MAKALE: 22.07.2026/11
Yurt Dışına Verilen Bazı Hizmetlere Yönelik Kazanç İndiriminde Güncel Durum
Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Vasfiye Serfin tarafından kaleme alınan bu makalede, yurt dışına verilen bazı hizmetlerden elde edilen kazançlara uygulanan indirimdeki güncel durum ele alınmaktadır. 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2026 yılından itibaren yüzde 100’e çıkarılan indirim oranı ve kapsama giren mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, eğitim ve sağlık hizmetleri açıklanmaktadır. Ayrıca hizmetin Türkiye’de verilmesi, yurt dışında yararlanılması, faturanın yurt dışı mukimi adına düzenlenmesi ve kazancın tamamının süresinde Türkiye’ye transfer edilmesi şartları incelenmektedir. İndirim tutarının hesaplanması, giderlerin ayrıştırılması ve transfer edilmesi gereken kazanç tutarına ilişkin tereddütler de değerlendirilmektedir.
20.07.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 26. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.
Yüksek katma değerli hizmetlerin ihracatı yoluyla Türkiye’nin ekonomik alandaki uluslararası rekabet gücünü artırma amacı taşıyan GVK’nın 89/13. maddesi ile KVK’nın 10/1-ğ maddesi 31.05.2012 tarih ve 6322 sayılı Kanunla ihdas edilmiştir. Bu düzenlemeyle yeni ihracat alanlarının oluşturulması, istihdam imkanlarının yaratılması ve nitelikli işgücünün Türkiye’deki istihdamının artırılması hedeflenmiş, yurt dışına verilen bazı hizmet kazançlarında %50 oranında indirim imkanı sağlanmıştır. 27.12.2023 tarih ve 7491 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle indirim oranı %80’e çıkarılarak, bu uygulamadan yararlanılmasında kazancın tamamının elde edildiği hesap dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartı getirilmiştir.
Vergi matrahının tespitinde kazançtan indirim yoluyla sağlanan teşvik düzenlemesinde uygulanacak oran son değişiklikle 29.04.2026 tarih ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında %100 olarak yeniden belirlenmiştir. Bu karar 01.01.2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere, 30.04.2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Böylece, düzenlemenin kapsadığı kazançlar tamamen vergi dışı bırakılmış ve kanunla belirlenen alanlarda faaliyet gösteren mükelleflere oldukça önemli bir vergi avantajı sağlanmıştır.
Çalışmamızda, idarenin görüşleri doğrultusunda yurt dışına verilen hizmetlerde kazanç indiriminin kapsamı ve bu indirimden faydalanma şartları incelenecektir. Kazancın indirime konu edilecek tutarının belirlenmesinde izlenecek usul ve esaslar açıklanarak, Türkiye’ye transfer edilmesi gereken miktarının tespitinde mükelleflerde tereddüt oluşturan hususlar değerlendirilecektir. Son olarak ise idarenin konuyla ilgili açıklamasına duyulan ihtiyaca dikkat çekilecektir.
İndirimin Uygulanabileceği Hizmetler
GVK’nın 89/13. maddesi ile KVK’nın 10/1-ğ maddesi kapsamında kazanç indirimine konu edilebilecek hizmetler başlıca üç grupta toplanmıştır.
Türkiye’de Yerleşmiş Olmayan Kişilerle, İş Yeri, Kanuni ve İş Merkezi Yurt Dışında Bulunanlara Türkiye'de Verilen ve Münhasıran Yurt Dışında Yararlanılan Hizmetler
İlk gruptaki hizmetler kanunda tek tek sayılmış olup mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi hizmetleri olarak düzenlenmektedir.
Söz konusu hizmetlerin;
- Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere,
- İş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara
verilmesi gerekmektedir.
Bu hizmetler Türkiye’de verilmekle birlikte hizmetten yararlanma yurt dışında olmalıdır. Yurt dışındaki mukime sunulmuş olsa da Türkiye'de verilmemiş olması halinde indirime konu edilemeyeceği 15.04.2026 tarih ve E-84098128-120[89-2024/12]-283257 sayılı özelgede de ifade edilmiştir.
Bu gruptaki hizmetlere verilebilecek bazı örnekler aşağıdaki gibidir;
- Yurt dışında yerleşik bulunan uluslararası online oyun platformu üzerinden oyun geliştirme ve oyun tasarımı, oyun karakter tasarımı, üç boyutlu ve iki boyutlu grafikler, illüstrasyonlar, arayüz tasarımı gibi fiilen sunulan hizmetler (03.03.2026 tarih ve E-84974990-130[KDV1/İ/1/2025-41]-136252 sayılı özelge).
- Mimarlık ve mühendislik kapsamında kullanılan yazılımların üzerine kod yazılması ve yazılımdan üretilen verinin analizini raporlayıp eksik raporlama veya bilgi kısımlarının kodlar geliştirmek suretiyle verimliliğinin artırılmasını sağlayan yazılım çözümleri üretilmesi, yazılım ve yazılım destek hizmetleri (21.04.2025 tarih ve E-46480499-120[2024/1840]-52396 sayılı özelge)
- Termodinamik, termal ve akışkanlar mekanik analizi dahil olmak üzere her türlü mühendislik ve teknolojik hizmetler (24.09.2024 tarih ve 62030549-125-1307283 sayılı özelge).
- Grafik ve animasyon tasarımları, logo, afiş, video ve sosyal medya tasarımları, reklam malzemeleri ve diğer görsel içeriklerin tasarlanması (12.07.2024 tarih ve 38418978-125[10-24/3]-378244 sayılı özelge).
Ancak, Google ve Apple'a teslim edilen, yapay zeka ve mobil oyun alanlarında geliştirilen ve özellikle uygulama içi sanal ürün satın alımları ile abonelik hizmetleri sunan mobil uygulamaların yayınlanması karşılığındaki ödemelerin, uygulama içi satın alma geliri niteliğinde olması ve uygulamaların yurt dışının yanı sıra yurt içine de yönelik olması dolayısıyla, münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılan yazılım hizmetine ilişkin olma şartını taşımadıkları 30.01.2026 tarih ve 62030549-125-143061 sayılı özelgede belirtilmiş ve bu kapsamda elde edilen kazançların indirim konusu yapılamayacağı ifade edilmiştir.
Türkiye’de Yerleşmiş Olmayan Kişilerle, İş Yeri, Kanuni ve İş Merkezi Yurt Dışında Bulunanlara Türkiye’de Verilen Mesleki Eğitim Alanlarındaki Hizmetler
İlgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarındaki hizmetler ikinci grubu oluşturmaktadır. İndirim kapsamında değerlendirilen mesleki eğtim alanları planlama, sanayi, tanıtım, turizm, satış, inşaat, satış sonrası hizmetler, tarım, marka yönetimi, savunma, finansal yönetim, reklam, teknik destek, internet ve e-ticaret, ar-ge, çevre, tasarım, sağlık, dış tedarik, basın, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, kültür-sanat, laboratuvar, sigorta, araştırma ve analiz, enerji, spor ve denizcilik, iç ve dış ticaret, lojistik ve ulaştırma olarak tespit edilmiştir.
Bu grupta yer alan hizmetler de;
- Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere,
- İş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara
verilmelidir.
Söz konusu hizmetler fiziki olarak Türkiye’de verilmekle birlikte hizmetten Türkiye’de yerleşmiş olmayanlar yararlanacaktır.
Türkiye’de Yerleşmiş Olmayan Kişilere Türkiye’de Verilen ve İlgili Bakanlığın İzni ve Denetimine Tabi Eğitim ve Sağlık Hizmetleri
Üçüncü grupta Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının izni ve denetimine tabi olarak eğitim veya sağlık alanında faaliyet gösteren işletmelerin verdikleri eğitim ve sağlık hizmetleri oluşturmaktadır.
Söz konusu hizmetler, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilmelidir. Bu hizmetlerin, fiziki olarak Türkiye’de verilmekle birlikte yararlanıcısı Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerdir. 24.03.2023 tarih ve 21152195-130[13-2022.5194]-149014 sayılı özelgeye göre; sağlık hizmeti verilen kişilerin yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı dahil çifte vatandaşlığı bulunan kişilerin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.
Eğitim alanındaki faaliyetlerde Milli Eğitim Bakanlığından alınan izin belgesi veya ruhsat, Sağlık alanındaki faaliyetlerde ise Sağlık Bakanlığından alınan ruhsat çerçevesinde faaliyet gösterilmesi zorunludur. Sağlık turizmi faaliyetinde de Sağlık Bakanlığı ruhsatının bulunması halinde indirimden faydalanılabilecektir.
24.07.2024 tarih ve 62030549-125-986187 sayılı özelgede; Türkiye'de yerleşik olmayan kişilere verilen saç ekimi hizmeti kanun kapsamda bir sağlık hizmeti olarak değerlendirilmemiş, söz konusu faaliyetten elde edilen kazancın indirim konusu yapılamayacağı belirtilmiştir. 13.05.2025 tarih ve E-62030549-120[89/2023]-604726 sayılı özelgede ise; Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere verilen estetik amaçlı burun ameliyatı (septorinoplasti) hizmetinde KDV istisnasının uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmekle birlikte, Türkiye'den yurtdışı mukimi kişi ve kurumlara verilen hizmet indirimi yönünden böyle bir değerlendirme yapılmamıştır. Kazançtan indirimin kanundaki şartların topluca sağlanması halinde mümkün olduğunun ifade edilmesi ile yetinilmiştir.
İlgili bakanlık tarafından verilen izin belgesi veya ruhsatın bir örneği, istisnadan faydalanılacak ilk yılda, yıllık kurumlar vergisi beyanname verme süresi içerisinde bağlı bulunulan vergi dairesine verilmelidir. Her bir geçici vergi beyannamesi ile birlikte ise, hizmet verilen yurt dışı yerleşik gerçek kişilere ilişkin ad-soyad ya da unvan, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport numarası, düzenlenen faturanın tarih ve sayısı, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli gibi bilgileri içeren form, beyanname eki olarak sunulmalıdır. İlgili geçici vergi beyannamesinin ekindeki forma dahil edilemeyen bilgiler için bir sonraki geçici vergi beyannamesi ekindeki formla bildirme imkanı bulunmaktadır.
İndirimden Faydalanmak İçin Gerekli Şartlar
- Türkiye’den yurt dışına verilen hizmetlerde indirim hükümlerinden yararlanmak isteyen şirketlerin ana sözleşmelerinde yazılı esas faaliyet konuları arasında kapsam dahilindeki faaliyet konularının bulunması şarttır. Hizmetlerin aynı zamanda Türkiye’de yerleşmiş kişilere de veriliyor olması uygulamaya engel değildir. Öte yandan düzenlemedeki hizmetlerden sadece birisi ya da birden fazlası verilebilecektir.
- Hizmetlerin Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara sunulması gerekir. Eğitim veya sağlık hizmetleri Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilecektir. 03.01.2024 tarih ve E-84098128-120[89-2022/16]-3211 sayılı özelgede; Serbest Bölgeye verilen hizmetlerden ede edilen kazancın Türkiye'de yerleşmiş olmayanlara verilmesi ve yurtdışında yararlanma şartlarını sağlamaması nedeniyle indirim konusu yapılamayacağı yönünde görüş verilmiştir.
- Yapılan hizmet ile ilgili olarak düzenlenecek fatura, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan adına düzenlenmelidir. Sağlık alanındaki faaliyetlerde ise ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik anlaşması olan ülkelerde yerleşik olanlara verilen hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edildiğinden bunlar karşılığında Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura düzenlenmesiyle indirimden faydalanılabilmektedir. 11.06.2025 tarih ve E-49327596-120[GVK.ÖZ.2024.131]-161854 sayılı özelgede; Yurt dışı mukimi sigorta şirketleri adına düzenlenen belgede hasta bilgisinin ayrıca tevsik edilmesi kaydıyla, Sağlık Bakanlığının izin ve denetimine tabi olarak Türkiye'de yerleşik olmayan kişilere verilen sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın da indiriminin mümkün olduğu belirtilmiştir.
- Verilen hizmetlerden yurt dışında yararlanılmış olmalıdır. Diğer bir deyişle bu hizmetleri alanların Türkiye'deki faaliyetleri ile bir ilgisi bulunmamalıdır. Eğitim ve sağlık ile mesleki eğitim hizmetleri, fiziki olarak Türkiye’de verilmekle birlikte yararlanıcısı Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişiler olacaktır. Yabancı ülke büyükelçilik çalışanlarının çocuklarına ve yurt dışından geçici görevle uluslararası kurumlardan gelen memurların çocuklarına Türkiye’de verilen eğitim hizmetlerine yönelik 14.11.2023 tarih ve 38418978-125[10-2022/9]-519111 sayılı özelgede; verilen hizmetlerin bu kurumların Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgisinin bulunması nedeniyle, indirim kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
- 7491 sayılı Kanunla 2023 yılından itibaren, indirim kapsamındaki kazancın tamamının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şarttr.
Kazancın ve Türkiye’ye Transfer Edilmesi Gereken Tutarın Tespiti:
İndirim Tutarının Tespiti ve Uygulanması
İndirim tutarının tespitinde düzenleme kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurları düşülerek bulunan kazanç dikkate alınacaktır. Kazanç oluşması durumunda kurumlar vergisi beyannamesinde “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde gösterilecek ve indirim konusu yapılacaktır. Zarar oluşması durumunda ise herhangi bir indirim söz konusu olmayacaktır. Başka indirim ve istisnalar ya da geçmiş yıl zararları dolayısıyla indirilemeyen bir kısım bulunması halinde ise bu tutar sonraki dönemlere devredilemeyecektir.
Kapsam dahilindeki faaliyetlerden doğan alacaklara ilişkin kur farkı ve vade farkları da indirim tutarının tespitinde dikkate alınmaktadır.
Elde edilen kazancın, hasılat, maliyet ve gider unsurları diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmeden ayrı ayrı izlenmelidir. Kayıtların bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. 06.06.2024 tarih ve 49327596-125[KVK.ÖZ.2023.33]-153614 sayılı özelgede; farklı alanlarda faaliyette bulunulmasının indirim uygulanacak hasılatın tespitinde, faaliyetlere ilişkin kayıtların ayrı ayrı izlenmesini, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesini ve kayıtların bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulmasını gerektirdiği açıklanmıştır.
İndirim kapsamındaki işlerin bu kapsamda olmayan işlerle birlikte yapılması durumunda, kazanca ilişkin hasılat, gider ve maliyet unsurlarının ayrı ayrı tespit edilmesi esastır. Ancak bu tespitin, gider ve maliyetlerin ayrı hesaplarda takip edilmesi suretiyle yapılmasının mümkün olmadığı hallerde müşterek genel giderler, cari yılda bu faaliyetlerden oluşan hasılatın toplam hasılata oranı esas alınarak dağıtılacaktır. Müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanları ise her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtılır. Hangi işte ne kadar süre kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymet amortismanları, müşterek genel giderler ile birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.
İndirim Uygulanamayacak Kazançlar
Şirketlerin esas faaliyet konusu dışındaki işlemlerinden elde ettikleri gelirler ve olağandışı gelirleri indirim kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu doğrultuda, nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri, kasadaki dövizlerin değerlemesinden kaynaklanan kur farkları ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından kaynaklı gelirler indirim uygulanacak kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.
Ayrıca düzenleme kapsamındaki hizmetlerin fiilen verilmesi gerektiğinden, bu alanlarda asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetler indirim kapsamda değerlendirilmeyecektir. 30.07.2024 tarih ve 76464994-130-211600 sayılı özelgede; danışmanlık faaliyetinin mimarlık hizmetinden bağımsız müstakil olarak yapılması durumunda, elde edilen kazancın indirimden yararlanamayacağı, ancak danışmanlık faaliyetinin mimari hizmetinin bir parçası olarak ifa edilmesi halinde yapılan hizmetin bir bütün olarak değerlendirileceği ve diğer tüm şartların sağlanması kaydıyla, indirimin uygulanabileceği ifade edilmiştir. 12.07.2024 tarih ve 17192610-125[KV-22-957]-169873 sayılı özelgede ise; bilgisayar programı yazılımının Türkiye'de yerleşik başka bir firmaya yaptırılmasının, hizmetin fiilen verilmesi şartının ihlali sayılacağı, yurt dışı mukimi firmaya ihraç edilen yazılım dolayısıyla elde edilen kazancın kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınamayacağı belirtilmiştir. 12.06.2025 tarih ve E-84974990-130[İ-11-2022/112] sayılı özelgede; yurt dışı mukimi firmalara verilen sertifikasyon başvurularının takibi hizmeti ile yurt dışı karbon sertifikalarının başka firmalardan temin edilerek alım satım faaliyetine aracılık kazancının indirim kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşü verilmiştir.
Türkiye’ye Transfer Edilmesi Gereken Kazanç Tutarı
Yurt dışına verilen hizmetlere yönelik kazanç indirimi düzenlemesinde 7491 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle indirimden faydalanabilmek için kapsam dahilindeki faaliyetlerden sağlanan kazancın tamamının elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartı getirilmiştir. Kazançların tamamının değil bir kısmının Türkiye'ye transfer edilmesi durumunda, transfer edilen kısım da dahil olmak üzere indirimden hiç yararlanılamayacaktır. Türkiye'ye bu süre içinde getirilmeyen kazançlar için sonraki dönemlerde transfer gerçekleşse dahi indirim uygulanması söz konusu olmayacaktır. İhracat Genelgesine göre hizmet ihracatında dövizin yurda getirilme zorunluluğu bulunmaması Türkiye'ye transfer edilme şartını ortadan kaldırmamakta, bu yöndeki görüşün ifade edildiği 11.06.2025 tarih ve E-18008620-120[2023-720-39]-119534 sayılı özelgede; elde edilen kazancın Türkiye'ye transfer edildiğinin tevsik edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. 03.02.2023 tarih ve E-62030549-120[2022]-166967 sayılı özelgede ise; yurt dışından elde edilen gelirin döviz cinsinden veya TL cinsinden tahsil edilmesinin indirim uygulamasını etkilemeyeceği belirtilmektedir.
Geçici vergi dönemleri itibariyle elde edilen kazançlar için, ilgili geçici vergi dönemine ait beyannamenin verileceği tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi kaydıyla, indirimden yararlanmak mümkündür. Ödemelerin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'de yapılması halinde ise, faaliyetlerden sağlanan kazançların ayrıca Türkiye'ye transfer edilme şartı aranmamaktadır.
7491 sayılı Kanunla indirimden faydalanma şartı olarak eklenen ve 2023 yılından itibaren uygulanan faaliyet kazançlarının Türkiye’ye transferi zorunluluğunda “kazanç” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği uygulamada tereddüt oluşturmuştur.
Mevcut düzenlemelerde Türkiye’ye getirilme zorunluluğunun, hasılatın tamamını yönünden mi, yoksa indirim kapsamındaki faaliyetten oluşan hasılattan gider ve maliyet unsurları indirildikten sonraki kazanç yönünden mi bulunduğuna yönelik bir açıklama yapılmamıştır. Bu durum uygulamada farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kazancın kısmen transferi halinde, transfer edilen de dahil olmak üzere indirimden hiç faydalanılamayacağından konunun önemini daha da artırmaktadır.
Bize göre, yapılan düzenlemede kazanç ifadesi elde edilen hasılattan kapsam dahilindeki faaliyetler için ortaya çıkan gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu kalan tutarı ifade etmektedir. Bu yaklaşım, indirim tutarının hesaplanmasında dikkate alınan kazancın belirlenmesinde uygulanan yöntemi ile uyumludur. Diğer yandan hasılatın transferi sırasında çoğu zaman birtakım giderler meydana gelmekte ve hasılatın tamamının transfer edilmesi mümkün olamamaktadır. Birçok durumda ise yurt dışına verilen hizmetlerden kazanç elde edilebilmesi, yine yurt dışında oluşan gider ve maliyetler unsurlarına katlanılmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla, oluşan bu gider ve maliyetlerin indirilmesinden sonra ortaya çıkan kazancın Türkiye’ye transfer edilmesinin yeterli olacağını düşünmekle birlikte, uygulamada tereddütlerin giderilmesi adına idarece yapılacak bir açıklama ya da düzenleme ile konunun netleştirilmesine ihtiyaç bulunduğunu değerlendirmekteyiz.
Sonuç
Yurt dışında verilen hizmetlere yönelik GVK’nın 89/13. maddesi ile KVK’nın 10/1-ğ maddesinde düzenlenen kazanç indirimi 2026 yılından itibaren 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile %100 oranında uygulanacağından bu alanlarda faaliyet gösteren mükelleflere önemli bir vergi avantajı sağlayacaktır.
İndirimden faydalanma şartı olarak 2023 yılında 7491 sayılı Kanunla bu kapsamdaki faaliyetlerden elde edilen kazancın tamamının Türkiye’ye transferinin zorunlu tutulması, kısmen transfer halinde, transferi gerçekleşen kısım dahil olmak üzere indirimden hiç faydalanılamaması sonucuna yol açmakta, bu durum ise transferi gereken kazanç miktarının doğru tespitinin önemini ortaya koymaktadır.
Görüşümüze göre, transfer edilmesi zorunlu kazanç miktarının belirlenmesinde, indirim hesaplamasında dikkate alınacak kazanç tutarı ile aynı yöntem izlenmelidir. Ancak mevcut düzenlemelerde, indirim kapsamındaki faaliyetlerden oluşan hasılattan bu faaliyetlere ilişkin gider ve maliyet unsurları indirildikten sonra ortaya çıkan kazancın Türkiye’ye transferinin yeterli olduğu yönünde açık bir ifade bulunmadığından mükelleflerin uygulamada tereddüde düştüğü görülmektedir. Bu hususta idarece yapılacak bir açıklama ya da düzenleme konunun netleştirilmesinde ve tereddüdün ortadan kaldırılmasında faydalı olacaktır.
