Sizi Arayalım
7326 Sayılı Kanun (Yapılandırma Kanunu)

REHBER: 22.06.2021/08

7326 Sayılı Kanun (Yapılandırma Kanunu)

1. YENİDEN YAPILANDIRMANIN KAPSAMI

1.1. Maliye Bakanlığına Bağlı Tahsil Dairelerince Takip Edilen Amme Alacakları

1.2. İl Özel İdarelerince Takip Edilen Amme Alacakları

1.3. Belediyelerce Takip Edilen Alacaklar

2.KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER

2.1. Maliye Bakanlığı, İl Özel İdareleri Ve Belediyelere Bağlı Tahsil Dairelerince Tahsil Edilen Alacaklar

2.2. Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı’na Bağlı Tahsil Dairelerince Tahsil Edilen Borçlar

2.3. Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması

2.4. Diğer Borçlar

2.5. Tecilli Borçlar

3. KESİNLEŞMEMİŞ VEYA DAVA AŞAMASINDAKİ ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

3.1. Genel Olarak Ödenecek Ve Tahsilinden Vazgeçilecek Alacaklar

3.2. Gecikme Faizi Veya Gecikme Zammı Yerine Ödenecek Faiz Tutarının Hesaplanması

4. İNCELEME VE TARHİYAT AŞAMASINDAKİ İŞLEMLER

4.1. Ödenecek Ve Silinecek Kamu Alacakları

4.2. İncelemede Olanlarca Yapılacak Matrah Artırımı

4.3. Pişmanlık Talebiyle Verilip Şartların İhlali Nedeniyle Kesilen Cezalar (Tebliğ Edilmemiş Olanlar)

4.4. Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Talepli İncelemeler

4.5. Başvuru Ve Ödeme

5. PİŞMANLIKLA VEYA KENDİLİĞİNDEN VERİLEN BEYANNAMELER

5.1. Ödenecek Ve Silinecek Tutarlar

5.2. Hesaplanan Tutarın Ödenmesi

6. GELİR VERGİSİNDE MATRAH ARTIRIMINA YÖNELİK DÜZENLEMELER

6.1. Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine İlişkin Matrah Artırımı

6.2. Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinde Zarar Beyan Etmiş Veya Hiç Beyanname Vermemiş Olan Mükellefler İle Faaliyette Bulunduğu Veya Gelir Elde Ettiği Halde Mükellefiyet Tesis Ettirmemiş Olanların Matrah Artırımı

6.3. Ücret Stopajında Artırım

6.4. Serbest Meslek Stopajında Artırım

6.5. Kira Stopajında Artırım

6.6. Yıllara Sari İnşaat İşlerin İlişkin Stopaj Artırımı

6.7. Çiftçilere Yapılan Ödemelerde Stopaj Artırımı

6.8. Vergiden Muaf Esnafa Yapılan Ödemelerde Stopaj Artırımı

7. YILLIK KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNE İLİŞKİN KURUMLAR VERGİSİ ARTIRIMI

7.1. Kurumlar Vergisi Beyanında Matrah Beyan Etmiş Olan Mükelleflerin Matrah Artırımı

7.2. Kurumlar Vergisi Mükelleflerince Matrah Artırımı Ve Matrah Beyanında Uygulanacak Vergi Oranları

7.3. Matrah Ve Vergi Artırımı İle Matrah Beyanına İlişkin Diğer Hususlar.

7.3.1. Vergi İncelemesi Ve Tarhiyat Yapılmaması:

7.3.2. Geçmiş Yıl Zararları:

7.3.3. Gelecek Yıllarda Matrahtan İndirim Konusu Yapılacak İstisna Ve İndirim Tutarları İle Geçmiş Yıl Zararlarının Artırılan Matrahlardan İndirilememesi:

7.3.4. Tevkif Yoluyla Ödenmiş Bulunan Vergilerin İadesinin Talep Edilmesi:

7.3.5. Kıst Dönemde Faaliyette Bulunan Mükelleflerde Asgari Matrah Beyanı

7.3.6. Yıllara Sari İnşaat Ve Onarım İşi Yapan Mükelleflerin Durumu

8. KATMA DEĞER VERGİSİNDE ARTIRIM

8.1.  Artırıma İlişkin Yılda Verilmesi Gereken 1 No.Lu Kdv Beyannamelerinin Tamamını Vermiş Olan Mükellefler

9. MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINA İLİŞKİN ORTAK HÜKÜMLER

9.1. Matrah Ve Vergi Artırımı İle Matrah Beyanı Dolayısıyla Hesaplanan Vergilerin Ödenmesi

9.2. Takdir Komisyonlarına Sevk Edilmiş Veya Haklarında Vergi İncelemesine Başlanılmış Mükelleflerin Durumu

9.3. Matrah Ve Vergi Beyanında Bulunan Mükelleflere Vuk Hükümlerine Göre Usulsüzlük Cezası Uygulanmaması

9.4. Matrah Ve Vergi Artırımında Bulunulan Vergilendirme Dönemlerine İlişkin Kesinleşen Tarhiyatların Durumu

9.5. İstisna Ve İndirimlerin Uygulanmaması

9.6. Matrah Ve Vergi Artırımında Bulunamayacaklar

10. İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER

10.1. İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat Ve Demirbaşların Kayda Alınması

10.2. Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Emtianın Durumu

10.3. Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu Ve Ortaklardan Alacakların Beyanı 65

11. AKTİFTE YER ALAN TAŞINMAZLAR İLE AMORTİSMANA TABİ DİĞER İKTİSADİ KIYMETLERİN YENİDEN DEĞERLEMESİ

12. SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA OLAN BORÇLARA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

12.1. Yapılandırma Kapsamına Giren Borçlar

12.2. Yapılandırma Kapsamındaki Borçlara Uygulanacak Faiz Ve Hesaplama Şekli

12.3. Taksitle Yapılacak Ödemeler

12.4. Başvuru Şekli Ve Ödeme Süreleri

12.5. Yapılandırma Talep Edenlerin Genel Sağlık Sigortasından Yararlanması

12.6. YAPILANDIRMA HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMANIN KOŞULU

13. KARŞILIKSIZ ÇEK, PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

 

7326 SAYILI KANUN REHBERİ

(VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI, MATRAH ARTIRIMI, İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ, YENİDEN DEĞERLEME )

Kamuoyunda “Af Kanunu” ya da “Yapılandırma Kanunu” olarak anılan “7326 Sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” 09.06.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sonrasında, 14.06.2021 tarihli ve 31511 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “1 Seri No.lu Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliği” ile anılan Kanunun Maliye Bakanlığı tahsil dairelerince takip edilen alacaklara yönelik hükümlerinin uygulama usul ve esasları açıklanmıştır.

7326 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Tebliğ’de;

  • Kesinleşmiş kamu alacaklarının yapılandırılması,
  • Kesinleşmemiş veya dava safhasındaki alacakların yapılandırılması,
  • İhtilaflı ya da inceleme ve takdir işlemleri devam eden alacakların yapılandırılması,
  • 2016-2020 yıllarına ilişkin Matrah ve Vergi artırımı,
  • Kasa ve Ortaklar Cari hesaplarının, stokların, makine tesis ve demirbaşların düzeltilmesi imkanı,
  • İşletmelerin bilançolarında yer alan gayrimenkuller ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler için geçici olarak yeniden değerleme yapılabilmesi imkanı,
  • Karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemeyen kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmeleri halinde geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtların dikkate alınmaması

gibi düzenlemeler yer almaktadır.

Söz konusu Kanun’da yer alan düzenlemeler ve ilgili Tebliğ’de yapılan açıklamalar işbu Rehberin izleyen bölümlerinde bilgilerinize sunulmaktadır.

YENİDEN YAPILANDIRMANIN KAPSAMI

MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

Vergi Usul Kanunu (VUK) Kapsamındaki Kamu Alacakları

7326 sayılı Kanunun kapsamına, VUK kapsamına giren ve 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin olan ya da bu tarihten önce tahakkuk eden vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.

Anılan Kanunda yer alan vergi tabiri, VUK kapsamına giren vergi, resim ve harçları ifade etmektedir. Bu bakımdan kanun kapsamında, vergi tabirine dâhil olan tüm alacaklar (gümrük vergisi hariç) girmektedir.

Buna göre, Kanun kapsamına giren VUK kapsamındaki kamu alacakları vergilendirme dönemleri itibariyle aşağıdaki gibi olacaktır. 

a. 30.04.2021 Tarihinden (Bu Tarih Dahil) Önceki Dönemlere, Beyana Dayanan Vergilerde İse Bu Tarihe Kadar Verilmesi Gereken Beyannamelere İlişkin Vergi Ve Vergi Cezaları İle Bunlara Bağlı Gecikme Faizleri, Gecikme Zamları Kanun Kapsamındadır:

Kanun’un VUK kapsamındaki vergilere ilişkin uygulama alanı, vergilendirme döneminin süresi çerçevesinde aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

  • Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Nisan/2021 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Nisan/2021 ayına rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü Mayıs/2021 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.

  • Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler:

Mart/2021 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Nisan/2021 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

  • Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler:

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü

Nisan/2021 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, Nisan/2021 ayından sonraya rastlayanlar bu kapsama girmemektedir. Bu bağlamda, gelir ve kurumlar vergisine mahsuben 2021 yılında ödenmesi gereken geçici vergi Kanun kapsamında değildir.

  • Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri:

Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, beyanname verme süresi 30.04.2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar olan vergiler Kanun kapsamındadır. Ancak, 7326 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süreleri başlamamış olan 2020 takvim yılına ilişkin gelir vergisi taksitleri için Kanunun 2. maddesi hükümlerinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Buna göre, bu vergiye ilişkin olarak Şubat, Mart ve Haziran/2021 aylarında ödenmesi gereken taksitler için Kanundan yararlanılması mümkün olduğu halde, Temmuz/2021 ayı ve sonrasında ödenecek taksitler için Kanunun 2.maddesinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

  • Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler bakımından, özel hesap döneminin sona erdiği tarih ve beyanname verme süresinin son günü 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce olanlar kapsama girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise kapsama girmemektedir.
  • Tasfiye dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce olanlar kapsama girmektedir.
  • Veraset ve intikal vergisi mükellefiyetleri:

Bu vergi türünde, beyanname verme süresinin son günü 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce olanlar kapsama girmektedir.

  • Harç mükellefiyetleri:

30.04.2021 tarihinde ve bu tarihten önce gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle, tarh edilip kesinleşmiş bulunan ya da ihtilaflı olan alacaklar ile Kanunun yayımı tarihinden önce inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler Kanunun kapsamına girmektedir.

Ayrıca, tahsili gereken karar ve ilam harçlarından, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.

  • Ücretlilerde asgari geçim indirimi:

Ücretlilerde asgari geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya işverenler adına tarh ve tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı cezalar Kanun kapsamındadır.

b. 2021 Yılına İlişkin Olarak 30.04.2021  Tarihinden (Bu Tarih Dahil) Önce Tahakkuk Eden Vergi Ve Vergi Cezaları İle Bunlara Bağlı Gecikme Faizleri, Gecikme Zamları Kanun Kapsamındadır.

2021yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun kapsamına girmektedir.

Ancak 2021 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taşıtlar vergisi için yapılan tarhiyatlardan 30.04.2021 tarihine kadar tahakkuk edenler kapsama girmekte; bu tarihten sonra tahakkuk edenler ise (motorlu taşıtlar vergisinin ikinci taksiti) kapsama girmemektedir.

c. 30.04.2021 Tarihinden (Bu Tarih Dahil) Önce Yapılan Tespitlere İlişkin Olarak Vergi Aslına Bağlı Olmayan Vergi Cezaları Kanun Kapsamındadır:

Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla; kesinleştiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi geçmemiş, dava açılmış veya dava açma süresi geçmemiş ya da tespit edildiği hâlde ceza ihbarnameleri düzenlenmemiş veya düzenlendiği halde tebliğ edilmemiş olanlar kapsam dâhilindedir.

Diğer taraftan, vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise verginin ait olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit edilecektir.

Kanun Kapsamındaki İdari Para Cezaları

Kanun kapsamına;

  • Umumi Hıfzıssıhha Kanununa göre,
  • Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna göre,
  • Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca,

verilen idari para cezaları hariç olmak üzere 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen idari para cezaları girmektedir.

Ancak, 30.04.2021 tarihinden önce verilmekle birlikte 7326 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş idari yaptırım kararlarına konu idari para cezaları Kanunun kapsamına girmemektedir.

6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen alacaklardan, bu Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan asli ve fer’i amme alacaklarından takip için vergi dairelerine intikal edenler Kanun kapsamındadır.

İL ÖZEL İDARELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

İl özel idarelerinin vadesi 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i kamu alacakları Kanunun kapsamına girmektedir. 

BELEDİYELERCE TAKİP EDİLEN ALACAKLAR

Belediyelerin aşağıda sayılan ve 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere ya da beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin olan alacakları 7326 sayılı Kanun kapsamındadır:

  • Vergi Usul Kanunu kapsamına giren alacaklar,
  • 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren alacaklar,
  • Belediyelerin ücret alacakları,
  • Belediyelerin su alacakları,
  • Büyükşehir Belediyelerinin katı atık ücreti alacakları,
  • Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin su ve atık su alacakları.

KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER

MALİYE BAKANLIĞI, İL ÖZEL İDARELERİ VE BELEDİYELERE BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAHSİL EDİLEN ALACAKLAR

Kesinleşmiş Olup Bu Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibarıyla (Bu Tarih Dahil) Ödenmemiş Bulunan Vergiler:

a. Vergi Asılları:

Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağla olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir. Şayet alacak sadece gecikme faizi ve gecikme zammı gibi feri alacaktan ibaretse, bunlar yerine Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanacak tutar karşılığında, gecikme faizi ve gecikme zammı silinecektir.

Örnek: 26.2.2019 vadeli 12.500,00 TL katma değer vergisi süresinde ödenmemiştir. Bu Kanunun yayımı tarihine kadar 6.224,28 TL gecikme zammı hesaplanmıştır. Kanunun yayımı tarihi itibarıyla toplam borç tutarı 18.724,28 TL'dir.

Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, vergi aslına uygulanan gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre

Alacak Aslı Tutarı (TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı

Gecikme Zammı Tutarı (TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı (TL)

27.02.2019 - 08.06.2021

12.500,00

49,79%

6.224,28

9,60%

1.200,26

Buna göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

Ödenecek Tutar

 

Katma Değer Vergisi

:

12.500,00 TL 

Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)

:

1.200,26 TL 

TOPLAM

:

13.700,26 TL 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı

:

6.224,28 TL

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 13.700,26 TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 6.224,28 TL tutarındaki gecikme zammı alacağının tahsilinden vazgeçilecektir.

b. Vergi Aslına Bağlı Olmayan Vergi Cezaları:

Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezaları (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu cezalara bağlı gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması halinde gecikme zammı yerine Yİ- ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

c. İdari Para Cezaları:

Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan Kanun kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

d. Diğer Amme Alacakları:

Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli kamu alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

e. İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler Üzerine Tahakkuk Eden Vergiler:

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında da yukarıda vergi asıllarına ilişkin olarak belirtilen hükümler uygulanacaktır. Dolayısıyla, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile fer’ilerinin yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının Kanunda belirlenen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, fer’i kamu alacaklarının tahsilinden vazgeçilecektir.

f. Motorlu Taşıtlar Vergisi:

Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi, Karayolları Trafik Kanununa göre verilen trafik idari para cezası, mülga “Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun” ile “Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun” uyarınca tahsili gereken geçiş ücreti ve idari para cezası ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile katsayı tutarının en az %10’unun ödenmiş olması ve bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 13/d maddesi uygulanmaz. Bu yüzden, araçlarını devretmek isteyenlerin devirden önce kalan borçlarını kapatmaları gerekecektir.

g. Kesinleştiği Halde Tebligat Yapılmayan Alacaklar:

Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yargı kararı ile kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için de yapılandırma imkânından yararlanılabilecektir. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacak ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımlandığı tarih kabul edilecektir.

h. Başvuru Tarihi ve Ödeme Süresi:

Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen borçluların, 31.08.2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme süresi içinde tamamen ya da ikişer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmesi şart olup ilk taksit ödeme süresi 30.09.2021tarihi mesai saati bitiminde sona ermektedir.

Diğer yandan yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin, dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.

Kanuna göre hesaplanan tutarın, ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi halinde, bu tutara Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmayacaktır.

Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmayacak ve,

  • Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Yapılandırılan idari para cezalarından %25 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %50 indirim yapılacaktır.

Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde katsayı uygulanmayacaktır. Anılan durumda;

  • Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar üzerinden %50 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırılan idari para cezalarından %12,5 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %25 indirim yapılacaktır.

Taksitle ödenmek istenmesi halinde borçluların başvuru sırasında 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamayacaktır.

Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili fıkralara göre belirlenen tutar;

  • 6 eşit taksit için (1,09),
  • 9 eşit taksit için (1,135),
  • 12 eşit taksit için (1,18),
  • 18 eşit taksit için (1,27)

katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacaktır. Tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması halinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.

Kanun kapsamında yapılandırılarak süresinde ödenen borçlara, Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı hesaplanmayacaktır.

Yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekler, yani kalan taksitler itibariyle kanun hükümlerinden yararlanamayacaklardır.

Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI’NA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAHSİL EDİLEN BORÇLAR

Kanunun 2/2. maddesine göre, kapsam dahilindeki alacaklardan kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil) ödenmemiş gümrük vergileri;

  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dahil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş olan idari para cezaları ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının %50’sinin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30’u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, cezaların kalan %70’i ile alacak aslına bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA OLAN KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASI

İşbu Rehber’in “12. Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Borçlara İlişkin Düzenlemeler” başlıklı bölümünde detaylı şekilde açıklanmıştır.

DİĞER BORÇLAR

7326 sayılı Kanunun 2. maddesinin 7, 8 ve 9. fıkraları gereğince yapılandırılacak ücret ve paylar ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından, vadesi 30.04.2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dahil) hakkında Kanunun 2/1 fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak  hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer'ilerinin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilecektir.

TECİLLİ BORÇLAR

Kanunun yayımı tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyor olması halinde borçlular, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

7326 sayılı Kanunun 9 /10 -a bendi gereğince bu Kanun hükümlerinin, 5393 sayılı Kanunun geçici 5. maddesi, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 3. maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar ile “İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun”un geçici 2/1. fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında uygulanmayacağı hükme bağlandığından, anılan Kanunlar uyarınca uzlaşma ya da yapılandırma hükümlerinden yararlanan kuruluşların bu borçları Kanun kapsamında yapılandırılmayacaktır.

Ayrıca, Kanunun 9/10. fıkrasının (b) bendi gereğince, 6736, 7020, 7143 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılan ve 7326 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacakların (matrah ve vergi artırımı ile işletme kayıtlarının düzeltilmesinden kaynaklanan vergiler), 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

KESİNLEŞMEMİŞ VEYA DAVA AŞAMASINDAKİ ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

GENEL OLARAK ÖDENECEK VE TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLECEK ALACAKLAR

Kapsama giren ihtilaflı vergi ve cezaların bir kısmı ile güncelleme oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi halinde, vergi ve cezaların bir kısmı ile faiz ve zamların tahsilinden vazgeçilecektir.

Ödenecek ve silinecek alacak tutarları, tarhiyatın / ihtilafın bulunduğu aşama dikkate alınarak aşağıda özetlenmiştir:

a. Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibariyle İlk Derece Mahkemesi Nezdinde Dava Açılmış Ya da Dava Açma Süresi Geçmemiş Olan Vergi Tarhiyatları İle Gümrük Vergilerine İlişkin Tahakkuklar:

İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiş olup, Kanunun yayımı tarihi (bu tarih dahil) itibarıyla vergi mahkemesi nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi geçmemiş bulunan vergiler için uygulama aşağıdaki gibi olacaktır:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Vergi/Gümrük vergisi aslının %50’si,

Vergi/Gümrük vergisi aslının %50’si,

Asla bağlı olmayan cezaların %25’i,

Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarının / idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı,

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar.

Asla bağlı olmayan cezaların %75’i,

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı.

b. Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibariyle İtiraz/İstinaf veya Temyiz Yoluna Başvurulmuş / Süreleri Geçmemiş Veya Karar Düzeltme Yoluna Başvurulmuş / Talep Süresi Geçmemiş Olan Vergi Tarhiyatları İle Gümrük Vergilerine İlişkin Tahakkuklar:

Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle;

  • İlgisine göre itiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş veya,
  • İtiraz/istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya,
  • Karar düzeltme yoluna başvurulmuş

olan tarhiyat ve tahakkuklarda, ödenecek alacak asıllarının tespitinde, Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu son durumdaki tutar esas alınacaktır.

Son kararın durumuna bağlı olarak ödenecek ve tahsilinden vazgeçilecek tutarlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Son kararın terkin olması halinde:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

İlk tarhiyata / tahakkuka esas alınan vergi/gümrük vergisi aslının %10’u

Vergi/Gümrük vergisi aslının %90’ı

Asla bağlı olmayan cezaların %10’u

Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar

Asla bağlı olmayan cezaların %90’ı

Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarının tamamı

Son kararın tasdik veya tadilen tasdik olması halinde:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Tasdik edilen vergi/gümrük vergisi aslının tamamı ile terkin edilen vergilerin /gümrük vergilerinin %10’u

Terkin edilen vergi/gümrük vergisi aslının %90’ı

Asla bağlı olmayan cezalarda, tasdik edilen ceza tutarının %50’si ile terkin edilen ceza tutarının %10’u

Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar

Asla bağlı olmayan cezaların kalan %50’si veya %90’ı.

Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarının tamamı

Son kararın bozma kararı olması halinde:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Vergi/Gümrük vergisi aslının %50’si

Vergi/Gümrük vergisi aslının %50’si

Asla bağlı olmayan cezaların %25’i

Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar

Asla bağlı olmayan cezaların %75’i

Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar

 Son kararın kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde, onanan kısım için;

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Tasdik edilen vergi/gümrük vergisi aslının tamamı

Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları /idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı

Asla bağlı olmayan cezaların %50’si

Asla bağlı olmayan cezaların %50’si

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE göre hesaplanacak tutar

Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarının tamamı

 Son kararın kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde, bozulan kısım için;

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Vergi/Gümrük vergisi aslının %50’si

Vergi/Gümrük vergisi aslının %50’si

Asla bağlı olmayan cezaların %25’i

Vergi/Gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları /idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar

Asla bağlı olmayan cezaların %75’i

Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarı

GECİKME FAİZİ VEYA GECİKME ZAMMI YERİNE ÖDENECEK FAİZ TUTARININ HESAPLANMASI

Ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;

  • Vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı yerine,
  • Daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması halinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak ödenecek faiz tutarı hesaplanacaktır.

PİŞMANLIK TALEBİYLE VERİLİP ŞARTLARIN İHLALİ NEDENİYLE KESİLEN CEZALAR (DAVA AÇMA SÜRESİ GEÇMEMİŞ CEZALAR)

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanun’un yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezaları için yukarıda açıklanan asla bağlı cezalara ilişkin hükümler uygulanacaktır. Buna göre, söz konusu vergi cezalarının bağlı olduğu vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı ile bunlara bağlı fer’i alacak yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarlarının Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir

Pişmanlıkla verilen beyannamede yer alan vergi kesinleşmiş olduğundan, bu madde kapsamına girmemektedir. Diğer bir ifadeyle, bu maddede vergi aslına yönelik düzenleme yapılmamış olup sadece cezaya ilişkin düzenleme yapılmıştır.

UZLAŞMA TALEPLİ ALACAKLAR

Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle, uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak dava açma süresi geçmemiş alacaklar için Kanun’un kesinleşmiş alacaklarla ilgili 3. maddesi hükmünden yararlanılması mümkündür. Bu durumda olanların, düzenlemeden yararlanmak istemeleri durumunda, ödenecek ve silinecek tutarlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Vergi aslının %50’si

Vergi aslının %50’si

Asla bağlı olmayan cezaların %25’i

Vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarının tamamı

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar

Asla bağlı olmayan cezaların %75’i

Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı

Madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin uzlaşma talebinden vazgeçmeleri ve dava açmamaları gerekmektedir.

HESAPLANAN TUTARIN ÖDENMESİ

Kanun kapsamında yapılandırılan bütün diğer alacakların ödenmesiyle ilgili genel düzenlemeler kapsamında ödeme yapılacaktır. Söz konusu düzenleme işbu Rehberin 2/1-1 bölümünde açıklanmıştır.  

DİĞER KONULAR

Kanun’da, yukarıda özetlenen konular dışında, kesinleşmemiş kamu alacaklarıyla ilgili olarak ayrıca aşağıdaki düzenlemeler yapılmaktadır:

  • Ödenecek kamu alacaklarının tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen ve Kanun’un yayımlandığı tarihten önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karardır.
  • Kesinleşmemiş vergi borçlarını madde hükmünden yararlanarak yeniden yapılandırmak için başvuran ancak belirlenen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilecektir. Kanun’un yayımlandığı tarihten önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun tasdikine ilişkin olması halinde, bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilecektir.
  • Yapılandırma imkânının hayata geçirilebilmesi için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması gerekmektedir.

İNCELEME VE TARHİYAT AŞAMASINDAKİ İŞLEMLER

ÖDENECEK VE SİLİNECEK KAMU ALACAKLARI

Kanun’a göre, Kanun’un yürürlük tarihi (09.06.2021) itibarıyla başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edilecektir.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra yapılandırma kapsamında yapılacak uygulama aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Tarh edilen verginin %50’si

Tarh edilen verginin kalan %50’si

Gecikme faizi yerine Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE oranı esas alınarak hesaplanacak tutar

Vergi aslına bağlı cezaların tamamı

Kanun’un yayımlandığı tarihten sonra ihbarnamenin tebliğiyle belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamı

Vergi aslına bağlı olmayan cezaların %75’i

Vergi aslına bağlı olmayan cezaların %25’i

Gecikme faizinin tamamı

İştirak nedeniyle kesilen cezalarda cezanın %25’i

İştirak nedeniyle kesilen cezalarda cezanın %75’i

Kanun’a göre, Kanun’un yayımından önce tamamlandığı halde, bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden vergi inceleme raporları üzerine yapılacak tarhiyatlar için de bu düzenlemeden yararlanmak mümkün olacaktır.

Örnek:

Mükellefin defter ve belgelerinin Ocak/2019 vergilendirme dönemi katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, mükellef adına 310.000 TL katma değer vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Bu tarhiyata ilişkin vergi ceza ihbarnamesi, 04.09.2019 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiş, yapılan tarhiyata süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava açılmış ve Kanunun yayım tarihi itibarıyla mahkemece bir karar verilmemiştir.

Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefin, vergi aslının %50’si ile bu tutara tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarını, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemesi hâlinde, verginin kalan %50’si ile gecikme faizi, gecikme zammı, vergi ziyaı cezası ile bu cezaya uygulanan gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

Buna göre; örnek olayda faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda gösterilmiştir.

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre

Alacak Tutarı (TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı

Gecikme Faiz Tutarı (TL)

Tahsili Gereken Alacak Aslı (TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Gecikme Faizi Yerine  Yİ-ÜFE Tutarı (TL)

27.02.2019-04.10.2019

310.000

15%

46.500

155.000

2,45%

3.797,50

Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları ve Yİ-ÜFE tutarları ise aşağıdaki şekilde olacaktır.

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre

Alacak Tutarı
(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı

Gecikme Zammı Tutarı 
(TL)

Tahsili Gereken Alacak Aslı
(TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Gecikme Zammı Yerine Yİ-ÜFE Tutarı (TL)

05.11.2019-08.06.2021

310.000 (KDV)

%31,4136

97.382,16

155.000

  %6,6968

10.380,04

05.11.2019-08.06.2021

310.000 (Vergi Ziya C.)

%31,4136

97.382,16

-----

------

------

Ödenecek Tutar

Katma Değer Vergisi

:

155.000,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme F. Yerine)

:

3.797,50 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Z. Yerine)

:

10.380,04 TL

TOPLAM             

:

169.177,54 TL 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

Katma Değer Vergisi

:

155.000,00 TL

Gecikme Faizi

:

46.500,00 TL

Vergi Ziyaı Cezası

:

310.000,00 TL

Vergi Aslı Gecikme Zammı

:

97.382,16 TL

Vergi Ziyaı Cezası Gecikme Zammı

:

97.382,16 TL

TOPLAM             

:

706.264,32 TL

Buna göre, yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 169.177,54 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 706.264,32 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

İNCELEMEDE OLANLARCA YAPILACAK MATRAH ARTIRIMI

Kanun’un yayımı tarihi itibariyle incelemede olanların matrah artırımında bulunmalarına yasal bir engel yoktur.  Öte yandan, matrah veya vergi artırımında bulunulması, Kanun’un yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmemektedir.

Öte yandan, Kanun’un yayımından önce başlamış olan inceleme veya takdir işlemleri sonucunda Kanun kapsamında matrah artırımı yapan mükellefler nezdinde tarhiyat yapılabilmesi için, 02.08.2021 kadar incelemenin sonuçlandırılması gerekmektedir. Aksi halde, inceleme ve tarhiyat işlemlerine devam edilemeyecektir. Bu durumda sadece matrah veya vergi artırımı nedeniyle hesaplanan vergiler ödenecektir.

İncelemenin 02.08.2021 tarihine kadar bitirilmesi ve tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit edilmesi durumunda ise, inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce Kanun kapsamında matrah/vergi artırımında bulunulmuş olması şartıyla, inceleme ve takdir sonucu bulunan fark, Kanun’un matrah artırımı hükümleriyle birlikte değerlendirilecektir.

Kanun’un yayımlandığı tarihten önce başlanılmış vergi incelemelerinin belirlenen sürede sonuçlandırılması ve tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi halinde;

  • İnceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunulmuşsa, inceleme sonucu bulunan matrah farkı ile artırılan matrahlar birlikte değerlendirilecektir. Bu değerlendirme sonucu;
    • İlgili yıllarda artırılan matrah tutarlarının, vergi incelemesi sonucu o yıl için belirlenen matrah farkından fazla veya bu tutar kadar olması durumunda, ayrıca vergi incelemesine göre vergi tarhiyatı yapılmayacak ve ceza uygulanmayacaktır.
    • İlgili yıl için artırılan matrah tutarının vergi incelemesi sonucu belirlenen tarhiyata konu matrah farkından az olması halinde ise, aradaki fark tutar kadar matrah farkı üzerinden vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza uygulanacaktır. Ancak, bu fark tutar üzerinden tarh edilen vergi, hesaplanan gecikme faizi ve cezalar için Kanun’un vergi incelemesindeki işlemlerle ilgili 4. maddesi hükmünden yararlanarak ödemede bulunulabilecektir.
  • KDV uygulaması bakımından vergi inceleme raporuna göre tarh edilmesi gereken vergiden, artırım nedeniyle ödenecek tutarlar düşülerek işlem yapılacaktır. Buna göre;
    • İnceleme, KDV yönünden artırım talebinde bulunulan yılın bütün dönemlerini kapsıyorsa, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden, Kanun’un KDV artırımına ilişkin hükümleri gereğince yılın tamamı için hesaplanan vergi tutarı (bu Kanun’a göre tahakkuk eden vergi) düşülecektir.
    • İnceleme, KDV yönünden artırımda bulunulan yılın bazı dönemlerini kapsıyorsa, artırım nedeniyle hesaplanan yıllık tutar 12'ye bölünerek aylık ortalama bulunur, bu ortalamanın raporun kapsadığı dönem sayısı ile çarpılması sonunda bulunan tutar, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden düşülecektir.

Kanun’un yayımlandığı tarihten önce haklarında vergi incelemesine başlanılmış olanlar, süresinde matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmakla birlikte vergi inceleme raporlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten sonra artırım yapılmış ise yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahsup olanağından yararlanmak mümkün değildir. Ancak söz konusu inceleme raporlarına istinaden yapılan tarhiyatlar için Kanun’un vergi incelemesindeki işlemlerle ilgili 4. maddesi hükmünden yararlanarak ödemede bulunulabilecektir.

PİŞMANLIK TALEBİYLE VERİLİP ŞARTLARIN İHLALİ NEDENİYLE KESİLEN CEZALAR (TEBLİĞ EDİLMEMİŞ OLANLAR)

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanun’un yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiş olan cezalar bu madde hükmüne göre yapılandırılabilecektir.

Düzenlemeye göre, vergi aslına bağlı vergi cezalarının madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için, verginin Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya 2. madde çerçevesinde (vergi aslı ile fer’ilerinin yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarlarının) ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda, pişmanlık hükümlerinin ihlali üzerine kesilmesi gereken vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarname düzenlenerek mükellefe tebliğ edilecek ve mükellefin maddenin öngördüğü şartları (vergi aslının ödenmiş olması) yerine getirmesi halinde kesilen ceza terkin edilecektir.

Vergi aslına bağlı olmayan cezalarda yapılandırma talep edilmesi durumunda ise, ceza tutarının %25’i ödenecek, kalan %75’i ise silinecektir.

TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA TALEPLİ İNCELEMELER

Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle, tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi/ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar da madde hükmünden yararlanılabilmektedir.

Bu durumda, düzenlenen inceleme raporunun vergi dairesine intikali üzerine madde hükmü uygulanacaktır. Bu safhada da ödenecek tutarın tespitinde, tarhiyata ilişkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinde belirtilen tutarlar dikkate alınacaktır.

BAŞVURU VE ÖDEME

İnceleme aşamasında bulunan işlemlerle ilgili olarak düzenlemeden yararlanmak için;

  • İhbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde başvurulması,
  • İlk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi,

gerektiği hükme bağlanmıştır.

PİŞMANLIKLA VEYA KENDİLİĞİNDEN VERİLEN BEYANNAMELER

ÖDENECEK VE SİLİNECEK TUTARLAR

31.08.2021 sonuna kadar, pişmanlıkla veya kendiliğinden verilen beyannameler ile gümrük idaresine bildirilecek gümrük vergisi aykırılıklarıyla ilgili olarak yapılacak uygulama aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Ödenecek Tutarlar

Tahsilinden Vazgeçilen Tutarlar

Verginin / Gümrük vergisinin tamamı

Vergi cezalarının tamamı

Faiz, pişmanlık zammı ve gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutar

Faiz, gecikme faizi ve pişmanlık zammının tamamı

İdari para cezalarının tamamı

Borçluların Kanun kapsamında taksitlendirilen tutarların tamamını ödememesi hâlinde, ödedikleri tutarlar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı hüküm altına alınmış olmasına karşın pişmanlıkla beyan kapsamında yapılan kısmi ödemelerde pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır. 

İlgili yasal düzenlemede kısmen pişmanlık ihlali söz konusu olamayacağından mükellefler ödedikleri tutar kadar bu madde hükmünden yararlanamayacaktır. Bu takdirde yapılan ödemeler, ödeme tarihleri esas alınarak bu kapsamda beyan edilen alacaklara mahsup edilecektir.

HESAPLANAN TUTARIN ÖDENMESİ

Kanun kapsamında yapılandırılan bütün diğer alacakların ödenmesiyle ilgili genel düzenlemeler kapsamında ödeme yapılacaktır. Söz konusu düzenleme işbu Rehberin 2/1-1 bölümünde açıklanmıştır.  

GELİR VERGİSİNDE MATRAH ARTIRIMINA YÖNELİK DÜZENLEMELER

YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNE İLİŞKİN MATRAH ARTIRIMI

Gelir vergisi mükellefleri, yıllık beyannamelerinde beyan ettikleri matrahlarını, aşağıdaki tabloda belirlenen ilgili yıllardaki matrah artırım oranlarından az olmamak üzere artırabileceklerdir.

Yıl

Matrah Artırım Oranı (%)

Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler ile Serbest Meslek Erbabı (TL)

İşletme Hesabına Göre Defter Tutan Mükellefler (TL)

Basit Usule Tabi Olan Mükellefler (TL)

Gayrimenkul Sermaye İradı Mükellefleri (TL)

Diğer Gelir Unsurları Nedeniyle Beyanname Veren Mükellefler

(TL)

Artırılan Matrah Üzerinden Ödenecek Vergi Oranı (%)

2016

35

47.000

31.900

4.700

9.400

31.900

20

2017

30

49.800

33.200

4.980

9.960

33.200

20

2018

25

52.900

35.250

5.290

10.580

35.250

20

2019

20

56.200

37.500

5.620

11.240

37.500

20

2020

15

63.700

42.500

6.370

12.740

42.500

20

Artırımda bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için kesinleşmiş veya ihtilaflı borcu bulunmayanlar için uygulanacak vergi oranı %20 değil %15 olacaktır.

Artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacaktır. Aynı şekilde,

  • Hizmet erbabına ödenen ücretlerden,
  • Serbest meslek ödemelerinden,
  • Yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait ödemelerden,
  • Kira ödemelerinden,
  • Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden,
  • Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelerden

gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar da bu ödemelerine ilişkin olarak bu yıllarla ilgili vergi artırımında bulunabileceklerdir.

Verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde birden fazla gelir unsuru bulunan mükellefler, matrah artırımlarını yıllık beyannamelerinde yer alan toplam matrah üzerinden yapacaklar, gelir unsurlarının bir kısmı itibarıyla artırımda bulunamayacaklardır.

Tercihte bulunulan taksit tutarlarının Kanunda belirtilen şekilde ödememesi halinde, matrah artırımı hükümlerinden yararlanılamayacaktır. Ancak matrah artırımı kaynaklı tahakkuk eden fakat ödenmeyen vergi tutarları ilk taksit ödeme süresinin son günü vade kabul edilerek 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsil edilecektir.

YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMELERİNDE ZARAR BEYAN ETMİŞ VEYA HİÇ BEYANNAME VERMEMİŞ OLAN MÜKELLEFLER İLE FAALİYETTE BULUNDUĞU VEYA GELİR ELDE ETTİĞİ HALDE MÜKELLEFİYET TESİS ETTİRMEMİŞ OLANLARIN MATRAH ARTIRIMI

2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin olarak,

  • Yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden mükellefler,
  • Yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen mükellefler,
  • Mükellefiyet kayıtları olup da beyanname vermemiş olan mükellefler,
  • İlgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar,

aşağıdaki matrah artırımı tablosunda yer alan tutarlardan asgari matrahlardan az olmamak şartıyla matrah artırımından yararlanabileceklerdir.

Yıl

Matrah Artırım Oranı (%)

Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler ile Serbest Meslek Erbabı (TL)

İşletme Hesabına Göre Defter Tutan Mükellefler (TL)

Basit Usule Tabi Olan Mükellefler (TL)

Gayrimenkul Sermaye İradı Mükellefleri (TL)

Diğer Gelir Unsurları Nedeniyle Beyanname Veren Mükellefler

(TL)

Artırılan Matrah Üzerinden Ödenecek Vergi Oranı (%)

2016

35

47.000

31.900

4.700

9.400

31.900

20

2017

30

49.800

33.200

4.980

9.960

33.200

20

2018

25

52.900

35.250

5.290

10.580

35.250

20

2019

20

56.200

37.500

5.620

11.240

37.500

20

2020

15

63.700

42.500

6.370

12.740

42.500

20

ÜCRET STOPAJINDA ARTIRIM

Gelir (Stopaj) Vergisi Artırım Oranları

Yıl

Vergi artırım oranı

2016

6,00%

2017

5,00%

2018

4,00%

2019

3,00%

2020

2,00%

Ücretli olarak çalışanlardan vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların beyan ettikleri ücret ödemelerine ilişkin tutarların yıllık toplamı üzerinden yukarıda belirtilen oranlarda gelir (stopaj) vergisini artırmaları halinde, ilgili dönemlere ilişkin gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Vergi artırımında bulunulan yılın sadece bir vergilendirme döneminde muhtasar beyanname verilmiş olması hâlinde, bu beyannamede yer alan ücret ödemelerinin gayrisafi tutarı, 12 ile çarpılmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas alınacak olan yıllık ücretler üzerinden hesaplanacak gelir (stopaj) vergisinin matrahı bulunacaktır.

2016,2017,2018,2019,2020 yıllarının tamamında Kanunun yayımlandığı tarihe kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde, en az iki işçi esas alınmak suretiyle ödenmesi gereken gelir vergisi hesaplanacaktır.

Bu bölümde yapılan açıklamalar çerçevesinde; hizmet erbabına ödenen ücretlere ilişkin gelir(stopaj) vergisinde yapılacak vergi artırımında kullanılacak, ilgili yılların son vergilendirme dönemi için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarları aşağıda gösterilmiştir.

Gelir (Stopaj) Vergisi Artırım Oranları

Yıl

Asgari Ücretin yıllık brüt tutarı

2016

19.764 TL

2017

21.330 TL

2018

24.354 TL

2019

30.700,8 TL

2020

35.316 TL

SERBEST MESLEK STOPAJINDA ARTIRIM

Serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların, muhtasar beyannamelerinde beyan edilen serbest meslek ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden, yukarıdaki bölümde açıklanan oranlardan az olmamak üzere hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak serbest meslek erbabına yapılan ödemeler yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrahı tutarının %50’si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle artırım hükümlerinden yararlanılacaktır.

YIL

BİLANÇO ESASINA GÖRE BELİRLENEN ASGARİ TUTARIN %50’Sİ

VERGİ ORANI

HESAPLANAN VERGİ

2016

23.500

15

3.525

2017

24.900

15

3.735

2018

26.450

15

3.967,50

2019

28.100

15

4.215

2020

31.850

15

4.777,50

KİRA STOPAJINDA ARTIRIM

Kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların, muhtasar beyannamelerinde beyan edilen kira ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden, yukarıdaki bölümde yer verilen oranlardan az olmamak üzere hesaplanan gelir veya kurumlar vergisini ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak kira ödemelerine ilişkin gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle artırım hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Yıl

Asgari Matrah Tutarı (TL)

Vergi Oranı (%)

Hesaplanan Vergi (TL)

2016

9.400

15

1.410

2017

9.960

15

1.494

2018

10.580

15

1.587

2019

11.240

15

1.686

2020

12.740

15

1.911

 YILLARA SARİ İNŞAAT İŞLERİN İLİŞKİN STOPAJ ARTIRIMI

Yıllara sari inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakkediş ödemeleri üzerinden 2013-2017 yılları için her bir yıl itibarıyla %1 oranında hesaplanacak vergiyi ödemeleri halinde bu tevkifat türü içinde vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Bu kapsamda muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde ise bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari matrah üzerinden 2016-2020 yılları için her bir yıl itibarıyla %3 oranında hesaplanacak vergi ödenerek artırımın imkânından yararlanılacaktır.

Bu şekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

YIL

BİLANÇO ESASINA GÖRE BELİRLENEN ASGARİ TUTARIN %50’Sİ

VERGİ ORANI

HESAPLANAN VERGİ

2016

47.000

3

1.410

2017

49.800

3

1.494

2018

52.900

3

1.587

2019

56.200

3

1.686

2020

63.700

3

1.911

ÖRNEK

Kurumlar vergisi mükellefi (B) A.Ş., 2017 yılında ihale etmiş olduğu yıllara sari inşaat ve onarma işleri nedeniyle yapmış olduğu hakediş ödemeleri üzerinden tevkif etmiş olduğu vergilere ilişkin olarak artırımda bulunmak istemektedir.

Söz konusu yılda muhtelif dönemlerde vermiş olduğu 5 adet muhtasar beyannamesinde toplam 1.500.000 TL hak ediş ödemesi (brüt) beyan etmiş bulunmaktadır. Bu durumda, anılan mükellefin 2017 yılı içinde yapmış olduğu hakediş ödemelerine ilişkin vergi artırımı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Mükellefin, 2017 yılı için (1.500.000 x %1=) 15.000 TL tevkifat tutarını 31.08.2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar idareye başvurarak, 7326 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, bu yıla ait söz konusu yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ilişkin hak ediş ödemeleri yönünden gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Söz konusu vergi peşin ödenebileceği gibi altı eşit taksit hâlinde de ödenebilecektir.

ÇİFTÇİLERE YAPILAN ÖDEMELERDE STOPAJ ARTIRIMI

Çiftçilere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar muhtasar beyannamelerinde beyan edilen tutarlar üzerinden (bir yıla iblağ edilmeksizin) ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25’i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

Yıllar

Borsada satışı yapılan hayvan ve mahsulleri

Borsada satılan zirai mahsuller; borsa dışı satılan hayvan ve mahsuller; Orman idaresine yapılan hizmetler

Borsa dışı satılan zirai mahsuller; diğer hizmetler

2016

0,25%

0,50%

1%

2017

0,25%

0,50%

1%

2018

0,25%

0,50%

1%

2019

0,25%

0,50%

1%

2020

0,25%

0,50%

1%

VERGİDEN MUAF ESNAFA YAPILAN ÖDEMELERDE STOPAJ ARTIRIMI

Esnaf muaflığı kapsamında bulunanlara yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, muhtasar beyannamelerinde beyan edilen tutarlar üzerinden ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25’i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

Bu kapsamda hiç beyanda bulunmayan ya da muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenen ödeme türünü beyannamede göstermeyenler ise ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari matrah üzerinden her bir yıl için %5 oranında hesaplanacak vergiyi ödeyerek artırım imkânından yararlanacaklardır.

YILLIK KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNE İLİŞKİN KURUMLAR VERGİSİ ARTIRIMI

KURUMLAR VERGİSİ BEYANINDA MATRAH BEYAN ETMİŞ OLAN MÜKELLEFLERİN MATRAH ARTIRIMI

Kurumlar vergisi mükellefleri, yıllık beyannamelerinde beyan ettikleri matrahlarını, aşağıdaki tablolarda belirlenen ilgili yıllardaki matrah artırım oranlarından az olmamak üzere artıracaklardır.

Artırımda bulunulan yıllar için yıllık kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacaktır.

Kurumlar vergisini tam ve gününde ödeyenler için %20 yerine %15 oranı dikkate alınarak vergi hesaplanacaktır.

Yıl

Matrah Artış Oranı(%)

Asgari Matrah Artış Tutarı (TL)

Artırılan Matrah Üzerinden Ödenecek Vergi Oranı (%)

2016

35

94.000

20

2017

30

99.600

20

2018

25

105.800

20

2019

20

112.400

20

2020

15

127.500

20

Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 7326 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, Kanunun yayımlandığı tarihten önce ikmalen, re’sen veya idarece yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİNCE MATRAH ARTIRIMI VE MATRAH BEYANINDA UYGULANACAK VERGİ ORANLARI

Kurumlar vergisi mükelleflerince artırılan veya beyan edilen matrahlara %20 vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi tutarı hesaplanacaktır. Artırılan bu matrahlar üzerinden geçici vergi hesaplanmayacaktır.

Matrah artırımında bulunmak istedikleri yıllara ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerini kanuni süresinde vermiş ve bu beyannameler üzerinden anılan beyannamelere ilişkin damga vergisi de dahil olmak üzere tahakkuk eden vergilerin tamamını süresinde ödemiş bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu vergi türlerine ilişkin olarak herhangi bir dönem için artırdıkları matrahlara %20 yerine %15 vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi tutarı hesaplanacaktır. %15 oranının belirlenmesinde, maddede öngörülen şartların her yıl için ayrı ayrı dikkate alınması gerekmektedir.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI İLE MATRAH BEYANINA İLİŞKİN DİĞER HUSUSLAR

Vergi İncelemesi ve Tarhiyat Yapılmaması:

7326 sayılı Kanun kapsamında matrah ve vergi artırımında bulunulması durumunda, matrah ve vergi artırımında bulunulan yıllar için kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Geçmiş Yıl Zararları:

Kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si, 2021 ve izleyen yıllar karlarından mahsup edilemeyecektir.

Matrah artırımında bulunulan yıllara ait olmakla birlikte, 2017 ve önceki yılların karlarından mahsup edilmiş geçmiş yıl zararlarına yönelik herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Gelecek Yıllarda Matrahtan İndirim Konusu Yapılacak İstisna ve İndirim Tutarları ile Geçmiş Yıl Zararlarının Artırılan Matrahlardan İndirilememesi:

Matrah artırımında bulunan mükelleflerin, devreden geçmiş yıl zararlarını, bu Kanuna göre artırdıkları matrahlardan indirmeleri mümkün olmayacaktır.

Tevkif Yoluyla Ödenmiş Bulunan Vergilerin İadesinin Talep Edilmesi:

Matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, artırımda bulundukları yıllarla ilgili olarak yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin, iadesine ilişkin taleplerinin bulunması hâlinde, bu mükellefler hakkında tevkif yoluyla ödenen vergilerin iadesiyle ilgili talepleri ile sınırlı kalmak üzere inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir.

Kıst Dönemde Faaliyette Bulunan Mükelleflerde Asgari Matrah Beyanı

7326 sayılı Kanunun 5. maddesi hükmüne ve bu Tebliğde yapılan açıklamalara göre matrah ve vergi artırımında veya beyanında bulunacak mükelleflerin, matrah ve vergi artırımında bulundukları yıllarda işe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle, kist dönemde faaliyette bulunmuş olmaları hâlinde, ilgili yıllar için belirlenen ve yukarıda açıklanan asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı dikkate alınarak hesaplanacaktır. Bu hesaplamada ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınacaktır.

Örneğin, 11 Nisan 2016 tarihinde işe başlayan ve bilanço esasına göre defter tutan bir gelir vergisi mükellefinin 2016 yılı için matrah ve vergi artırımda bulunmak istemesi halinde, bu yıl için dikkate alacağı asgari matrah [(47.000/12) x 9-] 35.250 TL'den az olamayacaktır.

Diğer taraftan, kurumlar vergisi mükelleflerinin tasfiyeye girmeleri hâlinde kist dönem hesaplaması yapılmayacaktır. Ancak, tasfiyeleri sonuçlanarak ticaret sicilinden silinen kurumlar vergisi mükelleflerinin nihai tasfiye dönemi ile kurumların devir veya tam bölünme hallerinde kist dönem hesaplaması yapılacaktır.

Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşi Yapan Mükelleflerin Durumu

Yıllara sari inşaat ve onarım işi yapan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, bu faaliyetleri dolayısıyla 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları için 7326 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hümlerinden yararlanabileceklerdir.

Yıllara sari inşaat ve onarım işi bulunan mükellefler, her bir inşaat itibarıyla işin bittiği yıl esas alınmak suretiyle 7326 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir.

Öte yandan, önceki yıllarda başlayan, ancak 2021 yilinda bitmiş veya halen devam etmekte olan, yıllara sari inşaat ve onarım işleri için gelir vergisi mükelleflerinin Mart 2022, kurumlar vergisi mükelleflerinin Nisan 2022 ve müteakip yıllarda beyanda bulunması gerektiğinden 7326 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanma imkanı bulunmamaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİNDE ARTIRIM

KDV mükelleflerinin, 2016,2017,2018,2019 ve2020 yılları için KDV matrah artırımında bulunmaları halinde, sonraki döneme devreden katma değer vergisi yönünden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklı kalmak kaydıyla, KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

ARTIRIMA İLİŞKİN YILDA VERİLMESİ GEREKEN 1 NO.LU KDV BEYANNAMELERİNİN TAMAMINI VERMİŞ OLAN MÜKELLEFLER

Artırıma Esas Tutar ve Uygulanacak Artırım Oranları:

KDV mükellefleri, ilgili yıllar içindeki her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri 1 No.lu KDV beyannamelerinin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların yıllık toplamı üzerinden;

2016 yılı için %3,

2017 yılı için %3,

2018 yılı için %2,5,

2019 yılı için %2,

2020 yılı için %2

oranından az olmamak üzere KDV matrah artırımından faydalanabileceklerdir.

İhtirazı kayıtla verilen beyannamelerde yer alan hesaplanan KDV tutarları, yukarıda belirtilen yıllık hesaplanan KDV toplamına dâhil edilecektir.

Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 7326 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dâhil olmak üzere, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

KDV Kanununun (11/1-c) ve geçici 17. maddeleri uyarınca tecil-terkin uygulaması kapsamında teslimleri bulunan mükelleflerde, tecil edilen vergiler, ilgili dönem beyannamesinde yer alan “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırındaki tutardan düşülecek ve yıllık toplama dâhil edilmeyecektir. Bu şekilde hesaplama yapılabilmesi için, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslim edilen malların süresi içinde ihracının gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir.

“Tecil edilen vergiler” ifadesinden kasıt, 1 No.lu KDV Beyannamesinin “İhraç Kayıtlı Teslimler” bölümünde yer alan “Tecil Edilebilir KDV” satırındaki tutardır.

Örnek:

14.5.2016 tarihinde mükellefiyetini tesis ettirerek faaliyetine başlayan (A) Ltd. Şti. 2016 ve 2017 takvim yıllarına ilişkin olarak KDV artırım imkanından yararlanmak için yasal süresi içinde vergi dairesine başvurmuştur. (A) Ltd. Şti., söz konusu dönemlere ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamelerinin tamamını vermiştir. Mükellefin bazı dönemlerinde (Şubat, Nisan, Mayıs, Ekim, Aralık/2017) 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı teslimleri de bulunmakta olup, söz konusu malların ihracatı süresi içinde gerçekleşmiştir.

(A)'nin, 2016 ve 2017 yılı "Hesaplanan Katma Değer Vergisi" beyanları her bir dönem itibarıyla aşağıdaki gibidir.

 

 YIL

2016

2017

Dönem

 

Tecil Edilebilir KDV (TL)

 

 

Tecil Edilebilir KDV (TL)

 

Hesaplanan KDV (TL)

(b)

Fark (TL)

Hesaplanan KDV (TL)

(b)

Fark (TL)

(a)

 

(a-b)

(a)

 

(a-b)

OCAK

-

-

-

14.000

-

14.000

ŞUBAT

-

-

-

12.500

2.500

10.000

MART

-

-

-

16.000

-

16.000

NİSAN

-

-

-

10.500

3.000

7.500

MAYIS

8.000

-

8.000

10.750

2.500

8.250

HAZİRAN

7.500

-

7.500

8.500

-

8.500

TEMMUZ

4.000

-

4.000

10.000

-

10.000

AĞUSTOS

5.000

-

5.000

21.000

-

21.000

EYLÜL

2.600

-

2.600

22.000

-

22.000

EKİM

10.000

-

10.000

30.000

6.000

24.000

KASIM

6.750

-

6.750

23.500

-

23.500

ARALIK

11.000

-

11.000

21.000

2.750

18.250

TOPLAM

54.850

-

54.850

199.750

16.750

183.000

Bu verilere göre, mükellefin toplam KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (6 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

2016 Yılı KDV Artırım Tutarı

 54.850 x %3

=

1.645,50 TL

2017 Yılı KDV Artırım Tutarı

   183.000 x %3  

=

5.490 TL

Taksit Tutarı

[(1.919,75 + 5.490,00) x1,045]  /6

=

 1.296,28 TL

Kısmi Tevkifat Uygulaması Kapsamında İşlemi Bulunanlarda Bu İşlemlerine İlişkin Olarak, Yıllık Hesaplanan Katma Değer Vergisi Tutarının Hesabında Dikkate Alınacak Tutar:

Mükelleflerin yapacakları KDV artırımları ile ilgili “Yıllık Hesaplanan KDV” tutarının belirlenmesinde, alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV dikkate alınmadan, kendileri tarafından beyan edilen kısım hesaplamaya dâhil edilecektir.

Öte yandan 2 No.lu KDV beyannameleri için KDV matrah artırımı hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir.

Artırımın Takvim Yılı Bazında Yapılacağı:

Mükelleflerin, artırıma esas alınan ilgili yılların vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları gerekmektedir. Ancak, mükelleflerin Kanun kapsamındaki bütün yıllara ilişkin matrah ve vergi arttırma zorunlulukları bulunmayıp yıl bazında seçimlik hakları mevcuttur.

Beyannamelerin Tamamı Verilmekle Birlikte, Vergiye Tabi İşlemlerin Bulunmaması Halinde Artırım Tutarı

Mükelleflerce verilen KDV beyannamelerinde, vergiye tabi işlem bulunmaması nedeniyle hiç “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” beyan edilmemesi durumunda, mükelleflerin KDV artırım talepleri nedeniyle ödeyecekleri vergi, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

En Az Üç Döneme Ait KDV Beyannamesi Vermiş Olanlar:

Verilmiş olan 1 No.lu KDV beyannamelerinin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarlar toplanacak ve beyanname verilen dönem sayısına bölünerek ortalama tutar bulunacaktır. Bulunan bu ortalama tutar, 12 ile çarpılmak suretiyle 1 yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak “Yıllık Hesaplanan KDV” tutarına ulaşılacaktır.

Hiç Beyanname Vermemiş veya En Fazla İki Dönemde Beyanname Vermiş Olanlar:

Artırımın ilgili olduğu yıl içindeki dönemlere ait 1 No.lu KDV beyannamelerinin hiç verilmemiş ya da söz konusu takvim yılının sadece bir veya iki vergilendirme dönemi için beyanname verilmiş olması hâlinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabilmek için, mükelleflerin ilgili yıla ilişkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları zorunludur.

Bu durumda olan adi ortaklık, kolektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları gerekmektedir.

Mükellefler, artırdıkları gelir veya kurumlar vergisi matrah tutarı üzerinden %18 oranında hesaplanacak KDV’yi ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

1 No.lu KDV Beyannamelerinde, Hesaplanan KDV Bulunmayan veya Hesaplanan KDV Beyanları Sadece Tecil-Terkin Uygulaması Kapsamındaki Teslimlere İlişkin Olanlar:

İlgili takvim yılı içindeki işlemlerinin tamamı;

  • İstisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşan veya diğer nedenlerle hesaplanan KDV beyanı bulunmayan mükellefler ile
  • Tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşan mükellefler

ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş olmaları şartıyla KDV artırımından faydalanabileceklerdir.

Buna göre, ilgili yıl içinde en az üç dönemde 1 No.lu KDV beyannamesi veren ve hiçbir dönemde hesaplanan vergisi çıkmayan veya sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimleri nedeniyle hesaplanan vergi beyanı bulunan mükelleflerin artırım taleplerinde bu bölümüne göre işlem yapılacaktır.

Bu mükelleflerin, KDV artırım talepleri nedeniyle ödeyecekleri vergi, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

Vergilendirme Dönemleri Üç Aylık Olan KDV Mükelleflerinin Durumu:

Üç aylık beyan dönemine tabi mükelleflerin; 1, 2 veya 3 dönem için 1 No.lu KDV beyannamesi vermiş olmaları hâlinde, “Yıllık Hesaplanan KDV” toplamı, aşağıda yer alan açıklamalar çerçevesinde hesaplanacaktır.

Buna göre;

  • 1 dönem beyanname verilmişse, bu beyannamenin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırındaki tutarın 4 katı alınarak,
  • 2 dönem için beyanname verilmişse, verilen beyannamelerdeki “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamının 2 katı alınmak suretiyle,
  • 3 dönem için beyanname verilmişse, 3 dönem için verilen bu beyannamelerin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamına, bu tutarın 1/3’ü ilave edilerek

yıllık hesaplanan KDV tutarı bulunacaktır. Diğer taraftan 4 dönem için beyanname verilmişse, 4 dönem için verilen bu beyannamelerin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamının dikkate alınacağı tabiidir.

Üç Aylık Vergilendirme Dönemlerinin Hiçbirinde Beyanname Verilmemiş Olması:

Bu mükelleflerin KDV artırımından yararlanabilmeleri için, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını artırmaları şarttır.

Bunların KDV artırımı dolayısıyla ödemesi gereken vergi, artırılan gelir veya kurumlar vergisi matrahına %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

Yıl İçinde İşe Başlayan veya Bırakan KDV Mükellefleri:

Vergi artırımında bulunacak mükelleflerin, vergi artırımında bulundukları yıllarda (işe başlama veya işi bırakma gibi nedenlerle) kıst dönemde faaliyette bulunmuş olmaları hâlinde, kıst dönem itibarıyla hesaplama ve artırım yapılacaktır.

Bu kapsamda, kurumlar vergisi mükelleflerinin tasfiyeye girmeleri hâlinde kıst dönem hesaplaması yapılmayacaktır. Ancak, tasfiyeleri sonuçlanarak ticaret sicilinden silinen kurumlar vergisi mükelleflerinin nihai tasfiye dönemi ile kurumların devir veya tam bölünme hallerinde ilgili yıl için kıst dönem hesaplaması yapılacaktır.

Artırımda Bulunanlar Nezdinde İnceleme ve Tarhiyat Yapılması:

7326 sayılı Kanuna göre vergi artırımından yararlanmak isteyen mükellefler nezdinde, artırımda bulundukları yil veya yılların kapsadığı dönemler itibarıyla KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Ancak;

-Artırımda bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırımda bulunulan dönemler için "Sonraki Dönemlere Devreden KDV" yönünden vergi incelemesi yapılabilecektir. Bu incelemelerde artırımda bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemeyecek, elde edilen bulgular artırımda bulunulmayan dönemlerdeki tarhiyatlar için kullanılabilecektir.

-Artırımda bulunulan dönemler için iade hakkı doğuran işlemlerden ya da ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iade ve terkin taleplerine ilişkin olarak (iade ve terkinin doğruluğunu teminen doğrudan veya dolaylı olarak mal ve hizmet temin edilen mükellefler nezdinde karşıt incelemeler dâhil) vergi incelemesi yapılabilecektir. İnceleme sonunda artırımda bulunulan dönemler için terkin ve iade işlemleri ile sınırlı olmak üzere tarhiyat yapılabilecektir.

Buna göre, KDV artırımında bulunulan yıllarla ilgili olarak mükellefler hakkında, sonraki dönemlere devreden indirilebilir KDV ve ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile sınırlı olmak üzere, 7326 sayılı Kanunun 5/7. fıkrasında düzenlenen artırımda bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin 02.08.2021 tarihine kadar sonuçlandırılması şartı aranmaksızın, inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir.

Bununla birlikte, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilmeyecek, bu kapsamda vergi dairelerine intikal eden raporlarda tarhiyat önerilmiş olması halinde bu tutarlar dikkate alınmayacaktır.

Özetle, mükelleflerin KDV artırımında bulunmuş olmaları, artırımda bulunulan dönemler için "Sonraki Dönemlere Devreden KDV", iade hakkı doğuran işlemler ya da ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iale ve terkin taleplerine ilişkin olarak vergi incelemelerinin yapılmasına mani değildir.

Ödenen KDV’nin Gelir veya Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilememesi, İade Konusu Yapılamaması:

Vergi artırımı sonucu ödenen KDV, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz.

Ayrıca bu tutarlar, KDV beyannamelerine indirim olarak ithal edilemeyeceği gibi, 1 No.lu KDV beyannamelerine göre ortaya çıkan “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarlarından da indirilemez. Ödenen bu tutarların herhangi bir şekilde iade edilmesi de mümkün değildir.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINA İLİŞKİN ORTAK HÜKÜMLER

7326 sayılı Kanunun 5/4. maddesinde yer alan matrah ve vergi artırımına ilişkin ortak hükümlerin uygulanması hususunda açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI İLE MATRAH BEYANI DOLAYISIYLA HESAPLANAN VERGİLERİN ÖDENMESİ

7326 sayılı Kanunun 5. maddesi hükmünden yararlanılarak artırımda veya beyanda bulunanlar, anılan hükümlere göre hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergisi ile gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi tutarlarını 30.9.2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) tamamen ödeyebilecekleri gibi talep etmeleri hâlinde ilk taksiti Eylül/2021 ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödeyebilirler.

Taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi durumunda ödenecek tutara, Kanunun 9/3.fıkrasının (ç) bendinde 6 eşit taksit için öngörülmüş olan (1.09) katsayısı uygulanacaktır.

Diğer taraftan, 7326 sayılı Kanunun 9/14 fıkrasında "... bu Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm çerçevesinde, matrah ve vergi artırımında bulunan ancak tahakkuk eden vergileri bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyen mükellefler nezdinde yapılacak vergi incelemeleri ve tarhiyat işlemlerinde taksit ödeme süresince işlemeyen süre, tarh zamanaşımı süresinin hesabında işlemeyen süre olarak dikkate alınacaktır.

TAKDİR KOMİSYONLARINA SEVK EDİLMİŞ VEYA HAKLARINDA VERGİ İNCELEMESİNE BAŞLANILMIŞ MÜKELLEFLERİN DURUMU

Matrah ve vergi artırımı kapsamına giren dönemler için başlatılmış ve henüz sonuçlandırılmamış incelemelerin veya takdir işlemlerinin bulunması, artırıma engel değildir.

Öte yandan, matrah ve vergi artırımında bulunulması, Kanun’un yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmeyecektir. Bu mükellefler hakkında vergi incelemesi ile takdir işlemlerine göre tarhiyat yapılabilmesi için aşağıda belirtilen hususlara uyulması gerekmektedir.

  • 7143 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında, artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinin, 02.08.2021 tarihine sonuçlandırılması şarttır. Bu süre içerisinde sonuçlandırılamayan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edilmeyecek, bulunduğu safhada bırakılacaktır. Mükellefler sadece artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan veya artırılan vergileri ödeyeceklerdir.

Bir başka anlatımla, Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin 02.08.2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar tamamlana-maması hâlinde mükelleflerin, başvuru süresinin sonuna kadar (31 Ağustos 2021) matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmaları şartıyla, 02.08.2021 tarihinden sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden raporlar ve kararlar üzerine tarhiyat yapılmayacağından, vergi incelemesi ve takdir işlemlerine devam edilmeyecektir.

  • Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış söz konusu vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinin yukarıda belirtilen sürede sonuçlandırılması ve tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi hâlinde;
    • Mükellef, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunmuş ise inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı ile mükelleflerin Kanuna göre artırdıkları matrahlar birlikte değerlendirilecektir. Bu değerlendirme sonucu mükellefin ilgili yıllarda artırılan matrah tutarlarının, vergi incelemeleri veya takdir komisyonu kararlarına göre o yıl için belirlenen matrah farkından fazla veya bu tutar kadar olması durumunda mükellef hakkında ayrıca vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararlarına göre vergi tarhiyatı yapılmayacak ve ceza uygulanmayacaktır.
    • Vergi incelemeleri ve takdir sonucu belirlenen tarhiyata konu matrah farkının, mükellefin ilgili yıl için artırdığı matrah tutarından fazla olması halinde, aradaki fark tutar kadar matrah farkı üzerinden mükellef hakkında gerekli vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza uygulanacaktır. Ancak mükellef, bu fark tutar üzerinden tarh edilen vergiler ile uygulanan gecikme faizi ve cezalar için Kanunun hükmünden yararlanarak ödemede bulunabilecektir.
  • KDV uygulaması bakımından vergi inceleme raporuna veya takdir komisyonu kararına göre tarh edilmesi gereken vergiden, artırım nedeniyle ödenecek tutarlar düşülerek işlem yapılacaktır. Buna göre;
    • İnceleme, KDV yönünden artırım talebinde bulunulan yılın bütün dönemlerini kapsıyorsa, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden, 7326 sayılı Kanunun KDV artırımına ilişkin hükümleri gereğince yılın tamamı için hesaplanan vergi tutarı (bu Kanuna göre tahakkuk eden vergi) düşülecektir.
    • İnceleme, KDV yönünden artırımda bulunulan yılın bazı dönemlerini kapsıyorsa, artırım nedeniyle hesaplanan yıllık tutar 12’ye bölünerek aylık ortalama bulunacak, bu ortalamanın raporun kapsadığı dönem sayısı ile çarpılması sonunda bulunan tutar, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden düşülecektir. Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan takdir işlemleri bakımından da bu ayrım kapsamında işlem tesis edilecektir.
  • Kanunun yayımlandığı tarihten önce haklarında vergi incelemesi ve takdir işlemlerine başlanılmış mükellefler, 02.08.2021 tarihinden önce matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmakla birlikte artırım, vergi inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten sonra yapılmış ise yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahsup imkanından yararlanamayacaklar; ancak söz konusu inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan tarhiyatlar için bu Kanun’dan faydalanabileceklerdir.
  • Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi konusundaki başvuruları, ilgili kanun hükümleri ve genel tebliğ esasları çerçevesinde sonuçlandırılacağın-dan, matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında iade talebi ile sınırlı olmak üzere vergi incelemesi yapılabilecektir. Bu incelemelerin 02.08.2021 tarihine kadar sonuçlandırılması şartı aranmayacaktır. İnceleme sonucuna göre mükellefin iade talebi yerine getirilecek veya reddedilecektir. İade talebinin reddi hâlinde söz konusu vergiler teminat karşılığı veya teminat alınmadan daha önce iade edilmiş ise gerekli vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza kesilecektir.
  • Teminat karşılığı veya teminat alınmaksızın (Örneğin, yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerde 10.000 TL’ye kadar olan tutarın iade edilmesi gibi) yapılan iadeler ile ilgili inceleme raporunda, tespit edilen matrah ve vergi farkı nedeniyle talep edilen iadeyi aşan bir vergi farkı bulunması hâlinde; iadesi talep edilen tutarı aşan kısım için tarhiyat yapılabilmesi, incelemenin 02.08.2021 tarihine kadar sonuçlandırılmasına bağlıdır. Bu takdirde de mükellefin matrah ve vergi artırımının dikkate alınacağı tabiidir. Ancak, iade tutarı ile ilgili olarak incelemenin 2 ay içinde sonuçlandırılması şartı aranılmadığından, iade tutarı ile sınırlı olmak üzere inceleme devam edebilecek ve yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılacaktır. Dolayısıyla, matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesine yönelik incelemeler nedeniyle 2 aylık süre geçtikten sonra düzenlenecek raporlarda, iade tutarını aşan bir tarhiyat önerilmeyecektir.
  • Kanunda, Katma Değer Vergisi artırımında bulunulan yıllarla ilgili olarak mükellefler hakkında sonraki dönemlere devreden indirilebilir katma değer vergileri ve ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan tecil-terkin ve iade işlemleri ile sınırlı olmak üzere2 Ağustos aylık inceleme şartı aranmaksızın inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir. Ayrıca, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği kapsamında haklarında özel esaslar uygulanan mükelleflerin genel esaslara geçme taleplerine yönelik inceleme yapılması mümkün olmakla birlikte, bu incelemeler sonucunda artırımda bulunulan yıllarla ilgili tarhiyat yapılamayacaktır.

Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanmak için mükelleflerce 31.08.2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) başvuruda bulunulabileceğinden, mükelleflerin bu tarihe kadar matrah ve vergi artırımında bulunması halinde, artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak Kanunun yayımı tarihinden sonra başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerine devam edilmeyeceği tabiidir.

MATRAH VE VERGİ BEYANINDA BULUNAN MÜKELLEFLERE VUK HÜKÜMLERİNE GÖRE USULSÜZLÜK CEZASI UYGULANMAMASI

7326 sayılı Kanuna göre matrah veya vergi artırımı yapılan dönemlere ait kanuni süresinde verilmeyen beyannameler için usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır.  

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINDA BULUNULAN VERGİLENDİRME DÖNEMLERİNE İLİŞKİN KESİNLEŞEN TARHİYATLARIN DURUMU

Matrah ve vergi artırımında bulunulan yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak, matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi vermeleri ve bu düzeltme işlemlerinin Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere ikmalen, re’sen ve idarece yapılıp Kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleşen tarhiyatlar ve vergiler (katma değer vergisi tarhiyatında “hesaplanan katma değer vergisi”), matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacak, bir başka ifade ile matrah ve vergi artırımı, kesinleşen tarhiyatlar da dikkate alınarak yapılacaktır.

İSTİSNA VE İNDİRİMLERİN UYGULANMAMASI

7326 sayılı Kanun kapsamında gelir veya kurumlar vergisi ile gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinde artırım hükümlerinden yararlanılması durumunda, hesaplanan gelir veya kurumlar vergisi için herhangi bir istisna ve indirim uygulanması söz konusu olmayacaktır.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINDA BULUNAMAYACAKLAR

  • VUK’un 359/(b) maddesinde yer alan "defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler”,
  • Terör suçundan hüküm giyenler,
  • Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler bu kanunun matrah ve vergi artırımı imkanlarından faydalanamayacaktır.

İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER

İŞLETMEDE MEVCUT OLDUĞU HALDE KAYITLARDA YER ALMAYAN EMTİA, MAKİNE, TEÇHİZAT VE DEMİRBAŞLARIN KAYDA ALINMASI

Kayıtlarda bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilmesine imkan veren düzenleme, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır.

Bu düzenleme ile başvuranlara, belirli oranda bir vergi ödemeleri halinde herhangi bir vergi ve ceza uygulanmayacağına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Uygulama kapsamında olan mükellefler, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 31.08.2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar verecekleri envanter listesi ile KDV yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine bildireceklerdir.

Bu kıymetler, bildirim tarihindeki rayiç bedelle değerlenmek suretiyle envanter listesinde gösterilecektir.

Bildirilen Malların Satış Bedeli ve Amortisman Uygulaması:

Şirket envanterine kayıtsız mal bildiren mükellefler, bu malları satmaları hâlinde, defterlere kaydedilecek satış bedeli kayıtlı değerinden düşük olamayacaktır. Gerçek satış bedelinin kayda alınan bedelden düşük olması hâlinde, kazancın tespitinde kayıtlı bedel dikkate alınacaktır.

Bildirime dahil edilen amortismana tabi iktisadi kıymetler için amortisman ayrılmayacaktır.

Vergisel Yükümlülükler:

a) 7326 sayılı Kanunun 6/1.fıkrasının (c) ve (d) bentleri uyarınca mükelleflerin kendilerince veya ilgili meslek kuruluşlarınca belirlenecek rayiç bedel üzerinden beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilecek makine, teçhizat ve demirbaşlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden tabi oldukları oranın yarısı, teslimleri KDV'den istisna bulunan basılı kitap ve süreli yayınlar için %4 oranı esas alınmak suretiyle KDV hesaplanarak, örneği Tebliğ ekinde yer alan (Ek:18 ve Ek:19) KDV stok beyanına ilişkin beyanname ve envanter listesi, kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla verilecektir. Söz konusu beyan, en geç 31 Ağustos 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar yapılacak ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir. Konuyla ilgili diğer hususlar ise özetle şöyledir:

  • Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarları, beyan edilecek KDV matrahını oluşturan rayiç bedelin tespitinde dikkate alınmış olacağından, bu şekilde beyan edilen ÖTV’nin KDV matrahına ayrıca dahil edilmesi söz konusu değildir.
  • KDV Kanunu’nun 9/2. maddesinde, fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle, ziyaa uğratılan KDV’nin, belgesiz mal bulunduran mükelleften aranacağı, bu uygulamaya göre yapılan tarhiyata da vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak işletme kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için yukarıda (a) bölümünde belirtilen şekilde sorumlu sıfatıyla KDV beyan eden ve ödeyen mükellefler bakımından KDV Kanunu’nun söz konusu hükmü uygulanmayacaktır. Buna göre, söz konusu hüküm kapsamında beyanda bulunan mükelleflere, KDV Kanunu’nun (9/2) maddesi hükmü uyarınca belgesiz mal bulundurduğu gerekçesiyle malın emsal bedeli üzerinden cezalı olarak re’sen tarhiyat yapılmayacaktır.

Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin İade Konusu Yapılıp Yapılamayacağı:

KDV Kanunu’nun 29/2 ve 32. maddeleri uyarınca, söz konusu maddelerde belirtilen işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri hâlinde iade konusu yapılabilmektedir.

Bu çerçevede, 7326 sayılı Kanunun 6. maddesinden faydalanarak, kayıtlarda yer almayan emtia dolayısıyla hesapladıkları KDV'yi bu Tebliğin (VI/A-4) bölümünde belirtildiği şekilde beyan edip ödeyen ve bu vergiyi indirim hesaplarına intikal ettiren mükellefler beyana konu emtianin, 3065 sayılı Kanun uygulamasında iade hakkı tanınan işlemlerde kullanılması durumunda, beyan edilerek ödenen ve indirim hesaplarına alınan söz konusu verginin yüklenilen verginin hesabında dikkate alınması ve dolayısıyla iade konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Ancak, 7326 sayılı Kanunun 6/1.fikrasının (d) bendi kapsamında teslimleri KDV'den istisna bulunan basılı kitap ve süreli yayınlar için beyan edilen, ödenen ve indirim konusu yapılan KDV'nin iade konusu yapılması mümkün değildir.

Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle bahse konu uygulama kapsamında beyan edilerek sorumlu sıfatıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmadığından, bu verginin iadesi de söz konusu olmayacaktır.

ÖTV Kanunu Kapsamındaki Mallar İçin ÖTV’nin Beyanı ve Ödenmesi:

ÖTV’nin konusuna giren malları Kanun kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan ÖTV’yi beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri hâlinde, bu mallar bakımından ÖTV Kanunu’nun 4/3. maddesinin uygulanmaması öngörülmüştür. Bu şekilde beyan edilerek ödenen ÖTV için vergi cezası kesilmeyecektir.

Uygulama kapsamında olanlar, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan mallardan ÖTV Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listelerde yer alanlar için, beyan tarihindeki miktarları ve emsal bedelleri ile uygulanmakta olan vergi oranı, maktu ve asgari maktu vergi tutarlarını dikkate alarak, hazırladıkları beyannameyi kağıt ortamında veya elektronik ortamda düzenleyecek ve 31.08.2021  tarihine (bu tarih dahil) kadar ÖTV (ÖTV mükellefiyeti bulunmayan ithalatçılar KDV) yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine verecek, hesaplanan ÖTV’yi de bu süre içinde ödeyecektir. 4760 sayılı Kanun ekindeki her bir liste [(II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçların her biri] için ayrı beyanname verilecektir.

Beyan Edilen Kıymetlerin Kayıtlara İntikali:

Bilanço esasına göre defter tutanlar, aktiflerine intikal ettirdikleri emtia için ayrı; makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere pasifte karşılık hesabı açacaktır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde, sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir.

Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar ayrıca envantere kaydedilecek ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman olarak kabul edilecektir.

Örnek:

(B) A.Ş., kayıtlarında yer almayan makine ve cihazlarını kayda almak istemektedir. Genel oranda katma değer vergisine tabi olan bu kıymetlerin şirketçe belirlenen rayiç bedeli 60.000 TL olup, envantere alınmasına ilişkin muhasebe kayıtları aşağıdaki şekilde yapılacaktır.

________________  /  ________________

253 TESİS MAKİNA VE CİHAZLAR                 60.000 TL

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİD.VE ZAR.          5.400 TL

        526 DEMİRBAŞ MAK. VE TEÇH.                       60.000 TL

                ÖZEL KARŞILIK HESABI

(7326 sayılı Kanunun 6/1 md.)

        360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR                  5.400 TL

(Sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV)

_________________  / ________________

Şirket, söz konusu makine ve cihazlarını 31.12.2021 tarihine kadar satarsa, bu satıştan önce, satmadığı takdirde ise 31.12.2021 tarihinde aşağıdaki muhasebe kaydını yapacaktır.

_________________  /  _________________

526 DEMİRBAŞ MAK. VE TEÇH.                  60.000 TL

       ÖZEL KARŞILIK HESABI                         

(7326 sayılı Kanunun 6/1 md.)

       257 BİRİKMİŞ AMORİSMANLAR                             60.000 TL

_________________  /  _________________

Şirketin, örneğimizdeki makine ve cihazlarını peşin olarak 70.000 TL’ye satması hâlinde bu satışa ilişkin yukarıdaki kayıtla birlikte yapılacak muhasebe kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.

_________________  /  _________________

100 KASA HESABI                                         82.600 TL

257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR                               60.000 TL

         253 TESİS MAK. VE CİHAZLAR             60.000 TL

         391 HESAPLANAN KDV                                     12.600 TL

         679 DİĞER OLAĞANDIŞI

                 GELİR VE KARLAR                                       70.000 TL

_________________  /  _________________

Beyan Edilen Kıymetlerin Ba Formu Karşısındaki Durumu:

Kanun kapsamında beyan edilen kıymetler rayiç bedelleriyle, Ba formu vermek zorunda olanlar tarafından söz konusu form ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Ba formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Satıcılar (7326 sayılı Kanun Madde 6/1)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (3333 333 333) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE MEVCUT OLMAYAN EMTİANIN DURUMU

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, 31.08.2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiştir.

Belge Düzeni:

Madde kapsamında düzenlenecek faturalarda alıcıya ilişkin bilgiler yerine, “Muhtelif Alıcılar (7326 sayılı Kanunun 6/2 maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir)” ibaresi yazılacaktır.

Değer Tespiti:

Faturada yer alacak bedel, söz konusu emtia ile aynı neviden olan emtiaların gayri safi kar oranı dikkate alınarak tespit edilecektir.

Gayri safi kar oranının yasal kayıtlardan tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.

Vergisel Yükümlülükler ve Muhasebe Kayıtları:

İşletme tarafından faturalanan ve yasal defterlere kaydedilen emtia ile ilgili işlemler, normal satış işlemlerinden bir farklılık arz etmemektedir. Satış hasılatı yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

Bu kapsamda ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenebilir.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia üzerinden hesaplanan KDV’nin beyan edildiği dönemde, ödenecek KDV’nin bu kapsamda belirtilen emtia üzerinden hesaplanan KDV’yi aşması hâlinde, emtia üzerinden hesaplanan KDV’ye isabet eden kısım üç eşit taksitte ödenebilecek, emtia üzerinden hesaplanan KDV’yi aşan ödenecek KDV tutarı ise ilgili dönem KDV beyannamesinin ödeme süresi içinde ödenecektir.

Emtia üzerinden hesaplanan KDV tutarından daha düşük tutarda ödenecek KDV çıkması hâlinde ise ödenecek KDV tutarı üç eşit taksitte ödenebilecektir. Ancak talep edilmesi hâlinde, taksitlendirilebilecek tutarın defaten ödenebilmesi de mümkündür.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede mevcut olmayan emtiaya ilişkin beyanda bulunanların 1 No.lu KDV beyannamesinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında bir tutar bulunması hâlinde ek beyanname verilmesi zorunludur.

Taksitlendirme imkanından yararlanmayı tercih etmeyenlerin, ilgili dönem beyannamesinin “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında yer alan tutarın tamamını defaten ödemeleri hâlinde, ek beyanname vermelerine gerek yoktur.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtiaya ilişkin beyanlara yönelik olası hesaplama ve ödeme tablosu aşağıda yer almaktadır.

 

İlgili Dönem Hesaplanan KDV Toplamı (TL)

7326 sayılı Kanun (6/2-a) Hesaplanan KDV (TL)

İlgili Dönem İndirim KDV Toplamı (TL)

Ödenmesi Gereken KDV (TL)

1 No.lu KDV Beyannamesi Ödenecek KDV (TL)

(EK:21) Beyannamesi Ödenecek KDV (Taksitli) (TL)

1. Durum

100.000

50.000

200.000

-

-

-

2. Durum

100.000

50.000

20.000

130.000

80.000

50.000

3. Durum

100.000

50.000

120.000

30.000

-

30.000

Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere ilk durumda 1 No.lu KDV beyannamesinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında herhangi bir tutar olmadığından ek beyanname verilmeyecektir. 2 ve 3. durumlarda ise ek beyannamenin verilmesi zorunludur.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtianın ÖTV’ye tabi olması hâlinde, ilgili mevzuatına göre hesaplanacak ÖTV’ye faturada yer verileceği ve bu emtianın tabi olduğu genel beyan usul ve esasları dâhilinde ilgili dönemde beyan edilip ödenecektir.

Fatura düzenlenmek suretiyle bu bölümde açıklandığı şekilde hasılatı kayıtlara intikal ettirilen emtiaların daha önceki dönemlerde satıldığının tespit edilmesi hâlinde, düzeltmeye tabi tutulmuş stoklarla ilgili olarak geçmişe yönelik tarhiyat yapılmayacağı gibi ceza ve faiz de uygulanmayacaktır.

Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar:

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen fatura bedeli “600 Yurtiçi Satışlar”, faturada hesaplanan katma değer vergisi de “391 Hesaplanan KDV” hesabına alacak yazılmak suretiyle kayıtlara intikal ettirilecektir. Bu hesapların karşılığını teşkil edecek borçlu hesap, uygulamayı yapan mükellefçe gerçeğe uygun olarak tespit edilecektir.

Gerçek durum ile kayıtlar arasındaki farklılık, faturasız satışlardan kaynaklanmakta olup faturasız satılan malların karşılığında işletme kalemlerinden birinde artış olması gerekmektedir. Bu artış nakit para, banka, alacak senedi, çek ve benzeri değerler şeklinde olabilir. Dolayısıyla, mal çıkışı karşılığında aktif değer olarak işletmede ne varsa veya işletmede beyan tarihinde bu artış ne olarak görülüyorsa, buna ilişkin hesaplara kayıt yapılması gerekmektedir.

Aktif hesaplarda meydana gelen artışın herhangi bir şekilde tespit edilememesi hâlinde “689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar” (Gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin düzenlenmesi sırasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.) hesabına borç kaydı yapılacaktır.

Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Emtianın Bs Formu Karşısındaki Durumu:

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen faturalar, Bs formu vermek zorunda olan mükelleflerce, Bs formu ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar (7326 sayılı Kanun Madde 6/2)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE MEVCUT OLMAYAN KASA MEVCUDU VE ORTAKLARDAN ALACAKLARIN BEYANI

7326 sayılı Kanunun 6/3.fıkrası hükmü ile bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerine, 31.12.2020 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini 31 Ağustos 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiştir.

Bilanço Düzenleme ve Beyan:

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31.12.2020 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan;

  • Kasa mevcutlarını,
  • İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını,
  • Bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini,

31.08.2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir.

Düzeltme uygulamasında, kasa mevcutları ile ortaklardan net alacak tutarlarıyla ilgili olmakla beraber başka hesaplarda takip edilen tutarların da dikkate alınması mümkündür.

Vergisel Yükümlülükler ve Muhasebe Kayıtları:

Bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklardan alacaklar tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini düzeltmek için beyanda bulunan mükellefler, beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplayacak ve hesaplanan vergiyi beyanname verme süresi içinde ödeyeceklerdir. Bu süre içerisinde ödenmeyen bu vergiler 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammıyla birlikte takip edilecektir.

Esas Alınacak Bilanço:

Kanunun 6/3. maddesi kapsamında beyanda bulunacak mükelleflerin, kurumlar vergisi beyannamesi ekinde vermiş oldukları 31.12.2020 tarihli bilançolarını dikkate almaları gerekmektedir.

Dolayısıyla, mükelleflerin kanuni süresinden sonra verdikleri düzeltme beyannamelerinin ekinde yer alan bilançoları dikkate alınmayacaktır.

Diğer Hususlar:

7326 sayılı Kanunun 6/3. maddesi kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecektir. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar ile ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir. 

Kurumlar vergisi mükelleflerince 7326 sayılı Kanunun 6/3. maddesi hükmü uyarınca yapılan beyanla ilgili olarak, söz konusu tutarların ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına bağlı vergi tevkifatına yönelik ilave bir tarhiyat yapılmayacaktır.

7326 sayılı Kanunun 6/3. maddesi hükmü kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2020 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde beyanname verme süresi içinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması mümkün bulunmaktadır. Bu kapsama giren düzeltme işlemleri nedeniyle vergi dairelerince yapılacak ek tarhiyatlar için herhangi bir ceza veya faiz aranmayacaktır.         

Tam tasdik sözleşmesi çerçevesinde daha önceki dönemlerine ilişkin rapor düzenlenmiş bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 7326 sayılı Kanunun 6. maddesi hükmünden yararlanmaları halinde, raporu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin bu işlemlerle sınırlı olarak sorumluluğu aranmayacaktır.

AKTİFTE YER ALAN TAŞINMAZLAR İLE AMORTİSMANA TABİ DİĞER İKTİSADİ KIYMETLERİN YENİDEN DEĞERLEMESİ

Kapsama Giren Mükellefler

Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri 9 Haziran 2021 tarihi itibarıyla aktiflerine kayıtlı bulunan taşınmazları ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini (sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç) 31.12.2021 tarihine kadar yeniden değerleyebileceklerdir.

Ancak; finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları, münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler ile kendilerine kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler (VUK md. 215) bu imkândan yararlanamayacaklardır.

Yeniden Değerlenmede Dikkate Alınacak Değer

Yeniden değerlemede, taşınmazlar ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler ile bunlara ait amortismanların, 9 Haziran 2021 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır. Amortismana tabi taşınmazlar ile diğer iktisadi kıymetler için amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.

Taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin yukarıdaki şekilde tespit edilen değerleri ve bunlara ilişkin amortismanların, yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.

Değerlemede Kullanılacak Endeksler

Yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı olarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulan;

  • En son bilançoda yer alan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler ve bunların amortismanları için, 2021/Mayıs ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerinin (666,79), söz konusu bilançonun ait olduğu tarihi takip eden aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan oran,
  • En son bilanço tarihinden sonra iktisap edilen taşınmazlar ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler ile bunların amortismanları için, 2021/Mayıs ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerinin (666,79), söz konusu kıymetlerin iktisap edildiği ayı izleyen aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan oran,
  • VUK’un geçici 31. maddesi kapsamında daha önce yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar için yapılacak değerlemede ise 2021/Mayıs ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerinin (666,79), 2018 yılı Mayıs ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerine (354,85) bölünmesi ile bulunan oran,

dikkate alınacaktır.

Değer Artış Tutarının Hesabı

Yeniden değerleme neticesinde taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelecek değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan bu kıymetlerin her birine isabet eden değer artışları ayrıntılı olarak gösterilecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.

Değer artışı, taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin yeniden değerleme sonrası ve yeniden değerleme öncesi net bilanço aktif değerleri arasındaki farktır. Net bilanço aktif değeri, söz konusu kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanların tenzili suretiyle bulunan değeri ifade eder.

Üzerinden Amortisman Ayrılacak Değer

Taşınmazlarını ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini yukarıdaki hükümler kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, yapılan yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam edeceklerdir.

Vergi oranı, beyan ve ödeme

Yapılan yeniden değerleme sonucunda pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarı üzerinden %2 oranında vergi hesaplanması gerekmektedir. Hesaplanan bu vergi, yeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar bir beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilecek ve ilk taksiti beyanname verme süresi içinde (31.12.2021 tarihine kadar), izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden 2. (Şubat 2022) ve 4. (Nisan 2022) ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenecektir.

Bu kapsamda ödenen vergi, gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecek, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir. Beyanın zamanında yapılmaması ya da tahakkuk eden verginin süresinde ödenmemesi halinde bu madde hükümlerinden faydalanılamayacaktır.

Fon Hesabını İşletmeden Çekilmemesi

Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının sermayeye ilave edilmesi mümkündür. Bunun dışında söz konusu fonun herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulan Kıymetlerin Elden Çıkarılması

Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları, kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından önce VUK’un mükerrer 298. maddesi uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılmasına ilişkin şartların oluşması halinde, bu madde gereğince oluşan değer artışı fonu öz sermayeden düşülmek suretiyle mezkûr madde uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılır. Enflasyon düzeltmesi uygulamasının 2 şartı vardır. Bunlardan ilki, son bir yıla ilişkin fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) artışın %10’u geçmesi, ikincisi ise son 3 yıla ilişkin fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) artışın %100’ü geçmesidir. Enflasyon düzeltmesinin uygulanabilmesi için bu iki şartın bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA OLAN BORÇLARA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

YAPILANDIRMA KAPSAMINA GİREN BORÇLAR

2021/Nisan ayı ve öncesi dönemlere ait, kesinleşmiş;

  • Sigorta primleri,
  • Genel Sağlık Sigortası primleri,
  • İşsizlik sigortası primleri,
  • 30.04.2021'den önce (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları,
  • İş kazası, meslek hastalığı veya malullük sonucunda doğan rücu alacakları,
  • Yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar,
  • Bağ-Kur sigortalılarının daha önce durdurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğan alacaklar,
  • İsteğe bağlı ve topluluk sigortası primleri,
  • 6183/48. madde kapsamında taksitlendirilen alacaklar,
  • Kanunun yayımı tarihinden önce asılları ödenmiş alacakların; henüz ödenmemiş fer’ileri,
  • 5510/Ek-5, Ek-6. maddeleri ile 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılıklardan doğan primler,

yapılandırma kapsamındadır.

YAPILANDIRMA KAPSAMINDAKİ BORÇLARA UYGULANACAK FAİZ VE HESAPLAMA ŞEKLİ

Borç asılları ile bu borçların ödeme sürelerinin bittiği tarihten itibaren bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, hesaplanmış olan bu borçlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri borçların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

30.04.2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin olup bu kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleştiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının %50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu yana geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, belirtilen süre ve şekilde ödenmesi gerekmektedir. Bu ödeme yapılması halinde idari para cezası asıllarının kalan %50’si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı tahsilinden vazgeçilecektir.

TAKSİTLE YAPILACAK ÖDEMELER

İkişer aylık periyodlarla; 6, 9, 12, 18 taksit seçeneği ile ödeyebilme imkanı bulunmaktadır. Borçlarını taksitle ödemek isteyenler Kanundaki vade farkını ödenmek suretiyle; 6, 9, 12, 18 taksit seçeneğinden birini tercih edebileceklerdir. 18 ay taksit seçeneğini tercih eden bir vatandaşımız borcunu 36 ayda ödeyecektir.

Tercih edilen taksit sayısına göre güncellenecek tutar aşağıdaki katsayılara göre belirlenecektir.

  • 6 eşit taksit için (1,09),
  • 9 eşit taksit için (1,135),
  • 12 eşit taksit için (1,18),
  • 18 eşit taksit için (1,27),

Borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48.maddesine göre taksitlendirmiş veya 7256 sayılı Kanuna göre borcunu yapılandırılan ve hala taksitlerini ödemekte olanlar da kalan taksit tutarlarını yapılandırabileceklerdir.

BAŞVURU ŞEKLİ VE ÖDEME SÜRELERİ

Yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen 31.08.2021 tarihine kadar Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Borçlular yeniden yapılandırma kapsamında ikişer aylık dönemler halinde 6, 9, 12, 18 eşit taksitte borçlarını ödeyebileceklerdir.

Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarının son iki taksiti izleyen ayın sonuna kadar, geciken her ay için geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

İlk iki taksitin süresinde ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedileceklerdir.

YAPILANDIRMA TALEP EDENLERİN GENEL SAĞLIK SİGORTASINDAN YARARLANMASI

  • Nisan 2021 ve öncesine ait Genel Sağlık Sigortası (GSS) borçları otomatik olarak yapılandırılacaktır. GSS borçları için vatandaşların başvuru yapmasına gerek bulunmamaktadır.
  • 31.12.2021 tarihine kadar ana para borcun tamamının ödenmesi halinde bu borca ilişkin gecikme cezası ve zammı silinecektir.
  • Ayrıca, gelir testi için aranan bir aylık süreyi kaçırmış ve bugüne kadar da hiç gelir testi yaptırmamış vatandaşlarımız borcunu ödeyemeyecek durumda ise 30.11.2021’e kadar gelir testi için başvuru yapması durumunda, geliri asgari ücretin üçte birinin altında çıkan vatandaşlarımızın borçları silinecek ve primleri devlet tarafından ödenecektir.

YAPILANDIRMA HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMANIN KOŞULU

Borçluların yapılandırma hükümlerinden faydalanabilmek için dava açmamaları, açılmış olan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına gitmemeleri de gerekmektedir.

KARŞILIKSIZ ÇEK, PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER 

Kanunun 13. maddesi ile 22/1/2009 tarihli ve 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartlan Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir:

"GEÇİCİ MADDE 3-

(1) Anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 20.5.2021 tarihinden önce olup da; kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına İlişkin 5411 sayılı Kanunun ek 1. maddesi hükmü uyarınca kurulan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının 31.12. 2021 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmaz.

(2) Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların 1. fıkra hükmü uyarınca mevcut kredileri yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırması, bu kuruluşlara hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz."

Söz konusu geçici madde Kanunun yayım tarihi itibariyle (09.06.2021 tarihinde) yürürlüğe girmiştir.

Geçici 3. Madde ile geçici bir süre için sicil affı sağlanmış bulunmaktadır.

Buna göre, anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 20.5.2021 tarihinden önce olup da; Kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, Ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin olarak Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtlar, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının 31.12.2021 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmayacaktır.

Diğer yandan, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların yukarıda belirtilen mevcut kredileri yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırmasının, bu kuruluşlara hukuki ve cezai sorumluluk doğurmayacağı da hükme bağlanmıştır.

Saygılarımızla.

Dosyalar