MAKALE: 19.10.2026/09
Yazılım, Bulut ve Yapay Zekâ Aboneliklerinde Vergilendirme: Stopaj ve KDV Tevkifatı Boyutu
Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Ekrem Dibi tarafından kaleme alınan bu makalede, yurt dışından temin edilen yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ aboneliklerinin stopaj ve KDV tevkifatı açısından vergilendirilmesi ele alınmaktadır. Yazılım lisansları, SaaS uygulamaları, bulut altyapısı ve yapay zekâ platformlarına yönelik ödemelerin ticari kazanç, serbest meslek kazancı veya gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesine ilişkin esaslar incelenmektedir. Ayrıca yurt dışındaki hizmet sağlayıcılara yapılan ödemelerde kurumlar vergisi stopajı, Türkiye’de faydalanılan dijital hizmetlerde sorumlu sıfatıyla KDV uygulaması ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının vergilendirmeye etkileri değerlendirilmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen özelgeler çerçevesinde farklı dijital hizmet türlerinin vergisel niteliği, mukimlik belgesi gereklilikleri ve işletmelerin vergisel yükümlülüklerini doğru belirlemelerinde sözleşme koşullarının önemi de açıklanmaktadır.
16.10.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 27. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.
Dijital ekonominin gelişmesiyle birlikte işletmelerin yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerini kullanım biçimleri önemli ölçüde değişmiş; bu hizmetlerin büyük bir kısmı, herhangi bir fiziksel teslim veya mülkiyet devri olmaksızın, abonelik veya kullanım hakkı esasına dayalı olarak temin edilmeye başlanmıştır. Özellikle yurt dışında mukim teknoloji şirketlerinden temin edilen yazılım lisansları, SaaS (Software as a Service - Hizmet Olarak Yazılım) uygulamaları, bulut altyapısı ve depolama hizmetleri ile yapay zekâ uygulamalarına ilişkin abonelikler, vergilendirme bakımından üzerinde ayrıca durulması gereken bir işlem grubu ortaya çıkarmaktadır.
Bu hizmetlerin abonelik modeliyle sunulması, işletmelerin ihtiyaç duydukları teknolojik imkânlara belirli bir süre boyunca veya kullanım miktarı ölçüsünde erişmelerine olanak sağlamaktadır. Bu modelde kullanıcıya her zaman yazılımın mülkiyeti devredilmemekte; çoğu durumda yalnızca belirli özelliklerden yararlanma veya ilgili platforma erişim hakkı tanınmaktadır. Abonelik ilişkisinin bu niteliği, söz konusu hizmetlerin vergisel açıdan değerlendirilmesinde geleneksel yazılım lisanslarından farklı hususların dikkate alınmasını gerektirmektedir.
Yurt dışı mukimi bir kuruluştan alınan hizmetin hukuki ve vergisel niteliği, uygulanacak vergisel yükümlülüklerin belirlenmesinde etkili olmaktadır. Yazılımın kullanımına ilişkin bir hakkın edinilmesi ile yalnızca bir yazılım veya platformdan hizmet olarak yararlanılması arasında vergisel açıdan önemli farklılıklar bulunabilmektedir. Benzer şekilde, bulut hizmetlerinde altyapı veya depolama imkânının sağlanması ile bir gayrimaddi hakkın kullandırılması; yapay zekâ hizmetlerinde ise bir modelin veya yazılımın lisanslanması ile çevrim içi bir uygulamaya erişim sağlanması aynı hukuki nitelikte değildir. Bu ayrımın doğru yapılması, özellikle Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında stopaj yükümlülüğünün ve Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında sorumlu sıfatıyla KDV uygulamasının belirlenmesi bakımından önem arz etmektedir.
Bu çalışmada, yurt dışından temin edilen yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerine ilişkin abonelikler, gelir ve kurumlar vergisi bakımından stopaj uygulaması ile katma değer vergisi tevkifatı çerçevesinde ele alınacaktır. Ayrıca, ülkeler arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının söz konusu abonelik hizmetlerinin vergilendirilmesine etkisi değerlendirilecek ve konuyla ilgili verilmiş özelgeler incelenecektir.
YAZILIM, BULUT BİLİŞİM VE YAPAY ZEKÂ HİZMETLERİNDE ABONELİK SİSTEMİ
Dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetleri, işletmelerin faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Bu hizmetlerin önemli bir bölümü, kullanıcıların belirli bir süre boyunca ve dönemsel ödemeler karşılığında yararlanabildiği abonelik modelleri üzerinden sunulmaktadır. Bu kapsamda kullanıcılar, aylık veya yıllık olarak belirlenen bir bedel karşılığında ilgili yazılıma, dijital platforma ya da bulut altyapısına erişim sağlayabilmektedir. Abonelik bedeli, hizmetin kapsamına ve kullanım koşullarına göre sabit olarak belirlenebildiği gibi, yararlanılan hizmetin veya kullanılan kaynakların miktarına göre de değişebilmektedir.
Yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerine yönelik abonelikler, gerek bireysel kullanıcılar gerekse işletmeler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu hizmetlerin önemli bir kısmının yurt dışında mukim şirketler tarafından sunulması, abonelik bedellerinin vergisel açıdan değerlendirilmesini de önemli hâle getirmektedir.
Özellikle işletmelerin yurt dışındaki teknoloji şirketlerinden yazılım lisansı, bulut altyapısı, veri depolama, yapay zekâ modelleri ve benzeri dijital hizmetleri abonelik esasına dayalı olarak temin etmeleri, bu işlemlerin vergisel boyutunun önemini giderek artırmaktadır.
YURT DIŞINDAN TEMİN EDİLEN YAZILIM, BULUT VE YAPAY ZEKÂ HİZMETLERİNDE STOPAJ UYGULAMASI
Yurt dışı mukimi şirketlere yapılan ödemelerin Türkiye’de vergiye tabi olup olmadığı, stopaj uygulamasının temel meselelerinden birini oluşturmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu ödemelerin hangi şartlarda vergi kesintisine tabi tutulacağı, yürürlükteki vergi mevzuatı çerçevesinde belirlenmektedir. Özellikle dar mükellef kurumlara yapılan ödemeler bakımından, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan düzenlemeler stopaj uygulamasının kapsamının belirlenmesinde esas alınmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun "Tam ve Dar Mükellefiyet" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1. maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellef esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış olup, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlara yer verilmiştir.
Söz konusu Kanunun “Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisi” başlıklı 30. maddesinde, dar mükellef kurumların Türkiye’de elde ettikleri ve maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden yapılacak vergi kesintisine ilişkin esaslar belirlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca, bu kapsamda yer alan kazanç ve iratları avanslar da dâhil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen ya da tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede, maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançları, ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dâhil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında yapılan ödemeler düzenlenmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında uygulanacak vergi kesintisi oranları, 12.01.2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir. Anılan Karar uyarınca;
- Petrol arama faaliyetlerinden elde edilen serbest meslek kazançlarında %5,
- Diğer serbest meslek kazançlarında %20,
- Gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen ya da tahakkuk ettirilen bedellerde %20
oranında vergi kesintisi uygulanması öngörülmüştür. Bununla birlikte, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinde ticari kazanç kapsamındaki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmasına ilişkin genel bir hükme yer verilmemiştir. Dolayısıyla, yurt dışı mukimi bir şirkete yapılan ödemenin ticari kazanç niteliğinde olduğunun belirlenmesi hâlinde, iç mevzuat kapsamında stopaj yapılması kural olarak söz konusu olmayacaktır.
Yurt dışından temin edilen yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerinin stopaj bakımından değerlendirilmesinde, hizmetlerin kendine özgü özelliklerinin yanı sıra sunuluş biçimleri de dikkate alınmalıdır. Bu hizmetlere ilişkin ödemelerin vergisel niteliği, somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebileceğinden, her bir hizmet türünün stopaj uygulaması bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yurt Dışından Temin Edilen Yazılım Hizmetlerinde Stopaj Uygulaması
Yazılımlar, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre farklı kullanım koşullarıyla sunulmaktadır. Bir yazılımın satın alınması, her durumda yazılımın mülkiyetinin kullanıcıya geçtiği anlamına gelmez. Çoğu durumda kullanıcı, yazılımı belirli bir süre boyunca veya sözleşmede belirtilen koşullar çerçevesinde kullanma imkânı elde eder. Bununla birlikte, sözleşmenin niteliğine göre yazılıma ilişkin hakların devri de söz konusu olabilir. Kullanım hakkı tanınan durumlarda lisansın kapsamı; yazılımın hangi amaçlarla kullanılabileceği, kaç kullanıcıya erişim tanınacağı ve kullanımın hangi koşullara tabi olacağı gibi hususlara göre değişebilir. Dolayısıyla, yazılımın kullanıcıya hangi haklarla sunulduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamına göre değişiklik göstermektedir.
Yurt dışından temin edilen yazılımlara ilişkin ödemeler, programın temin edilme şekli ve kullanım kapsamında sağlanan haklar dikkate alınarak iç mevzuat kapsamında aşağıdaki şekilde vergilendirilmektedir.
- Yurt dışında mukim firmalardan temin edilen yazılımların herhangi bir değişiklik yapılmaksızın ve/veya çoğaltılmaksızın nihai tüketicilere satılması ya da aynı şekilde işletmede kullanılması hâlinde, yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç ticari kazanç olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda yapılan ödemeler üzerinden, stopaj yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
- Yurt dışında mukim firmalara, işletme bünyesinde kullanılmak veya müşterilere satılmak üzere daha önce piyasada bulunmayan bir yazılımın özel olarak hazırlatılması hâlinde, yazılımı geliştiren firma tarafından elde edilen kazanç serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda yapılan ödemeler üzerinden %20 oranında stopaj yapılması gerekmektedir.
- Bir yazılımın “copyright” kapsamında çoğaltılması, değiştirilmesi, dağıtılması veya kamuya sunulması gibi hakların edinilmesi hâlinde, işlem gayrimaddi hak bedeli kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nitelikteki ödemeler üzerinden %20 oranında stopaj yapılması gerekmektedir.
Yurt Dışından Temin Edilen Bulut Bilişim Hizmetlerinde Stopaj Uygulaması
Bulut bilişim hizmetleri, bilişim altyapısının fiziksel olarak satın alınması yerine, internet üzerinden ve belirli kullanım koşulları çerçevesinde hizmet olarak sunulmasına dayanmaktadır. Sunucu, veri depolama ve işlem gücü gibi kaynaklara erişim sağlayan bu hizmetler, genellikle abonelik veya kullanım miktarı esasına göre ücretlendirilmektedir.
Bulut bilişim hizmetlerine ilişkin ödemelerin stopaja tabi olup olmadığının belirlenmesinde, hizmetin niteliği, sözleşme hükümleri ve kullanıcıya tanınan hakların kapsamı dikkate alınmalıdır. İdare tarafından verilen bazı özelgelerde, bulut depolama ve sunucu kullanımına ilişkin ödemeler gayrimaddi hak bedeli kapsamında değerlendirilmiştir. Bu nedenle, söz konusu hizmetlere ilişkin ödemelerin vergisel niteliği belirlenirken ilgili özelgelerdeki idari görüşler ve somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Sözleşme kapsamında kullanıcıya bir yazılım veya başka bir gayrimaddi hak üzerinde kullanım hakkı tanınması ya da sunucu kullanımına ilişkin ödemenin gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi hâlinde, iç mevzuat kapsamında %20 oranında stopaj uygulanması gündeme gelebilmektedir. Bununla birlikte, ödemenin ticari kazanç mı yoksa gayrimaddi hak bedeli mi olduğunun belirlenmesinde sözleşme hükümleri ve kullanıcıya tanınan hakların kapsamı esas alınmalıdır.
Yurt Dışından Temin Edilen Yapay Zekâ Hizmetlerinde Stopaj Uygulaması
Şirketler, faaliyetlerini daha hızlı ve verimli yürütmek, operasyonel maliyetlerini azaltmak ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden farklı şekillerde yararlanmaktadır. Bu kapsamda müşteri taleplerinin yanıtlanması, muhasebe ve finansal verilerin analiz edilmesi, rapor hazırlanması, sözleşmelerin incelenmesi, yazılım geliştirilmesi, yabancı dillerde çeviri yapılması ve pazarlama içeriklerinin oluşturulması gibi işlemlerde yapay zekâ araçları kullanılabilmektedir. Şirketler söz konusu teknolojilerden kendi bünyelerinde geliştirdikleri sistemler aracılığıyla yararlanabilecekleri gibi, çoğunlukla yurt dışındaki teknoloji şirketlerinin internet üzerinden sunduğu uygulamalara abone olarak veya API (Application Programming Interface - Uygulama Programlama Arayüzü) erişimi satın alarak da faydalanabilmektedir.
Yurt dışından temin edilen yapay zekâ hizmetleri karşılığında yapılan ödemelerin stopaj yönünden değerlendirilmesinde, hizmetin niteliği ve kullanım koşulları önem taşımaktadır. Özellikle yalnızca bir yapay zekâ platformuna erişim sağlanması ile yazılım veya fikrî mülkiyet haklarının kullanımına ilişkin hakların edinilmesi birbirinden ayrılmalıdır. Bu ayrım, ödemelerin ticari kazanç mı yoksa gayrimaddi hak bedeli mi olarak değerlendirileceğinin belirlenmesinde etkili olmaktadır.
Örneğin, ChatGPT gibi yapay zekâ platformlarına abonelik yoluyla erişilmesi ve platformun sunduğu işlevlerden yararlanılması, tek başına yazılım üzerindeki fikrî mülkiyet haklarının devredildiği veya bu hakların kullanımına yönelik bir lisans edinildiği anlamına gelmemektedir. Bu nedenle, standart abonelik kapsamında yalnızca yapay zekâ hizmetinden yararlanılması karşılığında yapılan ödemelerin ticari kazanç olarak değerlendirilebileceği ve bu durumda kurumlar vergisi stopajı yükümlülüğünün doğmayabileceği değerlendirilmektedir.
YURT DIŞINDAN TEMİN EDİLEN YAZILIM, BULUT VE YAPAY ZEKÂ HİZMETLERİNDE KDV TEVKİFATI
Yurt dışından temin edilen yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerinin katma değer vergisi karşısındaki durumunun belirlenmesinde, hizmetin Türkiye’de ifa edilmesi veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye’de faydalanılması esas alınmaktadır. Bu nedenle, hizmetin internet üzerinden sunulması, abonelik yoluyla temin edilmesi ya da hizmet sağlayıcının Türkiye dışında yerleşik olması, tek başına hizmetin KDV dışında kalmasını sağlamamaktadır.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesine göre bir hizmetin KDV’nin konusuna girebilmesi için Türkiye’de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun 6/b maddesi kapsamında ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı belirtilmiştir.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin "İkametgahı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) bölümünde söz konusu hizmet alımlarına yönelik detaylı açıklamalar yer almaktadır. Tebliğde yer alan açıklamalara göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanların Türkiye’de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye’de faydalanılan hizmetler KDV’ye tabidir. Buna benzer hizmet ifalarında KDV mükellefi, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV’nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmelidir. Hizmetin vergiden istisna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde ise söz konusu hizmet için KDV beyan edilmeyecektir. KDV’nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye’de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şartı bulunmamaktadır. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.
Yurt dışından temin edilen yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerinde KDV uygulaması bakımından, hizmetin elektronik ortamda sunulması ile hizmetin niteliği birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Bu hizmetlerin abonelik sistemiyle sunulması, belirli bir süreyle sınırlandırılması veya kullanıcı hesabı üzerinden erişim sağlanması, tek başına farklı bir vergilendirme sonucuna yol açmamaktadır. Esas olan, alınan hizmetin KDV mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda alınan hizmetten Türkiye’de faydalanılmasına bağlı olarak doğan vergisel yükümlülüklerin belirlenmesidir. Hizmetin Türkiye’de faydalanılmak üzere alınması ve ilgili mevzuattaki koşulların gerçekleşmesi hâlinde, KDV’nin hizmet alıcısı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerekmektedir.
Bu hususlara ilave olarak yurt dışından temin edilen hizmetlere ilişkin ödemelerin stopaja tabi olması hâlinde, hesaplanacak KDV’nin matrahı belirlenirken stopaj tutarının da dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda KDV matrahı, yurt dışındaki hizmet sağlayıcıya ödenen net tutarla sınırlı olmayıp, stopaj dâhil brüt hizmet bedeli üzerinden belirlenmektedir. Dolayısıyla, hizmet bedeli üzerinden gelir veya kurumlar vergisi kesintisi yapılması, KDV matrahının tespitinde dikkate alınması gereken unsurlardan biridir.
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI BAKIMINDAN VERGİSEL DEĞERLENDİRME
Yurt dışından temin edilen yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerine ilişkin ödemelerin vergilendirilmesinde öncelikle Türk vergi mevzuatı hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. İç mevzuat kapsamında söz konusu ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmasını gerektiren bir yükümlülük bulunmaması hâlinde, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının hükümlerinin ayrıca incelenmesine ihtiyaç bulunmamaktadır. Buna karşılık, iç mevzuata göre stopaj yükümlülüğünün doğduğu durumlarda, bu kez ilk olarak Türkiye ile hizmet sağlayıcının mukimi olduğu ülke arasında yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının hükümleri dikkate alınmalıdır.
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, vergilendirme yetkisinin taraf devletler arasında paylaşımını düzenlemekte ve belirli koşullar altında kaynak devletin vergilendirme yetkisini sınırlandırabilmektedir. Bu nedenle, iç mevzuata göre stopaja tabi olduğu belirlenen ödemenin anlaşma kapsamında hangi gelir unsuruna karşılık geldiğinin tespit edilmesi önem taşımaktadır. Ödemenin ticari kazanç, serbest meslek kazancı veya gayrimaddi hak bedeli olarak nitelendirilmesi, uygulanacak anlaşma hükmünün belirlenmesinde etkili olmaktadır.
Bu kapsamda, ticari kazanç olarak değerlendirilen ödemelerde genel olarak hizmet sağlayıcının Türkiye’de bir iş yerinin bulunup bulunmadığı önem taşırken, gayrimaddi hak bedelleri ve serbest meslek kazançları bakımından ilgili anlaşmanın bu gelir türlerine ilişkin hükümlerinin ayrıca incelenmesi gerekmektedir. Yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerine ilişkin sözleşmelerde sağlanan hakların ve hizmetin niteliğinin doğru belirlenmesi, anlaşma hükümlerinin uygulanması açısından önem taşımaktadır.
Türkiye ile hizmet sağlayıcının mukimi olduğu ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının yürürlükte bulunması, anlaşma hükümlerinden kendiliğinden yararlanılabileceği anlamına gelmemektedir. Anlaşma hükümlerinden faydalanılabilmesi için öncelikle ilgili anlaşmanın kapsamına girilmesi ve anlaşmada öngörülen şartların sağlanması gerekmektedir.
4 Seri No.lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliği’nin “3.3.2. Mukimlik Belgesi İbrazı” başlıklı bölümünde yapılan açıklamalara göre, diğer ülke mukimlerinin Türkiye’de elde ettikleri kazanç veya iratların ilgili anlaşma hükümleri çerçevesinde vergilendirilebilmesi için mukim oldukları ülkenin yetkili makamlarından mukimlik belgesi almaları gerekmektedir. Bu belgenin aslı ile noter veya ilgili ülkedeki Türk konsolosluklarınca tasdik edilmiş Türkçe tercümesinin bir örneği, duruma göre ilgili vergi dairesine veya vergi sorumlusuna ibraz edilmelidir. Vergi sorumluları, teslim aldıkları mukimlik belgelerini gerektiğinde yetkili makamlara sunmak üzere muhafaza etmekle yükümlüdür.
Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi hâlinde, ilgili çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerinden yararlanılamamakta ve iç mevzuat hükümleri uygulanmaktadır. Ayrıca, bir takvim yılı için düzenlenen mukimlik belgesi, izleyen yılın dördüncü ayına kadar geçerlidir.
KONUYLA İLGİLİ VERİLEN ÖZELGELER
Yurt dışından temin edilen yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerinin vergilendirilmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulamaya nasıl yansıdığının anlaşılmasında, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen özelgeler yol gösterici nitelik taşımaktadır. Özellikle bu hizmetlere ilişkin ödemelerin stopaj ve KDV bakımından değerlendirilmesi, somut olaylara ilişkin idari görüşlerin incelenmesini gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda, konuyla ilgili verilen bazı özelgeler özet olarak aşağıda yer almaktadır.
Hollanda Mukimi Firmaya Yapılan Server Kullanım Bedeli Ödemesinin Kurumlar Vergisi ve KDV Kanunu Karşısındaki Durumu
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 12.04.2023 tarihinde verilen özelgede;
Hollanda’daki nihai kullanıcılara telefon aracılığıyla elektrik, doğal gaz ve internet paketi satışı ile paket değişikliğine ilişkin destek hizmetleri sunan bir mükellefin, aranacak telefon numaralarını Hollanda’da vergi mükellefi olan firmalardan temin ettiği ve satışları kullanıcılara gönderilen e-postaların onaylanması yoluyla gerçekleştirdiği belirtilmiştir. Ayrıca, kullanılan e-posta programı, internet sitesi ve sunucu hizmetleri için Hollanda mukimi firmaya yapılan ödemelerin KDV ve stopaj karşısındaki durumu hakkında Başkanlığın görüşü talep edilmiştir. Konuyla ilgili olarak özelgede aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında; diğer serbest meslek kazançlarında %20, gayrimaddi hak bedeli ödemelerinde %20 oranında stopaj olmalıdır.
Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması hükümleri dikkate alındığında; Hollanda'da vergi mükellefi olan yabancı firmalardan satın alınan potansiyel müşterilere ait telefon numaraları ile Hollanda mukimi firmaya server kullanımı karşılığında yapılan ödemelerin gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi ve ödemenin gayrisafi tutarının %10'unu aşmayan oranda Türkiye'de iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Hollanda mukimi firmaya ait mail programı ve web sitesinin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve/veya çoğaltılmadan işletmenizde kullanılması halinde Hollanda mukimi firma tarafından elde edilen kazancın ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve Anlaşmanın 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, Hollanda mukimi firma Türkiye'de yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça yalnızca Hollanda'da vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, Hollanda mukimi firma Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye'de yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa Türkiye'nin, bu iş yerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde vergi alma hakkı olacaktır. Bununla birlikte, telif hakkı kapsamında bir yazılımın çoğaltma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme gibi haklarının kullanımı karşılığında yapılan ödemelerin gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi ve ödemenin gayrisafi tutarının %10'unu aşmayan oranda Türkiye'de iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, Hollanda mukimi firmaya daha önce piyasada bulunmayan bir yazılımın özel olarak hazırlatılması halinde bu firma tarafından elde edilen kazanç serbest meslek kazancı niteliği taşıyacağından Anlaşmanın 14. maddesine göre, serbest meslek faaliyetlerinin tamamen Türkiye dışında icra edilmesi durumunda Türkiye'nin vergi alma hakkı bulunmamakta olup, faaliyetin Türkiye'de icra edilmesi durumunda ise Türkiye'nin vergi alma hakkının doğması için faaliyetin Türkiye'de bir iş yeri vasıtasıyla veya herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla sürede Türkiye’de bulunarak icra edilmesi gerekmektedir.
Hollanda'da mukim kişilere verilen destek hizmeti ile ilgili olarak yine Hollanda mukimi bir firmadan satın alınan server kullanım hizmeti, KDV Kanununun 6/b maddesi uyarınca KDV'nin konusuna girmediğinden, alınan hizmet için sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Yeni Zelanda Mukimi Firmadan İthal Edilen "E-Posta Hizmetine İmza Ekleme" Yazılım Programı için Tevkifat Olup Olmadığı
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 07.02.2023 tarihinde verilen özelgede;
Yeni Zelanda'da mukim olan ve Türkiye'de herhangi bir kuruluşu olmayan … Şirketinden "e posta hizmetine imza ekleme" yazılımını Türkiye'deki nihai kullanıcılara satmak üzere ithal edileceği, söz konusu yazılımın herhangi bir şekilde CD, USB gibi medya ortamında teslim alınmayacağı, internet ortamı üzerinden aktive edileceği, yazılımın kurulumu veya aktivasyonu için ülkeler arası ziyaret veya personel çalışması yapılmayacağı, söz konusu yazılımın üretici firma tarafından halihazırda satışı yapılmakta olan bir paket program olduğu, yazılımın özel adetlerde aylık veya yıllık abonelik sistemi ile satın alınarak üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve dağıtma, geliştirme, değiştirme veya çoğaltma hakları olmaksızın aynı adet ve şartlar ile Türkiye'deki nihai kullanıcılara satışının yapılacağı belirtilmiş olup, bu kapsamda Yeni Zelanda mukimi firmaya yapılacak ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığın görüşü talep edilmiştir. Konuyla ilgili olarak özelgede aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında;
- Yurt dışında mukim firmalardan ithal edilen bilgisayar programları üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve/veya çoğaltılmadan nihai tüketicilere satılması veya aynı şekilde işletmede kullanılması halinde yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç ticari kazanç niteliğinde olacağından, bu nitelikteki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır.
- Yurt dışında mukim firmalardan işletme bünyesinde kullanmak ve/veya müşterilere satışını yapmak üzere daha önce piyasada bulunmayan bir bilgisayar programının özel olarak hazırlatılması halinde, yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç serbest meslek kazancı niteliği taşıyacağından, bu kapsamdaki ödemeler üzerinden %20 oranında vergi kesintisi yapılacaktır.
- "Copyright" kapsamında alınan bir bilgisayar programının çoğaltma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme gibi haklarının satın alınması halinde, bir gayrimaddi hak elde edilmesi söz konusu olup, yurt dışında mukim firmaya yapılacak söz konusu gayrimaddi hak bedeli ödemelerinden %20 oranında vergi kesintisi yapılacaktır.
Öte yandan, bilgisayar yazılım ürünlerinin, CD, disket vb. taşıyıcı medya içerisinde gümrükten ithal edildikten sonra internet üzerinden indirilen şifre ile aktive edilerek iktisap edilmiş olması ya da bilgisayar programının doğrudan doğruya internet üzerinden şifre ile indirilerek iktisap edilmiş olması durumu yurt dışına yapılacak ödemelerin vergilendirilmesinde herhangi bir değişikliğe yol açmayacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması hükümleri dikkate alındığında;
- Yeni Zelanda mukimi firmadan piyasada bulunan hazır paket programların alınarak üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve/veya çoğaltılmadan işletme bünyesinde kullanılması ya da bunların üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan Türkiye'deki nihai kullanıcılara satmak amacıyla alınması halinde, Yeni Zelanda'da mukim firma tarafından elde edilen kazanç, ticari kazanç niteliği taşıyacağından, Anlaşmanın 7. maddesi kapsamında değerlendirilecektir. Bu durumda, söz konusu firmanın Anlaşmanın 5. maddesi kapsamında Türkiye'de bir işyeri bulunmadığı sürece elde edeceği gelir üzerinden Türkiye'nin vergi alma hakkı olmayacaktır. Aksi durumda ise vergileme Türkiye'de yapılacaktır. Anlaşmanın 5. maddesinde ise hangi hallerde diğer devlette bir işyeri oluşup oluşmayacağı açıkça belirtilmiştir.
- Yeni Zelanda mukimi firmaya, daha önce piyasada bulunmayan bir bilgisayar programının özel olarak hazırlatılması durumunda veya daha önce üretilmiş, piyasada bulunan bilgisayar programlarının üzerinde işletmeye yönelik özel değişikliklerin yaptırılması halinde, bu hizmetlere ilişkin ödemelerin Anlaşmanın "Serbest Meslek Faaliyetleri"ni düzenleyen 14. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yeni Zelanda mukimi firmanın Türkiye'ye gelmeksizin Yeni Zelanda'da icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnız Yeni Zelanda'ya aittir. Ancak, Yeni Zelanda mukimi firmanın bu faaliyetleri Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla icra etmesi veya Türkiye'deki faaliyetlerinin icra edildiği süre veya sürelerin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla olması halinde ise söz konusu işyerine veya Türkiye'de icra edilen faaliyete atfedilebilen gelir miktarıyla sınırlı olmak üzere, Türkiye de vergileme hakkına sahip olacaktır.
- "Copyright" kapsamında bir bilgisayar programının çoğaltma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme gibi haklarının satın alınması halinde ise, bir gayrimaddi hak elde edilmesi söz konusu olup, Anlaşmanın 12. maddesinin 2. fıkrasına göre, Yeni Zelanda mukimi firmaya yapılacak söz konusu gayrimaddi hak bedeli ödemelerinin gayrisafi tutarı üzerinden, iç mevzuatımızda daha düşük bir oran öngörülmemesi halinde %10 oranında vergi alınacaktır. Ancak, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca, Yeni Zelanda mukimi firma Türkiye'de yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa veya sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu gayrimaddi hak bedelinin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa vergileme, 12. maddenin 2. fıkrasında belirtilen yüzde 10 vergi oranı dikkate alınarak değil, duruma göre "Ticari Kazançlar"a ilişkin 7. madde veya "Serbest Meslek Faaliyetleri"ne ilişkin 14. madde kapsamında işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere Türkiye'de yapılacaktır.
İrlanda Mukimi Firmadan Alınan Kurumsal E-Posta ve Bulut Depolama Abonelik Hizmetine İlişkin Ödemeler Üzerinden Kesinti Yapılıp Yapılmayacağı
Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 06.06.2022 tarihinde verilen özelgede;
İrlanda mukimi … firmasından … (kurumsal e-posta ve bulut depolama) abonelik hizmeti alındığı belirtilmiş ve söz konusu hizmetin gayrimaddi hak kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile alınan hizmet nedeniyle yapılacak ödemeler üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı; yapılacaksa hangi oranda yapılacağı ve katma değer vergisi ödenip ödenmeyeceği hususunda Başkanlığın görüşü talep edilmiştir. Konuyla ilgili olarak özelgede aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında; gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden % 20 oranında stopaj yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
"Türkiye Cumhuriyeti ile İrlanda Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması" hükümleri dikkate alındığında, İrlanda mukimi … firmasına kurumsal e-posta ve bulut depolama abonelik hizmetleri nedeniyle yapılacak ödemeler Anlaşmanın 12. maddesinin 3. fıkrası kapsamında değerlendirilecek olup, söz konusu ödemeyi vergileme hakkı Anlaşmanın 12. maddesinin 1. fıkrasına göre İrlanda'ya ait olacaktır. Bununla birlikte Anlaşmanın 12. maddesinin 2. fıkrası gereğince Türkiye'nin de gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının % 10'unu aşmamak üzere vergi alma hakkı bulunmaktadır. Ancak aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca İrlanda mukimi firmanın Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunması ve söz konusu gayrimaddi hak bedelinin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri arasında önemli bir bağ bulunması durumunda vergileme bu maddenin 1 ve 2. fıkralarına göre değil, Anlaşmanın 7. maddesi kapsamında yapılacaktır.
İkametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan firmalardan satın alınan kurumsal e-posta ve bulut depolama hizmetlerinden Türkiye'de faydalanıldığından, bu hizmetler KDV'ye tabi olacak ve hizmetlerin bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamı hizmeti alan tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecektir.
Malta ve Almanya Mukimi Firmalardan Alınan Veri (Data) ve Web Hosting Hizmetleri Karşılığı Yapılan Ödemeler Üzerinden Tevkifat Yapılıp Yapılmayacağı
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 01.10.2020 tarihinde verilen özelgede;
Bazı ülkelerin futbol ligi sonuçları hakkında istatistiki bilgi sağlamak üzere internet sitesi kurduğu ve bu hizmetleri sunabilmek için Malta'da mukim bir firmadan veri (data) satın alındığı, Almanya'da mukim bir firmadan ise hosting hizmeti alındığı belirtilerek, yurt dışından temin edilen söz konusu hizmetler karşılığında yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ile söz konusu hizmetlerin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığın görüşü talep edilmiştir. Konuyla ilgili olarak özelgede aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında; gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden % 20 oranında stopaj yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Almanya mukimi şirketten alınan hosting hizmeti için yapılan ödemelerin Türkiye - Almanya Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 12. maddesinin 3. fıkrası kapsamında gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu Anlaşmasının 12. maddesinin 1. fıkrasına göre bu kazançları vergilendirme hakkı Almanya'ya ait olmakla birlikte, aynı maddenin 2. fıkrasına göre bahsi geçen kazançlar üzerinden Türkiye'nin de vergi alma hakkı bulunmaktadır. Anlaşmanın Türkiye'ye vergileme hakkı verdiği durumlarda vergileme iç mevzuat hükümlerimize göre yapılacak; ancak, Türkiye'de alınacak vergi söz konusu ödemenin gayrisafi tutarının yüzde 10'unu aşmayacaktır.
Belli başlı ülkelerin futbol ligi sonuçlarını web sitesinde yayınlamak üzere Malta mukimi firmadan satın alınan veriler (data) karşılığında söz konusu firmaya ödenen bedellerin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, Türkiye - Malta Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, Malta mukimi şirketin elde ettiği kazancın Türkiye'de yer alan bir işyeri vasıtasıyla elde edilmedikçe yalnızca Malta'da vergilendirilmesi gerekmektedir. Kazancın Türkiye'deki bir işyeri vasıtasıyla elde edilmesi durumunda ise, bu işyerine atfedilebilecek miktarla sınırlı olmak üzere bu kazanç üzerinden Türkiye'nin de vergi alma hakkı olacaktır. Malta mukimi şirketin Türkiye'de bir işyeri oluşup oluşmadığı ise Anlaşmanın 5. maddesinde yapılan düzenlemelere göre belirlenecektir.
Malta'da mukim firmadan alınan veri (data) tedarik hizmeti ile Almanya'da mukim firmadan alınan hosting hizmetinden Türkiye'de faydalanıldığı anlaşıldığından söz konusu hizmetlerin bedelleri üzerinden KDV hesaplanması ve hesaplanan KDV’nin tamamının hizmet alan şirket tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.
Yurt Dışından Alınan E-Posta, Yedekleme, Haber Ajansı Vb. Hizmetler ile İşletmede Kullanılmak Üzere Alınan Bilgisayarın Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 11.11.2016 tarihinde verilen özelgede;
Yenilenebilir enerji üzerine internet yayıncılığı yapan şirket faaliyetiyle ilgili olarak yurt dışında yerleşik firmalardan alınan e-posta gönderim, yedekleme, haber ajansı vb. hizmetler ile şirket işlerinde kullanılmak üzere yurt dışından satın alınan bilgisayar için yapılan ödemelerin vergi kanunları karşısındaki durumuna ilişkin Başkanlığın görüşü talep edilmiştir. Konuyla ilgili olarak özelgede aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir.
Şirket faaliyetlerinde kullanmak amacıyla yurt dışında mukim firmalardan satın alınan bilgisayarlar mukabilinde fatura karşılığı yapılan ödemeler dar mükellef kurum açısından ticari kazanç olarak değerlendirileceğinden bu ödemeler üzerinden
Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesine göre kurumlar vergisi kesintisi yapılmaması gerekmektedir. Ancak, bilgisayarların çalışması için zorunlu nitelikte bulunan işletim sistemi yazılımların bulunması halinde satış bedelinin bu yazılımlara isabet kısmı ayrıca
değerlendirilecektir.
Yurt dışındaki firmalardan alınan e-posta gönderimi, yedekleme ve haber ajansı gibi hizmetlere ilişkin yurt dışında mukim firmaya yapılacak söz konusu ödemelerin, bu hizmetlerin sınai, ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanılmasına yönelik olması halinde gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi ve bu ödemeler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesine göre %20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Diğer hallerde ise bu hizmetler için yapılacak ödemeler ticari kazanç olarak kabul edilecek ve kurumlar vergisi kesintisi yapılmayacaktır.
Yurt dışında mukim söz konusu firmalar ile ülkemiz arasında çifte vergilemeyi önleme anlaşmasının bulunması ve anlaşmada söz konusu ödemelere ilişkin bir hüküm bulunması halinde öncelikle bu hükümlerin dikkate alınacağı tabiidir.
Yurt dışındaki firmalardan aldığı e-posta gönderimi, yedekleme ve haber ajansı gibi hizmetler dolayısıyla yaptığı harcamalarla kurum kazancının elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması, bu harcamaların yapılan işin mahiyetine uygun olması, iş hacmi ile mütenasip bulunması ve Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince tevsik edici belgelere dayanmış olması şartıyla, bu harcamaların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan firmalardan satın alınan e-posta gönderim, yedekleme, haber ajansı vb. hizmetlerden Türkiye’de faydalanıldığından bu hizmetler ile ilgili yapılan ödemeler katma değer vergisine tabi olup, yurt dışındaki firmalara ödenen bedel üzerinden genel oranda KDV hesaplanması ve sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek kanuni süresinde ödenmesi gerekmektedir.
Amerika Mukimi Şirkete Ödenen Gayrimaddi Hak Bedeli Ödemeleri Üzerinden (Bloomberg Terminal) Yapılacak Tevkifat Hakkında
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 25.05.2007 tarihinde verilen özelgede;
Fatura karşılığı herhangi bir lisans bedeli olmaksızın Amerika Birleşik Devletleri mukimi firmaya data aktarım hizmeti (Bloomberg Terminal) ve mobil ve/veya sabit yerden sağlayan data aktarım hizmet bedeli (Bloomberg Anywhere) ile bu dataların okunabilmesi ve izlenebilmesi için data aktarım monitörü (Bloomberg Terminal, 17" Fiat Panel w/PC, 17" FLAT PANEL W/PC) kullanımı için ödenen bedellerin stopaja tabi olup olmadığı konusunda Başkanlığın görüşü talep edilmiştir. Konuyla ilgili olarak özelgede aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında; gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden % 20 oranında stopaj yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Fatura karşılığı Amerika Birleşik Devletleri mukimi firmaya data aktarım hizmeti (Bloomberg Terminal) ve mobil ve/veya sabit yerden sağlayan data aktarım hizmet bedeli (Bloomberg Anywhere) ile bu dataların okunabilmesi ve izlenebilmesi için data aktarım monitörü (Bloomberg Terminal, 17" Fiat Panel w/PC, 17" FLAT PANEL W/PC) kullanımı için ödenen bedellerin gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilip yapılan ödemeler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Getiri Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının 12/3.a maddesi uyarınca %10 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.
SONUÇ
Yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ abonelikleri, dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte işletmelerin faaliyetlerinde giderek daha fazla yer tutmaktadır. Bu hizmetlere ilişkin ödemelerin vergilendirilmesi ise hizmetin niteliği, sözleşme hükümleri ve kullanıcıya tanınan hakların kapsamı gibi unsurlar nedeniyle farklı hukuki değerlendirmeleri beraberinde getirmektedir. Özellikle yurt dışındaki hizmet sağlayıcılara yapılan ödemelerde, ödemenin vergisel niteliğinin doğru belirlenmesi ve ilgili vergi yükümlülüklerinin işlem özelinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Stopaj bakımından, ödemenin ticari kazanç veya gayrimaddi hak bedeli olarak nitelendirilmesi, uygulanacak vergi rejiminin belirlenmesinde temel bir rol oynamaktadır. İç mevzuat kapsamında stopaj yükümlülüğünün doğduğu durumlarda, ilgili ülke ile Türkiye arasında yürürlükte bulunan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA) hükümlerinin de dikkate alınması gerekmektedir. Anlaşmalar uyarınca ödemenin ticari kazanç veya gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi, Türkiye’nin vergilendirme yetkisini ve uygulanabilecek stopaj oranını etkileyebilmektedir. Bu nedenle iç mevzuat hükümleri ile ilgili anlaşma hükümleri birlikte incelenmeli; anlaşmadan yararlanma koşulları da somut olay çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Katma değer vergisi yönünden ise yurt dışından sağlanan hizmetlerin Türkiye’de vergilendirilmesi, hizmetten Türkiye’de faydalanılması ve sorumlu sıfatıyla KDV uygulaması çerçevesinde ele alınmalıdır. Stopaj ile KDV’nin farklı hukuki esaslara dayanması nedeniyle, bir vergi türü bakımından yapılan nitelendirmenin diğer vergi türü açısından kendiliğinden aynı sonucu doğuracağı varsayılmamalıdır. Bu kapsamda hizmetin niteliği, hizmetten nerede faydalanıldığı ve ilgili mevzuat hükümleri ayrı ayrı incelenerek vergisel yükümlülükler belirlenmelidir.
Sonuç olarak, yazılım, bulut bilişim ve yapay zekâ aboneliklerinde vergisel risklerin azaltılması; sözleşmelerin dikkatle incelenmesine, hizmetin gerçek niteliğinin belirlenmesine, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca verilen özelgelerin değerlendirilmesine ve ilgili ÇVÖA hükümlerinin göz önünde bulundurulmasına bağlıdır. Dijital hizmet modellerinin çeşitlenmesi, bu ödemelerin vergisel niteliğinin her somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmesini gerekli kılmaktadır. İşletmelerin iç mevzuat ile uluslararası anlaşmaları birlikte değerlendiren sistematik bir yaklaşım benimsemesi, vergisel yükümlülüklerin doğru yerine getirilmesi ve olası vergi ihtilaflarının önlenmesi bakımından önem arz etmektedir.
