Sizi Arayalım
Geçmiş Enflasyon Düzeltmelerinden Kaynaklı Olarak 2025 Yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Dikkate Alınacak Hususlar

MAKALE: 29.01.2026/07

Geçmiş Enflasyon Düzeltmelerinden Kaynaklı Olarak 2025 Yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Dikkate Alınacak Hususlar

Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Ekrem Dibi’nin bu makalesi, 2023–2024 enflasyon düzeltmelerinin 2025 kurumlar vergisi beyannamesine etkilerini ve uygulamada sık yapılan hataları özetlemektedir. Enflasyon düzeltmesinin 2025–2027 dönemleri için ertelenmesi sonrası; ROFM indirimi, yapılmakta olan yatırımlara ilişkin 549 özel fon uygulaması, 2023 düzeltmesinden doğan özkaynak farklarının işletmeden çekilmesi halinde oluşabilecek vergi riskleri, 180/280 ve 380/480 hesaplarının enflasyon farklarının doğru döneme aktarımı, amortismana tabi olmayan kıymetlerin zararına satışında KKEG düzeltmesi ile yıllara sari inşaat işlerinde enflasyon farklarının etkileri ele alınmaktadır. Ayrıca sermayeye eklenen enflasyon farklarının ileride yapılacak sermaye azaltımlarındaki vergisel sonuçlarına da dikkat çekilmektedir.

23.01.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 24. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

19 yıllık bir aradan sonra ilk kez 31.12.2023 tarihli bilançolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş, söz konusu düzeltme işlemi 2024 yılında da devam etmiştir. 2025 yılı içinde ise ilk olarak 15 Şubat 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 582 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2025 hesap döneminin birinci, ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmayacağına yönelik düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeden sonra, sene sonu itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmayacağına ilişkin süreç uzun süre netlik kazanmamış; mükellefler ve uygulayıcılar, uygulamanın yürürlüğe girip girmeyeceğini öngöremedikleri bir bekleme dönemine girmiştir. Kuantum fiziğindeki “Schrödinger’in kedisi” örneğinde olduğu gibi, enflasyon düzeltmesi de mevzuat netleşinceye kadar adeta hem var hem yok kabul edilerek mükelleflerin ve uygulayıcıların gündeminde belirsiz bir durumda kalmıştır.

2025 yılının son haftasına gelindiğinde, enflasyon düzeltmesine ilişkin sis bulutları teker teker dağılmaya başlamıştır. Bu kapsamda, öncelikle 24 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 587 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2025 hesap döneminin dördüncü geçici vergi döneminde de enflasyon düzeltmesi yapılmamasına yönelik düzenleme yapılmıştır. Bunu takiben, yalnızca bir gün sonra 25 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesiyle, 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesi uygulanmayacağına yönelik düzenleme yapılmıştır.

Bu Makalemizde, önceki iki yılda (2023 ve 2024 yıllarında) yapılan enflasyon düzeltmelerinin 2025 yılı kurumlar vergisi hesaplamasına olan etkileri ile uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar başlıklar halinde detaylı olarak ele alınacaktır.

BEYANNAME ÜZERİNDE ROFM İNDİRİMİ

ROFM olarak kısalttığımız Reel Olmayan Finansman Maliyeti; her türlü borçlanmada, borç tutarlarına (yabancı para üzerinden borçlanmalarda borcun alındığı tarihteki Türk Lirası karşılıklarına), borcun kullanıldığı döneme ait TEFE artış oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutarı ifade etmektedir. Başka bir ifadeyle Reel Olmayan Finansman Maliyeti, ilgili kıymetin maliyetine ilave edilmiş finansman giderinin içindeki enflasyon farkından oluşmaktadır.

2023 hesap dönemi sonuna ilişkin bilançoya ait düzeltme ile sınırlı olmak üzere, amortisman süresi bitmemiş olan kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen Reel Olmayan Finansman Maliyetinden amortisman ayrılmamış tutar, 2024 ve sonraki hesap dönemlerinde 5 yılda ve eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde beyanname üzerinde indirim olarak dikkate alınabilecektir.

Enflasyon düzeltmesi uygulamasında, söz konusu Reel Olmayan Finansman Maliyetleri bilançoda görünmeyeceği için, bunların mukayyet değerleri ile beyanname üzerinde indirim konusu yapılması gerekmektedir. Söz konusu indirim uygulamasından ilk olarak 2024 yılında yararlanılmış olup 2024 yılında olduğu gibi 2025 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde de (ve 2026, 2027 ve 2028 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde) bu indirimden aynı tutarda yararlanma hakkı bulunmaktadır. Söz konusu uygulama mükelleflere vergisel avantaj sağlayacağı için bu hususun atlanmaması önemlidir.

Ayrıca söz konusu amortismana tabi iktisadi kıymetin 01.01.2024 tarihinden sonra satılması halinde, satış tarihi itibarıyla Reel Olmayan Finansman Maliyetinin itfa olunmayan kısmının, 5 yılda itfa beklenmeyip kıymetin satıldığı hesap döneminde indirim olarak dikkate alınmasının mümkün bulunduğunu hatırlatmakta fayda bulunmaktadır.

Kısacası 2024 yılında beyanname üzerinde indirim konusu yapılan ROFM tutarı için 2025 yılında (ve 2026, 2027 ve 2028 yıllarında da) indirim hakkı devam etmektedir.

YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLARA İLİŞKİN 549 HESAPTA YER ALAN ENFLASYON FARKLARI

30.10.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7529 sayılı Kanun kapsamında yapılan düzenlemeyle; yatırım aşamasında olup, bu yatırımdan henüz ticari faaliyeti bulunmayan başka bir ifadeyle gelir elde etmeyen şirketlerin enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan vergi yükü hafifletilmiş, düzeltme sonrasında oluşan enflasyon farklarının ise özel bir fon hesabına alınarak belirli dönemler itibarıyla vergilendirilmesi sağlanmıştır.

Yapılan düzenlemeye göre;

  • Özel fon hesabında bulunan enflasyon farkları, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.
  • Özel fon hesabında izlenen ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

Uygulamayı bir örnek üzerinden anlatacak olursak, yapılan düzenlemeye bağlı olarak yapılmakta olan yatırımlar hesabında 2024 yılında toplam 10.000.000 TL enflasyon farkı oluşması durumunda bu tutar gelir hesapları ile ilişkilendirilmeden 549 Özel Fonlar hesabında takip edilecektir. 2025 yılında bu yatırımın tamamlanarak aktifleştirilmesi ve bir önceki yıl yeniden değerleme oranının %40 olarak kabul edilmesi durumunda öncelikle özel fonda yer alan enflasyon farkı toplam 14.000.000 TL olacak, bu tutarın 1/5’i olan 2.800.000 TL 2025 yılının dönem kazancının tespitinde dikkate alınacaktır. 2026 yılında ise enflasyon farkından geriye kalan 11.200.000 TL tekrardan bir önceki yıl yeniden değerleme tutarı ile artırılacak ve bulunan tutarın 1/4'ü 2026 yılının dönem kazancının tespitinde dikkate alınacaktır. Sonraki yıllarda ise tekrar yeniden değerlenmiş tutarın sırasıyla 1/3’ü, yarısı ve son yılda kalanın tamamı ilgili hesap dönemlerine ilişkin kazancın tespitinden dikkate alınacaktır.

Dolayısıyla söz konusu uygulama, aktifleştirmenin yapıldığı yılı takip eden dört hesap döneminde daha dikkatle takip edilmeli ve ilgili dönemlerin kazanç hesaplamalarında dikkate alınmalıdır. Aktifleştirmenin en erken 2024 hesap döneminde yapılabileceği göz önünde bulundurulduğunda, enflasyon düzeltmesinden kaynaklı olarak özel fonlarda takip edilen tutarların 2028 hesap dönemine de dahil olmak üzere dönem kazancını artırıcı nitelikte sonuçlar doğuracağı anlaşılmaktadır.

Yatırım döneminde veya iktisadi kıymetin aktifleştirilmesinden sonra işin bırakılması veya özel fon hesabında izlenen söz konusu tutarların bir kısmının veya tamamının başka bir hesaba nakledilmesi ya da işletmeden çekilmesi hallerinde, dönem kazancında dikkate alınmayan enflasyon düzeltmesinden kaynaklı fark tutarları; işin bırakıldığı veya özel fon hesabının kısmen veya tamamen bu bent hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı dönemin kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.

Gelecek yıllarda kademeli olarak gelir yazmak istemeyen firmalar, kanaatimizce, diledikleri takdirde 2024 yılından devir gelen ve 549 Özel Fonlar hesabında takip edilen enflasyon farkı tutarlarını 2025 yılı hesap döneminin içinde bu tutarı tek seferde gelir olarak dikkate alabilirler. Bu durumda 549 Özel Fonlar hesabında bakiyenin doğrudan gelir hesaplarına (679 Diğer Olağan Dışı Gelir Karlar) virmanlanması yeterli olacaktır.

Yapılan düzenlemede, yeniden değerleme oranına ilişkin olarak “her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır” hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda, 2025 yılı içinde uygulanacak yeniden değerleme oranının, bir önceki yıl olan 2024 yılı için 574 Seri Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile tespit edilen %43,93 oranı olarak dikkate alınması gerekmektedir.

2025 yılı hesap döneminde dikkat edilecek olan hususları özetleyecek olursak;

  • Yatırımın 2025 yılında da devam etmesi durumunda herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
  • Yatırımın 2024 yılında aktifleştirilmesi durumunda, 2024 yılından devir gelen ve özel fonlarda yer alan enflasyon fark tutarının 2025 yılı içinde öncelikle %43,93 oranı ile yeniden değerlenmesi ve bulunan tutarın 1/4'ünün dönem kazancı ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir (ilk 1/5’lik kısım 2024 yılında kazanca dahil edilmiş olunacaktır).
  • Yatırımın 2025 yılında aktifleştirilmesi durumunda, 2024 yılından devir gelen ve özel fonlarda yer alan enflasyon fark tutarının 2025 yılı içinde öncelikle %43,93 oranı ile yeniden değerlenmesi ve bulunan tutarın 1/5'inin dönem kazancı ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir.
  • Özel fonlarda yer alan enflasyon fark tutarının yeniden değerleme oranı ile değerlenmesi sonucu oluşan değer artışı için ilave bir kayıt yapılmadan ayrıca takip edilmesi, kayıt yapılacak ise de nazım hesaplarda söz konusu tutarın muhasebeleştirilmesi; aktifleştirme döneminde bağlı olarak 549 Özel Fonlar hesabında yer alan tutarın 1/5’inin ya da 1/4’ünün gelir hesaplarına virmanlanması; yeniden değerleme sonrasında ortaya çıkan farkların ise aktifleştirme dönemine bağlı olarak 1/5’inin ya da 1/4’ünün beyanname üzerinde Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak beyan edilmesi ve böylece kurum kazancında dikkate alınması uygundur/mümkündür.

2023 YILI DÜZELTMESİNDEN OLUŞAN GEÇMİŞ YILLAR KARLARI

19 yıl sonra ilk kez yapılan enflasyon düzeltmesi işleminin usul ve esasları 555 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde açıklanmıştır. Enflasyon düzeltmesi yapılmayan bir dönemden sonra, ilk kez yapılan enflasyon düzeltmesi vergisiz olduğundan dolayı 2023 yıl sonunda yapılan enflasyon düzeltmesi işleminden oluşan enflasyon farkları 2023 yılı dönem kazancının tespitinde dikkate alınmamış, söz konusu farkla özkaynaklarda takip edilmiştir. 

Mezkur Tebliğin 55. maddesinde belirtildiği üzere, 2023 yılı enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan geçmiş yıl karının sermayeye ilavesi dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi durumunda, nakledilen veya çekilen tutarın bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Ayrıca işletmeden çekilen değerler, elde edenlerin hukuki statüsüne göre kar payı stopajına tabi tutulacak ve kar paylarının vergilendirilmesine ilişkin hükümler doğrultusunda vergilendirilecektir.

Örneğin, 2023 yılındaki enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan 10.000.000 TL geçmiş yıllar karlarının 2025 yılında ortaklara dağıtılması durumunda söz konusu tutarın beyanname üzerinde “İşletmeden Çekilen Enflasyon Farkları” satırında beyan edilmesi ve dönem kazancından ayrı bir şekilde kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Böyle bir durumda 10.000.000 TL üzerinden genel kurumlar vergisi oranı olan %25 üzerinden yapılan hesaplamada 2.500.000 TL ilave (dönem matrahından bağımsız) kurumlar vergisi söz konusu olacaktır.

PASİF KALEMLERE İLİŞKİN ENFLASYON FARKLARI

Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, ilgili dönemde vergiye tabi tutulacaktır.

Öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farklarının enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmesi veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilmesi mümkün olup; bu işlemler kar dağıtımı sayılmayacaktır.

Avanslar, depozitolar, hak edişler ve sabit kıymet yenileme fonu gibi işleyişi gereği ilgili olduğu hesaplara aktarılarak kapatılması mümkün olan hesapların kapatılması durumunda da bunlara ait enflasyon fark hesapları işletmeden çekilmiş sayılmayacaktır.

Ancak, özkaynak hesaplarının 2023 ve 2024 yıllarındaki enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan farklarının, yukarıda yer verilen istisnalar hariç olmak üzere 2025 yılında (veya müteakip yıllarda) başka bir hesaba nakledilmesi ya da işletmeden çekilmesi durumunda, söz konusu tutarın 2025 yılı kazancı (ya da işletmeden çekildiği veya başka bir hesaba nakledildiği yılın kazancı) ile ilişkilendirilmeden kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

GELECEK AYLARA/YILLARA AİT GİDERLER İLE GELECEK AYLARA/YILLARA AİT GELİRLER HESAPLARINDAKİ ENFLASYON FARKLARI

555 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin ekinde yer alan listelerde parasal olan ve olmayan kıymetler listelenmiş, “180 Peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken, gelecek döneme ait giderler” ve “280 Peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken gelecek yıllara ait giderler” parasal olmayan kıymet olarak sayılmıştır.

Söz konusu hesapların enflasyon farklarının, ait olduğu dönemlerde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir. Gider hesaplarına aktarılan düzeltme farklarının 2023 hesap döneminden kaynaklanması durumunda ise, söz konusu enflasyon farklarının kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen giderler bölümünde gösterilmesi gerekmektedir.

Aynı şekilde “380 Gelecek Aylara Gelirler” ve “480  Gelecek Yıllara Ait Gelirler” hesaplarının, 2023 yıl sonu düzeltmesinden kaynaklanan enflasyon farklarının ait olduğu dönemlerde gelir olarak dikkate alınması gerekmekte olup, söz konusu enflasyon farklarının kurumlar vergisi beyannamesinde “Diğer indirimler” satırında beyan edilmesi gerekmektedir

Bu kapsamda, söz konusu hesapların 2023 yılından kaynaklanan enflasyon farklarının 2025 hesap döneminde gelir veya gider olarak kayıtlara alınması durumunda, söz konusu tutarların vergi etkisini ortadan kaldırmak amacıyla beyanname üzerinde kanunen kabul edilmeyen giderler veya diğer indirimler olarak beyan edilmesine dikkat edilmeli ve 2025 yılı kurum kazancı bu husus kapsamında hesaplanmalıdır.

ARSA, ARAZİ, STOK VE İŞTİRAKLERİN ZARARINA SATILMASI DURUMUNDA ENFLASYON FARKLARI

Düzeltme işlemine tabi tutulmuş olan 2023 hesap dönemi sonuna ait bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetlerden amortismana tabi olmayan kıymetlerin, düzeltilmiş değerlerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltme sonrası değerle, düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zararın, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmaması gerekmektedir.

Amortismana tabi olmayan kıymetler; arsa, arazi, stok ve iştirakler (mali duran varlıklar ile hisse senetleri) olarak sınıflandırılabilir. Buna göre, 31.12.2023 tarihli bilançoda söz konusu varlıkların yer alması ve bu varlıkların 2023 yılında enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasının ardından, 2025 yılında maliyet değerinden (2023 ve 2024 enflasyon farkları dahil) daha düşük bir bedelle satılmaları halinde, oluşan zararın ne kadarının 2023 yılından kaynaklandığı tespit edilmeli ve tespit edilen tutar 2025 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmalıdır.

YILLARA SARİ İNŞAAT İŞLERİNE İLİŞKİN ENFLASYON FARKLARI

Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinde hükme bağlandığı ile 217 Seri Numaralı Gelir Vergisi Tebliği'nin ilgili bölümlerinde belirtildiği üzere yıllara yaygın inşaat işlerinin beyan dönemi, işin bittiği tarih veya ilgisine göre geçici ve kesin kabul tutanağının onaylandığı takvim yılına ait kurumlar vergisi beyanıdır. Bu kapsamda, söz konusu işlere ilişkin maliyet ve hakedişler geçici vergi beyannamelerinde gelir tablosunda beyan edilmeyip, sadece kurumlar vergisi beyannamesinde dönem kazancına dahil edilmektedir.  Bu hususa bağlı olarak da yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve hakedişlere ilişkin enflasyon düzeltme farkları, “Enflasyon Düzeltme Hesabı” yerine “Yıllara Sari İnşaat Enflasyon Düzeltme Hesabı”na kaydedilmektedir.

Yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve hakediş tutarları ile ilgili olarak 2023 hesap dönemi sonu itibarıyla düzeltme sonucu oluşan düzeltme farklarının işin bitiminde (2023 hesap dönemi sonundan önce başlayan işlerde) mali kar/zarar tutarının tespitinde dikkate alınmaması gerekmektedir.

Bir başka ifade ile 2023 hesap dönemi sonuna kadar geçen süreye isabet eden kazanç düzeltme öncesi hükümlere, sonraki dönemlere isabet eden kazanç ise düzeltilmiş değerlere göre tespit edilecek ve bunların toplanması suretiyle oluşan kazanç tutarı beyan edilecektir.

Dolayısıyla 2025 hesap dönemi içinde yıllara sari inşaat işlerinin tamamlanması durumunda; 2023 yıl sonunda yapılan enflasyon düzeltmesi işleminden oluşan enflasyon farklarının gelir ve gider hesaplarına yansıtılıp kapatılması sonucunda ilgili tutarlardan,

  • Gider olarak kayıtlara alınan tutarların kurumlar vergisi beyannamesinde, kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilmesi,
  • Gelir olarak kayıtlara alınan tutarların ise beyanname üzerinde diğer indirim olarak beyan edilmesi,

gerekmektedir. Bu düzeltmeler neticesinde, yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde yapılan enflasyon düzeltmesi işleminin, ilgili projenin kar/zararına hiçbir etkisinin bulunmadığı sonucunun çıktığını belirtmek isteriz.

SERMAYEYE İLAVE EDİLMİŞ OLAN ENFLASYON FARKLARI

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/B maddesinde, sermaye azaltımında vergileme işlemlerine ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Bu bağlamda, sermaye azaltımı yapılması durumunda, sermaye azaltımının sermayeye ilave edilen hangi kalemlerden yapıldığı vergilendirme açısından önem arz etmektedir.

Özkaynak hesaplarına ilişkin enflasyon farklarının; sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya sermaye hesabından başka hesaplara aktarımı kurumlar vergisine tabi olmaktadır. Dolayısıyla enflasyon düzeltmesi işlemleri sonucunda, özkaynak hesaplarına ilişkin enflasyon farklarının sermayeye ilave edilmesi mümkün olmakla birlikte, sermaye artışı sonrasında yapılan sermaye azaltımı işleminde, sermaye içerisine yer alan söz konusu enflasyon farklarının (mezkur 32/B maddesindeki esaslar ve sıralamaya göre) vergilendirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla 2025 yılında yapılmış veya 2026 ve sonrasında yapılabilecek sermaye azaltımlarında, sermayeye eklenmiş enflasyon farklarının olup olmadığı da dikkate alınmalıdır.

SONUÇ

31.12.2025 tarihli bilançolar için enflasyon düzeltmesi yapılmayacak olsa da 2023 ve 2024 yıllarına yapılan düzeltme işlemlerinin 2025 yılı (ve devamı yılların) kurum kazancına doğrudan ya da dolaylı olarak etkisi söz konusu olabilecektir.

Özellikle 2023 yılındaki enflasyon düzeltmesinin vergisiz olması, başka bir ifadeyle yapılan düzeltme sonrasında ortaya çıkan enflasyon farklarının gelir tablosu yerine özkaynaklar takip edilmesi, sonraki yıllarda yapılan bazı işlemlerde mükerrer vergilendirmeye neden olmakta ya da verginin eksik hesaplanmasına yol açabilmektedir.

Herhangi bir vergi tarhiyatı ve ceza riski ile karşılaşmamak, ayrıca yanlış hesaplama sonucu fazladan vergi ödenmesini önlemek amacıyla, Makalemizde detaylı bir şekilde ele aldığımız sekiz özel durumun, 2025 hesap dönemindeki muhtemel etkilerinin öncelikle eksiksiz ve doğru bir biçimde tespit edilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu tespitlerin ardından, söz konusu tutarların ilgili hesap dönemi kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınması, yalnızca mevzuata uygunluğu sağlamakla kalmayıp aynı zamanda olası mükerrer vergilendirme ve vergi eksikliği risklerinin de önlenmesi konusunda mükelleflere fayda sağlayacaktır.

Kurumlar vergisi beyan dönemine iki aylık bir süre kaldığından, mükelleflerin, tespit edilen tutarların matraha doğru şekilde yansıtılabilmesi, gerekli düzeltme ve kontrol işlemlerinin zamanında tamamlanabilmesi ile beyan dönemine eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde girebilmeleri için bu konudaki kontrolleri başlatmaları faydalı olacaktır.