarhiyatların ve kesilen cezaların kesinleşmesine kadar mükellefe iade olunmayacaktır.
  • Mükellefin sahte belge düzenlemediği tespit olunursa, alınan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla iade olunacaktır.

Bu kapsamda alınan teminatların iadesinde, 153/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınan teminatların iadesine ilişkin; bu teminatların vergi borçlarına mahsubu ve eksilen teminatların tamamlatılmasında ise VUK’un 153/A maddesinin dokuzuncu fıkrasına ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Bu kapsamda elektronik belge düzenleme yükümlülüğü getirilen mükelleflere ilişkin bilgiler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre duyurulacaktır. Bu kapsamda yapılan duyurular vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmayacaktır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu kapsamdaki işlemlere ilişkin süreleri, elektronik ortamda belge düzenleme zorunluluğunun başlayacağı tarihi, bu madde kapsamındaki mükelleflerin tahsilat ve ödemelerinin tevsiki ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Sözü edilen değişiklikler, 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

İZAHA DAVET MÜESSESESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMIŞTIR

Vergi Usul Kanununun 370. maddesinde düzenlenmiş bulunan “İzaha Davet” müessesesinde yapılan değişiklikler ile;

  • Mükellefe tanınan izahta bulunma süresi, halihazırda 15 gün iken izaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 30 güne çıkarılmaktadır.
  • Mükellefin izahatının İdarece yeterli bulunmaması halinde, mükellef tarafından zamanında yerine getirilmeyen ödevlerin tamamlanması için mükellefe tanınan süre 15 günden 30 güne çıkarılmaktadır.
  • Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (SMİYB) kullanılması halinin izaha davet kapsamına girebilmesi için aranan şartlar değiştirilmektedir. Buna göre, kullanılan sahte veya yanıltıcı belge tutarının;
  • Mevcut uygulamada her bir belge itibariyle 70.000 TL’yi (2019 yılı için) geçmemesi şartı aranırken yeni düzenlemede SMİYB tutarının bir takvim yılında 100.000 TL’yi geçememesi,
  • Mevcut uygulamada yukarıdaki şart ile birlikte SMYİB tutarının mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmaması şartı birlikte aranırken; yeni düzenlemede, SMİYB tutarının bir takvim yılında 100 bin TL’yi geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmayan mükelleflerin izaha davet edilebileceği

belirlenmiştir. Yapılan bu düzenleme ile her bir belge itibariyle aranan azami sınır yerine, takvim yılı itibariyle toplam bir azami had belirlenmektedir. Diğer yandan takvim yılı itibariyle belirlenmiş olan bu had aşılmış olsa bile SMYİB tutarının ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması halinde de izaha davet müessesesinden yararlanma imkânı getirilmektedir.

Diğer yandan VUK’un Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik ile izaha davet süreci neticesinde mezkûr maddeye göre kesilen %20 oranındaki vergi ziyaı cezası, uzlaşma kapsamı dışında tutulmuştur.

Söz konusu değişiklikler, 01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

VERGİ VE CEZADA İNDİRİM MÜESSESESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMIŞTIR

VUK’un 376. maddesinde belirlenen şartların sağlanması halinde hâlihazırda vergi ziyaı cezasında birinci defadan sonraki müteakip cezalarda indirim oranı üçte bir iken yapılan değişiklik ile müteakip vergi ziyaı cezalarında da indirim oranı cezanın yarısı olarak belirlenmiştir. 

Anılan maddede yapılan diğer bir değişiklik ile, uzlaşmaya varılan vergi veya vergi farkı ile vergi ziyaı cezasının yüzde yetmiş beşinin;

  • uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme zamanlarında;
  • ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde;

ödenmesi halinde uzlaşılan cezanın yüzde yirmi beşinin indirilmesi imkânı getirilmiştir.

Söz konusu değişiklikler, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarih olan 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

KANUN YOLUNDAN VAZGEÇME İMKÂNI GETİRİLMİŞTİR

VUK’un 379. maddesi “Kanun Yolundan Vazgeçme” başlığı ile yeniden düzenlenerek mükelleflere devam eden davalarda belli şartlar altında kanun yolundan vazgeçilmesi ile yeni indirime ulaşılması imkânı getirilmiştir.

Buna göre, vergi / ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda;

  • vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile
  • bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştay'ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç)

mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde;

  • dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla
  • kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla

başkaca bir işleme gerek kalmaksızın dava konusu vergi ve ceza tutarları aşağıdaki tabloda gösterilen oranlarda tahakkuk edecektir:

Karar Uyarınca Vergi / Cezanın Kaldırılması Durumunda

Karar Uyarınca Vergi / Cezanın Tasdik Edilmesi Durumunda

Kaldırılan Vergi Aslı

%60

Tasdik Edilen Vergi Aslı

%100

Kaldırılan Vergi Ziyaı Cezası

%0

Tasdik Edilen Vergi Ziyaı Cezası

%75

Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359. maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının

%25

Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359. maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tasdik edilen tutarının

%75

 Bu şekilde tahakkuk eden tutarların, tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80'inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu süre içinde tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılacaktır.

Ancak tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında bu indirim uygulanmayacaktır. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte ödenmesi şarttır.

Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderilecek ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilecektir. Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaf sürdürülmeyecektir. Kanun yolundan vazgeçildiği hâlde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu başvurular incelenmeyecektir.

Ayrıca, kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı da dâhil tutarlar, bu madde hükmüne göre ödenecek tutarlara mahsup edilecektir.

Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmeyecek olup bu alacaklar için icra takibi yapılamayacaktır.

Diğer yandan düzenleme kapsamında VUK’un 112/3. maddesinde bent eklenmek suretiyle, VUK’un 379. maddesi kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı belirlenmiştir.

“Kanun Yolundan Vazgeçme” adıyla getirilen bu düzenleme, 01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

DİĞER VERGİLERE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

KAMBİYO İŞLEMLERİNDE UYGULANACAK BSMV ORANI ARTIRILMIŞTIR

Gider Vergileri Kanunu’nun 33. maddesinde yapılan değişiklik ile, kambiyo alım ve satım muamelelerinde kambiyo satışlarının tutarı üzerinden hesaplanacak Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) oranı binde 1'den binde 2'ye yükseltilmektedir.

Ayrıca Cumhurbaşkanı, vergi oranını, kambiyo muamelelerinde on katına, vergiye tabi diğer muamelelerde ise kanuni seviyesine kadar artırma koşunda yetki kılınarak konuya ilişkin yetki genişletilmiştir.  

Söz konusu düzenleme, 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Saygılarımızla.

Dosyalar