7186 Sayılı Kanun (Vergisel Düzenlemeler)

Rehber: 2019/07

7186 Sayılı Kanun (Vergisel Düzenlemeler)

Sizi Arayalım

İçindekiler

Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti

Yurtdışında Bulunan Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Ve Kayıtdışı Varlıkların Kanuni Defterlere Kayıt Edilmesi İmkanı

Yurt Dışındaki Varlıkların Türkiye’deki Banka Veya Aracı Kuruma Bildirilmesi

Yurtdışındaki Varlıklarla Kredinin Veya Sermaye Avansının Kapatılması

Kayıtdışı Varlıkların Kanuni Defterlere Kayıt Edilmesi

Kapsama Giren Vergilerin Gider Olarak Dikkate Alınmaması

Vergi İncelemesi Ve Tarhiyatı Yapılmaması

Yetki

Yerli Elektrik Motorlu Araçların Üretilmesinin Teşviki Konusunda Cumhurbaşkanına Yetki Verilmesi

Finansal Kuruluşlara Olan Borçların Yeniden Yapılandırmasına Yönelik Vergisel Düzenlemeler

Banka, Finansal Kiralama Ya Da Finansman Şirketleri İle Bunlara Borçlu Durumda Olan Kurumlara Tanınan Kazanç İstisnasının Kapsamı Genişletilmiştir

Yeniden Yapılandırma Kapsamındaki Devir Ve Teslimler Kdv İstisnası Kapsamına Alınmıştır

Yeniden Yapılandırma Kapsamında Değersiz Alacak Ve Vazgeçilen Alacak Uygulaması

Tahsil İmkanı Kalmadığı İçin Kayıttan Düşülen Kredilerde Bankalar Nezdinde Değersiz Alacak Uygulaması

Finansal Kiralama Şirketleri, Faktoring Şirketleri Ve Finansman Şirketleri İçin Özel Karşılıklara Yönelik Vergisel Düzenlemeler

Faktoring Şirketlerine Özel Karşılıkları Gider Yazma Hakkı Verilmiştir

Tahsil İmkanı Kalmadığı İçin Kayıttan Düşülen Alacaklar Değersiz Alacak Kabul Edilecektir

Yurt Dışı Çıkış Harcının Yeniden Belirlenmesi Ve Kullanımı

Yürürlük Tarihi

7186 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK 
YAPILMASI HAKKINDA KANUNDA YER ALAN VERGİSEL DÜZENLEMELER

19 Temmuz 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “7186 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile, bir çok konuda düzenleme getirilmekle birlikte, vergi alanında da muhtelif değişiklikler yapılmış bulunmaktadır.

Söz konusu Kanun ile vergi mevzuatında yapılan düzenlemeler aşağıdaki gibidir.

HASILAT ESASLI KAZANÇ TESPİTİ

Bilindiği üzere, 7104 sayılı Kanun ile, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nun 38. maddesi, “Hasılat Esaslı Vergilendirme” başlığıyla yeniden düzenlenmek suretiyle yeni bir vergileme usulü getirilmişti. Bu defa, benzer bir uygulamanın kazanç üzerinden alınan vergilerde de tatbik edilmesi için “Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti” yoluyla vergiye tabi kazancın daha kolay şekilde saptanmasına yönelik olarak Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nun mülga 113. maddesi yeniden düzenlenmiştir.

Buna göre, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri halinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (KDV Kanunu’nun 38. maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları KDV dahil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınacaktır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmayacak ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacaktır.

Kazançları bu şekilde tespit edilenlerin;

  • Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmayacaktır.
  • Bu kazançlar dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratlar hakkında hasılat esaslı kazanç tespiti usulü uygulanmayacaktır.
  • İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkılması mümkün olmayacaktır.
  • Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 353. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez özel usulsüzlük cezası kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu hükümden yararlanamayacaktır.  

Cumhurbaşkanı, yukarıda bahsi geçen vergiye tabi kazancın tespiti için esas alınacak oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, uygulanmaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

YURTDIŞINDA BULUNAN VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI VE KAYITDIŞI VARLIKLARIN KANUNİ DEFTERLERE KAYIT EDİLMESİ İMKANI

GVK’ya eklenen geçici 90. madde ile, yurtdışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildirilmesi yoluyla serbestçe tasarruf edebilmesi ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan sözü edilen kıymetler ile taşınmazların kayıtlara alınması hususları düzenlenmektedir.  

Konuya ilişkin olarak düzenlemenin detayları şu şekildedir.

YURT DIŞINDAKİ VARLIKLARIN TÜRKİYE’DEKİ BANKA VEYA ARACI KURUMA BİLDİRİLMESİ

Yurtdışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31.12.2019 tarihine kadar, Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir. Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı olduğu vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyeceklerdir.

VUK uyarınca defter tutan mükellefler, bu düzenleme kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını;

  • Dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dahil edebilecekler,
  • Vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir karın tespitinde dikkate almaksızın işletmeden çekebileceklerdir.

YURTDIŞINDAKİ VARLIKLARLA KREDİNİN VEYA SERMAYE AVANSININ KAPATILMASI

Sözü edilen varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 19.07.2019 tarihi itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı bulunan kredilerin, en geç 31.12.2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu durumda, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilmeksizin bu hükümlerden yararlanılacaktır.

Ayrıca, 19.07.2019 tarihi itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı bulunan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 19.07.2019 tarihinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu hükümlerden yararlanılacaktır.

KAYITDIŞI VARLIKLARIN KANUNİ DEFTERLERE KAYIT EDİLMESİ

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan yukarıda sayılan kıymetler ile taşınmazlar, 31.12.2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilmek suretiyle dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilecektir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar;

  • Vergiye tabi kazancın ve
  • Kurumlar için dağıtılabilir kazancın

tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.

Bu kapsamda beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması halinde;

  • Sermaye artırım kararının beyan tarihi itibariyle alınmış olması ve
  • Söz konusu kararın beyan tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla,

bu hükümden faydalanılabilecektir. Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi tarh edilecek olup bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.

KAPSAMA GİREN VERGİLERİN GİDER OLARAK DİKKATE ALINMAMASI

Düzenleme kapsamında ödenen vergiler, hiçbir suretle gider olarak dikkate alınmayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir. Ayrıca Türkiye’ye getirilen veya defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir ve kurumlar vergisi bakımından gider veya indirim olarak dikkate alınamayacaktır.

VERGİ İNCELEMESİ VE TARHİYATI YAPILMAMASI

Düzenleme kapsamında bildirilen ve beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Ancak vergi incelemesi ile tarhiyatına yönelik muafiyetten faydalanılabilmesi için;

  • Bildirilen ve beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin zamanında ödenmesi,
  • Bildirilen varlıkların, bildirim yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şartlarının sağlanması gerekmektedir.

YETKİ

İşbu Rehber konusu Kanun uyarınca GVK’ya eklenen geçici 90. madde ile;

  • Cumhurbaşkanı’na, belirlenen süreleri bitim tarihinden itibaren altı aya kadar uzatma,
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı’na uygulamaya ilişkin esasları belirleme

hususlarında yetki verilmiştir.

YERLİ ELEKTRİK MOTORLU ARAÇLARIN ÜRETİLMESİNİN TEŞVİKİ KONUSUNDA CUMHURBAŞKANINA YETKİ VERİLMESİ

Kurumlar Vergisi Kanunu’na (KVK) eklenen geçici 12. madde ile, Türkiye’de elektrik motorlu araçların üretilmesinin ve yurt içinde tercih edilirliğinin vergisel yönden desteklenmesine yönelik olarak KVK’nın 32/A maddesi kapsamındaki yatırıma katkı tutarının, sözü edilen araçların ilk iktisabında ödenecek olan özel tüketim vergilerinin mükelleflere (imalatçı otomotiv şirketlerine) iade edilmesi suretiyle kullandırılması hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

Buna göre, anılan geçici madde ile, “6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 80. maddesi kapsamında teşviklerden yararlanılmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi yaratan egzoz gazı salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için;

  • Münhasıran Türkiye’de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik motorlu taşıt araçlarını,
  • Türkiye’de imal eden mükelleflerin,
  • Destek kararında belirlenen sınırlar dahilinde,
  • Bu yatırımları dolayısıyla KVK’nın 32/A maddesi kapsamında hak kazandıkları yatırıma katkı tutarını,

söz konusu malların ilk iktisabı dolayısıyla 31.12.2035 tarihine kadar vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin, takvim yılının üçer aylık dönemleri itibariyle bu mükelleflere, kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödenmesi suretiyle kullandırma hususunda Cumhurbaşkanı yetkili kılınmaktadır.  

FİNANSAL KURULUŞLARA OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRMASINA YÖNELİK VERGİSEL DÜZENLEMELER

5411 sayılı Kanuna geçici 32. madde eklenerek, Türkiye’de faaliyette bulunan;

  • Bankalar,
  • Finansal kiralama şirketleri, 
  • Faktoring şirketleri,
  • Finansman şirketleri,
  • Diğer finansal kuruluşlar

ile kredi ilişkisinde bulunan ve Çerçeve Anlaşmalarda belirlenen borçlular, bu kuruluşlar tarafından kullandırılmış olan kredilere ilişkin olarak alınacak tedbirlerle;

  • Geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve
  • İstihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine

imkan verilmesini sağlamak amacıyla, dahil oldukları risk grubundaki diğer borçlularla bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırmaya tabi tutulabileceği belirtilmiştir. 

Sözü edilen finansal yeniden yapılandırmalara ilişkin usul ve esaslar Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) tarafından çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanan Çerçeve Anlaşmalar ile uyumlu olarak belirlenecek olup, bu madde hükümleri 19.07.2019 tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanacaktır.

Anılan borçların yeniden yapılandırılması kapsamında getirilen vergisel düzenlemeler özetle şu şekildedir. 

BANKA, FİNANSAL KİRALAMA YA DA FİNANSMAN ŞİRKETLERİ İLE BUNLARA BORÇLU DURUMDA OLAN KURUMLARA TANINAN KAZANÇ İSTİSNASININ KAPSAMI GENİŞLETİLMİŞTİR

5411 sayılı Kanuna eklenen geçici 32. maddenin 8. fıkrasında, KVK’nın 5/1 maddesinin (f) bendinde yer alan istisna hükmünün, kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın alacaklı kuruluşlara ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktöring şirketleri, finansman şirketleri ile diğer finansal kuruluşlara borçları nedeniyle ilgili varlıklarını; kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın, yeniden yapılandırma kapsamında devreden kurumların;

  • Borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı

ile anılan kuruluşların bu şekilde elde ettikleri söz konusu kıymetlerden

  • Taşınmazların satışından doğan kazançların %50 oranındaki kısmı,
  • Diğerlerinin satışından doğan kazançların %75 oranındaki kısmı

kurumlar vergisinden istisna olacaktır.

YENİDEN YAPILANDIRMA KAPSAMINDAKİ DEVİR VE TESLİMLER KDV İSTİSNASI KAPSAMINA ALINMIŞTIR

5411 sayılı Kanuna eklenen geçici 32. maddenin 9. fıkrasında, yukarıda anılan finansal kuruluşlarla kredi ilişkisinde bulunan ve Çerçeve Anlaşmalarda belirlenen borçluların yeniden yapılandırmaya tabi tutulması halinde, ilgili varlıkların Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında anılan kuruluşlara devir ve teslimi ile bu suretle ilgili varlıkları devralan alacaklı kuruluşların bu varlıkları devir ve tesliminde de KDV Kanunu’nun 17/4. maddesinin (r) bendinde yer alan istisna hükmünün uygulanacağı belirlenmiştir.

Buna göre, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktöring şirketleri, finansman şirketleri ile diğer finansal kuruluşlara borçlu olanların, yeniden yapılandırma kapsamında, borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) anılan kuruluşlara devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin bu kuruluşlar tarafından devir ve teslimleri KDV’den istisna tutulacaktır.

YENİDEN YAPILANDIRMA KAPSAMINDA DEĞERSİZ ALACAK VE VAZGEÇİLEN ALACAK UYGULAMASI

5411 sayılı Kanuna eklenen geçici 32. maddenin 10. fıkrasında, Çerçeve Anlaşmaları kapsamında düzenlenen sözleşmelerin hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarlarının VUK hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Ancak, alacaklı kuruluşlar tarafından dahil oldukları risk grubunda bulunan borçlularla yapılan yeniden yapılandırma işlemlerinde bu hükümler uygulanmayacaktır.

TAHSİL İMKANI KALMADIĞI İÇİN KAYITTAN DÜŞÜLEN KREDİLERDE BANKALAR NEZDİNDE DEĞERSİZ ALACAK UYGULAMASI

5411 sayılı Kanunun 53. maddesinde değişikliğe gidilerek, bankalar tarafından bu madde uyarınca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen kredilerin, VUK’un 322. maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak addolunacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, bankalarca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil edilme imkanı kalmayan krediler, kayıtlardan düşülürken değersiz alacak olarak kabul edilecek ve bu tarihte kayıtlı değerleri üzerinden zarara geçirilerek yok edileceklerdir.

Bu noktada,  söz konusu özel karşılıklar, anılan madde uyarınca ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edildiğinden, değersiz alacak olarak addedilip giderleştirilmesi öncesinde daha önce ayrılmış karşılıkların (konusu kalmayan karşılıklar hesabı kullanılmak suretiyle) kapatılması hususu dikkatlerden kaçmamalıdır. Aksi halde, karşılığa konu tutarlar için iki defa gider kaydı söz konusu olacağından vergi kaybı doğacaktır. 

FİNANSAL KİRALAMA ŞİRKETLERİ, FAKTORİNG ŞİRKETLERİ VE FİNANSMAN ŞİRKETLERİ İÇİN ÖZEL KARŞILIKLARA YÖNELİK VERGİSEL DÜZENLEMELER

6361 sayılı Kanunun 16. maddesinde değişikliğe gidilerek, özel karşılıklara ilişkin vergisel uygulamalarda değişiklikler yapılmış olup, söz konusu değişiklikler özetle şu şekildedir.

FAKTORİNG ŞİRKETLERİNE ÖZEL KARŞILIKLARI GİDER YAZMA HAKKI VERİLMİŞTİR

6361 sayılı Kanunun 16. maddesinde yapılan değişiklik ile, finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketleri için tanınan özel karşılıkların tamamının, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmesi hakkı, faktoring şirketleri için de tanınmış ve maddedeki eksiklik giderilmiştir.

Buna göre, faktoring şirketleri de ilgili madde kapsamında ayrılan özel karşılıkların tamamını, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edeceklerdir.

TAHSİL İMKANI KALMADIĞI İÇİN KAYITTAN DÜŞÜLEN ALACAKLAR DEĞERSİZ ALACAK KABUL EDİLECEKTİR

6361 sayılı Kanunun 16. maddesinde eklenen bent ile, anılan madde uyarınca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkanı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen alacakların, VUK’un 322. maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak addolunacağı belirlenmiştir.

Buna göre, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve finansman şirketleri tarafından özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil edilme imkanı kalmayan alacaklar, kayıtlardan düşülürken değersiz alacak olarak kabul edilecek ve bu tarihte kayıtlı değerleri üzerinden zarara geçirilerek yok edileceklerdir.

Bu noktada, söz konusu özel karşılıklar, anılan madde uyarınca ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edildiğinden, değersiz alacak olarak addedilip giderleştirilmesi öncesinde daha önce ayrılmış karşılıkların (konusu kalmayan karşılıklar hesabı kullanılmak suretiyle) kapatılması hususu dikkatlerden kaçmamalıdır. Aksi halde, karşılığa konu tutarlar için iki defa gider kaydı söz konusu olacağından vergi kaybı doğacaktır. 

YURT DIŞI ÇIKIŞ HARCININ YENİDEN BELİRLENMESİ VE KULLANIMI

“5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”da değişikliğe gidilerek yurt dışı çıkış harcı 15 TL’den 50 TL’ye artırılmakta olup bunun yanı sıra;

  • Cumhurbaşkanına söz konusu miktarı sıfıra kadar indirme yetkisinin yanında, bu miktarı üç katına kadar artırma hususunda yetki verilmesi,
  • Alınan harç tutarının 15 TL’nin üzerindeki kısmının genel bütçeye gelir olarak kaydedilmesi (Mevcut düzenlemeye göre, 15 TL’ye kadar olan kısım Toplu Konut İdaresine aktarılmaktadır.)

hususlarında düzenleme yapılmaktadır.

YÜRÜRLÜK TARİHİ

İşbu Rehber’de yer verilen vergisel düzenlemelerden;

  • Yurt dışı çıkış harcının yeniden belirlenmesine ilişkin düzenleme, 01.08.2019 tarihinde,
  • Diğerleri 19.07.2019 tarihinde

yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Saygılarımızla.

Dosyalar