BEPS Kapsamında İmzalanan Çok Taraflı Vergi Anlaşmasının (“MLI”) Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun Meclise Sunuldu

Uluslararası Vergi Bülteni 2020/25

BEPS Kapsamında İmzalanan Çok Taraflı Vergi Anlaşmasının (“MLI”) Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun Meclise Sunuldu

Sizi Arayalım

Çok Taraflı Vergi Anlaşması (“Multilateral Tax Instrument”,” MLI”) Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 68 ülke tarafından 07 Haziran 2017 tarihinde Paris’te imzalanmış̧ olup, anlaşmanın onaylanmasının kanunla uygun bulunmasının ardından tüm ülkeler ve Türkiye açısından ayrı ayrı yürürlüğe girecektir.

Sözleşme ile ülkeler bakımından çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının özüne dokunulmadan bu anlaşmalarla Hazine gelirlerinin azalmasına neden olmayacak değişiklikler yapılması hedeflenmektedir. Öte yandan MLI ile birlikte, mezkûr vergi anlaşmaları uluslararası standartlara uyumlu hale getirilecektir.

Bilindiği üzere, Türkiye Çok Taraflı Vergi Anlaşması’nı iç mevzuata kazandırmak için bir süredir çalışmalar sürdürmektedir. 3 Haziran 2020 tarihinde TBMM Bütçe ve Plan Komisyonu’ndan Çok Taraflı Vergi Anlaşması’nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun, anlaşmaya ilişkin Türkiye’nin beyan ve çekinceleriyle onaylanmış ve meclis gündemine sunulmak üzere TBMM Başkanlığı’na gönderilmiştir.

Bu bültenimizde, Çok Taraflı Vergi Anlaşması’nın ve etkilerinin ana hatlarıyla ortaya konulması, Anlaşma’nın Türkiye’de hedeflenen yürürlüğe girme süresi ve aynı zamanda konuyla ilgili temel değerlendirmelerimize yer vereceğiz.

1. Çok Taraflı Vergi Anlaşması (MLI)

İki ülke arasında karşılıklı olarak imzalanmış bulunan yaklaşık 3,000 civarında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (“ÇVÖA”) mevcut olduğundan, bu anlaşmaların tekrardan OECD’nin BEPS (“Base Erosion and Profit Shifting”; “Matrah Aşındırması ve Kar Aktarımı”) Aksiyon Planları kapsamında müzakerelerinin zorluğu, ülkeleri çok taraflı bir anlaşma hazırlamaya yönlendirmiştir.

Çok Taraflı Vergi Anlaşması, tek bir müzakere ve imza sürecinin ardından Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları’na kıyasla daha hızlı bir çözüm sunmakta, müzakere sonucu kararlaştırılan değişikliklerin eş zamanlı yapılabilmesini sağlamakta, söz konusu değişikliklerin tüm taraflarca uyumlu ve daha pratik bir şekilde yapılabilmesini sağlamaktadır. Çok Taraflı Vergi Anlaşması ile temel olarak, BEPS Aksiyon Planları kapsamında anlaşma temelli getirilen önlemleri mevcut ikili veya çok taraflı vergi anlaşmalarına aktarmak ve çifte vergilendirmeyi ihtilaflarını çözüme kavuşturmak amacıyla zorunlu ve bağlayıcı yeni kurallar ortaya koymak amaçlanmıştır.

Çok taraflı bir vergi anlaşmasının tohumları BEPS 15. Eylem Planı taslak raporu ile atılmış̧ ve 5 Ekim 2015 tarihinde buna ilişkin bir final rapor yayınlanmıştır. Final raporun kabulünü müteakiben, takvim gereğince 7 Haziran 2017 tarihinde Çok Taraflı Vergi Anlaşması Paris’te imzalanmış olup, Türkiye de söz konusu anlaşmayı imzalayan ülkeler arasında yer almıştır.

2. Çok Taraflı Vergi Anlaşması’nın Etkileri

Çok Taraflı Vergi Anlaşması (MLI)’nın etkilerini incelemeden önce, bu anlaşmanın ülkeler arası imzalanmış olan vergi anlaşmalarını yürürlükten kaldırmadığı, aksine bu anlaşmalar ile beraber uygulanacak olan bir anlaşma hükmünde olduğunu belirtmemiz gerekir. Çok Taraflı Vergi Anlaşması’nın taraflarca imzalanmasının ardından ÇVÖA metinlerinde herhangi bir güncelleme yapılmasına gerek. Bulunmadığı gibi MLI’ın yürürlüğe girmesinin ÇVÖA’lar üzerinde herhangi bir ‘dondurucu’ etkisi de bulunmamaktadır. MLI’a imza koyan ülkelerin kendi aralarındaki vergi anlaşmalarının herhangi bir maddesinde değişiklik yapma hakkı muhafaza edilecektir.

Çok Taraflı Vergi Anlaşması ile esneklik hedeflenmekte olup, anlaşma kapsamına girecek ÇVÖA’lar, Akit Devletler tarafından hazırlanan listelerle belirlenmektedir. Bir ÇVÖA’nın Çok Taraflı Vergi Anlaşması kapsamında olması için, her iki taraf devlet tarafından Çok Taraflı Vergi Anlaşması kapsamına girecek ÇVÖA’lar listesine dahil edilmesi gerekmektedir.

Akit Devletlerin minimum standartları öngören maddeler haricinde kalan maddeleri uygulamama (‘reservation right’, ‘çekince koyma’) hakları haizdir. Akit Devletler tarafından konulan çekinceler simetrik olarak uygulanmaktadır. Buna göre, bir Akit Devletin bir madde ile koyduğu çekince, diğer Akit Devletlerin aynı konuda bir çekince koyup koymadığına bakılmaksızın, ilgili Akit Devlet tarafından imzalanmış̧ olan bütün ÇVÖA’larda uygulanacaktır.

3. Türkiye Açısından Beklenen Uygulama ve Yürürlük Tarihi

Çok Taraflı Vergi Anlaşması, ilk 5 ülke (Avusturya, Man Adası, Jersey, Polonya ve Slovenya) tarafından, ilgili ülkelerin iç hukuk prosedürlerine uygun olarak, onaylanma sürecinin tamamlanmasını takiben 1 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Diğer ülkeler açısından ise ilgili ülkelerin karşılıklı olarak onaylama süreçlerinin tamamlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu bağlamda, anlaşmanın, Türkiye’nin anlaşmayı Meclis’te onaylamasından 3 ay sonra, anlaşmayı onaylayan diğer ülkelerle Türkiye arasında karşılıklı olarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir.

4. Değerlendirmelerimiz

Devletler, Çok Taraflı Vergi Anlaşması maddelerinden hangilerini uygulamak istediklerini ve hangi ÇVÖA’ların Çok Taraflı Vergi Anlaşması kapsamına girmesini istediklerini kendileri seçmekte ve bu seçimleriyle diğer Akit Devletlere bir teklif sunmaktadırlar. Sadece ‘birbiriyle eşleşen’ düzenlemeler uygulanacağından, bir devlet tarafından yapılan seçimlerin uygulanması ancak bir diğer devlet tarafından kabul edildiği ölçüde mümkün olacaktır.

Çok Taraflı Vergi Anlaşması, 100 farklı ülkenin katılımıyla gerçekleşmiş̧ bir müzakere sonucunda ortaya çıkarılmış olup, küresel anlamda yürürlükte bulunan ÇVÖA’ların yaklaşık 1/3’ü üzerinde etki göstermesi beklenmektedir.

Çok Taraflı Vergi Anlaşması, uluslararası vergi hukuku alanındaki gelişmelerle beraber, yürürlükte olan ülkeler arası anlaşmaları ve dolayısıyla çok uluslu şirketleri yakından etkileyecektir. Türkiye beyan ve çekinceleriyle beraber Anlaşma’nın 34. maddesi uyarınca, Çok Taraflı Vergi Anlaşması’nı uygun bulan kanunu Meclisten geçirmesinin ardından geçen üç aylık sürenin sona erdiği ayı takip eden ayın ilk günü yürürlüğe girmiş olacaktır.

Bu nedenle Çok Taraflı Vergi Anlaşması’nın Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki uygulamalarda getireceği değişiklikler detaylı biçimde, anlaşmanın kendi doğasına has karşılaştırmalarla irdelenmelidir. Uluslararası vergi mevzuatında yaşanan bu değişim süreçlerinde, çok uluslu şirketlerin ve yabancı yatırımları olan Türk Şirketleri’nin bu çalışmalara ivedilikle başlamalarını tavsiye etmekteyiz. Bültenimiz kapsamında irdelenen anlaşma metnine ulaşmak için tıklayınız.

Saygılarımızla,

Dosyalar