MAKALE: 29.01.2026/03
Enflasyon Düzeltmesi Ertelendi, Vergisiz Yeniden Değerleme Yapma İmkanı Tekrar Oluştu!
Centrum Türkiye Ortağı Sn. Adem Bilgili tarafından kaleme alınan bu makalede, enflasyon düzeltmesinin 2025–2027 dönemleri için ertelenmesi sonrası yeniden mümkün hale gelen vergisiz-sürekli yeniden değerleme uygulaması ele alınmaktadır. VUK geçici 37. madde ile getirilen erteleme ve VUK mükerrer 298/Ç kapsamında yeniden değerleme esasları özetlenirken, uygulamanın amortisman avantajı, satışta maliyet artışı, finansman gider kısıtlaması ve örtülü sermaye hesaplamalarına olumlu etkileri ile bilanço ve özkaynak yapısını güçlendiren yönleri açıklanmaktadır. Ayrıca, %2 vergili tek seferlik yeniden değerleme imkânının şartları ve 2025/4 geçici vergi dönemine ilişkin uygulama tereddütlerine de kısaca değinilmektedir.
23.01.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 24. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.
Bilindiği üzere, 2023 ve 2024 hesap dönemlerine ait bilançolar Vergi Usul Kanununun (VUK) mükerrer 298/A maddesi kapsamında enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuştur. 2023 hesap dönemine ait bilançolara yönelik enflasyon düzeltmesi mezkur Kanunun geçici 33. maddesi kapsamında 2023 hesap döneminin vergi matrahıyla ilişkilendirilmeksizin yapılmış, 2024 yılının 2 ve 3. geçici vergi dönemleri ile 2024 hesap dönemi sonunda yapılan enflasyon düzeltmeleri ise anılan dönemlerin vergi matrahını etkileyecek şekilde yapılmıştır.
Enflasyon düzeltmesi uygulaması özkaynakları zayıf olan (parasal olmayan varlıklarını daha çok borçla finanse eden) mükelleflerin ilave vergi ödemesine, özkaynakları güçlü olan (parasal olmayan varlıklarını daha çok özkaynakla finanse eden) mükelleflerinse daha düşük vergi ödemesine neden olmuştur. Ülke bilançosu bazında bakıldığında, nette Hazinenin tahsil ettiği kurumlar vergisinde önemli bir azalmaya neden olmuştur. Bu durum aynı zamanda, ülke bazında uygulamanın tutarsal büyüklük/etki bakımından mükelleflerin lehine olduğu anlamına gelmektedir. Ancak sayı büyüklüğü bakımından mükelleflerin çoğu için uygulamanın olumlu mu yoksa olumsuz mu sonuçlandığı kamuoyunun bilgisinde değildir.
Gerek Hazinenin önemli tutarlarda kurumlar vergisi kaybına neden olması gerekse meslek mensuplarının ve uygulayıcıların erteleme/kaldırma taleplerine istinaden VUK’a eklenen geçici 37. madde ile enflasyon düzeltmesi (asgari) 3 yıl için (2021 ve 2022 hesap dönemlerine yönelik yapıldığı gibi) tekrar ertelenmiştir. Buna göre 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmayacaktır. Kanunda Cumhurbaşkanına enflasyon düzeltmesini uygulatmama hususunda 3 yıla kadar uzatma yetkisi verilmiştir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı da yetkisini kullanırsa uygulama 2030 yılına kadar yapılmayabilecektir.
Kanun koyucu, enflasyonun yüksek oranda devam ettiği realitesini de dikkate almış olacak ki, mezkur maddede, VUK’un mükerrer 298/Ç maddesinde düzenlenen ve sadece enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde uygulanabilen sürekli (vergisiz) yeniden değerleme müessesesinin tekrar uygulanabileceğini açıkça düzenlemiştir. Bu yönde bir düzenleme yapılmaması halinde mükellefler nezdinde tereddüt oluşabileceği ve ihtilaflı uygulamalara neden olunabileceği dikkate alındığında, bu belirlemenin faydalı olduğunu belirtmek gerekir.
Dolayısıyla, en son 2023 hesap döneminin 3. geçici vergilendirme döneminde amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) için uygulanmış olan sürekli-vergisiz yeniden değerleme uygulamasını tekrar hatırlamakta ve uygulamanın avantajlarını dikkate sunmakta fayda bulunmaktadır.
31.12.2025 tarihli bilançolarda (ve enflasyon düzeltmesi uygulanmadığı müddetçe müteakip yılların bilançolarında) yer alan ATİK’ler için uygulanması mümkün olan sürekli-vergisiz yeniden değerleme uygulaması, 537 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan belirlemeler çerçevesinde yapılacaktır.
Bununla birlikte, yine VUK’un geçici 32. maddesinde düzenlenen ve ATİK’lerin yanı sıra amortismana tabi olmayan arsa ve araziler için de uygulanması mümkün olan tek seferlik-%2 vergili yeniden değerleme uygulamasını, ancak 2023 ve öncesinde gerek VUK’un mükerrer 298/Ç maddesi kapsamında vergisiz-sürekli yeniden değerlemeyi gerekse mezkur geçici 32. madde kapsamında tek seferlik-%2 vergili yeniden değerlemeyi hiç yapmamış mükelleflerin, 31.12.2025 tarihli bilançolarda yer alan ATİK’ler ve taşınmazlar için 2026 yılı içinde yapılabilmesi mümkündür. Dolayısıyla 2025 hesap döneminin gelir/kurumlar vergisi matrahını ya da 31.12.2025 tarihli bilanço büyüklüğünü etkileyecek şekilde tek seferlik-%2 vergili yeniden değerleme yapma imkanı bulunmamakta olup, eğer vergili ve vergisiz yeniden değerlemelerden daha önce hiç yararlanılmamışsa, vergili değerleme 2026 yılında yapılabilecektir.
Makalemizde, 537 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde yapılan belirlemeler çerçevesinde 2025 hesap dönemi için uygulanması mümkün olan VUK’un yukarıda belirtilen mükerrer 298/Ç düzenlenen yeniden değerleme uygulamasının esaslı unsurları açıklanacaktır. 537 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde örneklerle birlikte detaylı açıklamalar yer aldığından, Makalemizde kapsamı genişletmemek adına, uygulamaların özüne yönelik açıklamalarda bulunulacak olup, uygulamalardan faydalanmayı düşünen mükelleflerin mezkur Tebliği de detaylı olarak incelemelerinde fayda görmekteyiz.
GENEL OLARAK YENİDEN DEĞERLEMENİN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR
ATİK’lerin yeniden değerlemesine imkan sağlayan VUK’un mükerrer 298/Ç maddesine göre, ilgili kıymetin defter değeri ile amortisman tutarları birlikte değerlenmekte, böylelikle kıymetin bilançoda görünen net defter değeri artırılmaktadır. Bu artış tutarı kadar da maddi duran varlık yeniden değerleme fonuna kayıt yapılarak özkaynaklar tutarında da artış sağlanmaktadır.
Söz konusu uygulamadan 2025 yılı için faydalanılması neticesinde,
- 2025 yılı için ilave amortisman gideri,
- İktisadi kıymetin satışında (yeniden değerlemeden kaynaklı fonun ilgili kıymete isabet eden değer artışının satış öncesinde sermayeye eklenmesi kaydıyla) yüksek maliyet bedeli dikkate alınabilmesi,
- 12.2025 tarihli bilançodaki özkaynakların artırılması suretiyle 2025 yılı ve devamındaki yıllarda Finansman Gider Kısıtlaması hesaplamasında (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider tutarının azaltılması yoluyla) pozitif katkı ve aynı kapsamda 2026 ve devamındaki yıllardaki Örtülü Sermaye hesaplamasında pozitif katkı,
- Bağımsız Denetime Tabi Olmayan Şirketler için Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi kapsamındaki Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık hesaplamalarında avantaj,
- Bağımsız Denetime Tabi Olmayan Şirketler için bilançoların gerçek değere yakınlaştırılması yoluyla finans kurumları nezdinde kredibilite artışı,
- Ticari ilişkide bulunulan taraflara muhtelif nedenlerle (örneğin, kamu ihaleleri için) bilançolarını sunmak zorunda olan firmaların, üçüncü kişiler nezdinde finansal yeterliliğinin muteberliğine katkı
gibi imkanlar sağlanmaktadır.
VERGİSİZ - SÜREKLİ YENİDEN DEĞERLEME (VUK MÜK. MD. 298/Ç) UYGULAMASI
Kimler Yararlanabilir?
Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (kollektif, adî komandit ve adî şirketler dâhil) uygulamadan ihtiyari olarak yararlanabilmektedir. Dolayısıyla uygulama zorunluluk olmayıp, mükelleflere sağlanmış bir haktır.
Kimler Yararlanamaz?
Aşağıdaki mükellef grupları uygulamadan faydalanamayacaktır.
- Dar mükellefiyet esasında vergilendirilenler,
- İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,
- Serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbapları,
- Münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler,
- Kayıtlarını TL dışındaki başka para birimi üzerinden tutanlar.
Hangi Kıymetler İçin Yararlanılabilir?
Dönem içinde aktife girenler hariç olmak üzere, değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibarıyla aktifte bulunan; ATİK’ler (amortismana tabi taşınmazlar, gayrimenkullerin mütemmim cüzileri ve teferruatları, tesisat ve makinalar, gemiler ve diğer taşıtlar, gayri maddi haklar, demirbaşlar, şerefiyeler, aktifleştirilen Ar-Ge harcamaları, özel maliyet bedelleri, aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri) için uygulamadan yararlanılabilir. Dolayısıyla 31.12.2024 tarihli bilançoda bulunan ve 31.12.2025 tarihi itibarıyla halen bulunmaya devam eden tüm ATİK’ler için uygulamadan faydalanılabilecektir. 2025 yılı içinde aktife giren ATİK’ler içinse uygulamadan faydalanılamayacaktır.
ATİK’lerin tamamı için uygulamadan faydalanılabileceği gibi, tercih edilen bir kısmı için de faydalanılabilir.
Boş arsa ve araziler, yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutarlar gibi amortismana tabi olmayan iktisadi kıymetler, niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikasına konu edilen kıymetler vergisiz yeniden değerleme uygulamasından faydalandırılamayacaktır.
Ayrıca, iktisadi kıymetlerin alım, satım, inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu amaçla aktiflerinde bulunan emtia niteliğindeki kıymetler de izlendiği hesaba bakılmaksızın bu uygulama dışındadır. Buna göre, gayrimenkullerin inşası faaliyetinde bulunan mükelleflerin, satmak amacıyla inşa ettikleri bağımsız bölümler için bu uygulamadan faydalanılamayacaktır.
Hangi Dönemler İçin Yararlanılabilir?
Uygulamadan, 2025 hesap dönemi ve enflasyon düzeltmesi uygulanmayacak olan 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (geçici vergi dönemleri dahil) yararlanılabilir. Cumhurbaşkanının yetkisini kullanarak enflasyon düzeltmesi uygulanmamasına yönelik düzenlemeyi uzatması halinde bu yıllar için de uygulamadan faydalanılabilecektir.
Enflasyon düzeltmesi uygulamasını 3 yıl için erteleyen VUK’un geçici 37. maddesinin ikinci fıkrasındaki (birinci fıkraya) atıftan hareketle bir kısım yazarlar, madde lafzına göre, 2025/4 geçici vergi dönemi için yeniden değerleme uygulaması yapılmasının tereddütlü olduğu, bu konuda Maliye’nin bir açıklama yapması gerektiği görüşündedir. Ancak, Maliye bu konuda açıklama yapmasa dahi 2025/4 geçici vergi döneminde vergisiz yeniden değerleme yapılmasının mümkün olduğunu değerlendirmekteyiz. Zira, VUK’un geçici 37. maddesi yürürlüğe girdiğinde Maliye zaten 2025/4 geçici vergi dönemi için enflasyon düzeltmesini yetkisi dahilinde Tebliğ ile ertelemişti. Dolayısıyla geçici 37. maddenin birinci fıkrasında 2026 ve 2027 hesap dönemlerine ait geçici vergi dönemleri de zikredilirken 2025 hesap dönemine ait geçici vergi dönemlerinin ayrıca zikredilmemesi kanaatimizce bir eksiklik değildir. Geçici vergi dönemleri, değerleme hükümleri bakımından hesap dönemi ile aynı usul ve esaslara tabidir. 4. Geçici vergi dönemi, hesap döneminde yapılabilecek tüm değerlemeleri içeren yıllık durumu esas alan bir dönemdir. Ayrıca dönem sonu itibarıyla (31.12.2025) tüm defter kayıtlarının yapılarak dönem/yıl karının hesaplanması ve yasal defterlerin kapatılması gerektiği de tabiidir. 31.12.2025 tarihli defter kayıtlarında yeniden değerleme kayıtlarının yapılması ve fakat bunun 2025/4 geçici vergi döneminde dikkate aldırılmaması geçici vergi hesaplama tekniğine de aykırılık teşkil edecektir. Bu kapsamda, kanaatimizce Maliye İdaresi, “2025/4 geçici vergi dönemi için yeniden değerleme yapılamayacağı” yönünde açık bir Tebliğ yayımlamadığı müddetçe, yedinden değerleme yapılması mümkündür. Bu yönde bir Tebliğ yayımlasa dahi, bu Tebliğin kanaatimizce Kanun hükümlerine aykırılık teşkil edeceğinden, bu durumda 2025/4 geçici vergi beyannamesine ihtirazi kayıt konulması da mümkün olacaktır.
2026 ve devamındaki hesap dönemleri bakımından, hesap dönemi içindeki bir geçici vergi dönemi için uygulamadan faydalanılmaması, diğer geçici vergi dönemleri ve hesap dönemi için uygulamadan faydalanmaya mani değildir.
Ancak, uygulamadan 2025 hesap dönemi için faydalanılmaması durumunda 2026 yılında 2025 dönemi için faydalanılamayacaktır.
Değerleme Hangi Tutarlar Üzerinden Yapılır?
ATİK ve amortismanlarının değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibarıyla aktife kayıtlı değerleri dikkate alınır.
31.12.2024 tarihi itibarıyla aktifte bulunan ATİK’in 2025 yılında ihtiyari olarak maliyetine eklenmiş olan kur farkı ve faiz giderleri ile bunlara isabet eden amortismanlar yeniden değerlenmeyecek, bunlar hesaplama öncesinde tenzil edilecektir. Aynı şekilde, söz konusu ATİK’lerin 2025 yılında maliyetine eklenmiş olan değer veya ekonomik ömür artırıcı harcamalar da yeniden değerleme hesaplamalarının dışında tutulacaktır.
Amortismanların herhangi bir yılda/dönemde eksik ayrılmış ya da hiç ayrılmamış olması durumunda, yeniden değerleme hesabında amortismanlar tam ayrılmış gibi dikkate alınacaktır.
Değerleme Nasıl Yapılır?
Öncelikle ATİK’lerin ve bunlara isabet eden amortismanların (varsa ayrılmamış amortismanlar da ayrılmış gibi kabul edilerek tespit edilecek) değeri ilgili dönem için açıklanan yeniden değerleme oranında artırılır. 2025 yılı için açıklanan yeniden değerleme oranı %25,49 olup, 2025 yılı için bu oran kullanılacaktır.
31.12.2024 tarihli bilançolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulduğundan ve 2025 yılında ATİK maliyetine eklenmiş kıymetler (faiz, kur farkı, değer veya ekonomik ömür artırıcı harcamalar) 2025 yılına ait yeniden değerlemede kabul edilmediğinden, 31.12.2024 tarihli ATİK ve amortisman değerleri %25,49 oranında artırılacaktır.
Bu suretle bulunan değerlenmiş net bilanço aktif değerinden, değerleme öncesi net bilanço aktif değeri düşülecektir. Bulunan fark değer artışı olarak bilançonun pasifinde özel fon hesabına (522 MDV Yeniden Değerleme Artışları Hesabına) alınacaktır.
Değerleme İşleminin Vergisel Neticeleri Nelerdir?
Bu değerleme işlemi için herhangi bir vergi ödenmeyecek ve beyanname verilmeyecektir. İşlemler kayıtlar üzerinden yürütülecektir.
Amortismanlar, gerek 2025 yılı için gerekse müteakip yıllarda yeniden değerleme sonrası bulunan defter değerine göre ayrılacaktır. Dolayısıyla ilgili dönemde önce yeniden değerleme yapılıp daha sonra bulunan yeni tutarlar üzerinden amortisman kayıtları yapılacaktır. Değerlenmiş tutar, ATİK’in kalan faydalı ömrü içinde itfa olunabilecektir.
ATİK’in satış, devir (Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre istisna kapsamındaki devirler hariç), işletmeden çekiş, tasfiye gibi nedenlerle elden çıkarılması halinde özel fon hesabı amortisman gibi muameleye tabi tutulacaktır. Dolayısıyla bu işlemlerin yapılması halinde, fondaki kısmın kapatılması yoluyla satış kazancını artırıcı etki oluşur.
ATİK elden çıkarılmadan önce, değer artışı sermayeye ilave olunursa, elden çıkarmaya ilişkin kar/zarar hesabında sermaye içindeki fon dikkate alınmaz. Ancak, sermayeye ilave edilen kısım, faaliyetin devamı süresince herhangi bir suretle işletmeden çekilirse, bu takdirde çekiş tarihi itibarıyla vergiye tabi tutulur.
SONUÇ
Makalemizin ilgili bölümlerinde detaylı olarak belirtildiği üzere, VUK’un mük. md. 298/Ç kapsamındaki vergisiz yeniden değerleme uygulaması mükelleflere başta vergisel avantajlar olmak üzere önemli imkanlar sağlamaktadır.
2025 ve müteakip yıllarda matrah beyan edecek olan firmalar, bu değerlemeyi yaparak ilave amortisman gideri elde edebilir, finansman gider kısıtlaması ve örtülü sermaye uygulamalarında kanunen kabul edilmeyen gider tutarlarını azaltabilir. Eğer ATİK’i ilerleyen zamanlarda satmayı planlıyorsa, satış öncesinde değer artışlarını sermayeye eklemek kaydıyla, satış kazancını düşürebilir.
2025 yılında zarar beyan edecek olan ve müteakip yıllarda da matrah oluşmayacağını öngören, dolayısıyla ilave amortisman giderine ihtiyacı olmayan mükellefler de bu uygulamadan faydalanarak aktiflerini ve özkaynaklarını büyütebilirler. Böylelikle 3. taraflara daha pozitif/büyük/doğru bir bilanço sunabilirler. Yeniden değerleme yapılması aynı zamanda amortismanın yüksek ayrılması zorunluluğu doğurmamaktadır. ATİK’in net defter değerini büyütmekle birlikte büyüyen defter değeri üzerinden hiç amortisman ayrılmaması veya eski defter değerine isabet eden kadar amortisman ayrılması da mümkündür. Pek tabii ki bu takdirde ayrılmayan veya eksik ayrılan amortismanlar için daha sonra amortisman ayrılamayacaktır. Ancak, bilançonun enflasyon karşısında küçülmesini engelleyip, daha güçlü özkaynak oluşturmak bakımından böyle bir yöntem tercih edilebilecektir.
Dolayısıyla, Makalemizde belirttiğimiz avantajlar ile uygulamanın herhangi bir beyanname verilmesini ve vergi ödemesini gerektirmediği, 31.12.2024 tarihli bilançolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulduğundan önceki yıllara göre hesaplamaların daha basit bir şekilde yapılabileceği birlikte dikkate alındığında, bilanço büyüklüğünde göre önemli ölçüde ATİK’i olan firmalar bakımından 2025 yılı için yeniden değerlemeyi faydalı görmekteyiz.
