Sizi Arayalım
7352 Sayılı Kanun (Vergi Usul Kanunu İle Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun)

REHBER: 29.01.2022/3

7352 Sayılı Kanun (Vergi Usul Kanunu İle Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun)

Vergi Usul Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 13.01.2022 tarihinde TBMM’ye sunulmuştu. Yürütme ve yürürlük maddeleri dahil toplam 4 maddeden oluşan Kanun Teklifi ile yapılması öngörülen düzenlemeler 15.01.2022 tarihli, 10 sayılı Duyurumuzda yer almıştı.

Yukarıda belirtilen Kanun Teklifi “7352 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” adıyla 29.01.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunmaktadır.

Söz konusu Kanun’da yer alan düzenlemeler, detayları itibariyle aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.

Enflasyon Düzeltmesi Uygulaması 31.12.2023 Tarihine Kadar Ertelenmiştir

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşması halinde, şartların gerçekleştiği hesap dönemlerinde mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması gerekmektedir.

Enflasyon düzeltmesi 2003 ve 2004 yıllarında uygulanmış ve anılan maddenin A fıkrasının (9) no.lu bendi kapsamındakiler (münhasıran sürekli olarak işlenmiş; altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal edenler) hariç, sonraki dönemden günümüze kadar şartların gerçekleşmemesi nedeniyle enflasyon düzeltmesi yapılmamıştır.

Bununla birlikte, 09.06.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7326 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanunu’nun geçici 31. maddesinde yapılan düzenlemeyle, bilanço usulüne göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine 31.12.2021 tarihine kadar taşınmazlarını ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini %2 vergili olarak yeniden değerlemeye tabi tutma imkanı getirilmiştir.

Akabinde, 26.10.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanunu’nda yapılan değişikliklerle de, amortismana tabi iktisadi kıymetler bakımından vergisiz olarak sürekli yeniden değerleme yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir.

Sözü edilen yeniden değerleme imkanları, 2004 yılından itibaren enflasyon düzeltmesinin uygulanmamasının yarattığı bilgi eksikliği, salgın şartlarında bu eksikliğin kapatılmasında yaşanacak olan zorluk ve şartların oluştuğunun anlaşıldığı tarih itibariyle beyanname süresine çok az bir süre kalmış olması, şartlar oluşsa bile enflasyon düzeltmesi uygulamasının ertelenmesi taleplerini gündeme getirmiş ve sözü edilen taleplere istinaden 7352 sayılı Kanunla 2021 yılı itibariyle uygulanması gereken enflasyon düzeltmesi 2023 yılı sonuna kadar ertelenmiştir.

Aksi halde, mevcut durumda, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298/A maddesinde belirlenmiş koşulların (son yıl %10, son 3 yıl %100 Yi-ÜFE’de artış olması) 2021 hesap döneminde gerçekleşmiş olması nedeniyle 2021/IV geçici vergi döneminde enflasyon düzeltmesinin yapılması gerekecekti.

Enflasyon düzeltmesi uygulamasının ertelenmesinin amacıyla 7352 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’na eklenen geçici 33. madde aşağıdaki gibidir:

Geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ve 2022 hesap dönemleri (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022 ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.

Mükerrer 298. maddenin (Ç) fıkrası uygulaması açısından, birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirilir.

31.12.2023 tarihli mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez.

Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri, mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamında olan mükellefler bakımından geçerli değildir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Buna göre, 31.12.2023 tarihli mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak, yapılan düzeltmeden kaynaklanan kar/zarar farkı geçmiş yıllar kar/zararı hesabında gösterilecek, bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl karı vergiye tabi tutulmayacak, geçmiş yıl zararı ise zarar olarak kabul edilmeyecektir.

Kurumlar Vergisi Kanununa Eklenen İstisnalar

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 14. maddeye göre. 

  • Kurumların 31.12.2021 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralarını, 2021/IV. geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar (17.02.2022) Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi uygulaması kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı, bu kapsamda açılan en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda aşağıda belirtilen kazançlar kurumlar vergisinden istisna olacaktır:
    • Yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarının 01.10.2021 ila 31.12.2021 tarihleri arasındaki döneme isabet eden kısmı,
    • 2021 yılı IV. geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevrilen hesaplarla ilgili oluşan kur farkı kazançları ile söz konusu hesaplardan dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları ile diğer kazançlar.
  • Kurumların 31.12.2021 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralarını 2022 yılı sonuna kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda oluşan kur farkı kazançlarının, geçici vergi dönemi sonu değerlemesiyle Türk lirasına çevrildiği tarih arasına isabet eden kısmı ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden istisna olacaktır.
  • Kurumların 31.12.2021 tarihli bilançolarında yer alan altın hesabı ile bu tarihten sonra açılacak işlenmiş ve hurda altın karşılığı altın hesabı bakiyelerini 2022 yılı sonuna kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kazançlar ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden istisna olacaktır.

Öte yandan, öngörülen süre ve şekilde dönüşüm kuru/fiyatı üzerinden Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına çevrilen yabancı paralar ile altın hesaplarına ilişkin olarak bu istisnayla sınırlı olmak üzere Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/3. maddesi uygulanmayacaktır. Sözü edilen maddeye göre, “İştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez.”

Buna göre, alış tarihindeki kura kıyasla kurlarda düşme olması sebebiyle, 2021/IV. geçici vergi dönemindeki değerlemede ve/veya kur korumalı mevduat düzenlemeleri çerçevesinde TL’ye dönüşüm sırasında kur farkı zararı oluşan mükelleflerin, söz konusu zararları kurumlar vergisinden indirilebilecek, bunlar için KVK’nın 5/3. maddesinden hareketle kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) muamelesi yapılmayacaktır. 

Yukarıda belirtilen istisna düzenlemeleri, aynı şartlar geçerli olmak üzere, bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin kazançları hakkında da uygulanacaktır.

Türk lirası mevduat veya katılma hesabından vadeden önce çekim yapılması durumunda, istisna edilen tutarlar nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecektir. Hesabın kısmen bozulması durumunda dahi hesabın tamamı için sağlanan imkanın kaybedileceği ve toplam bedel üzerinden cezalı tarhiyata sebebiyet verileceği anlaşılmaktadır.

7352 sayılı Kanun, Resmi Gazete’de yayımlandığı 29.01.2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanan orijinal haline buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Dosyalar