Sizi Arayalım
Nakdi Sermaye Artırımında Faiz İndiriminde Önemli Noktalar ve 4. Geçici Vergi Dönemi Uygulaması

MAKALE: 29.01.2026/04

Nakdi Sermaye Artırımında Faiz İndiriminde Önemli Noktalar ve 4. Geçici Vergi Dönemi Uygulaması

Centrum Türkiye Ortağı Sn. Murat Softa tarafından kaleme alınan bu makalede, nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasının hukuki dayanağı, kapsamı ve uygulamada dikkat edilmesi gereken temel hususlar ele alınmaktadır. Nakit sermaye artışının hangi şartlarda indirim konusu yapılabileceği, indirim oranları, uygulamadan yararlanamayacak sermaye artışları ile kazanç yetersizliği ve sermaye azaltımı gibi durumların indirim üzerindeki etkileri açıklanmaktadır. Ayrıca, nakdi sermaye faiz indiriminin 4. geçici vergi döneminde uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin mevzuattaki belirsizlikler ve güncel faiz oranı üzerinden uygulama imkânı değerlendirilerek mükellefler için uygulamaya dönük önemli tespit ve önerilere yer verilmektedir.

23.01.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 24. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Şirketlerin finansman yapısında özkaynakların güçlendirilmesi, ekonomik istikrar ve sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, Türk vergi mevzuatında nakdi sermaye artışlarını teşvik etmek amacıyla çeşitli düzenlemelere yer verilmiştir. 6637 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesine eklenen (ı) bendi ile, sermaye şirketlerinin nakit sermaye artışları üzerinden hesaplanan faiz tutarının belirli bir oranının vergi matrahından indirilmesine olanak sağlanmaktadır. Bu düzenleme ile amaçlanan temel hedef, şirketlerin borçlanma yerine özkaynak yoluyla finansman sağlamalarını teşvik etmektir.

Bu çalışmada, nakdi sermaye artışında faiz indirimi uygulamasının sermaye şirketleri açısından önemli noktaları ile 4. geçici vergi döneminde nakdi sermaye artışında faiz indiriminin uygulanmasının mümkün olup olmadığının açıklanması amaçlanmaktadır.

Nakdi Sermaye Artışında Faiz İndirimi Uygulamasının Hukuki Dayanak ve Genel Çerçevesi

27.03.2015 tarihli ve 6637 sayılı Kanunun ile, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendine göre; finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin, ticaret siciline tescil edilmiş nakdi sermaye artışları üzerinden hesaplanan tutarın %50’si kurum kazancından indirilebilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-(ı) bendinde düzenlenen nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasına göre; finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere;

  • Sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içerisinde ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları ile,
  • Yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden,
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafınca indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak,
  • İlgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'sinin,
  • Kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla

kurum kazancından indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Nakdi sermaye artışının yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için ise bu oran %75 olarak uygulanmaktadır.

Söz konusu düzenleme sermaye şirketlerinin sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla getirilmiş olup, indirime konu edilecek tutarın hesaplanmasında 01.07.2015 tarihinden itibaren ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya bu tarihten itibaren yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden hesaplanacak tutarlar dikkate alınacaktır. Dolayısıyla;

  • Sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından kaynaklanan sermaye artışları,
  • Bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Ortaklarca veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları,
  • Şirkete nakdi sermaye dışında hisse senedi, tahvil veya bono gibi kıymetlerin konulması suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları,
  • Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışları,

indirim tutarının hesabında dikkate alınamayacaktır.

Bu indirimden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile bu dönemi izleyen dört hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanılmaktadır. Bu dönemlerde sermaye azaltımı yapılması hâlinde azaltılan sermaye tutarı indirim hesaplamasında dikkate alınmamaktadır.

İndirimin Kapsamı ve Tanımlar

İndirime konu edilecek tutarın hesaplanmasında, 01.07.2015 tarihinden itibaren ticaret siciline tescil edilen nakdi sermaye artışları dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede indirim hesabında kullanılan;

  • Nakdi sermaye artışı, mevcut sermaye şirketlerinde ödenmiş veya çıkarılmış sermayedeki nakit artışları ile yeni kurulan şirketlerde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmını,
  • Ticari krediler faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan, bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranını,
  • Süre, sermaye artışının nakit olarak yatırıldığı ay esas alınarak hesap döneminin sonuna kadar geçen sürenin 12 aya oranını

ifade etmektedir. Nakit olarak karşılanmayan sermaye artışları indirim kapsamında değerlendirilmemektedir. Nakit dışındaki artışların indirimden yararlandırılmaması, uygulamanın gerçek anlamda nakit girişi sağlayan sermaye artışlarıyla sınırlandırılmasını amaçlamaktadır.

Nevi değişikliği yapılması halinde, devralan şirket tarafından, kazanç yetersizliği nedeniyle devreden indirim tutarından yararlanılması mümkün bulunmaktadır[1].

Şirket karının önce ortaklara dağıtılıp daha sonra da tekrar şirkete sermaye olarak konulması işlemi dolayısıyla ve dağıtılan bu kar payı tutarıyla sınırlı olmak üzere bu indirim uygulamasından yararlanmanız mümkün değildir[2].

Bilanço içi kalemlerin sermayeye eklenmesi suretiyle gerçekleştirilen nakdi sermaye artırımları dolayısıyla Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-(ı) bendinde düzenlenen indirim uygulamasından faydalanılamayacağından, "331-Ortaklara Borçlar" hesabında takip edilen şirket borcunun ortağınıza geri ödenmesi ve ödenen bu tutarın ortağınız tarafından sermaye artırımı dolayısıyla kendisine isabet eden taahhüdün yerine getirilmesinde kullanılması halinde, bu tutarla sınırlı olmak üzere Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-(ı) bendinde düzenlenen indirim uygulamasından faydalanılması mümkün bulunmamaktadır[3]. Konuyla ilgili aksine mahkeme kararları olduğunu da belirtmek isteriz.

İndirimden, finans, bankacılık ve sigortacılık sektörleri ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere, şartları taşıyan sermaye şirketleri yararlanabilmektedir. Bu yönüyle düzenleme, reel sektörde faaliyet gösteren şirketleri hedeflemektedir.

İndirimin Uygulanması ve Hesaplanması

İndirim tutarı, artırılan nakdi sermaye tutarı ile TCMB tarafından açıklanan ticari krediler faiz oranının çarpılması ve bulunan tutarın belirlenen indirim oranı ile sınırlandırılması suretiyle hesaplanmaktadır. Hesaplama, sermayenin fiilen şirkete yatırıldığı ay esas alınarak kıst dönem uygulamasıyla yapılmaktadır.

Sermayeye ilişkin olarak nakden ödemenin, şirketin ticaret siciline tescil edildiği tarihten sonra yapılması halinde, nakden ödeme tarihi dikkate alınmaktadır[4]. Ancak önce bankaya yatırılıp daha sonra tescil edilmesi halinde tescil tarihi dikkate alınmaktadır.

Sermaye artırım kararından önce sermaye avansı olarak yatırılan tutarların indirim kapsamında değerlendirilebilmesi için, ilgili tutarların “Diğer Sermaye Yedekleri” hesabında izlenmesi ve aynı hesap dönemi içinde sermaye artırımının ticaret siciline tescil edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde indirim uygulamasından yararlanılamamaktadır.

İndirimden Yararlanma Süresi

7417 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, 5/7/2022 tarihinden itibaren yapılan nakdi sermaye artışları için indirim, sermaye artırımının yapıldığı hesap dönemi dâhil olmak üzere beş hesap dönemi boyunca uygulanmaktadır. Sermaye azaltımı yapılması halinde azaltılan tutar kadarlık kısım için indirim hakkı sona ermektedir.

Kazanç Yetersizliği ve Devreden İndirim Tutarları

Kazanç yetersizliği nedeniyle ilgili dönemde indirilemeyen tutarlar, herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın sonraki hesap dönemlerine devredilebilmekte ve süre sınırlaması olmaksızın indirim konusu yapılabilmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20. maddeleri kapsamında devralınan şirket tarafından kazanç yetersizliği nedeniyle yararlanılamayarak sonraki dönemlere devreden nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi tutarlarının, anılan Kanunun 10/1-(ı) bendi hükümlerine uygun olarak hesaplanmış olması kaydıyla, devralan kurumunuzun kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır[5].

İndirim Oranları ve Sınırlamalar

Genel İndirim Oranı

Nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasında genel indirim oranı, 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca %50 olarak belirlenmiştir. Bu oran, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-(ı) bendi kapsamında hesaplanan faiz tutarına uygulanmak suretiyle kurum kazancından indirilebilecek tutarın tespitinde esas alınmaktadır.

İlave İndirim Oranları

Genel %50 oranına ilave olarak bazı sermaye şirketleri için ek indirim oranları öngörülmüştür. Buna göre;

  • Payları borsada işlem gören halka açık sermaye şirketlerinde, indirimden yararlanılan yılın son günü itibarıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. nezdinde borsada işlem görebilir nitelikte payların nominal tutarının, ticaret siciline tescil edilmiş ödenmiş veya çıkarılmış sermayeye oranının %50 ve altında olması halinde 25 puan, %50’nin üzerinde olması halinde ise 50 puan ilave edilmek suretiyle indirim oranı artırılmaktadır.
  • Nakdi olarak artırılan sermayenin, yatırım teşvik belgeli üretim ve sanayi tesisleri ile bu tesislere ait makine ve teçhizat yatırımlarında ve/veya bu tesislerin inşasına tahsis edilen arsa ve arazi yatırımlarında kullanılması durumunda, yatırım teşvik belgesinde yer alan sabit yatırım tutarı ile sınırlı olmak üzere indirim oranına 25 puan ilave edilmektedir.
  • Nakdi sermaye artışlarının yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için (normalde %50 olarak uygulanan) indirim oranı%75 olarak uygulanacaktır.

İndirim Oranının %0 Olarak Uygulanacağı Haller

2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının birinci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, belirli nitelikteki sermaye şirketleri veya belirli amaçlarla gerçekleştirilen sermaye artışları bakımından faiz indirimi uygulamasında indirim oranı %0 olarak belirlenmiştir. Bu haller aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır:

  • Pasif Gelir Ağırlıklı Şirketler: Gelirlerinin %25 veya daha fazlası; şirket faaliyeti ile orantılı sermaye, organizasyon ve personel istihdamı suretiyle yürütülen ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşan sermaye şirketleri için indirim oranı %0 olarak uygulanmaktadır.

Faaliyet kapsamında kira geliri elde ediliyorsa indirimden yararlanılması mümkün bulunmaktadır[6].

  • İştirak ve Bağlı Ortaklık Ağırlıklı Şirketler: Aktif toplamının %50 veya daha fazlası bağlı menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar ve iştirak paylarından oluşan sermaye şirketlerinde, indirilebilecek tutarın hesaplanmasında indirim oranı %0 olarak dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile esas faaliyeti holding benzeri yapılar olan şirketlerin teşvik kapsamı dışında bırakılması amaçlanmıştır.

Oran hesaplaması sermayenin yatırıldığı yıl bilançosundan yapılmayacak olup indirimden yararlanılacak yılın bilançosundan yapılacaktır[7].

  • Sermayenin Başka Şirketlere Aktarılması: Artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmına isabet eden tutarla sınırlı olmak üzere, bu tutar için indirim oranı %0 olarak uygulanacaktır. Böylece teşvikin dolaylı finansman aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir.
  • Arsa ve Arazi Yatırımları: Arsa ve arazi yatırımı yapan sermaye şirketlerinde, bu yatırımlara tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere indirim oranı %0 olarak uygulanmaktadır. Ancak yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan ve üretim veya sanayi tesislerine tahsis edilen arsa ve arazi yatırımları bu kapsamın dışında tutulmaktadır.

Önce kredi ile arsa alınması, daha sonra sermaye artırımı yapılması ve artırılan sermaye tutarı ile kredinin kapatılması halinde artırılan sermayenin kredinin kapatılmasına isabet eden kısmı için indirim oranı %0 uygulanmaktadır[8].

Yapılan sermaye artırımı ile arazi alınması ve daha sonra arazinin satılması halinde indirimden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır[9].

  • Geçmiş Dönem Sermaye Azaltımları: 09.03.2015 tarihinden Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-(ı) bendinin yürürlüğe girdiği 01.07.2015 tarihine kadar olan dönemde sermaye azaltımına gidilmiş olması halinde, azaltılan sermaye tutarına tekabül eden kısım için indirim oranı %0 olarak uygulanacaktır.

TARTIŞMALI KONULAR

Dördüncü Geçici Vergi Döneminde Uygulanma İmkanı

Nakdi sermaye artırımında faiz indirimi müessesesi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi ile ihdas edilmiş; indirim tutarının hesaplanması ve hangi vergilendirme dönemlerinde dikkate alınacağı hususu ise ikincil mevzuatla açıklığa kavuşturulmuştur. Bu çerçevede, uygulamanın ilk safhasında yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde, söz konusu indirimin yalnızca dördüncü geçici vergi döneminde ve kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde dikkate alınabileceği açıkça düzenlenmiştir.

Ancak, geçici vergi uygulamasına ilişkin mevzuatta yapılan değişiklikler sonucunda, dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin yükümlülük geçici olarak yürürlükten kaldırılmış; buna paralel olarak Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan “4. geçici vergi döneminde uygulanır” ibaresi de Tebliğ metninden çıkarılmıştır. Bu aşamada, nakdi sermaye artırımında faiz indiriminin yalnızca yıllık kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde dikkate alınabileceği yönünde bir uygulama oluşmuştur.

Ne var ki, daha sonraki dönemde dördüncü geçici vergi uygulaması yeniden ihdas edilmiş olmasına rağmen, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde bu değişikliği yansıtacak herhangi bir güncelleme veya açıklayıcı düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla, Kanun düzeyinde indirim hakkını sınırlayan açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, Tebliğ metninde dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin açık bir düzenlemenin yer almaması, uygulamada normlar hiyerarşisi ve yorum farkı kaynaklı bir belirsizlik yaratmıştır.

Bu çerçevede, nakdi sermaye artırımında faiz indiriminin dördüncü geçici vergi döneminde uygulanıp uygulanamayacağı hususunda, Kanun hükmü ile Tebliğ açıklamaları arasında ortaya çıkan boşluk nedeniyle tereddüt oluşmuş; uygulamanın idari görüşlerle mi yoksa lafzi ve sistematik Kanun yorumu esas alınarak mı yürütülmesi gerektiği konusu tartışmalı hâle gelmiştir. Mevcut durumda, söz konusu tereddüdün giderilebilmesi için Tebliğ düzeyinde açık ve güncel bir düzenleme yapılması, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri açısından önem arz etmektedir.

Bununla birlikte Tebliğ düzeyinde bir belirleme yapılmasa da nakdi sermaye faiz indiriminin uygulanacağı yıllık hesap döneminden 1.1.202x ile 31.12.202x'i anlamak gerektiğini, Kanun’da veya Tebliğ’in mevcut halinde kurumlar vergisi beyanı diye açıkça yazmadığı için bu dönemi kapsayan 4. geçici vergi beyannamesinde bu indirimden faydalanılmasının önünde bir engel olmadığını değerlendiriyorum. Beyanın verildiği tarihte indirim hesabında kullanılacak son TCMB faiz oranı belli olduğu, beyan döneminin yıllık hesap dönemini kapsıyor olması, daha önce de 4. geçici vergide uygulanabileceğini idarenin Tebli’de açıkça deklare ettiğini göz önüne alarak Tebliğ'deki ibarelerin kanuni değişiklikler sonrası güncellenmemiş olmasının vergisel sonucu olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple 2025 yılı 4. Geçici vergi döneminde TCMB tarafından en son açıklanan ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı olan %45,34 oranı ile nakit sermaye artırımları için nakdi sermaye faiz indirimi uygulanabileceğini düşüyorum.

Sermaye Azaltımındaki Öncelik Sırası

Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinde yer alan nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasında, sermaye azaltımı halinde öncelikle nakden yatırılan sermayenin azaltıldığı varsayılmaktadır. Aynı kanununun 32/b maddesinde ise sermaye azaltımında vergileme konusu yer almakta olup, öncelikle hem kurumlar hem stopaj, daha sonra sadece stopaj, daha sonra vergi gerekmeyen sermayenin azaltıldığı varsayılmakta, yani nakden yatırılan sermayenin en son azaltıldığı varsayılmaktadır.

Aynı sermaye azaltımında nakdi sermayenin hem ilk hem son azaltılan kabul edilmesi hukuki güvenlik ilkesini zedelemektedir. Bu iki uygulamanın birbiriyle paralel şekilde işlemesine dönük düzenleme yapılmasının yerinde olacağını değerlendirmekteyiz.

SONUÇ

Nakdi sermaye artırımında faiz indirimi, şirketlerin özkaynak yoluyla finansmanını teşvik eden önemli bir vergi politikası aracıdır. Ancak bu teşvikten yararlanabilmek için mevzuatta öngörülen şartların dikkatle yerine getirilmesi gerekmektedir. Özellikle sermayenin fiilen nakit olarak yatırılması, sürelere uyulması ve indirim oranlarını sınırlayan hükümlerin doğru analiz edilmesi gerekmektedir.  Bu nedenle uygulama aşamasında profesyonel destek alınması doğru uygulama yapılması adına yararlı olacaktır.

Diğer taraftan 2025 yılı 4. Geçici vergi döneminde TCMB tarafından en son açıklanan ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı olan %45,34 oranı ile nakit sermaye artırımları için nakdi sermaye faiz indirimi uygulanabileceğini düşüyorum.

Nakdi sermaye artırımında faiz indiriminin dördüncü geçici vergi döneminde uygulanıp uygulanamayacağı hususunda, Kanun hükmü ile Tebliğ açıklamaları arasında ortaya çıkan boşluk nedeniyle oluşan tereddütün giderilebilmesi için Tebliğ düzeyinde açık ve güncel bir düzenleme yapılması, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri açısından önem arz etmektedir.

[1] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28237

[2] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28271

[3] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/37668

[4] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28242

[5] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28480

[6] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28218

[7] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28232

[8] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28266

[9] https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/435/ozelge/28220