MAKALE: 29.01.2026/10
Finansman Gider Kısıtlaması ve Yükü Hafifletecek Uygulama Tavsiyeleri
Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Barbaros Genişel’in bu makalesi, finansman gider kısıtlamasının kapsamını ve uygulamadaki kritik ayrımları özetlemektedir. Yabancı kaynakların özkaynağı aşması halinde finansman giderlerinin bir kısmının KKEG sayılması, kısıtlamanın dönem sonu VUK bilançosu üzerinden belirlenmesi, yatırım maliyetine eklenen giderlerin kapsam dışında kalması ve yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olmayan giderlerin kısıtlamaya girmemesi gibi temel uygulama esasları açıklanmaktadır. Ayrıca kur farkları, vade farkları ve grup içi kredi kullanımlarında giderin fiilen kullanan şirkette dikkate alınması gibi uygulamada sık karşılaşılan hatalara dikkat çekilmektedir.
23.01.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 24. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.
Finansman gider kısıtlaması, Türk vergi sisteminde özkaynak-yabancı kaynak dengesini gözetmeyi amaçlayan ve özellikle borçlanma yoluyla finansman sağlayan işletmeler üzerinde önemli vergisel sonuçları olan bir uygulamadır. Kurum kazancının tespitinde, belirli şartların varlığı halinde finansman giderlerinin bir kısmının kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak dikkate alınması sonucunu doğuran bu uygulama, gerek kapsamı gerekse hesaplama yöntemi itibarıyla uygulamada ciddi tereddütlere ve maliyet artışlarına neden olabilmektedir.
Özellikle yüksek borçlanma ile faaliyet gösteren şirketler açısından finansman gider kısıtlaması, sadece dönemsel bir vergi matrahı artışı yaratmakla kalmamakta; aynı zamanda nakit akışı, finansman stratejileri ve yatırım kararları üzerinde de belirleyici bir etki oluşturmaktadır. Bununla birlikte, düzenlemenin genel çerçevesi sabit olmakla birlikte, KKEG olarak dikkate alınacak tutarın belirlenmesinde şirketlerin bilanço yapısı, finansman araçlarının niteliği ve muhasebe-vergisel sınıflandırmalar önemli rol oynamaktadır.
Bu çerçevede, finansman gider kısıtlamasının doğrudan bir “kaçınılmaz vergi yükü” olarak değerlendirilmesi yerine, mevzuatın izin verdiği sınırlar içinde yapılabilecek planlama ve yapılandırma imkânlarının ele alınması önem arz etmektedir. Zira doğru bilanço yönetimi, finansman kalemlerinin hukuki ve mali niteliğinin doğru tespiti ve belirli işlemlerin zamanlaması yoluyla KKEG olarak dikkate alınacak finansman gideri tutarının azaltılması mümkün olabilmektedir.
Bu çalışmanın amacı; finansman gider kısıtlaması uygulamasında KKEG hesaplamasına etki eden temel unsurları ortaya koymak, uygulamada sıkça karşılaşılan hatalara dikkat çekmek ve mevzuata uygun şekilde KKEG tutarını azaltmaya yönelik çözüm önerilerini sistematik bir bakış açısıyla değerlendirmektir. Bu kapsamda, teorik açıklamaların yanı sıra uygulamaya yön verecek nitelikte değerlendirmelere yer verilmesi hedeflenmektedir.
Finansman Gider Kısıtlaması
01/01/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (i) bendiyle; kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, bu oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Cumhurbaşkanı bu yetkisini 04/02/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla kullanmış olup bu Kararda 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere söz konusu gider ve maliyet unsurlarının %10’unun kurum kazancının tespitinde indiriminin kabul edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Dolayısıyla, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşmış olan kurumlar vergisi mükelleflerinin, aşan kısımla sınırlı olmak üzere, yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’luk kısmı, kurum kazancının tespitinde KKEG olarak dikkate alınacaktır. Ayrıca, öz kaynak tutarını aşan yabancı kaynaklara ilişkin olarak faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurlarından, yatırımın maliyetine eklenmiş olan yabancı kaynaklardan doğan gider ve maliyet unsurları ise %10’luk bu kısıtlamaya tabi tutulmayacaktır.
18 No.lu KVK Tebliğinde Yer Alan Düzenlemeler Çerçevesinde
Finansman Gider Kısıtlaması Uygulaması
Kısıtlama, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri hakkında uygulanacaktır. Bilanço esasına tabi mükellefler için geçerli olup işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler finansman gider kısıtlamasına tabi değildir.
Bununla birlikte aşağıda yer alan tüzel kişiler
- 4632 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan emeklilik şirketleri,
- 5411 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan Türkiye'de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubeleri ve finansal holding şirketleri,
- 5684 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan sigorta ve reasürans şirketleri,
- 6361 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yer alan sözleşmelere uygun olarak faaliyette bulunan finansal kiralama, faktoring, finansman şirketleri ve tasarruf finansman şirketleri ile 6362 sayılı Kanun kapsamında sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunan kurumlar,
kapsama girmemektedir.
Gider kısıtlaması kapsamında kurumlar vergisi mükellefleri, her bir geçici vergilendirme döneminin son günü itibarıyla finansman gider kısıtlaması öncesi VUK’a göre çıkaracakları bilanço esas alınmak suretiyle öz kaynak ve yabancı kaynak mukayesesi yaparak finansman gider kısıtlamasına tabi olup olmayacaklarını tespit edeceklerdir.
Dönem sonu itibarıyla kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, 01.01.2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01.01.2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurları gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.
Kısıtlamada Dikkate Alınacak Finansman Gider ve Maliyet Unsurları
Gider ve maliyet unsurlarından yatırımın maliyetine eklenenler gider kısıtlaması kapsamı dışındadırlar. Finansman gider kısıtlaması kapsamında yatırım olarak kabul edilen kıymetlerin, zorunlu olarak ya da mükellefin ihtiyarında maliyete eklenen yabancı kaynaklara ait gider ve maliyetler gider kısıtlamasına konu olmayacaktır.
Bir gider veya maliyet unsurunun gider kısıtlamasına konu edilmesi için yabancı kaynak kullanımından ve yabancı kaynak kullanım süresinden kaynaklanmış olması gerekir.
Teminat mektubu komisyonları, tahvil ihracı ile ilgili olarak yapılan baskı ve benzeri giderler ile ipotek masrafları gibi herhangi bir yabancı kaynak kullanımına bağlı olmaksızın yapılan giderlerin gider kısıtlamasına konu edilmesi söz konusu değildir. Aynı şekilde bir finansman gideri olmayıp finansman geliri azalması niteliğinde olan erken ödeme iskontoları veya ödeme iskontoları da finansman gider kısıtlaması kapsamı dışındadır.
Satış bedelinin belirli bir vade sonunda ödenmesine ilişkin olarak, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu’na göre düzenlenen bilançolarında izlenen “satıcılar” vb. hesaplar için finansman gideri hesaplanmaması halinde bu işlemler için ayrıca ayrıştırma yapılarak satış bedelinin belirli bir kısmı gider kısıtlamasına tabi tutulmayacaktır. Diğer yandan söz konusu hesaplarda yer alan tutarların VUK’un 280. maddesi kapsamında değerlemesinden kaynaklanabilecek kur farkı giderleri ise gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilecektir.
Kredi sözleşmelerine ilişkin olarak ödenen damga vergisi veya banka havale ücretlerine ilişkin ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmayan gider ve maliyet unsurları finansman gider kısıtlaması uygulamasına tabi olmayacaktır. Bu giderlerden kredi faizleri üzerinden hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın işletmede kullanım süresine bağlı olarak doğanların ise finansman gider kısıtlaması uygulamasına konu edileceği açıktır.
Ayrıca, işletmelerce banka vb. kurumlardan temin edilen kredilerin, bu işletmelerin üzerinde herhangi bir finansman yükü kalmaksızın grup şirketlerine aktarılması halinde, bu kredilere ilişkin finansman giderinin, krediyi devralan ve fiilen kullanan şirket bünyesinde gider kısıtlamasına tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, imalatçı veya tedarikçi şirketlerle imzalanan aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden aynı değerle alınıp aynı değerle ihracatı gerçekleştirilen, malın üretimi veya tedarikine ilişkin tüm yükümlülüklerden doğrudan ve münhasıran imalatçı veya tedarikçi şirketlerin sorumlu olması ve ihracattan doğan finansman yükünün aracılı ihracat sözleşmesinin tarafı olan imalatçı veya tedarikçi şirketlere aktarılması kaydıyla, bu işlemler nedeniyle dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri nezdinde finansman gider kısıtlaması uygulanmayacaktır. Ancak, dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketlerinin kendi nam ve hesabına yurt içinden satın aldıkları malların satışından doğan finansman giderleri finansman gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.
Geçici Vergilendirme Dönemlerinde Finansman Gider Kısıtlaması
Hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan mükelleflerde 2021 yılının ilk geçici vergilendirme döneminden itibaren, Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olan mükelleflerde ise 2021 yılında başlayan özel hesap döneminin ilk geçici vergilendirme döneminde itibaren başlanmak üzere yabancı kaynak ve öz kaynak mukayesesi yapılarak dikkate alınacaktır.
Dolayısıyla gerek geçici vergilendirme dönemlerinde gerekse yıllık dönemde finansman gider kısıtlamasına tabi olunup olunmayacağı hesap döneminin son günü itibarıyla finansman gider kısıtlaması öncesi Vergi Usul Kanununa göre çıkarılacak bilanço esas alınarak tespit edilecektir.
Önceki geçici vergilendirme dönemlerinde finansman gider kısıtlaması şartlarını taşımayan mükellefler, şartların oluştuğu geçici vergilendirme döneminden itibaren finansman gider kısıtlamasına tabi olacaktır.
Yıllara Sari İnşaat ve Onarma İşleri İle Uğraşan Mükelleflerde Gider Kısıtlaması
Uygulaması GVK’nın 42. maddesi hükmüne göre birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kesin olarak tespit edilmekte ve kazancın tamamı o yılın geliri sayılarak vergilendirilmektedir. Bu işlerle uğraşanların kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderlerinin, işin kesin kâr veya zararının tespit edildiği yıl kazancının hesaplanmasında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerektiğinden, gider kısıtlamasına ilişkin uygulama da aynı dönemde yapılacaktır.
Birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması veya yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin yanı sıra başka işlerin de bulunması halinde, yapılan finansman giderleri hangi yılın kâr veya zarar tutarının tespitinde dikkate alınıyorsa, o yılda gider kısıtlamasına konu edilecektir.
Öte yandan, finansman gider kısıtlamasına ilişkin hükümler 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten önce mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşmiş olan ancak yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin kazancı işin bittiği yılın kazancı olarak beyan edileceğinden henüz kurum kazancının tespitinde dikkate alınmamış olan finansman giderlerinin, inşaat ve onarma işi kazancının hangi yıl beyan edildiğine bakılmaksızın, gider kısıtlanmasına konu edilmemesi gerekmektedir.
Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı ve Binek Otomobillerde Gider Kısıtlaması Uygulamaları Nedeniyle KKEG Olarak Dikkate Alınan Finansman Giderlerinin Durumu
İşletmenin kullanmış olduğu yabancı kaynaklara ilişkin faiz ve kur farkı gibi giderlerden örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı veya binek otomobillerde gider kısıtlaması uygulamaları nedeniyle kurum kazancının tespitinde hali hazırda KKEG olarak dikkate alınmış olanlar finansman gider kısıtlamasına tabi tutarın hesabında dikkate alınmayacaktır.
Adi Ortaklıklarda Finansman Gider Kısıtlaması
Adi ortaklıkların tüzel kişilikleri bulunmayıp, kazançları dolayısıyla gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları söz konusu değildir. Bu nedenle, adi ortaklık bünyesinde yürütülen faaliyetten doğan kâr veya zarar, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilmektedir. Finansman gider kısıtlaması uygulamasında adi ortaklıklar, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan ayrı bir birim olarak değerlendirilecektir. Adi ortaklığın finansman giderleri, adi ortaklığın ortakları tarafından doğrudan kendi finansman giderlerine dahil edilmeyecektir. Ancak, bilançolarında yabancı kaynak tutarı öz kaynak tutarını aşan adi ortaklıklarda, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'u ortakların hisseleri oranında, verecekleri beyannamelerinde KKEG olarak dikkate alınacaktır.
FGK Yükünü Hafifletecek Uygulama Tavsiyeleri
Finansman gider kısıtlamasında yabancı kaynak / özkaynak rasyosunun iyileştirilmesine yönelik hamleler, şirketlerin vergi yükünü hafifletmek açısından önem arz etmektedir. Konuya ilişkin değerlendirilebilecek bazı yöntemler aşağıdaki gibidir.
Özkaynakların Güçlendirilmesi
Özkaynakları, yabancı kaynaklarından büyük olan işletmeler finansman gider kısıtlamasına tabi değildir. Bu sebeple özkaynakların iyileştirilmesine yönelik hamleler finansman gider kısıtlaması yükünü olumlu yönde hafifletecektir.
En bilenen yöntem olarak nakdi sermaye artırımı karşımıza çıkmaktadır. Nakdi sermaye artırımı yapan firmalar, Nakit Sermaye Artışında Faiz İndirimi Uygulamasından da faydalanabileceklerdir.
Ortaklara olan borçlanmalar nezdindeki cari hesaplardan yapılabilecek sermaye artışları da yabancı kaynakları azaltan ve özkaynakları günlendiren bir yöntem olacağı değerlendirilmektedir.
Faiz Giderlerinin Ayrıştırılması ve Hesap Planındaki Gösterimi
Temel olarak işletmelerin kullandığı kredilerin, işletmelerin genel ihtiyaçları karşılamak amacıyla mı yoksa yapılan yatırımların finansmanı olarak mı kullanıldığının tespitinin net bir şekilde yapılması gerekmektedir. Yatırımın maliyetini ilişkilendiren faiz giderleri finansman gider kısıtlamasına konu edilmemelidir.
Ayrıca işletmeler kullanmış olduğu taksitli kredilere ilişkin faiz giderlerini tek düzen hesap planında takip edebilmek adına 180-280 hesaplarına borç 381-481 hesaplarına alacak olacak şekilde tahakkuk kaydı atabilmektedirler. Finansmanlara ilişkin faiz giderleri ödendiği dönemde gider yazılabildiğinden, ilgili tahakkuk kaydının iptali veya kayıtlara alınmaması yabancı kaynakların azalmasıyla FGK yükünü hafifletebilecektir.
FGK’ya Tabi Kur Farklarının Netleştirilmesi
FGK’ya tabi kur farklarının netleştirilmesinde; pasif kalemlerde yer alan kur değerlemesine tabi hesaplarda dönem içinde hem kur farkı gelir hem de kur farkı zararı oluşmuşsa aynı kaynağa ait (cari bazlı) olmak şartıyla netleştirme yapılabilmektedir.
Aynı dönem içinde olsa bile farklı yabancı kaynaklara ilişkin olarak oluşan kur farkı gelirleri ile kur farkı giderlerinin birlikte değerlendirilmesinin mümkün değildir.
Temin edilen yabancı kaynağın mevduat vb. şekillerde değerlendirilmesi sonucu doğacak kur farkı geliri şirketin bilançosunun aktifinde yer alan bir varlığın değerlemesi sonucu oluştuğu için, yabancı kaynağa ilişkin kur farkı giderinden mahsup edilememelidir.
Kıdem Tazminatı Karşılıkları
İşletmeler muhasebenin ihtiyatlık kavramına uygun olarak çalışan personellerine ödemekle yükümlü olacakları kıdem tazminat tutarlarını hesaplayarak karşılık ayırabilmektedirler.
V.U.K hükümleri kapsamında karşılık ayrılan kıdem tazminatlarının fiilen ödenmediği dönemde vergi matrahı hesaplaması sırasında gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.
Henüz kesinleşmemiş borç niteliğinde olan kıdem tazminatı karşılıkları bilançodaki yabancı kaynakları artırarak FGK özelinde bir dezavantaj yaratmaktadır. Hazırlanan mali bilançolarda, kıdem tazminatı karşılığı hesaplamamak FGK açısından daha olumlu etki yaratacaktır.
Personele Ücret Ödeme Yükümlülükleri
İşçinin ücreti ve bunun ödenmesine dair usul ve kurallar İş Kanunu 32. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İşçinin ücreti aksine bir sözleşme hükmü yoksa, çalışılan ayın sonunda veya en geç takip eden ayın ilk günü ödenmelidir.
Personele Borçlar hesabı, finansman gider kısıtlaması açısından doğrudan dikkate alınan bir finansman gideri unsuru değildir. Ancak kısa vadeli yabancı kaynak niteliği nedeniyle, yabancı kaynak–öz kaynak karşılaştırmasında toplam yabancı kaynakları artırarak finansman gider kısıtlamasının kapsamını dolaylı olarak etkilemektedir.
Personel ücret ödemelerinin takip eden ay yerine çalışılan ay sonunda yapılması FGK açısından avantaj sağlamaktadır.
Borç Senetleri Reeskontu Uygulaması
Borç senetleri ve vadeli ticari borçlar için hesaplanan borç reeskontu, muhasebe açısından finansman gideri niteliği taşır. Bu nedenle; Reeskont yoluyla oluşan finansman giderleri, finansman gider kısıtlamasına konu olabilecek giderler arasında yer almaktadır.
Ayrıca Reeskont uygulaması, vadeli borçların bilanço değerini düşürerek; Yabancı kaynak toplamını azaltarak Öz kaynak–yabancı kaynak karşılaştırmasında olumlu etki yaratabilmektedir.
Reeskont uygulaması, finansman gider kısıtlaması açısından çift yönlü etkiye sahip bir muhasebe aracıdır. Borç reeskontu yoluyla ortaya çıkan giderler, finansman gideri niteliği taşıdığı için kısıtlamaya konu olabilmektedir. Buna karşılık, reeskont uygulaması yabancı kaynak tutarını azaltarak kısıtlama oranını düşürebilmektedir.
Bu nedenle işletmelerin, finansman gider kısıtlaması analizlerinde reeskont işlemlerini yalnızca gider yönüyle değil, bilanço etkisiyle birlikte bütüncül bir şekilde değerlendirmeleri gerekmektedir.
Değerlendirme ve Sonuç
Finansman gider kısıtlamasının olumsuz etkilerini azaltmak, yalnızca borç azaltımıyla değil, bütüncül bir finansal ve vergisel planlama ile mümkündür. Öz kaynakların güçlendirilmesi, refinansman, reeskont uygulaması, finansman giderlerinin doğru sınıflandırılması ve kur riskinin yönetimi gibi yöntemler, işletmelerin finansman gider kısıtlaması kaynaklı vergi yükünü azaltmada etkili araçlar sunmaktadır.
Bu nedenle işletmelerin, finansman kararlarını alırken yalnızca finansman maliyetlerini değil, bu kararların finansman gider kısıtlamasına olan etkilerini de dikkate alarak stratejik bir yaklaşım benimsemeleri yararlarına olacaktır.
