Dijital Hizmet Vergisi Uygulama Genel Tebliği Yayımlanmıştır

DUYURU: 23.03.2020/35

Dijital Hizmet Vergisi Uygulama Genel Tebliği Yayımlanmıştır

Sizi Arayalım

DİJİTAL HİZMET VERGİSİ KANUNU VE BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ’NDE YER ALAN VERGİSEL DÜZENLEMELER

Bilindiği üzere, "Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" 24.10.2019 tarihi itibariyle TBMM’ye sunulmuş bulunmaktadır. TBMM’ye sevk edilen Kanun Teklifinde vergisel konularda önemli düzenlemeler yapılmakta olup, Teklifte öngörülen düzenlemelerin yasalaşma sürecinde değişikliklere uğraması muhtemeldir.

Sözü edilen Kanun Teklifi ile yapılması öngörülen vergisel düzenlemeler, özetle aşağıdaki şekildedir:

I.   DİJİTAL HİZMET VERGİSİ İHDAS EDİLMEKTEDİR:

Teklifle dijital hizmetlerden elde edilen hasılatın vergilendirilmesini sağlamak üzere %7,5 oranında dijital hizmet vergisi ihdas edilmektedir.

Yasa Teklifinde verginin konusuna giren dijital hizmetler;

  • Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri (reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler dahil),
  • Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dahil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler,
  • Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri (kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler dahil),
  • Yukarıda sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda verilen aracılık hizmetleri

şeklinde sayılmaktadır.

 

Dijital hizmet vergisinin matrahı, birer aylık vergilendirme dönemlerinde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılat olacaktır.

Dijital hizmet vergisinin mükellefi dijital hizmet sağlayıcıları olarak belirlenmiş olup bunların tam ya da dar mükellef olmasının Türkiye’de işyeri ve daimi bir temsilcisinin olup olmamasının vergilendirmeye etkisi olmayacaktır.

Verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin Türkiye'den elde edilen hasılatı 20 milyon Türk Lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon Avrodan az olanlar dijital hizmet vergisinden muaf tutulmaktadır. Böylelikle, verginin kapsamına daha ziyade çok uluslu ve büyük ölçekli işletmelerin alınmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen dijital hizmet sağlayıcılarına ve Türkiye’deki yetkili temsilcisine, ilgili vergi dairesi tarafından çeşitli iletişim araçları kullanılarak ihtarda bulunulabilecek ve bu durum GİB’in internet sitesinde ilan edilecektir. İlandan itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmete ilişkin erişim anılan yükümlülükler yerine getirilene kadar engellenebilecektir. 

Dijital hizmet vergisi, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihi izleyen 3. ayın başında yürürlüğe girecektir.

II. KONAKLAMA VERGİSİ İHDAS EDİLMEKTEDİR:

Gider Vergileri Kanunu’nun 34. maddesine eklenen hüküm ile; otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart, misafirhane ve kamping gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetten yararlananlara sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, plaj, termal ve benzeri alanların kullanımı hizmetleri gibi diğer tüm hizmetler karşılığında katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamı üzerinde %2 oranında konaklama vergisine tabi olacak; ancak bu oran 31.12.2020 tarihine kadar %1 olarak uygulanacaktır.

Konaklama vergisinde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleridir.

Söz konusu vergi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilecek olup bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılmayacaktır. Ayrıca bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.

Konaklama vergisi 01.04.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

III.  DEĞERLİ KONUT VERGİSİ İHDAS EDİLMEKTEDİR:

Emlak Vergisi Kanunu’nun IV. kısmına (42 ve 49. maddeler arasına) eklenen hükümler ile “Değerli Konut Vergisi” ihdas edilmektedir. Düzenlemeye göre;

  • Emlak vergisine esas bina vergi değeri ve ilgili mevzuatın verdiği yetkiye istinaden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılan değerleme sonucu belirlenmiş değeri 5 milyon TL'nin üzerinde olan konutlar vergiye tabi olacaktır.
  • Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılan değerleme sonucunda belirlenen değeri 5 milyon TL'nin üzerinde olan mesken nitelikli taşınmazlar, ilgilileri tarafından ulaşılabilecek şekilde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün İnternet sitesinde ilan edilecek ve ilgilisine ayrıca tebliğ edilecektir.
  • Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen bir değerin bulunmaması durumunda, bina vergi değeri esas alınarak vergilendirme işlemleri yapılacaktır.
  • Konutun değerine göre artan oranlı vergi tarifesi belirlenmektedir. Buna göre, değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;
  • 5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar        (Binde 3)
  • 7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar      (Binde 6)
  • 10.000.001 TL'yi aşanlar                                              (Binde 10)

      oranında vergilendirilecektir.

  • Konutun değerinin yukarıda belirlenen değeri aştığı yılı takip eden yılın Şubat ayının 20. günü sonuna kadar bu verginin mükellefi tarafından beyanname ile beyan edilmesi ve tahakkuk eden verginin ilgili yılın Şubat ve Ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.

Değerli konu vergisi 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe girecektir.

IV. TAPU DEVİRLERİNDE HARÇ MATRAHININ TESPİTİNE İLİŞKİN YENİ UYGULAMA ÖNGÖRÜLMEKTEDİR:

Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcı, emlak vergisi değerinin yanı sıra yeni düzenlemenin verdiği yetkiye istinaden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılan değerleme sonucu belirlenmiş bir değer bulunması durumunda, bu değerden az olmamak üzere gerçek devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanacaktır. 

Öngörülen yeni uygulama 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe girecektir.

V.  KAMBİYO İŞLEMLERİNDE GEÇERLİ BSMV ARTIRILMAKTADIR:

Gider Vergileri Kanunu’nun 33. maddesinde yapılması öngörülen değişiklik ile, kambiyo alım ve satım muamelelerinde kambiyo satışlarının tutarı üzerinden hesaplanacak BSMV oranı binde 1'den binde 2'ye yükseltilmektedir.

Söz konusu düzenleme, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihte yürürlüğe girecektir.

VI.  KİRALANAN VEYA SATIN ALINAN BİNEK OTOMOBİLLERE İLİŞKİN KİRA, ÖTV, KDV VE DİĞER GİDERLERE YÖNELİK KISITLAMA GETİRİLMEKTEDİR:

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere;

  • Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 TL'ye kadarlık kısmı,
  • Binek otomobillerin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 TL'ye kadarlık kısmı,
  • Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla% 70'i,
  • Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 TL'yi, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde, amortismana tabi tutarı 250.000 TL'yi aşan binek otomobillerin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı

gider olarak dikkate alınabilecektir. Belirlenen bu sınırları aşan tutarlar kurum kazancının tespitinde Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak dikkate alınması gerekecektir.

Yukarıda yer verilen kısıtlamalar, serbest meslek erbabına ait binek otomobillerin giderlerine de uygulanacaktır.

Binek otomobillere yönelik kısıtlama öngören hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

VII. 500.000 TL’NİN ÜZERİNDEKİ YILLIK GELİRLER İÇİN GELİR VERGİSİ TARİFESİNDE DEĞİŞİKLİĞE GİDİLMEKTEDİR:

Mevcut uygulamada 4 basamakta %15, %20, %27 ve %35 olarak uygulanan Gelir vergisi tarifesine 5. basamak eklenmekte ve en yüksek gelir vergisi oranı %35’ten %40’a yükseltilmektedir.

Yürürlükte olan mevcut gelir vergisi tarifesi ile Yasa teklifinde öngörülen yeni gelir vergisi tarifesi aşağıdaki gibidir:

Yürürlükteki Gelir Vergisi Tarife

Yeni Gelir Vergisi Tarifesi

18.000 TL'ye kadar

%15

18.000 TL' ye kadar

%15

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası

%20

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası,

%20

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

%27

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

%27

98.000 TL'den fazlasının 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde148.000 TL'den fazlasının 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası   

%35

500.000 TL'nin 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 500.000 TL'nin 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası

%35

 

 

500.000 TL'nin 500.000 TL'si için 163.460 TL (ücret gelirlerinde

500.000 TL'nin 500.000 TL'si için 159.460 TL), fazlası

%40

 

2019 yılı ücret gelirlerine yürürlükte olan eski tarife uygulanacak olup, 2019 yılında elde edilecek diğer gelir unsurlarına ise yeni tarifenin uygulanması öngörülmektedir.

VIII.     YÜKSEK ÜCRET GELİRİ ELDE EDENLERE BEYANNAME VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLMEKTEDİR:

2020 yılı ve sonraki yıllarda elde edilen ve yeni gelir vergisi tarifesine göre dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (yıllık brüt 500.000 TL’yi) aşan tutarlarda ücret geliri elde edenler, tek işverenden tevkif yoluyla elde edilmiş olsa dahi, tüm ücret gelirlerini izleyen yılın Mart ayı içerisinde yıllık beyanname ile beyan edeceklerdir.

Öngörülen yeni düzenleme 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen ücret gelirlerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

IX.         TELİF KAZANÇLARI İSTİSNASINDA KISITLAMAYA GİDİLMEKTEDİR:

Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nun 18. maddesinde düzenlenen telif kazançlarını elde edenlerin yıllık kazançlarının tutarının, gelir vergisi tarifesinin 4. gelir diliminde yer alan tutarın (500.000 TL’nin) üzerinde olması durumunda, GVK’nın 18. maddesinde düzenlenen istisnadan faydalanamamaları ve beyanname vermeleri öngörülmektedir.

Bu tutarın altında telif geliri olanlar için stopaj nihai vergi olurken bu rakamı geçenler ise gelir vergisi beyannamesi vermek zorunda kalacaklardır.

Sözü edilen düzenlemenin 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

X.  ÜCRETLİLERE ULAŞIM BEDELİ OLARAK SAĞLANAN MENFAATLERE YÖNELİK İSTİSNA GETİRİLMEKTEDİR:

Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait;

  • Bir günlük ulaşım bedelinin 10 TL'yi aşmaması ve
  • Buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması halinde

sözü edilen tutar gelir vergisinden istisna olacaktır. Ödemenin bu tutan aşması halinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilecektir.

Öngörülen bu düzenleme, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihi izleyen ayın başında yürürlüğe girecektir.

XI. SPOR HAKEMLERİNE ÖDENEN ÜCRETLER İSTİSNA KAPSAMINDAN ÇIKARILMAKTADIR:

Gelir Vergisi Kanunu’nun 29/1-4 numaralı maddesi yürürlükten kaldırılmak suretiyle, spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler istisna kapsamından çıkarılmaktadır.

Anılan düzenlemenin, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihi izleyen ayın başında yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

XII.  KARŞI TARAFA YÜKLETİLEN VEKALET ÜCRETİ ÖDEMELERİNDE TEVKİFAT SORUMLULUĞU AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMAKTADIR:

İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dahil) ödemekle yükümlü olanlar tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılması; ödemenin avukatın müvekkiline yapılması durumunda ise müvekkil tarafından tevkifatın yapılması öngörülmektedir.

Sözü edilen düzenleme, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihte yürürlüğe girecektir.

XIII. VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERE TANINAN %5 VERGİ İNDİRİMİ UYGULAMASININ ŞARTLARINDA ESNEKLİĞE GİDİLMEKTEDİR:

%5 oranındaki vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlanılması için, indirimden yararlanılan yıl ve bu yıldan önceki son 2 yıla ait vergi beyannamelerinin zamanında verilmesi şartı aranmaya devam edilmektedir. Pişmanlıkla beyan dolayısıyla sonradan verilen beyannameler (mevcut durumda olduğu gibi) yine bu şartın ihlali anlamına gelmeyecektir.

Bununla birlikte, bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin yasal süresinde ödenmesi şartı kaldırılmakta; indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, süresinde verilmiş olma şartı aranan bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması yeterli görülmektedir. Dolayısıyla zamanında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmemesi ihlal sayılmayacaktır.

Ayrıca, mahsuben yapılan ödemelerde, daha sonra yapılan tespitler üzerine mahsuben ödenmek istenen tutarın %10'una kadar yapılan eksik ödemeler indirimden faydalanılmasına engel teşkil etmeyecektir.

 

İndirimden yararlanıldığı tarih itibariyle vergi aslı (vergi cezaları ile fer'i alacaklar dahil) 1.000 TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunmaması gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen yeni düzenleme, 01.01.2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

XIV.-MÜKELLEFLERE “KANUN YOLUNDAN VAZGEÇME” İMKANI GETİRİLMEKTEDİR:

Vergi Usul Kanunu’nun 379. maddesi “Kanun Yolundan Vazgeçme” başlığı ile yeniden düzenlenerek, mükelleflere devam eden davalarda belli şartlar altında kanun yolundan vazgeçilmesi ile ihtilaflı aşamadaki borçlarda bazı indirimler sağlanması öngörülmektedir. Buna göre;

  • Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştay'ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç); mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın dava konusu vergi ve ceza tutarları aşağıdaki oranlarda vergi tahakkuk edecektir.

 

Karar Uyarınca Vergi/Cezanın

Kaldırılması Durumunda

Karar Uyarınca Vergi/Cezanın

Tasdik Edilmesi Durumunda

Kaldırılan Vergi Aslı

%60

Tasdik Edilen Vergi Aslı

%100

Kaldırılan Vergi Ziyaı Cezası

%0

Tasdik Edilen Vergi Ziyaı Cezası

%75

Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359. maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının

%25

Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359. maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tasdik edilen tutarının

%75

 

  • Bu şekilde tahakkuk eden tutarların tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekecektir.
  • Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80'inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılacaktır.

 

  • İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır.

Kanun Yolundan Vazgeçme olarak adlandırılan bu düzenlemelerin 01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

XV. VERGİ VE CEZADA İNDİRİM MÜESSESESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMAKTADIR:

Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesinde belirlenen şartların sağlanması halinde, halihazırda vergi ziyaı cezasında birinci defadan sonraki müteakip cezalarda indirim oranı üçte bir iken yapılan değişiklik ile müteakip vergi ziyaı cezalarında da indirim oranı cezanın yarısı olarak belirlenmektedir.

İlgili maddede yapılan diğer bir değişiklik ile, uzlaşmaya varılan vergi veya vergi ziyaı cezasının %75’inin Kanunun ek 8. maddesinde belirlenen ödeme süreleri içinde (uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren 1 ay içinde) ödenmesi halinde uzlaşılan cezanın %25’inin indirilmesi imkanı getirilmektedir.

Sözü edilen değişiklikler, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihte yürürlüğe girecektir.

XVI. İZAHA DAVET MÜESSESESİNDE DEĞİŞİKLİK ÖNGÖRÜLMEKTEDİR:

Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesinde düzenlenmiş bulunan “İzaha Davet” müessesesinde yapılan değişiklikler ile;

  •  Mükellefe tanınan izahta bulunma süresi, halihazırda 15 gün iken izaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 30 güne çıkarılmaktadır.
  • Mükellefin izahatının İdarece yeterli bulunmaması halinde, mükellef tarafından zamanında yerine getirilmeyen ödevlerin tamamlanması için mükellefe tanınan süre 15 günden 30 güne çıkarılmaktadır.
  • Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (SMİYB) kullanılması halinin izaha davet kapsamına girebilmesi için aranan şartlar değiştirilmektedir. Buna göre kullanılan sahte veya yanıltıcı belge tutarının;
  • Mevcut uygulamada her bir belge itibariyle (2019 yılı için) 70.000 TL’yi geçmemesi şartı aranırken yeni düzenlemede SMİYB tutarının bir takvim yılında 100 bin TL’yi geçmemesi,
  • Mevcut uygulamada yukarıdaki şart ile birlikte SMİYB tutarının mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmaması şartı birlikte aranırken; yeni düzenlemede, SMİYB tutarının bir takvim yılında 100 bin TL’yi geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmayan mükelleflerin izaha davet edilebileceği düzenlenmektedir.

 

Yapılan bu düzenleme ile her bir belge itibariyle aranan azami sınır yerine, takvim yılı itibariyle toplam bir azami had belirlenmektedir. Diğer yandan, takvim yılı itibariyle belirlenmiş olan bu had aşılmış olsa bile, SMYİB tutarının ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması halinde de izaha davet müessesesinden yararlanma imkanı getirilmektedir.

Diğer yandan, Kanunun Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik ile, izaha davet süreci neticesinde ilgili maddeye göre kesilen %20 oranındaki vergi ziyaı cezası uzlaşma kapsamından çıkarılmaktadır.

İzaha davet müessesesinde yapılması önerilen bu değişikliklerin 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe girmesi önerilmektedir.

XVII. MÜKELLEFİYET KAYDININ RİSK ANALİZİ VE DEĞERLENDİRME SONUÇLARINA BAĞLI OLARAK İDARECE SİLİNEBİLMESİNE İMKAN TANINMAKTADIR:

Vergi Usul Kanununa eklenen 160/A maddesi ile, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi unsurlar çerçevesinde yapılan risk analiz çalışmaları neticesinde elde edilen sonuçlara göre;

  • Sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu değerlendirilen mükelleflerin vergi incelemesine sevk edilmesi,
  • Yapılan yoklama neticesinde Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre inceleme sonuçlanmasını beklemeden mükellefiyet kayıtlarının terkin edilmesi (silinmesi),
  • Mükellefiyetlerinin devamını isteyenlerden teminat istenmesi,
  • Söz konusu mükellefler ile bunlarla maddede öngörülen çerçevede ilişkili olanlardan yine maddede öngörülen durumlarda teminat istenmesi ve
  • Teminatların iadesi

gibi işlemlere ilişkin süreçler hakkında düzenlemeler yapılmaktadır.

Sözü edilen değişiklikler, Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihte yürürlüğe girecektir.

XVIII. SPORCULARA YAPILAN ÜCRET ÖDEMELERİNDEN YAPILACAK TEVKİFAT ORANLARI DEĞİŞTİRİLMEKTEDİR:

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72. maddesi uyarınca lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerdeki sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelere uygulanacak tevkifat oranı %15’ten %20’ye çıkarılmakta ve maddenin uygulama süresi 31.12.2023 tarihine uzatılmaktadır.

 Ayrıca, 2020 yılı ve sonraki yıllarda elde edilen ve yeni gelir vergisi tarifesine göre dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (yıllık brüt 500.000 TL’yi) aşan tutarlarda ücret geliri elde eden sporcuların, bu gelirlerini izleyen yılın Mart ayı içerisinde yıllık beyanname ile beyan etmeleri öngörülmektedir.

Kendilerinden yapılmış olan tevkifat tutarları, sorumlularca Vergi Dairesine ödenmiş olması koşuluyla yıllık beyannamede beyan edilen gelirler üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilecektir.

Anılan düzenleme, 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

XIX. SPORCU ÜCRETLERİ ÜZERİNDEN TEVKİF YOLUYLA KESİLEN VERGİLERİN İADESİ UYGULAMASINA SON VERİLMEKTEDİR:

Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun ek 12. maddesi kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş̧ olan ve Türkiye’de faaliyette bulunan spor kulüpleri ve sportif alanda faaliyette bulunan sermaye şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden tevkif edilen gelir vergisinin iadesi uygulaması, 01.01.2020 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmaktadır.

 

Saygılarımızla,

Dosyalar