MAKALE: 19.10.2026/11
GEKAP Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar (Yükümlülüğün Tespiti, Ambalajlar, İthalat İşlemleri ve Beyan Kontrolleri)
Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Ahmet Yılmaz tarafından kaleme alınan bu makalede, Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) uygulamasında işletmelerin sıklıkla karşılaştığı hatalar ve mevzuat kapsamında dikkat edilmesi gereken yükümlülükler ele alınmaktadır. İthalatçılar, ambalaj üreticileri, tedarikçiler ve piyasaya sürenler açısından GEKAP sorumluluğunun belirlenmesi, birincil ve diğer ambalajların sınıflandırılması ile geri kazanım katılım payına tabi ürünlerin tespitine ilişkin esaslar incelenmektedir. Ayrıca 2025 yılında yapılan düzenlemelerin ambalajlara etkileri, üç aylık beyan dönemleri, ürün miktarlarının ve birim tutarların doğru hesaplanması ile ihracat işlemlerinin beyan kapsamından ayrıştırılması değerlendirilmektedir. Eksik veya hatalı beyannamelerin düzeltilmesi, gecikme faizi ve idari para cezaları ile işletmelerin vergisel ve çevresel uyum süreçlerinde uygulamaları gereken kontrol mekanizmalarının önemi de açıklanmaktadır.
16.10.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 27. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.
Ambalajların çevreye vereceği zararı azaltmak ve geri kazanım süreçlerinde oluşan maliyetlerin finanse edilmesi amacıyla Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7153 Sayılı Kanun (Kanun), 10.12.2018 tarih ve 30621 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bazı düzenlemeler yapılmıştır. 4 Nisan 2019 tarih ve 30735 sayılı resmi gazetede yayımlanan Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi 1 Sıra numaralı Genel Tebliği ile de 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak bu Kanunun (1) sayılı listesinde yer alan ürünlerden plastik poşetler için ödenecek geri kazanım katılım payının beyanı ve tahsiline ilişkin hususlar belirlenmiş ve ilk defa “poşet beyannamesi” adıyla vergi ödevleri arasına dahil edilmiştir. 31/12/2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik” ile Ocak 2020 dönemi itibariyle bu kapsamda oluşturulan beyannameler fiili olarak verilmeye başlanmıştır.
Uygulamanın üzerinden yıllar geçmiş olması rağmen, farklı tarihlerde değişikliklerin yapılması, özellikle karmaşık mevzuat yapısının getirdiği belirsizlikler ve ürün çeşitliliği, tedarik süreçleri gibi nedenlerle çeşitli aşamalarda hatalar yaptığı görülmektedir. Bu makalede, GEKAP süreçlerinde en sık karşılaşılan yükümlülüğün tespiti, ambalajlar, ithalat işlemleri ve beyan kontrollerine ilişkin hataları tebliğ ve yönetmeliklerde belirtilen örnekler ışığında incelemeye çalışacağız.
GEKAP Yükümlülüğünün Tespiti
Gekap yükümlülüğü, Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan poşetler, plastikler, piller, atık yağlar, madeni yağlar gibi doğada imhası çok uzun yıllar süren ve çevreye ciddi zararlar veren atıkların geri dönüşüm sürecindeki maliyetleri karşılamak üzere getirilmiştir. Gekap yükümlülüğünün tespiti noktasında ambalajı ithal edenler yani ithalatçılar, ambalajları imal edip ürün olarak satanlar ve kullananlar belirli oranlarda yükümlülük kapsamında değerlendirilmektedirler. Zira bu ürünlerin bir kısmı yurt içinde üretilmekte, bazıları ise yurt dışından ithal edilebilmektedir.
İthalatçılar
Çevre Kanunu’nun Ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünleri yurt içinde piyasaya arz edenler, yani piyasaya sürenler ile bu ürünleri ithal eden gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır. Bu kapsamda 05.08.2025 tarihinde GEKAP yönetmeliğinin uygulanmasına dair usul ve esaslarda değişiklik yapılmasına dair yönetmelik yayımlanmış, yurt içinde piyasaya arz edilen Çevre Kanunu’na ekli 1 sayılı listede yer alan ürünler için geri kazanım katılım payına ilişkin beyan ve ödeme yükümlülüğünün, bu ürünleri piyasaya arz edenlere yani iç piyasaya süren ithalatçılara ait olduğu belirtilmiştir.
Özetle, bu ürünleri yurt dışından ithal edip, iç piyasaya süren gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri GEKAP beyannamesini vermekle yükümlü tutulmuştur.
Herhangi bir ürünü ambalajlı olarak ithal ederek tedarik veya kullanım amacıyla bedelli veya bedelsiz olarak yurtiçi piyasada yer almasını sağlayan gerçek veya tüzel kişiler, ithal edilen ürün, eşya veya malzemenin ambalajları için geri kazanım katılım payı uygulamasından sorumlu tutulurlar. Türkiye dışındaki üretici tarafından ülkemizde yetkilendirilen temsilci veya ithalatçılar piyasaya süren olarak değerlendirilerek geri kazanım katılım payı uygulamasından sorumlu tutulmaktadırlar. Burada ürünün satış amacıyla veya kendi kullanımı amacıyla tedarik edilmesi, yükümlülüğü değiştirmemektedir. Yurt dışından kendi kullanımı için hammadde ithal eden işletme, ithal etmiş olduğu hammaddenin ambalajları için piyasaya süren kişi olduğu için, ithalatın gerçekleşme tarihi itibariyle bu ambalajlara yönelik geri kazanım katılım payından sorumludur.
Tebliğde verilen örnekte, yurtdışından 10.000 adet 1 litrelik cam ambalajlı içecek ithal eden (X) gerçek/tüzel kişisi, bu ambalajlı içeceklerin 7.000 adetini yurtiçinde piyasaya süren olarak faaliyet gösteren (Y) gerçek/tüzel kişisi adına/namına ithalat yetkilisi/temsilcisi sıfatı ile ithal etmiş, 3.000 adetini ise kendi nam ve hesabına ithal etmiştir. Bu durumda; (X) gerçek/tüzel kişisi tarafından (Y) gerçek/tüzel kişisi adına ithal edilen 7.000 adet içecek ambalajından ve diğer türdeki ambalajlarından (kutu, koli, kasa ve benzeri) oluşan geri kazanım katılım payı yükümlülüğünden (Y) gerçek/tüzel kişisi sorumlu olup (X) gerçek/tüzel kişisi sadece kendi adına ithal ettiği 3.000 adet içeceğin içecek ambalajından ve diğer ambalajlarından (kutu, koli, kasa ve benzeri) oluşan geri kazanım katılım payından yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Ambalajı Ürün Olarak Piyasaya Süren Tedarikçi ve Üreticiler
Firmalar piyasaya sürdükleri ürünlere ait ambalajlar için GEKAP bildirimlerini yapıyorlar. Peki piyasaya ambalaj olarak sürülen ürünlerin durumu ne olacak? Konu burada ikiye ayrılıyor; birincisi ambalajı üretenler; ikincisi ambalajı yurt dışından tedarik edip piyasaya sürenler.
Yönetmelikte, herhangi bir ürün/eşya/malzemenin ambalajlı olarak tedarik veya kullanım amacıyla bedelli veya bedelsiz olarak piyasada ilk defa yer alması faaliyetini gerçekleştiren gerçek ve/veya tüzel kişiler “ambalajlı ürün olarak piyasaya sürenler” olarak tanımlanmış, ambalaj üreticilerinin de, ürettikleri ambalajların (ürün içermeyen/boş ambalajlar) piyasaya arzında bunların satışı, taşınması, saklanması vb. için kullandıkları ambalajlar için piyasaya süren olarak geri kazanım katılım payından sorumlu oldukları belirtilmiştir. Yani Yönetmelik, ürün olarak üretilen ambalajı değil, bu ürünlerin taşınması, saklanması için kullanılan ambalajları GEKAP kapsamında değerlendirmiştir.
Öte yandan Ambalaj tedarikçileri, tedarik ettikleri ambalajlar için geri kazanım katılım payı uygulamasına tabi değillerdir. Ambalajlı ürün tedarikçileri tarafından piyasaya sürenler adına fason olarak üretilen ambalajlı ürün/eşya/malzemenin piyasaya arzı, piyasaya sürenler tarafından yapıldığından, ambalajlı ürün tedarikçileri geri kazanım katılım payı uygulamasından sorumlu değildir.
Örneğin, bakliyat paketleme faaliyetinde bulunan K Firması, faaliyetini L Firması adına gerçekleştirmekte ve paketli bakliyatlar L Firmasının adı veya ticari markasıyla tüketicilerin kullanımı için piyasaya arz edilmektedir. Bu durumda piyasaya arz edilen bakliyat ambalajları için K Firması tedarikçidir. Bu faaliyet çerçevesinde paketlenen bakliyatların L Firmasına satışı esnasında oluşacak geri kazanım katılım payından piyasaya süren olarak L Firması sorumludur. Sonraki satışlar geri kazanım katılım payına tabi değildir.
Ambalajlı Ürünlerini Yurt İçi Piyasada Satanlar
Ambalajlı ürün satanlar, genelde bu ürünleri son kullanıcılara ulaştıran yerler olup, satış noktalarında satılan ürünlerin ambalajlarının geri kazanım katılım payları, bu ürünlerin üzerinde adını ve/veya ticari markasını bulunduran gerçek ve/veya tüzel kişilerin sorumluluğundadır.
Örneğin; Maden suyu dolumu faaliyetinde bulunan M Firması, dolum yapacağı ambalajları N Firmasından temin etmekte ve bu ambalajlara maden suyu dolumu yaparak tüketicilerin kullanımı için satış noktası olarak S Marketi aracılığıyla piyasaya arz etmektedir. Boş ambalajı tedarik eden N Firması tedarikçidir ve boş ambalaj satışına istinaden geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu faaliyet çerçevesinde piyasaya ürünü süren M Firması, satış noktası olarak kullandığı S Markete satış işlemi esnasında oluşacak geri kazanım katılım payından, ürünü piyasaya süren olarak sorumludur. Sonraki satışlar geri kazanım katılım payına tabi değildir. S Marketin bu işleme ilişkin geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle Satış noktalarında satılan ürünlerin ambalajlarının geri kazanım katılım payından, bu ürünlerin üzerinde adını ve/veya ticari markasını bulunduran gerçek ve/veya tüzel kişiler sorumludur.
Ancak satış noktalarında ambalajsız ürünlerin ambalajlanarak piyasaya arz edilmesi durumunda, ambalajlama işlemini yapan satış noktaları “piyasaya süren” olarak tanımlanır ve bu ambalajlar için geri kazanım katılım payından sorumludurlar. Bu ambalajlı malzemelerin satışının gerçekleştiği tarih itibariyle geri kazanım katılım payı yükümlülüğü oluşur ve beyanname vermek sureti ile satış noktaları tarafından geri kazanım katılım payı ödemesi yapılır. Ayrıca satış noktaları kendi adı ve/veya ticari markasıyla satışa sundukları ambalajlı ürünler için piyasaya süren olarak bu ürünlerin ambalajlarının geri kazanım katılım payından sorumludurlar.
Örneğin; Kafeterya işleten (S) gerçek/tüzel kişisi çay, kahve gibi içecekleri müşterilerine cam, porselen fincanlarda ve tek kullanımlık bardaklarda (kapaklı ve/veya kapaksız, kağıt-karton ve/veya plastik ağırlıklı kompozit malzemeden imal edilmiş) sunmaktadır. (S) gerçek/tüzel kişisi müşterilerine çay/kahve sunumunda (satış ve/veya ikram) kullandığı tek kullanımlık bardakları bu malzemeleri üreten (P) gerçek/tüzel kişisinden boş olarak satın almaktadır. Bu durumda; kafeterya işleticisi (S) gerçek/tüzel kişisi, içecek ürünlerini müşterilerine sunarken kullandığı tek kullanımlık bardaklar (kapaklı ve/veya kapaksız, kağıt-karton ve/veya plastik ağırlıklı kompozit malzemeden imal edilmiş) için piyasaya süren konumundadır. (S) gerçek/tüzel kişisinin ürünlerinin müşterilerine sunumu (satış ve /veya ikram) itibari ile oluşan geri kazanım katılım payını (içecek ambalajları için belirlenmiş olan tutar üzerinden) beyan etme ve ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Tekrar kullanılabilir durumdaki cam, porselen fincanları için (S) gerçek/tüzel kişisinin, tek kullanımlık bardaklar için ise bu bardakların üreticisi olan (P) gerçek/tüzel kişisinin geri kazanım katılım payı uygulamasında yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Beyan aşmasında bazı ürünler adet, bazı ürünlerde ise kilogram gibi faklı ölçü birimlerinde sınıflama yapılarak beyana tabi tutulmaktadır.
Geri Kazanım Katılım Payına Tabi Ürünlerin Birincil ve Diğer Ambalajları
Birincil ambalaj, ürünlerin kullanıcı veya tüketicilere ulaştırılmasında en küçük satış birimi oluşturmaya uygun olarak yapılan, ürünle doğrudan veya kısmen temas halinde olabilen ambalajlar ve bunların orijinal parçalarını (satış birimini tamamlamak için gereken diğer ambalaj bileşenlerini örneğin, kapak/mantar/tıpa, etiket, zımba teli gibi) ifade etmektedir. Örneğin bitkisel yağ şişeleri/bidonları/tenekeleri (kapakları ve etiketleri dâhil) birincil ambalaj olarak değerlendirilir. Elektrikli ve elektronik eşyaların karton kutuları (birincil ambalaj için kullanılan etiket, ürünü destekleyici strafor/köpük, vb. parçalar dâhil) birincil ambalaj olarak değerlendirilmektedir.
5 Ağustos 2025 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelikte, ek-1 sayılı listede yer alan ve geri kazanım katılım payı tahsil edilecek ürünlerin (sadece Lastik, Akümülatör, Madeni Yağ, Bitkisel Yağ, Elektrikli ve Elektronik Eşya, Pil, İlaç) birincil ambalajlarına (şişe, bidon, teneke kutu, kâğıt/karton koli veya plastik sarmalı/kaplaması gibi) ilişkin olarak beyan alınacak ancak geri kazanım katılım payı tahsil edilmeyeceği belirtilmiştir.
Ancak, Çevre Kanunu’na ekli 1 sayılı listede gösterilen geri kazanım katılım payı alınacak ürünlerden Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik gereği geri kazanım katılım payı tahsilinin yapılmadığı durumlarda bu ürünlerin birincil ambalajları için beyan verme ve geri kazanım katılım payı ödeme yükümlülüğü oluşacağı vurgulanmış, ayrıca, geri kazanım katılım payına tabi olup olmamasına bakılmaksızın, ürünlerin birincil ambalajları olarak kabul edilenler haricindeki diğer ambalajları için de geri kazanım katılım payı tahsil edileceği belirtilmiştir.
Yönetmelikte yer alan 1 numaralı örnekte, (Ş) ilaç üreticisi tarafından üretilen Öksürük şurubu; metal kapaklı cam şişe içerisine doldurulmakta, prospektüsü ve ölçek kaşığı/kabı ile birlikte plastik film kaplı karton kutu içerisinde üzerinde kullanım esaslarını içeren etiket yapıştırılarak piyasaya arz edilmektedir. Bu durumda (Ş) ilaç üreticisi, piyasaya arz edilen öksürük şurubu için sadece Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alan ve ilaçlar için belirlenen geri kazanım katılım payından sorumlu olup, ilaç için kullanılan birincil ambalajları (cam şişe, metal kapak, karton kutu, plastik film, etiket) ve kutu içindeki ürünler (ölçek kaşığı/kabı, prospektüs) için ayrıca geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmadığı belirtilmektedir.
GEKAP Beyannamesinin Verilmesi Ve Beyannamede Yapılan Hatalar
Gekap beyannamesi ilgili mükelleflerce üçer aylık dönemler halinde verilmektedir.
2026 yılı için;
- Dönem (Ocak - Şubat - Mart 2026): Son beyan ve ödeme tarihi 30 Nisan 2026
- Dönem (Nisan - Mayıs - Haziran 2026): Son beyan ve ödeme tarihi 31 Temmuz 2026
- Dönem (Temmuz - Ağustos - Eylül 2026): Son beyan ve ödeme tarihi 31 Ekim 2026
- Dönem (Ekim - Kasım - Aralık 2026): Son beyan ve ödeme tarihi 31 Ocak 2027
olarak belirlenmiştir. Beyannameler üçer aylık dönemler halinde verildiği için maalesef birçok işletme bu beyannameleri süresinde vermeyi unutabiliyor.
GEKAP'ta ürünün yalnızca ticari adı üzerinden hareket etmek riskli olabilmektedir. Bu sebeple, ürünün hangi GEKAP kategorisine girdiği ve buna bağlı birim tutarının doğru seçilmesi gerekmektedir. Özellikle farklı ambalaj türlerinin bulunduğu ürünlerde sınıflandırmanın doğru yapılması, giriş çıkış miktarlarının doğru takip edilmesi önem arz etmektedir.
Bu kapsamda aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.
- Ürünler GEKAP kapsamında mı?
- Ürün yurtiçinde mi üretildi, ithal mi edildi?
- Piyasaya arz edilen miktar ne kadar?
- Ambalajın malzemesi ve miktarı doğru mu?
- GEKAP birim tutarı doğru kullanıldı mı?
- İhracat miktarı ayrıldı mı?
Listede özellikle ihracat miktarlarının ayrılması hususu genelde en çok gözden kaçan kısım olarak dikkat çekmektedir. Zira GEKAP beyannamesi, 2872 sayılı Kanuna ek-1 sayılı listede yer alan ürünleri yurt içi piyasaya sürenleri kapsamakta olup yurt dışına ihraç edilen ürünlere ait GEKAP zorunluluğu bulunmamaktadır.
Yönetmelikte ihracat, Türkiye Gümrük Bölgesi içerisinde serbest dolaşımda bulunan bir ürün/eşya/malzemenin Türkiye Gümrük Bölgesi dışına veya ilgili mevzuat uyarınca bu bölgeye eşdeğer kabul edilen birimlere gönderilmesini ifade etmektedir. İhracat şartı ile bir başka gerçek/tüzel kişiye yapılan teslimler, bu ihracat işleminin gerçekleştiğinin belgelendiği hallerde ihracat kapsamında yer değerlendirilmektedir. Ambalajlı ürünler ile Kanunun ek-1 sayılı listesinde yer alan diğer ürünleri tedarik yolu ile temin eden piyasaya süren işletmelerce ihracatın belgelenmesi durumunda, ihracat tanımı üzerinden işlem tesis edilir. Bu durumda tedarikçi ve ihracatçılar için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü oluşmayacağı belirtilmiştir. Konuyla ilgili yönetmelikte verilen örnekte (T) gerçek/tüzel kişisi yurt içinde GPS ölçüm cihazı, total station olarak tabir edilen ölçüm cihazı üretmektedir. Ürettiği bahse konu ürünlerin bir kısmını yurt içindeki (U) gerçek/tüzel kişisine satışını gerçekleştirmekte, bir kısmını da yurt dışına ihraç etmektedir. (T) gerçek/tüzel kişisinin (U) gerçek/tüzel kişisine verdiği GPS ölçüm cihazı, total station ölçüm cihazı için geri kazanım katılım payı beyanı ve ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak, yurt dışına ihraç ettiği ürünler içinde geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmadığı vurgulanmıştır.
Verilen beyannamelerde hata veya eksik olması durumunda düzeltme beyannamesi verilmesine imkan tanınmıştır. Bu konuyla ilgili olarak 04.04.2019 tarihinde yayımlanan geri kazanım katılım payı beyannamesi genel tebliğinin 12’nci maddesinde, Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi süresinde verilmekle birlikte beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen düzeltme beyannameleri üzerine ödenmesi gereken katılım paylarına ilişkin olarak, anılan Tebliğin 11’inci maddesi uyarınca işlem yapılacağı belirtilmiş, beyannamenin beyan edilmesi gerektiği aydan sonra verilmesi hâlinde katılım payının, beyannamenin verildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiği, bir aylık ödeme süresinin son günü vade tarihi kabul edilerek süresinde beyan edilmeyen katılım payının beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanarak aynı Kanuna göre tahsil edileceği, ayrıca 2872 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin birinci fıkrasının (z) bendi gereğince ilgiliye, ödenmesi gereken tutarın %20’si oranında idari para cezası verilmesi için durumun vergi dairesince Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirileceği belirtilmiştir.
Tebliğde, bildirim ve beyan yükümlülüğünü zamanında ve/veya tam olarak yerine getirmediği tespit edilenlere, 2872 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi hükmü yarınca 2026 yılı için 209.624,00 TL idari para cezası uygulanacağı belirtilmekte olup bu cezanın unutulan veya kurumun tespiti olmaksızın mükellefin kendisi tarafından verilen beyannameler için uygulanmayacağını anlıyoruz.
Sonuç ve Değerlendirme
GEKAP uygulamasında en önemli husus, öncelikle yükümlünün doğru belirlenmesi, ardından ürün ve ambalajların mevzuata uygun şekilde sınıflandırılarak piyasaya arz edilen miktarın doğru hesaplanmasıdır. Özellikle ithalat, ambalaj, üretim, tedarik ve ihracat işlemlerinde kimin “piyasaya süren” olduğunun doğru tespit edilmesi, hatalı beyanların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Mevzuatta zaman içerisinde yapılan değişiklikler ve ürün çeşitliliği, GEKAP uygulamasını işletmeler açısından daha dikkatli takip edilmesi gereken bir süreç haline getirmiştir. Bu nedenle ürünlerin GEKAP kapsamının, ambalaj türlerinin, ölçü birimlerinin, birim tutarların ve ihracat miktarlarının beyan öncesinde kontrol edilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak GEKAP, yalnızca dönemsel olarak verilen bir beyanname olarak değil, ithalat, üretim, satın alma, satış, stok, ihracat ve muhasebe süreçleriyle birlikte yürütülmesi gereken bir uyum süreci olarak değerlendirilmelidir. Mevzuatın düzenli takip edilmesi ve beyanname öncesi etkin bir kontrol mekanizması oluşturulması, işletmelerin hatalı beyan ve olası idari yaptırım risklerini önemli ölçüde azaltacaktır.
