Sizi Arayalım
Vergi ve SGK Borçlarına Yönelik Yeni Tecil ve Taksitlendirme İmkânları

MAKALE: 22.07.2026/09

Vergi ve SGK Borçlarına Yönelik Yeni Tecil ve Taksitlendirme İmkânları

Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Fevzi Güler tarafından kaleme alınan bu makalede, vergi ve SGK borçlarına yönelik yeni tecil ve taksitlendirme imkânları ele alınmaktadır. 7582 sayılı Kanun ile azami tecil süresinin 72 aya çıkarılması, teminatsız tecil sınırının 10 milyon TL’ye yükseltilmesi ve yıllık yüzde 29 faiz uygulaması açıklanmaktadır. Vergi borçlarında başvuru süresi, likidite oranına göre taksit sayısı, KDV ve BSMV’ye ilişkin sınırlamalar ile teminat esasları incelenmektedir. Ayrıca SGK borçlarında ilk taksit şartı, ünite bazında teminat hesabı, haciz ve satış işlemlerinin durumu ile vergi ve SGK uygulamaları arasındaki temel farklılıklar değerlendirilmektedir.

20.07.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 26. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Vergi ve sosyal güvenlik borçlarının vadesinde ödenememesi, işletmeler bakımından yalnızca bir nakit akışı problemi değildir. Borcun ödenmemesi; haciz ve satış işlemlerinden teminat yükümlülüğüne, borcu yoktur yazısından kamu ihalelerine katılıma kadar uzanan geniş bir alanda sonuç doğurur. Bu yönüyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinde düzenlenen tecil, ödeme güçlüğü geçici olan borçlular için uygulamada başvurulan en önemli enstrümanlardan biridir.

04.06.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile 13.06.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, tecil uygulamasında iki temel değişiklik getirmiştir. Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış, teminat aranmaksızın tecil edilebilecek borç tutarı 10.000.000 TL’ye yükseltilmiştir. Bu değişikliklerin vergi dairelerince takip edilen alacaklara nasıl uygulanacağı 16.06.2026 tarihli Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B Sıra No:20) ile; SGK alacaklarına ilişkin uygulama ise 19.06.2026 tarihli ve 2026/15 sayılı Genelge ile açıklanmıştır.

Düzenlemelerin ortak dayanağı aynı olmakla birlikte uygulama birebir aynı değildir. Özellikle kapsama alınan borçların dönemi, ilk taksitin zamanı, taksit sayısının belirlenme biçimi, teminatın hangi birim itibarıyla hesaplanacağı ve mevcut hacizlerin durumu yönünden önemli ayrımlar bulunmaktadır. Bu nedenle vergi ve SGK borçlarını tek bir başlık altında değerlendirmek yerine, her iki alanı kendi kuralları içinde ele almak daha doğru olacaktır.

VERGİ BORÇLARINDA YENİ TECİL VE TAKSİTLENDİRME İMKÂNI

Düzenlemenin Kapsamı

Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B Sıra No:20), 05.06.2026 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş olduğu halde 16.06.2026 tarihine kadar ödenmemiş bulunan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarını kapsamaktadır. Bu nedenle bir borcun düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı belirlenirken öncelikle borcun vadesine ve hangi tahsil dairesince takip edildiğine bakılmalıdır.

Kapsama; vergi asılları, bunlara bağlı cezalar, gecikme faizleri, gecikme zamları ve vergi dairesince takip edilen diğer amme alacakları girebilecektir. Bununla birlikte Tebliğ bazı borçları ayrıca sayarak kapsam dışında bırakmıştır.

  • Özel tüketim vergisi borçları kapsam dışındadır.
  • 2026 yılı gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi ile bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ve beyannamelerine ait damga vergileri kapsam dışındadır.

Bunun yanında vadesi 05.06.2026 tarihinden sonra olan alacaklar ile 31.08.2026 tarihine kadar süresinde başvuru yapılmayan borçlar bu özel Tebliğ yerine Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğindeki genel tecil esaslarına göre değerlendirilecektir.

Başvuru Süresi ve Başvuru Yöntemi

Düzenlemeden yararlanmak isteyen borçluların en geç 31.08.2026 tarihine kadar (bu tarih dâhil) durumlarına uygun Tebliğ eki dilekçe ile başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Başvuru; Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi, Dijital Vergi Dairesi veya e-Devlet üzerinden elektronik ortamda yapılabileceği gibi borçlu olunan vergi dairesine doğrudan, posta yoluyla ya da başka bir vergi dairesi aracılığıyla yazılı olarak da yapılabilir.

Elektronik başvurularda sistem kayıt tarihi; taahhütlü posta veya APS ile yapılan başvurularda postaya veriliş tarihi; adi posta ile gönderilen başvurularda ise evrakın vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih başvuru tarihi olarak kabul edilir. Birden fazla vergi dairesine borç bulunması halinde her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurulması zorunludur.

Burada uygulamada gözden kaçırılmaması gereken husus şudur: Borçlu, ilgili vergi dairesine olan borçlarının tamamı için tecil talep etmelidir. Aynı vergi dairesindeki borçlardan yalnızca istenilenlerin seçilerek özel uygulamaya dâhil edilmesi mümkün değildir.

Taksit Sayısının Belirlenmesi

Ödeme planları aylık eşit taksit esasına göre düzenlenecek ve ilk taksit Eylül/2026 ayında başlayacaktır. Ancak bütün borçlular için tek tip bir vade öngörülmemiştir. Süre; borçlunun çok zor durum derecesine, hukuki statüsüne ve borcun türüne göre değişmektedir.

Faal Mükelleflerde Likidite Oranına Göre Taksit Sayısı

Tebliğin yayım tarihi itibarıyla faal mükellefiyet kaydı bulunan ve bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerde taksit sayısı mali tablolardan hesaplanan likidite oranına göre belirlenmektedir.

  • Likidite oranının 0,50 veya daha yüksek olması halinde 36 eşit taksit,
  • Likidite oranının 0,50’den küçük, 0,30’dan büyük olması halinde 48 eşit taksit,
  • Likidite oranının 0,30 veya daha düşük olması halinde 72 eşit taksit uygulanacaktır.

Bu gruba girmeyen borçluların borçları ise kural olarak 48 eşit taksitte ödenecektir. Mükellefin azami taksit sayısından daha kısa bir süre talep etmesi mümkündür.

Alacağın Türüne Göre Sınırlama

KDV ve BSMV borçlarında özel bir üst sınır bulunmaktadır. Bu vergilerden doğan borçlar ile bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, ilgili beyannamelerin damga vergileri ve bunlara bağlı gecikme zamları en fazla 12 eşit taksitte ödenebilecektir. Dolayısıyla likidite oranı 72 aya kadar imkân verse dahi KDV ve BSMV yönünden 12 aylık sınır aşılamaz. Aynı vergi dairesindeki diğer borçlar bakımından ise 36, 48 veya 72 aylık süreler uygulanabilir.

Kamu Kuruluşları ve Belediye Şirketleri

İl özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları tüzel kişilerin Tebliğ kapsamındaki tüm borçları, alacak türü ayrımı yapılmaksızın 72 eşit taksitte ödenebilecektir.

Tecil Faizi ve Borcun Hesaplanması

Tebliğ kapsamındaki borçlara yıllık %29 tecil faizi uygulanacaktır. Gecikme zammına tabi alacaklarda önce vade tarihinden tecil talep tarihine kadar gecikme zammı hesaplanacak, ardından oluşan toplam tutar taksitlendirilecektir. Ödeme planında her taksite isabet eden tecil faizi ayrıca gösterilecek; lira kesirleri ise ilk taksite eklenecektir.

Taksitlerin vadesinden önce ödenmesi mümkündür. Bu durumda tecil faizi fiili ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplanacağından erken ödeme borçlunun faiz yükünü azaltacaktır.

Teminat Uygulaması

Teminat bakımından yeni eşik 10.000.000 TL’dir. Bu tutara kadar teminat aranmayacak, aşan kısım için ise aşan tutarın yarısı kadar teminat gösterilecektir. Dolayısıyla zorunlu teminatın hesabı, toplam borcun yarısı üzerinden değil; 10.000.000 TL düşüldükten sonra kalan kısmın yarısı üzerinden yapılır.

Teminatın türü, değerlemesi, mevcut hacizlerin teminat yerine geçmesi ve hacizlerin kaldırılması konularında Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği hükümleri uygulanacaktır. 10.000.000 TL’lik teminatsız tecil imkânı, daha önce haczedilmiş bir mal üzerindeki haczin kendiliğinden kaldırılması sonucunu doğurmamaktadır.

Tecil Yetkisi ve Ödeme Planı

Bu Tebliğ kapsamındaki başvurular, borç tutarına bakılmaksızın vergi dairesi müdürleri tarafından değerlendirilecektir. Tutarı 10.000.000 TL’yi geçmeyen alacaklar için işlemler Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi işlem sistemleri üzerinden doğrudan sonuçlandırılabilecektir.

Tecil edilen borçlar için borçluya taksit tutarlarını, tecil faizini ve vade tarihlerini gösteren ödeme planı verilecektir. Ödeme planı bağlı olunan vergi dairesinden, herhangi bir vergi dairesinden imza karşılığı veya gerekli teknik şartların bulunması halinde elektronik ortamdan alınabilecektir.

Mevcut Teciller ve Değerlendirme Aşamasındaki Talepler

Tebliğin yayımı tarihinde yürürlükte olan ve şartlarına uygun biçimde ödenen tecillerde, yayım tarihinden sonra ödenecek taksitler için ayrıca başvuru aranmaksızın yıllık %29 faiz oranı uygulanacaktır. Buna karşılık mevcut ödeme planını uzatmak ve Tebliğdeki daha uzun vadelerden yararlanmak isteyenlerin 31.08.2026 tarihine kadar ayrıca talepte/başvuruda bulunmaları gerekir.

Bu durumda daha önce usulüne uygun ödenen taksitler geçerli sayılacak; kalan borçlar için Eylül/2026 ayından başlamak üzere yeni ödeme planı oluşturulacaktır. Yeni süre, ilk tecil müracaat tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunda öngörülen azami tecil süresini aşamayacaktır.

Tebliğin yayımı tarihinde henüz değerlendirme aşamasında bulunan talepler bakımından da 31.08.2026 tarihine kadar bu Tebliğ hükümlerinden yararlanma talebinde bulunulması gerekir. Bu haktan yararlanmak istemeyenlerin başvuruları genel hükümlere göre sonuçlandırılacak ve uygun bulunması halinde eski oran olan yıllık %39 tecil faizi uygulanacaktır.

Tecil Taksitlerinin Süresinde Ödenmemesi ve Tecilin İhlali

Tecilin devamı bakımından temel kural, taksitlerin tecil faiziyle birlikte süresinde ve eksiksiz ödenmesidir. Bununla birlikte bir takvim yılında en fazla iki taksitin gecikmesi veya eksik ödenmesi doğrudan ihlal sayılmamıştır. Bu imkândan yararlanılabilmesi için geciken taksitin, izleyen taksitin vadesi içinde ve fiili ödeme tarihine göre hesaplanacak tecil faiziyle birlikte tamamlanması gerekir.

Süresinde ödenmeyen taksitin son taksit olması halinde ödeme, son taksit vadesini takip eden ayın sonuna kadar yapılmalıdır. Bu sürelerde ödeme tamamlanmazsa tecil bozulacak ve kalan kamu alacağı cebren takip ve tahsil edilecektir.

Diğer Önemli Hususlar

  • Sorumlu kişiler bakımından uygulama:
    Mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borcunun ödenmesinden sorumlu tutulan kişiler, sorumlu oldukları borç tutarı için bu düzenlemeden yararlanabilirler. Adi ve kollektif şirket ortakları, şirket borçlarının tamamından müteselsilen sorumlu olduklarından, söz konusu borçlar yönünden Tebliğ hükümlerinden faydalanabilirler.
  • Borç durum yazısında gösterim:
    Tecil edilen borcun, borç durumunu gösterir belgede yer almaması için tecil edilen asıl borç tutarının en az %10’unun ödenmiş olması gerekir. Hiç ödeme yapılmamışsa tecil edilen borcun tamamı; %10’dan az ödeme yapılmışsa ödenmeyen kısım belgede gösterilir.
  • Motorlu taşıtlar vergisi ve taşıta bağlı borçlar:
    Motorlu taşıtlar vergisi ile taşıta bağlı diğer kamu alacaklarında başvuru her bir taşıt için ayrı ayrı yapılır. Borçların tecil edilmiş ve tecil şartlarının ihlal edilmemiş olması hâlinde fenni muayene izin belgesi veya uçuşa elverişlilik belgesi verilebilir. Ancak aracın satış ve devri için tecil edilen borcun tamamının ödenmiş olması şarttır.
  • Mevcut yapılandırmaların durumu:
    Özel kanunlara göre yapılandırılmış ve Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla yapılandırma şartları ihlal edilmemiş borçlara ait ödenmemiş taksitlerin, bu Tebliğ kapsamında yeniden tecil edilmesi mümkün değildir.

SGK BORÇLARINDA YENİ TECİL VE TAKSİTLENDİRME İMKÂNI

Genel Değişiklikler

SGK’nın 2026/15 sayılı Genelgesi, 2024/12 sayılı Genelgedeki tecil hükümlerini yeni kanuni sınırlara uyarlamıştır. Buna göre azami süre 72 aya çıkarılmış, teminatsız tecil sınırı 10.000.000 TL olarak belirlenmiş ve çok zor durum incelemesine bağlı süreler yeniden düzenlenmiştir.

36 ayı aşan tecillerde kademeli tecil uygulanmayacaktır. Bu nedenle 37 ila 72 ay arasındaki ödeme planları kural olarak eşit taksitler üzerinden oluşturulacaktır.

31.08.2026 Tarihine Kadar Özel Kapsama Giren SGK Borçları

31.08.2026 tarihine kadar yapılacak başvurularda; 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerin ve 4/1-b kapsamındaki sigortalıların 2026 Haziran ayı dâhil önceki dönemlere ait sigorta primi ve işsizlik sigortası primi borçları tecil kapsamına alınabilecektir.

Ayrıca 31.08.2026 tarihine kadar tebliğ edilmiş ve kesinleşmiş idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zamları da kapsamdadır. Borcun kapsama girmesi için ilgili döneme, kesinleşme durumuna ve başvuru tarihine birlikte bakılması gerekir.

Başvuru Süresi, Yeri ve Belgeler

Başvuruların 31.08.2026 tarihine kadar, borcun icra takip işlemlerinin yürütüldüğü SGK ünitesine yapılması gerekir. Başvuruda 2024/12 sayılı Genelge eki Tecil Talep Formu ile borçlunun durumuna göre Çok Zor Durum Raporu veya Mali Durum Bildirim Formu kullanılacaktır. Belgelerin eksik olması halinde tamamlanması istenecek; eksikliklerin giderilmemesi durumunda talep reddedilecektir.

Birden fazla SGK ünitesince takip edilen borçlarda her üniteye ayrı başvuru yapılması gerekir. Borçlunun hem 4/1-b sigortalısı hem de işveren olması halinde bu iki sıfattan doğan borçlar ayrı ayrı değerlendirilecektir.

Taahhütlü, iadeli taahhütlü, APS veya PTT Kargo ile yapılan başvurularda postaya veriliş tarihi; adi posta ve diğer yöntemlerde ise Kurum evrakına giriş tarihi başvuru tarihi sayılacaktır.

Tecil Faizi ve İlk Taksit Şartı

SGK yönünden yıllık %29 oranından yararlanmanın en kritik şartı ilk taksittir. İlk taksitin, başka bir ifadeyle peşinatın, en geç 31.08.2026 tarihinde ve tek seferde ödenmesi gerekir. Tecil işlemi de ilk taksitin ödendiği tarihte başlamış sayılacaktır.

İlk taksitin süresinde ödenmemesi halinde başvuru yapılmış olması tek başına yeterli olmayacak ve borçlu %29’luk faiz avantajından yararlanamayacaktır. Bu şart, vergi tecilindeki uygulamadan ayrılan ve başvuru takviminde özellikle dikkate alınması gereken bir husustur.

Tecil Yetkisi

31.08.2026 tarihine kadar yapılacak başvurular borç tutarına bakılmaksızın sosyal güvenlik il müdürlükleri veya sosyal güvenlik merkezleri bünyesindeki tecil komisyonlarınca değerlendirilecektir. Borç türü bazında; İstanbul, Ankara ve İzmir’de 18.000.000 TL’ye, diğer büyükşehirlerde 15.000.000 TL’ye, büyükşehir olmayan illerde 13.000.000 TL’ye kadar olan borçlarda sosyal güvenlik merkez müdürleri yetkilidir. Bu sınırları aşan borçlarda azami tutara bakılmaksızın sosyal güvenlik il müdürü yetkili olacaktır.

Bu kapsamdaki dosyalar değerlendirme için Merkez Teşkilatına gönderilmeyecektir. Bu düzenleme, yüksek tutarlı başvuruların da taşra teşkilatında sonuçlandırılmasını sağlayarak işlemlerin hızlandırılmasını amaçlamaktadır.

Teminat ve Ünite Bazında Değerlendirme

SGK borçlarında da 10.000.000 TL’ye kadar teminat aranmayacak, bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat alınacaktır. Ancak SGK uygulamasında bu sınırın borcun takip edildiği ünite itibarıyla ele alınması önemlidir. Farklı il müdürlükleri veya sosyal güvenlik merkezlerinde takip edilen borçların her biri ayrı ayrı 10.000.000 TL’yi aşmıyorsa, Kuruma olan toplam borç daha yüksek olsa dahi ilgili üniteler teminatsız tecil yapabilecektir.

Buna karşılık aynı ünitedeki borç 10.000.000 TL’yi aşıyorsa aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmelidir. Tecil sonrasında yeni bir borcun plana eklenmesi halinde toplam borç yeniden dikkate alınacak ve gerekiyorsa ek teminat talep edilecektir.

Örnek: Aynı sosyal güvenlik merkezinde takip edilen borcun 80.000.000 TL olması halinde zorunlu teminat; (80.000.000 - 10.000.000) / 2 hesabıyla 35.000.000 TL olacaktır.

Örnek: 120.000.000 TL borç için 55.000.000 TL teminat gösterilerek tecil yapıldıktan sonra 1.000.000 TL tutarında yeni bir idari para cezasının da tecile alınması istenirse, toplam borç 121.000.000 TL’ye çıkacaktır. Yeni zorunlu teminat 55.500.000 TL olduğundan daha önce verilen teminata ilave olarak 500.000 TL ek teminat gösterilmesi gerekecektir.

Mahcuz mallar değerleri tutarınca teminat yerine geçer. Teminatsız tecil sınırının altında borç bulunması, önceden uygulanmış hacizlerin otomatik olarak kaldırılacağı anlamına gelmez. Hacizli mallar zorunlu teminatın üzerinde olsa dahi haczin kaldırılması, kalan borcun ve teminat yeterliliğinin ayrıca değerlendirilmesine bağlıdır.

Örnek: 10.000.000 TL tutarındaki SGK borcu nedeniyle 24.000.000 TL değerinde bir araç üzerine daha önce haciz konulmuşsa, borcun teminatsız tecil sınırı içinde kalması araç üzerindeki haczin kaldırılmasını gerektirmez. Mevcut haciz tecil süresince korunur.

Örnek: 60.000.000 TL borç için toplam değeri 50.000.000 TL olan beş araç haczedilmiş ve borç 72 taksite bağlanmışsa; belirli sayıda taksit ödendikten sonra kalan borç tecil faizi dâhil 39.000.000 TL’ye düştüğünde, dört aracın toplam değeri kalan borcu karşılıyorsa borçlunun talebi üzerine yalnızca bir araç üzerindeki haciz kaldırılabilecektir.

Cari Borçların Ödeme Planına Eklenmesi

Özel tecil işlemi yapıldıktan sonra 31.08.2026 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş bulunan borçlar, ilk iki taksitin ödenmiş ve ödenmemiş taksitin bulunmaması şartıyla mevcut ödeme planına eklenebilir. Ancak 31.08.2026 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş bu borçlar için yıllık %29 oranıyla ikinci bir ayrı tecil yapılamaz.

Örnek: Özel tecil kapsamında ilk iki taksitini zamanında ödeyen ve gecikmiş taksiti bulunmayan bir işverenin, 31.08.2026 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş ilave prim borçları mevcut ödeme planına eklenebilir. Buna karşılık ödeme vadesi 31.08.2026 tarihinden sonraya rastlayan 2026 Temmuz ve sonraki dönem borçları bu plana eklenmeyecek, ayrı bir tecil talebine konu edilecektir.

Ödeme vadesi 31.08.2026 tarihinden sonra olan, örneğin 2026 Temmuz ve sonraki dönemlere ait borçlar mevcut özel plana eklenmeyecek; bunlar için başvuru tarihindeki yürürlükte bulunan tecil faiz oranı üzerinden yeni bir tecil işlemi yapılabilecektir.

Haciz, Yakalama ve Satış İşlemlerinin Durumu

İlk taksitin ödenmesiyle birlikte, tecil geçerliliğini koruduğu müddetçe icra takip ve satış işlemleri duracaktır. Araçlar üzerindeki yakalama şerhleri kaldırılabilecek; ancak haciz kaydı devam edecektir. Bu nedenle yakalamanın kaldırılması ile haczin kaldırılması aynı işlem olarak değerlendirilmemelidir.

Menkul veya gayrimenkul satış ilanına çıkılmış olsa dahi satış tarihinden önce ilk taksit ile tüm takip ve satış masraflarının ödenmesi halinde satış işlemi iptal edilebilecektir. Ancak satışın iptal edilmesi, mal üzerindeki haczin kaldırılması anlamına gelmez; haciz teminat niteliğinde korunur.

Örnek: Borç 72 taksite bağlanmış ve ilk 71 taksit ödenmiş olsa dahi son taksitin kendi vadesinde ve Genelgede tanınan sürede ödenmemesi halinde tecil işlemi bozulur. Bu nedenle son taksit de diğer taksitler gibi ödeme planındaki süre içinde kapatılmalıdır.

Ödeme Planı, Tebligat ve Yapılandırılmış Borçlar

Ödeme planları borçluya dosyanın işlem gördüğü ünitede elden veya Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilebilir. Borçlunun talebi halinde ödeme planı, icra takip ve haciz servisi bulunan herhangi bir SGK ünitesinden ekran çıktısı alınarak imza karşılığında teslim edilebilir. Planın oluşturulmasıyla tutarlar banka sistemlerine yansıtıldığından, plan henüz tebliğ edilmemiş olsa dahi taksit ödemesi banka kanalıyla yapılabilir.

Özel kanunlara göre yapılandırılmış ve Genelgenin yayımı tarihinde yapılandırması bozulmamış borçların bu Genelge kapsamında tecil edilmesi mümkün değildir. Daha önce yürürlükteki oran üzerinden tahsil edilmiş tecil faizlerinin iadesi veya başka borçlara mahsubu da yapılamaz.

04.06.2026 Tarihinden Önceki Teciller

04.06.2026 tarihinden önce başvurulmuş, ilk taksiti ödenmiş ve henüz karara bağlanmamış talepler ile bu tarih itibarıyla devam eden teciller de yeni hükümlerden yararlanabilecektir. Borçlunun talebi üzerine likidite oranı 0,51 ila 1,00 arasında ise kalan süreye azami 18 ay; likidite oranı 0,50 veya altında ise azami 36 ay ilave edilebilecektir.

Örnek: 04.06.2026 tarihinden önce başlayan ve şartlarına uygun biçimde devam eden bir tecilde borçlunun likidite oranı 0,50 veya daha düşükse, kalan ödeme süresine borçlunun talebi üzerine azami 36 ay daha eklenebilecektir. Likidite oranı 0,51 ile 1,00 arasındaysa ilave süre azami 18 ayla sınırlı olacaktır.

Bu tecillerde başvuru şartı aranmaksızın 16.06.2026 tarihine kadar eski oranlar, 16.06.2026 tarihinden itibaren ise yıllık %29 tecil faizi uygulanacaktır. Daha önce yapılan zorunlu teminat hesaplamaları ve işlemleri ise mahcuz malların teminat sayılması nedeniyle değiştirilmeyecektir.

VERGİ VE SGK UYGULAMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Konu

Vergi Borçları

SGK Borçları

Son başvuru

31.08.2026

31.08.2026

Faiz oranı

Yıllık %29

Yıllık %29

Azami süre

Genel olarak 36, 48 veya 72 ay; KDV ve BSMV en fazla 12 ay

Çok zor durum incelemesine göre azami 72 ay

Teminatsız sınır

10.000.000 TL

Ünite bazında 10.000.000 TL

İlk taksit

İlk taksit Eylül/2026 ayında başlar

İlk taksit en geç 31.08.2026 tarihinde defaten ödenir

Başvuru yeri

Her vergi dairesine ayrı başvuru

Borcun takip edildiği her SGK ünitesine ayrı başvuru

Hacizler

Teminatsız sınır mevcut haczi kendiliğinden kaldırmaz

İlk taksitle takip ve satış durur; yakalama kalkabilir, haciz devam eder

Mevcut yapılandırma

İhlal edilmemiş özel kanun yapılandırmaları yeniden tecil edilemez

İhlal edilmemiş özel kanun yapılandırmaları yeniden tecil edilemez

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

2026 yılında yapılan değişiklikler, ödeme güçlüğü yaşayan mükellefler ve işverenler bakımından tecil müessesesini önceki döneme göre daha kullanılabilir hale getirmiştir. Sürenin 72 aya çıkması, teminatsız sınırın 10.000.000 TL’ye yükselmesi ve 31.08.2026 tarihine kadar yıllık %29 faiz uygulanması, özellikle kısa vadede nakit üretmekte zorlanan işletmeler ve kişiler için önemli bir imkândır.

Bununla birlikte bu düzenlemelerin bir af veya klasik yapılandırma olarak görülmemesi gerekir. Borç asılları ile fer’ileri ortadan kalkmamakta, ödeme planına tecil faizi eklenmekte ve borçlunun çok zor durumda bulunduğunun ortaya konulması beklenmektedir. Ayrıca vergi ve SGK uygulamalarının aynı hükümlerle yürüdüğü düşünülmemelidir.

Kanaatimizce başvuru öncesinde yapılması gereken ilk işlem, borç dökümünün vade, tür ve takip birimi bazında ayrıştırılmasıdır. Sonrasında kapsama giren borçlar, likidite oranı, teminat ihtiyacı ve sürdürülebilir taksit tutarı birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak düzenlemeden yararlanabilecek borçluların son günü beklemeksizin başvuru dosyalarını hazırlamaları; mümkün olan en uzun vadeyi değil, ödeme kabiliyetleriyle uyumlu vadeyi tercih etmeleri daha sağlıklı olacaktır. Aksi halde başlangıçta rahatlatıcı görünen bir ödeme planı, ilerleyen aylarda tecilin bozulmasına ve cebri takip işlemlerinin yeniden başlamasına yol açabilir.