Sizi Arayalım
7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Kapsamında Kamu Alacaklarının Yapılandırılması

REHBER: 28.11.2020/8

7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Kapsamında Kamu Alacaklarının Yapılandırılması

İçindekiler

A. KANUN KAPSAMI

1. Kesinleşmiş Alacak Tanımı

1.1. Bazı alacakların kesinleşme süreçleri

1.1.1. Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ve vergi cezalarının kesinleşmesi

1.1.2. İdari para cezalarının kesinleşmesi

1.1.3. Ecrimisillerin kesinleşmesi

1.1.4. Sayılan alacakların dışında kalan ancak Kanun kapsamına giren diğer alacakların kesinleşmesi

1.2. Feragat yoluyla kesinleşme süreci;

2. Hazine ve Maliye Bakanlığına Bağlı Tahsil Dairelerince Takip Edilen Amme Alacakları

2.1. Vergi Usul Kanunu Açısından Alacağın Tür ve Dönemleri

2.1.1.  31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır

2.1.2.  2020 yılına ilişkin olarak 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır

2.1.3.   31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamındadır.

2.2. Kapsama Giren İdari Para Cezaları

3.  6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

4. İl Özel İdarelerince Takip Edilen Amme Alacakları

5. Belediyelerce Takip Edilen Alacaklar

5.1  VUK Kapsamına Giren Alacaklar

5.2.  6183 sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar

5.3.  Belediyelerin Ücret Alacakları

5.4.  Belediyelerin Su, Atık Su ve Katı Atık Ücreti Alacakları

5.5.  Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları

5.6.  Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları

6. YİKOB’larca Takip Edilen Alacaklar

B. ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

1. Başvuru Süresi ve Şekli

2. Alacak Tutarının Tespiti

2.1.  Yİ-ÜFE Tutarının Hesaplanması

2.2.  17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Vadesi Geldiği Halde Ödenmemiş Vergiler

2.3.  17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Ödeme Süresi Henüz Geçmemiş Vergiler

2.3.1.  VUK’un Uzlaşma Hükümlerine Göre Kesinleşen Alacaklar

2.3.2.  VUK’un 376. Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar

2.3.3.  VUK’un 371. Maddesinde Yer Alan Pişmanlık Hükümlerine Göre Beyan Edilen Matrahlar Üzerinden Tahakkuk Eden Alacaklar

2.3.4.  VUK’un 379. Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar

2.4.  17.11.2020 Tarihinden Önce Asılları Kısmen ya da Tamamen Ödenmiş Olan Vergiler

2.4.1.  Asılları Kısmen Ödenmiş Olan Vergiler

2.4.2.  Asılları Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı

2.4.3.  Asılları Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, 17.11.2020 Tarihinden Önce Kısmen Tahsil Edilenler

2.5.  Sadece Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezası ve Buna İlişkin Gecikme Zammından İbaret Borçlar

2.6.  Bir Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın Kesilmiş Olan Vergi Cezaları

2.7.  İştirak Nedeniyle Kesilen Vergi Ziyaı Cezaları

2.8.  İhtirazi Kayıtla Beyan Edilen Vergiler

2.9.  Geçici Vergiler

2.10.  Motorlu Taşıtlar Vergisine İlişkin Yapılacak İşlemler

2.11.  5736 sayılı Kanuna Göre Uzlaşılmış Alacaklar

2.12.  Kanun Kapsamındaki İdari Para Cezaları

2.13.  6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

2.13.1.  Asılları Kısmen Ödenmiş Olan Alacaklar

2.13.2.  Asılları Tamamen Ödenmiş Alacaklara İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı

2.13.3.  Asılları Tamamen Ödenmiş Alacaklara İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, 17.11.2020 Tarihinden Önce Kısmen Tahsil Edilenler

2.14.  Tecilli Alacaklar

2.15.  Bazı Kanunlara Göre Yapılandırılmış Olan ve 17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Ödemeleri Devam Eden Alacaklar

2.15.1.  7143 sayılı Kanun hükümlerinden faydalananlara yönelik uygulama

2.15.2.  Yeniden yapılandırılmaya konu olmayan alacaklar

2.16.  17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Yargı Kararına Göre Kesinleştiği Halde Ödeme Süresi Belirlenmemiş Alacaklar

2.17.  Belediyelerin Ücret, Su, Atık Su ve Katı Atık Alacakları, Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları ile Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları

2.18.  YİKOB’larca Takip Edilen Alacaklar

3. Ödeme Süresi ve Şekli

3.1. Ödeme Süresi

3.2. Ödeme ve Katsayı Uygulaması

3.2.1. Peşin veya İlk İki Taksit Ödeme Süresi İçinde Yapılan Ödemeler ve İndirim

3.2.2. Taksitli Ödeme ve Katsayı Uygulaması

3.3. Kredi kartı ile ödeme

3.4. Mahsuben ödeme

4. Kanun Hükmünden Yararlanmanın Diğer Şartları

4.1.  Dava Açılmaması, Açılmış Davalardan Vazgeçilmesi

4.2.  17.11.2020 Tarihinden Sonra Tebliğ Edilen Yargı Kararları İle Yargılama Giderleri

5. Taksitlerin Süresinde Ödenmemesi Halinde Yapılacak İşlemler

5.1. Süresinde Ödenmeyen Taksitler

5.2. İhlal Nedeni Olmayan Eksik Ödemeler

5.3. İhlal Hâlinde Kanun Hükümlerinden Yararlanma

5.4. İhlal Hâlinde Alacakların Takibi

6. Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

7. Diğer Hususlar

17.11.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan "7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile, varlık barışının yeniden ihdası ile vergi ve çalışma mevzuatında yapılan önemli değişiklik ve düzenlemelerin yanı sıra, kesinleşmiş kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin esaslar hükme bağlanmış ve sözü edilen Kanunla yapılan kamu alacaklarının yapılandırılması haricindeki düzenlemelere yönelik açıklamalarımız, 19.11.2020 tarihinde yayınladığımız Rehber’de yer almıştı. 

Bu defa, 27.11.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 sayılı Kanun Genel Tebliğiile, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen kamu alacakları ile il özel idareleri ile belediyeler ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına (YİKOB) ait alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

Bu çerçevede, 7256 sayılı Kanun ile düzenlenen kesinleşmiş kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin hükümler, uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlendiği işbu Tebliğ düzenlemeleriyle birlikte bu Rehberde açıklanacaktır.

Sözü edilen Tebliğ ile kesinleşmiş kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin olarak yapılan düzenlemelerin detayları özetle aşağıdaki gibidir.

 

A. KANUNUN KAPSAMI

Kesinleşmiş Alacak Tanımı

7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılacak alacakların, 17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşmiş olması gerekmektedir. Bir alacağın kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmamasıdır. Alacakların kesinleşmesi, düzenlendikleri veya ilişkili oldukları kanunlardaki hükümler nedeniyle farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.

Bazı alacakların kesinleşme süreçleri

Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamına giren vergiler ve vergi cezalarının kesinleşmesi

Beyanname ile beyan edilen vergiler beyan edildiği tarihte ve ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergiler ile kesilen vergi cezalarına ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği üzerine;

  • Süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması,
  • Uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşılması,

Hallerinde söz konusu olacaktır. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin dava konusu yapılması olanağı bulunduğundan, bu vergiler kesinleşmemiş alacak kapsamındadır. Buna karşın, 7256 sayılı Kanunun 2. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine istinaden bu durumdaki vergilerin de Kanun hükmüne göre yapılandırılması mümkündür.

VUK’un “Tahakkuk” başlıklı 22. maddesinde “Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, “verginin ödenebilir hale gelmesi” verginin tahakkuku olarak tanımlanmıştır. Tahakkuk, vergi hukukunun bir kavramı olduğu halde, “kesinleşme” yargılama hukukunun kavramıdır.

Vergi alacağının tahakkuku ile kesinleşmesi genellikle aynı zamanlarda gerçekleşmekle birlikte farklı olan durumlar da mevcuttur. Örneğin, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve kesilen cezalar vergi/ceza ihbarnamesiyle mükelleflere tebliğ edilmekte, mükelleflerce ilk derece mahkemesi olan vergi mahkemesinde dava konusu yapılabilmekte ve vergi mahkemesince de bu cezalı tarhiyatların onanması (davanın reddedilmesi) hâlinde bir üst yargı merciine başvurulabilmektedir.

İtiraz/istinaf incelemesi bölge idare mahkemesinde, temyiz incelemesi Danıştay’da devam eden vergi ve cezalara ilişkin tarhiyatlar, vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliği üzerine tebliğ tarihi itibarıyla VUK’un 112. maddesine göre gecikme faizi hesaplanarak “tahakkuk” ettirildiği halde, bir üst yargı merciinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle bu alacakların “kesinleşmiş alacak” olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, 17.11.2020 tarihi itibariyle, ilk derece yargı kararı üzerine tahakkuk ettiği halde yargılamanın devam etmesi nedeniyle kesinleşmemiş olan alacaklar kapsama girmemektedir.

İdari para cezalarının kesinleşmesi

İdari yaptırım kararlarına karşı süresi içerisinde dava açılmaması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir. Bununla birlikte;

  • 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ve
  • 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ile
  • 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun

Gereğince verilen idari para cezaları hakkında dava yolu bulunmadığından, bu idari para cezaları verildikleri tarih itibarıyla kesinleşmektedir.

Ecrimisillerin kesinleşmesi

Ecrimisil ihbarnamesi/ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin tebliği üzerine süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.

Sayılan alacakların dışında kalan ancak Kanun kapsamına giren diğer alacakların kesinleşmesi

Söz konusu alacakların varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmaması gerekmektedir.

Feragat yoluyla kesinleşme süreci;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında özel bir düzenleme yapılmadığı halde anılan Kanunun 31. maddesinde, feragat konusunda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1086 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 6100 sayılı Kanunun 447. maddesinde, 1086 sayılı Kanuna yapılan atıfların 6100 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

6100 sayılı Kanunun 307. maddesinde feragat, “davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun, 309. maddesinde feragat beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği; 311. maddesinde ise feragatin, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Ayrıca, yargılamanın her aşamasında davacının feragatte bulunması mümkündür.

Buna göre, açılmış bulunan davadan davacının feragati ile davacı dava dilekçesindeki talep sonucunun tamamından vazgeçmiş sayılmakta olup, davadan feragat, davacının tek taraflı bir irade beyanı ile yapılıp tamamlandığından, feragatin geçerliliği için feragatin davalı tarafından kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın feragat nedeniyle son bulduğunu tespit etme görevi mahkemeye aittir. Mahkemenin, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit etmesi durumunda, davadan feragat nedeniyle uyuşmazlığın son bulduğuna karar vermesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklandığı gibi feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup, feragat ile davacı, dava dilekçesinde belirttiği talepten tamamen veya kısmen vazgeçmiş olmaktadır. Davadan feragat ile davacı, sadece davasından feragat etmiş olmaz, aynı zamanda o dava ile istemiş olduğu haktan da tamamen vazgeçmiş olacaktır. Feragat eden davacı artık bu konuda yeniden dava açamayacağı gibi, feragatin her türlü sonucuna da katlanmak zorunda olup, davadan feragat edilmekle dava sona ermekte ve kesin hükmün sonuçları doğmaktadır.

Bu itibarla, 7256 sayılı Kanun kapsamına tür ve dönem olarak girdiği halde varlığına ilişkin dava açılmış olan alacaklardan;

  • 17.11.2020 tarihinden önce davadan tamamen feragat edilmiş ve
  • Feragate ilişkin mahkeme kararı ile kesinleşerek taraflardan birine tebliğ edilmiş olanlar,

Anılan tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş alacak olması şartıyla, Kanundan yararlanabilecektir. Bu durumda, feragat edilen davaya konu olan ve kapsama giren alacakların tamamı esas alınarak Kanun hükümlerinin tatbiki gerekecektir.

Diğer taraftan, idari para cezaları için genel usul kanunu olan 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Vazgeçme ve kabul” başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrasında “Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, dava konusu yapılmış olanlar hakkında, davacıların davalarından vazgeçmeleri hâlinde de “feragate” ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Öte yandan, VUK’un “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379. maddesinde özel sonuçları olan feragat usulü düzenlenmiştir. Buna göre, vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) üzerine; mükellef tarafından geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bu vergi ve/veya vergi cezalarının maddede belirtilen oranlarda indirim yapılarak tahakkuk edeceği, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderileceği ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarihin kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, 17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) VUK’un 379. maddesi hükmünden yararlanmak üzere kanun yolundan vazgeçme dilekçesini ilgili vergi dairesine vermiş olanların bu borçları da kesinleşmiş alacak olarak kabul edilecektir.

Hazine ve Maliye Bakanlığına Bağlı Tahsil Dairelerince Takip Edilen Amme Alacakları

Kanun kapsamına giren alacaklar, tür ve dönemler itibarıyla aşağıdaki şekildedir.

Vergi Usul Kanunu Açısından Alacağın Tür ve Dönemleri

7256 sayılı Kanunun kapsamına, VUK kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.

31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.

– Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler  

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Ağustos/2020 ayına rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü Eylül/2020 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.

– Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler

Temmuz/2020 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Ağustos/2020 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

Diğer taraftan, tür ve dönem olarak Kanun kapsamına girmekle birlikte VUK’un 15. maddesine istinaden 518 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir sebep hâlinde olduğu kabul edilen mükellefler tarafından verilmesi gereken Mart, Nisan, Mayıs/2020 dönemlerine ilişkin muhtasar (muhtasar ve prim hizmet beyannameleri dâhil) ve katma değer vergisi beyannamelerine konu vergilerin Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

– Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, Ağustos/2020 ayından sonraya rastlayanlar kapsama girmemektedir.

– Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri

Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, 2019 takvim yılı ve önceki yıllara ilişkin vergilendirme dönemleri kapsama girmekte, 2020 takvim yılına ilişkin vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler bakımından, özel hesap döneminin sona erdiği tarih ve beyanname verme süresinin son günü 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise kapsama girmemektedir.

Tasfiye dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama girmektedir.

– Veraset ve intikal vergisi mükellefiyetleri

Bu vergi türünde, beyanname verme süresinin son günü 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsama girmektedir.

– Harç mükellefiyetleri

Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak işlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da VUK hükümlerine göre tarhiyata konu olabilmektedir.

Harçlar Kanununa göre gayrimenkullerin devir ve iktisap işlemleri nedeniyle ödenmesi gereken harç tutarı ile ilgili olarak devir ve iktisap tarihinden sonra tarhiyat yapılabilmektedir. Bu çerçevede, 31.08.2020 tarihinden önce (bu tarih dâhil) gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle, tarh edilip 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunan harçlar Kanun kapsamına girmektedir.

Harçlar Kanununun 28. maddesi uyarınca tahsili gereken karar ve ilam harçları ile aynı Kanunun (8) sayılı tarifesi uyarınca tahsil edilen yıllık harçlardan, 17.11.2020 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.

– Ücretlilerde asgari geçim indirimi

Ücretlilerde asgari geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya işverenler adına tarh ve tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı cezalar Kanun kapsamındadır. Bu alacaklar için de 31.08.2020 tarihi esas alınacak, aylık ya da üç aylık vergilendirme dönemleri için yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde Kanun kapsamına girip girmediği tespit edilecektir.

2020 yılına ilişkin olarak 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.

2020 yılına ilişkin olarak 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun kapsamına girmektedir.

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 9. maddesinin altıncı fıkrası gereğince, yıl içinde ilk defa kayıt ve tescil edilen taşıtlara ilişkin olup, kayıt ve tescilin yapıldığı tarih 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlara ilişkin tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi Kanun kapsamına girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise girmemektedir.

2020 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taşıtlar vergisi için yapılan tarhiyatlardan 31.08.2020 tarihine kadar tahakkuk ederek 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olan ve bu tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir. Ancak, 31.08.2020 tarihinden sonra tahakkuk edenler kapsama girmemektedir.

Harçlar Kanununa ekli (8) sayılı tarife uyarınca tahsil edilen ve 2020 yılına ilişkin olarak 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden yıllık harçlar kapsama girmektedir.

31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamındadır.

Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsamdadır.

Diğer taraftan, vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise verginin ait olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit edilecektir.

Kapsama Giren İdari Para Cezaları

Kanun kapsamına;

  • 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununa göre,
  • 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanununa göre,
  • 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca,

Verilen idari para cezaları hariç olmak üzere 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları girmektedir.

7256 sayılı Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar Kanuna göre yapılandırılabilecektir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve aşağıda belirtilen vergi dairelerine takip için intikal etmiş olan alacaklardan, 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan asli ve fer’i kamu alacakları Kanuna göre yapılandırılabilecektir;

  • Ecrimisiller,
  • Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,
  • Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları,
  • Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından verilen öğrenim ve katkı kredisi alacakları,
  • Doğrudan gelir desteği ödemelerinden geri alınması gereken alacaklar,
  • 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklar,
  • 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri,
  • 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı bedelleri.

Diğer yandan, 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki zam, 68. maddesinin üçüncü fıkrası ile 79. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki tazminatlar asli alacak olarak dikkate alınmak suretiyle Kanun kapsamında yapılandırılacaktır.

Ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen adli para cezaları Kanun kapsamına girmemektedir.

İl Özel İdarelerince Takip Edilen Amme Alacakları

İl özel idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen, vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli ve fer’i amme alacakları Kanun kapsamına girmektedir.

Belediyelerce Takip Edilen Alacaklar

Belediyelerin 7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacakları aşağıda belirtildiği üzeredir.

VUK Kapsamına Giren Alacaklar

17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklardan;

  • 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
  • 2020 yılına ilişkin olarak 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,

Kapsama girmektedir.

Belediyelerin VUK kapsamına giren alacaklarının dönemleri, VUK kapsamına giren diğer alacakların belirlendiği şekilde tespit edilecektir. Bu çerçevede, 2020 yılına ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisinin ikinci taksitleri Kanun kapsamına girmemektedir.

Ayrıca, 2020 yılına ilişkin olarak 31.08.2020 tarihinden önce yıllık olarak tahakkuk eden ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 16. maddesine istinaden belediye meclislerince taksitle ödenmesi uygun görülen ilan ve reklam vergisi alacaklarından kesinleşmiş olup, 17.11.2020 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.

Diğer taraftan, 2464 sayılı Kanun gereğince alınan ve 31.08.2020 tarihinden önce tahakkuk eden yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve su tesisleri harcamalarına katılma payından oluşan belediye alacaklarından kesinleşmiş olup, 17.11.2020 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.

6183 sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar

Belediyelerin 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen, vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli ve fer’i amme alacakları da Kanun kapsamındadır.

Belediyelerin Ücret Alacakları

2464 sayılı Kanunun 97. maddesine göre tahsili gereken, vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacaklar da Kanun kapsamındadır.

Belediyelerin Su, Atık Su ve Katı Atık Ücreti Alacakları

5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin, su abonelerinden; vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.

Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları

Büyükşehir belediyelerinin, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11. maddesine göre, vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.

Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.

YİKOB’larca Takip Edilen Alacaklar

YİKOB’ların vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i alacakları Kanun kapsamına alınmıştır.

B. Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Açıklamalar

7256 sayılı Kanun kapsamında alacakların yapılandırılarak ödenebilmesi için bu alacakların;

  • Yukarıda belirtilen tür ve dönemden kaynaklı bir alacak olması,
  • “Kesinleşmiş alacak” olması,
  • 17.11.2020 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması (Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrasının (ç), (d), (e) ve (f) bentlerinde vadesi 31.08.2020 tarihi ve öncesi olarak belirlenen alacaklar için bu tarih ve öncesinin esas alınması),

Şarttır.

Başvuru Süresi ve Şekli

7256 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, Kanundan yararlanmak isteyen borçluların 31.12.2020 tarihi sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunması gerekmektedir.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyelerine, YİKOB’lara, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine olan ve bu Kanun kapsamına giren borçlarını yapılandırarak ödemek isteyen borçluların, 31.12.2020 tarihine (bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir.

Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine olan borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) ya da e-devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden başvuruda bulunabilecekleri gibi bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan veya posta yoluyla da başvurabileceklerdir.

Ayrıca, borçlular motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine de başvuru yapabileceklerdir. Bu takdirde, ödeme planları mükelleflerin bağlı oldukları vergi daireleri tarafından tanzim edilecek ve mükelleflere ödeme planları müracaat ettikleri vergi dairesinde imza karşılığında elden, gerekli şartların bulunması koşuluyla (www.gib.gov.tr) internet adresi üzerinden doğrudan verilebilecektir.

Borçluların birden fazla vergi dairesine olan borçları için Kanundan yararlanma talebinde bulunmaları hâlinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurmaları gerekmektedir.

VUK ile 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutarlar dikkate alınarak ilgili vergi dairesine yazılı başvuru yapmak suretiyle 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Dolayısıyla bu kişilerin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet adresi ve e-devlet üzerinden başvurmaları mümkün bulunmamaktadır.

Borçlular, Kanun kapsamına giren toplam borçları için Kanundan yararlanabilecekleri gibi talep ettikleri dönem ve türler açısından da Kanundan yararlanabileceklerdir. Ancak, motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerinin, her bir taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı için başvuruda bulunmaları zorunludur.

7256 sayılı Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup 17.11.2020 tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesinin mükellefe tebliğ edilmemiş olması nedeniyle ödeme süresi oluşmamış alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyen mükellefler, başvuru dilekçesinde bu hususu ayrıca belirteceklerdir.

Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında vergi dairelerince Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri (gümrük müdürlükleri) adına niyabeten takip edilen alacaklar için vergi dairelerine başvurulması mümkün bulunmayıp, bu yöndeki taleplerin ilgili idareye yapılması gerekmektedir.

Ayrıca Kanundan yararlanmak üzere başvuran borçluların, takip ve tahsilat işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan da (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları davalar dâhil) vazgeçmeleri gerekmektedir.

Öte yandan, elektronik ortamda Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunan borçluların, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili davalar bulunması hâlinde ilgili vergi dairesine ayrıca yazılı olarak da başvurmaları şarttır.

Alacak Tutarının Tespiti

Kanun kapsamında, yapılandırılarak ödenecek alacakların tespitinde aşağıda yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

Yİ-ÜFE Tutarının Hesaplanması

Yİ-ÜFE tutarı, 17.11.2020 tarihine kadar (bu tarih hariç) fer’i alacaklar için esas alınan hesaplama yöntemleri kullanılarak tespit edilecektir.

Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, VUK’a göre hesaplanan gecikme faizi ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammının hesaplama yöntemi ve hesaplama süreleri değiştirilmeyecek, sadece aylık gecikme faizi/gecikme zammı oranı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılacaktır.

Yİ-ÜFE tutarı, gecikme faizi veya gecikme zammı dışında Kanun kapsamına giren diğer fer’i alacaklar yerine de hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer’i alacağın hesaplama yöntemi kullanılarak ödenecek Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.

Ayrıca, Yİ-ÜFE tutarı;

  • 31.10.2016 tarihine kadar (bu tarih dâhil) Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği aylık değişim oranları,
  • 01.11.2016 tarihinden itibaren Kanunun yayımlandığı Kasım 2020 ayı dâhil geçen süreye her ay için aylık %0,35 oranı

Esas alınmak suretiyle hesaplanacaktır.

Yİ-ÜFE hesaplamalarında ilk aya ilişkin esas alınacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmış olan orandır. Alacağın vade tarihinin ayın son günü olması hâlinde de hesaplamalarda başlangıç oranı olarak kullanılacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, vade tarihinin rastladığı ay için belirlenmiş oran olacaktır.

Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının eksi değer çıkması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır. Hesaplamaya konu döneme ilişkin olarak Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının toplamı eksi değer olduğu takdirde alacak asılları üzerinden hesaplanan fer’iler yerine alınması gereken Yİ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilecektir.

Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında esas alınacak diğer hususlar ise şu şekildedir;

  • Gecikme zammının günlük olarak hesaplanması gerektiği hallerde, bu sürelere uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde günlük olarak bulunacaktır.
  • 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde yer alan asgari gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine alınacak Yİ-ÜFE tutarı için de uygulanacaktır.
  • 6183 sayılı Kanunun 52. maddesine göre gecikme zammı tatbik süresini durduran iflas ve aciz halleri söz konusu ise gecikme zammı uygulanmayan süreye Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da uygulanmayacak, bu hallerin varlığı Yİ-ÜFE uygulanan süreyi de durduracaktır.
  • 6183 sayılı Kanunun 53. maddesi uyarınca, belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil edilen ve tahsildarın ilk uğradığı zaman ödeme yapılmadığı takdirde %10 oranında uygulanan gecikme zammı yerine, tahsildarın ilk uğradığı aydaki Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanacaktır.

17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Vadesi Geldiği Halde Ödenmemiş Vergiler

Kanun kapsamında ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;

  • Vade tarihinden, 17.11.2020 tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı yerine,
  • Daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Yİ-ÜFE tutarı, vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi aslına bağlı vergi cezaları ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Ödeme Süresi Henüz Geçmemiş Vergiler

Muhtelif şekillerde kesinleşen ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklar hakkında, aşağıda açıklanan hususlar ve işbu Tebliğin önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar dikkate alınarak işlem tesis edilecektir.

VUK’un Uzlaşma Hükümlerine Göre Kesinleşen Alacaklar

17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) VUK’un gerek uzlaşma gerekse tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşma sağlanmış ancak ödeme süresi henüz geçmemiş borcu olan mükellefler, uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi ve ceza tutarları ile hesaplanan gecikme faizleri dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

VUK’un 376. Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar

VUK uyarınca kesilmiş olan vergi cezaları için anılan Kanunun 376. maddesi hükmü uyarınca indirim talebinde bulunulan ancak, 17.11.2020 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmiş, dolayısıyla kesinleştiği halde ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için indirimli ceza tutarları dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Bu safhada bulunan alacaklar için, VUK’un 376. maddesine göre indirimli olarak tahakkuk ettirilen cezanın vergi aslına bağlı olmayan bir ceza ya da iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası olması durumunda ödenecek ceza tutarının indirilmiş tutar üzerinden hesaplanmasına dikkat edilecektir.

VUK’un 371. Maddesinde Yer Alan Pişmanlık Hükümlerine Göre Beyan Edilen Matrahlar Üzerinden Tahakkuk Eden Alacaklar

17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve 15 günlük ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklar için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu takdirde, pişmanlık zammı yerine 17.11.2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Ancak, 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme yapılmamış olması hâlinde pişmanlık hükümlerinin ihlal edilmiş sayılacağı tabiidir. Dolayısıyla, kısmen pişmanlık ihlali olamayacağından borçlular ödedikleri tutar kadar Kanun hükmünden yararlanamayacaktır.

VUK’un pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla 371. maddede öngörülen 15 günlük ödeme süresinde ödenmemiş olan vergiler için pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş olacak ve vergi asılları ile bunlara hesaplanan gecikme faizi/gecikme zammı Kanun kapsamında yapılandırılacaktır.

VUK’un 379. Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar

VUK’un 379. maddesi hükmünden yararlanmak üzere 17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) davadan tamamen feragat edilerek anılan maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarından, 17.11.2020 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar için Kanundan yararlanılabilecektir.

VUK’un 379. maddesine göre tahakkuk eden ve tahakkuk tarihinden itibaren bir aylık ödeme süresi 17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) geçmemiş olan alacakların bu Kanuna göre yapılandırılarak ödenmesi hâlinde, VUK’un 379. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimler ayrıca uygulanır.

Ancak, 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılan bu alacağın tamamının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde, VUK’un 379. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirim hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.

17.11.2020 Tarihinden Önce Asılları Kısmen ya da Tamamen Ödenmiş Olan Vergiler

17.11.2020 tarihinden önce asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan vergilerle ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

Asılları Kısmen Ödenmiş Olan Vergiler

Asılları kısmen ödenmiş olan vergilerin ödenmemiş kısmına,

  • Vade tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar hesaplanacak gecikme zammı yerine,
  • Daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Bu tutar, ödenmemiş vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Asılları kısmen ödenmiş vergilerin, ödenmiş kısmına isabet eden gecikme zammı ve gecikme faizinin ödenmemiş olması hâlinde ise aşağıdaki açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Asılları Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı

17.11.2020 tarihinden önce asılları tamamen ödenmiş vergiler üzerinden hesaplanmış gecikme zammı ve gecikme faizleri;

  • Verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
  • Vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Diğer taraftan, 17.11.2020 tarihinden önce vergi aslının, vergi aslına uygulanan gecikme zammının, gecikme faizinin ve vergi cezalarının ödenmiş olması, başka bir ifadeyle, ödenmemiş kısmın sadece vergi cezasına uygulanan gecikme zammından ibaret olması hâlinde, herhangi bir şart aranmaksızın vergi cezalarına uygulanan gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.

Asılları Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, 17.11.2020 Tarihinden Önce Kısmen Tahsil Edilenler

Asılları tamamen ödenmiş vergilere ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarından, 17.11.2020 tarihinden önce kısmen tahsilat yapılmışsa,

  • Verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
  • Vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Ödenmiş gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından fazla olması hâlinde herhangi bir tahsilat yapılmayacak, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tahsil edilmiş gecikme faizi ve gecikme zammından red ve iade yapılmayacaktır.

Ödenmiş gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından az olması hâlinde ise ödenecek tutar, Yİ-ÜFE tutarından ödenmiş olan gecikme faizi/gecikme zammı çıkartılmak suretiyle tespit edilecektir. Bu şekilde belirlenen tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.

Sadece Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezası ve Buna İlişkin Gecikme Zammından İbaret Borçlar

Vergi aslının 17.11.2020 tarihinden önce tamamen ödenmiş olması hâlinde, anılan tarih itibarıyla vergi ziyaı cezalarının;

  • Kesilmemiş olması durumunda kesilmesinden, kesildiği halde vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmemiş olması durumunda tebliğ edilmesinden,
  • Kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği hallerde; uzlaşma talep edilmişse uzlaşma talebinden, ceza indirimi talep edilmişse indirim talebinden, vazgeçildiği kabul edilerek söz konusu vergi ziyaı cezalarının tahsilinden,
  • Davaya konu ihbarnamenin ve/veya takip işlemlerinin olması durumunda borçlunun müracaat etmesi ve ihtilafından vazgeçmesi şartına bağlı olarak bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının tahsilinden,
  • Kesinleştiği (17.11.2020 tarihinden sonra kesinleşenler dâhil) halde takibe ilişkin ihtilafın bulunmaması koşuluyla vergi dairesi tarafından re’sen, bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının tahsilinden,

Vazgeçilecektir.

Bir Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın Kesilmiş Olan Vergi Cezaları

31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilmiş olan vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları), 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması hâlinde yapılandırılabilecektir.

Bu durumda, vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının %50’sinin Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

17.11.2020 tarihinden önce bu cezalara karşılık kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde ödenmemiş kısım için bu Kanundan yararlanılacaktır.

İştirak Nedeniyle Kesilen Vergi Ziyaı Cezaları

İştirak nedeniyle kesilen, 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

17.11.2020 tarihinden önce bu cezalardan kısmen tahsilat yapılmış ise kalan tutar üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.

İhtirazi Kayıtla Beyan Edilen Vergiler

17.11.2020 tarihi itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak ödenmemiş vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanun kapsamında yapılandırılacaktır. Bu takdirde, ihtilafa ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak Kanun hükmünden yararlanılacaktır.

Ayrıca, alacağa ilişkin açılmış olan davalardan vazgeçilmesi gerektiği tabiidir.

Geçici Vergiler

7256 sayılı Kanun kapsamına, vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler girdiğinden, 2020 takvim yılına ilişkin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben ödenmesi gereken, Ocak, Şubat Mart/2020 ve Nisan, Mayıs, Haziran/2020 vergilendirme dönemine ait geçici vergiler Kanun kapsamına girmekte, Temmuz, Ağustos, Eylül/2020 vergilendirme dönemine ait geçici vergiler ise Kanun kapsamına girmemektedir.

Ayrıca, özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflere ilişkin geçici vergilerde ise geçici vergi dönemi ve beyanname verme süresi 31.08.2020 tarihi ve bu tarihten önce olanlardan 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi geçmemiş olanlar Kanun kapsamına girmektedir. Geçici verginin mahsup edileceği özel hesap dönemine ilişkin mahsup tarihinden önce Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, bu borçların yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.

Geçici vergilerin yıllık gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için mahsup tarihi itibarıyla ödenmiş olması gerekmektedir. 7256 sayılı Kanuna göre geçici vergilerin yapılandırılmış olması bu vergilerin ödendiği anlamına gelmeyecektir.

Bu nedenle, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinde Kanun kapsamında yapılandırılmış ancak ödenmemiş geçici vergi asıllarının yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak, yapılandırılmış ve yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden önce ödenmiş olan geçici vergilerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edileceği, ödenmemiş geçici vergi asıllarının ise terkin edileceği tabiidir.

Motorlu Taşıtlar Vergisine İlişkin Yapılacak İşlemler

Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine 17.11.2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, Motorlu Taşıt Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit ödeme süresi sonuna kadar fenni muayene yaptırılmasına ve uçuşa elverişli belgesi verilmesine imkân sağlanmaktadır.

Ancak, taşıtın satış ve devri hâlinde taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranılacağı tabiidir.

5736 sayılı Kanuna Göre Uzlaşılmış Alacaklar

5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 ve 2. maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği halde 17.11.2020 tarihine kadar ödenmemiş olan tutarlar yapılandırılabilecektir.

5736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen alacaklardan 17.11.2020 tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar, Kanunun 2. maddesine göre yapılandırılacak ve ödenecek tutarın tespitinde, alacak asıllarına ödemede gecikilen her ay ve kesri için aylık olarak uygulanması gereken;

  • %5 zammın yerine ilgili aylara ait Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,
  • Taksitlere %5 zammın uygulandığı süreden sonra gecikilen süre için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre hesaplanması gereken gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,

Esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

7256 sayılı Kanuna göre, 5736 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddeleri uyarınca ödenecek taksitlere ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanan faiz için herhangi bir Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacaktır. Binde iki oranında hesaplanan tutar, Kanun kapsamında yapılandırılan borcun Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla terkin edilecektir.

Diğer taraftan, 5736 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında uzlaşılarak tahakkuk ettirilen ve taksitler hâlinde vadelendirilen alacak tutarı içerisinde yer alan vergi aslı ve gecikme faizi Kanun kapsamında yapılandırılacak ve varsa vergi cezaları hakkında da 7256 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

Kanun Kapsamındaki İdari Para Cezaları

Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından, 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmiş olan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanların asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, 17.11.2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından;

  • 2918 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarına, vade tarihinden ödendiği tarihe kadar,
  • 4925 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmemiş olan idari para cezalarından, anılan Kanunda değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.02.2008 tarihinden önce (bu tarih hariç) verilmiş olanlara vade tarihinden 08.02.2008 tarihine kadar (bu tarih hariç),

Geçen her ay ve kesri için aylık %5 oranında faiz hesaplanması ve hesaplanan faiz tutarının da cezanın iki katını geçmemesi gerekmektedir.

7256 sayılı Kanun kapsamında trafik ve karayolu taşıma idari para cezalarının yapılandırılmasında aylık %5 oranında hesaplanacak faiz yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Ancak, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarı da ilgili Kanun gereğince idari para cezasının iki katını geçemeyecektir.

2918 sayılı Kanunun 31.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunla değişmeden önceki 115. maddesi hükmüne göre, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde ödenmeyen trafik idari para cezaları iki katına çıkarak ödeme süresi on gün daha uzamakta ve bu süre içerisinde de ödenmeyen trafik idari para cezaları üç katına çıkmaktaydı. 5228 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce verildiği halde 17.11.2020 tarihine kadar ödenmemiş olan trafik idari para cezalarının yapılandırılmasında herhangi bir fer’i alacak bulunmadığından, bu alacak üzerinden Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacak ve yapılandırmada üç katına çıkmış tutar esas alınacaktır. Aynı şekilde 4925 sayılı Kanunun 5228 sayılı Kanunla değişmeden önceki 29. maddesi hükmüne göre üç katına çıkmış karayolu taşıma idari para cezaları için de üç katına çıkan tutar üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.

7256 sayılı Kanun kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin tutanakların ilgili vergi dairelerine intikal etmemiş olması hâlinde, borçlular vergi dairelerine idari yaptırım karar tutanaklarını ibraz ederek başvuruda bulunabilecek ve bu başvurular üzerine söz konusu idari para cezaları Kanun kapsamında yapılandırılacaktır.

6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

Vergiler ile Kanun kapsamına giren idari para cezaları dışında kalan amme alacaklarından 17.11.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan asli alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine 17.11.2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

17.11.2020 tarihinden önce ödenmemiş olan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde ise fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla Kanun hükmünden yararlanılacak ve faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Bu kapsamdaki alacak asıllarının 17.11.2020 tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde, aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

Asılları Kısmen Ödenmiş Olan Alacaklar

Asılları kısmen ödenmiş olan alacakların ödenmemiş kısmına,

  • Vade tarihinden 17.11.2020 tarihine kadar hesaplanacak gecikme zammı yerine,
  • Daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Bu tutar, ödenmemiş alacak aslı ile toplanarak yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Asılları kısmen ödenmiş vergilerin, ödenmiş kısmına isabet eden gecikme zammı ve gecikme faizinin ödenmemiş olması hâlinde ise aşağıdaki (b) bölümünde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Asılları Tamamen Ödenmiş Alacaklara İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı

17.11.2020 tarihinden önce asılları tamamen ödenmiş alacaklar üzerinden hesaplanmış gecikme zammı ve gecikme faizleri;

  • Alacağın vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
  • Alacağa gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde alacak aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Asılları Tamamen Ödenmiş Alacaklara İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, 17.11.2020 Tarihinden Önce Kısmen Tahsil Edilenler

Asılları tamamen ödenmiş alacaklara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarından, 17.11.2020 tarihinden önce kısmen tahsilat yapılmışsa,

  • Alacağın vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
  • Alacaklara gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.   

Ödenmiş gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından fazla olması hâlinde herhangi bir tahsilat yapılmayacak, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tahsil edilmiş gecikme faizi ve gecikme zammından red ve iade yapılmayacaktır.

Ödenmiş gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından az olması hâlinde ise ödenecek tutar, Yİ-ÜFE tutarından ödenmiş olan gecikme faizi/gecikme zammı çıkartılmak suretiyle tespit edilecektir. Bu şekilde belirlenen tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.

Bu alacaklara yönelik olarak Kanundan yararlanılmak istenildiği takdirde dava açılmaması, dava açılmış olması hâlinde davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.

Tecilli Alacaklar

Kanun kapsamına giren alacakların, 17.11.2020 tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyor olması hâlinde borçlular, 17.11.2020 tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Bu takdirde, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek Kanunun 2. maddesi hükümleri uygulanacaktır.

İlgili kanunlara göre tecil edilmesine rağmen alacağın varlığına ilişkin mahkemelerde ihtilafın devam ediyor olması, dolayısıyla alacağın kesinleşmemiş bulunması durumunda bu alacağın Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olmayacaktır.

Ayrıca, Kanun hükümlerinden yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, 17.11.2020 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen tecil faizleri red ve iade edilmeyecektir.

Bu durumdaki alacaklar için Kanundan yararlanılmak istenilmesi hâlinde ödenmemiş alacak aslına uygulanmış olan fer’i alacaklar yerine, vade tarihinden 17.11.2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde alacak asıllarıyla ilgili fer’i alacaklar ile asla bağlı vergi cezaları ve bu cezalara ilişkin gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

6183 sayılı Kanunun 48. maddesi ile diğer kanunlar gereğince tecil edilen alacağın gecikme zammı, gecikme faizi ve/veya vergi cezasından ibaret olması hâlinde, ödenecek Yİ-ÜFE tutarı tespit edilerek Kanun hükmünden yararlanılacaktır. Bu takdirde de 17.11.2020 tarihinden önce ödenmiş tecil faizlerinin red ve iadesi yapılmayacaktır.

Bazı Kanunlara Göre Yapılandırılmış Olan ve 17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Ödemeleri Devam Eden Alacaklar

7143 sayılı Kanun hükümlerinden faydalananlara yönelik uygulama

7143 sayılı Kanunun 2, 3 ve 4. maddeleri kapsamında yapılandırılan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla 7143 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden taksitlendirmelerde kalan taksit tutarlarına konu borçların 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmakta olup, bu takdirde kalan taksit tutarlarına konu borçlar vadesinde ödenmemiş kabul edilecek ve borçlular ödedikleri tutarlar kadar 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacaklardır.

Borçlular, 7143 sayılı Kanunun her bir maddesi kapsamında oluşturulan yapılandırma dosyasına konu borçları için ayrı ayrı 7256 sayılı Kanundan yararlanma başvurusunda bulunabilecekleri gibi 7143 sayılı Kanunun her bir maddesi itibarıyla yapılandırılan tüm borçları için de başvuruda bulunabileceklerdir.

Bu kapsamda yapılandırmadan yararlanmak isteyen borçluların işbu Tebliğ ekinde yer alan başvuru dilekçeleri ile başvuruda bulunmaları ve ayrıca (Ek: LİSTE II)’yi doldurarak başvuru dilekçelerine eklemeleri gerekmektedir.

Bu durumda, 7143 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacak ve 7143 sayılı Kanun kapsamında ödenmemiş taksitlere ilişkin olarak anılan Kanun kapsamında hesaplanmış olan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilecektir. 7143 sayılı Kanun kapsamında 17.11.2020 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen katsayı tutarları ise red ve iade edilmeyecektir.

Diğer taraftan, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacakların kalan taksit tutarları için 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuru yapılması hâlinde, 7256 sayılı Kanuna göre ödenecek tutarlar farklılaşabilecektir.

Ayrıca, VUK’un “Pişmanlık ve ıslah” başlıklı 371. maddesi kapsamında pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için borcun tamamının ödenmesi gerekmekte olup, kısmen ödeme yapılması hâlinde pişmanlık hükümleri ihlal olmaktadır. Bu kural 7143 sayılı Kanun kapsamında pişmanlıkla beyan edilerek yapılandırılan alacaklar için de geçerlidir.

7143 sayılı Kanunun 2. maddesi veya 4/10-a-1. maddesi kapsamında beyan edilerek yapılandırılan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla ödemeleri devam eden alacaklar için 7256 sayılı Kanundan yararlanılmak istenilmesi hâlinde, pişmanlık hükümlerinden kısmen yararlanılması mümkün olmadığından, pişmanlık hükümlerinden yararlanılmayacak ve yapılan ödemeler ödeme tarihleri itibarıyla mahsup edildikten sonra kalan tutar vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılabilecektir.

Yeniden yapılandırılmaya konu olmayan alacaklar

5393 sayılı Kanunun geçici 5. maddesi ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3. maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar ile 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2. maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmayacaktır.

Bunların yanı sıra;

  • 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun,
  • 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Hükümlerine göre yapılandırılan ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile

  • 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacakların (matrah ve vergi artırımı ile işletme kayıtlarının düzeltilmesinden kaynaklanan vergiler)

7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

17.11.2020 Tarihi İtibarıyla Yargı Kararına Göre Kesinleştiği Halde Ödeme Süresi Belirlenmemiş Alacaklar

Kanunun kapsadığı dönemlerle ilgili olup, tarhiyata ilişkin mahkemelerce verilerek taraflardan birine tebliğ edilen ve 17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşen yargı kararına istinaden vergi dairelerince mükellefe ödemeye yönelik tebligatın (Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi) yapılmaması nedeniyle borcun vadesinin belirlenmediği alacaklar için bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla Kanundan yararlanılabilecektir.

Bu durumda, borçlunun başvuru dilekçesinde bu kapsama giren borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi şartıyla, bu alacaklar için ayrıca vergi dairesince mükellefe Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ edilmeyecek ve alacakların vade tarihi 17.11.2020 tarihi kabul edilecektir.

Bu kapsamındaki alacakların yalnızca vergi aslı veya vergi aslı ile birlikte asla bağlı vergi cezası olması durumunda, verginin tamamı ile bu tutar üzerinden gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla alacak asıllarıyla ilgili gecikme faizi ile asla bağlı cezaların tahsilinden vazgeçilecektir.

Bu kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı vergi cezası olması ve vergi aslının 17.11.2020 tarihinden önce ödenmiş olması durumunda, herhangi bir başvuruya bağlı olmaksızın bu cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Alacağın yalnızca asla bağlı olmayan vergi cezası olması durumunda, bu vergi cezalarının (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) %50’sinin Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

17.11.2020 tarihinden sonra bu fıkra kapsamına giren alacaklara yönelik başvuru süresi içerisinde yapılmış ödemelere ilişkin tebligatlar hakkında da başvurulması şartıyla bu fıkra hükmü uygulanacak ve alacakların vade tarihi olarak 17.11.2020 tarihi kabul edilecektir.

Diğer taraftan, 17.11.2020 tarihinden önce bu kapsama giren alacaklara karşılık kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde ödenmemiş kısım için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. Ancak, bu kapsama giren alacakların 17.11.2020 tarihinden önce tamamının ödenmiş olması hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.

Ayrıca, bu hükümden yararlanılması durumunda, kapsama giren alacaklar için tebligat yapılmayacağı gibi alacakların vade tarihi olarak 17.11.2020 tarihi kabul edileceğinden, Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi hâlinde söz konusu alacaklar için Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ edilmeksizin ve 17.11.2020 tarihi vade tarihi kabul edilmek suretiyle takip ve tahsil işlemlerine devam edilecektir.

Ancak, borçlu tarafından bu hükümden yararlanmak için başvuruda bulunulmaması durumunda vergi dairesince alacağa yönelik Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesinin tebliğ edileceği tabiidir.

Belediyelerin Ücret, Su, Atık Su ve Katı Atık Alacakları, Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları ile Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları

Belediyelerin ücret, su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından, vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde 17.11.2020 tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilecektir.

Söz konusu alacakların yapılandırılmasına ilişkin olarak işbu Tebliğin “6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar” başlıklı bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

YİKOB’larca Takip Edilen Alacaklar

YİKOB’ların vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, 17.11.2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacak asılları ile buna bağlı fer’i alacakları hakkında yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

Söz konusu alacakların yapılandırılmasına ilişkin olarak işbu Tebliğin “6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar” başlıklı bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

Ödeme Süresi ve Şekli

Ödeme Süresi

Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine borçlu olanların yapılandırma hükümlerinden yararlanmak istemeleri hâlinde, 31.12.2020 tarihine (bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine başvurmaları gerekmektedir. Kanun kapsamında yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ya da ikişer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmesi mümkün olup ilk taksit ödeme süresi 01.02.2021 (31.01.2021 tarihi Pazar gününe rastladığından) tarihi mesai saati bitiminde sona ermektedir.

Azami taksit süresi 18 eşit taksit olarak belirlenmiş olmakla birlikte 6, 9 ve 12 eşit taksitte ödeme seçenekleri de bulunmaktadır.

Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar uzayacaktır.

Ödeme ve Katsayı Uygulaması

Yapılandırılan alacak tutarının peşin veya taksitle ödenmesi imkânı bulunmakta olup taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde katsayı uygulanacağı öngörülmüştür.

Peşin veya İlk İki Taksit Ödeme Süresi İçinde Yapılan Ödemeler ve İndirim

Yasal düzenleme uyarınca yapılandırılan tutarların ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak veya ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde yapılandırılan alacaklardan indirim yapılacaktır.

Peşin Ödemede İndirim

Kanun kapsamında yapılandırılan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi hâlinde;

  • Bu tutarlara katsayı uygulanmayacaktır.
  • Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Yapılandırılan alacağın idari para cezası olması hâlinde bu alacaktan ayrıca %25 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde, fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %50 indirim yapılacaktır.

Söz konusu ödemenin defaten yapılması zorunlu olmayıp, ilk taksit ödeme süresi içinde farklı zamanlarda borcun tamamının ödenmesi hâlinde de bu hükümden yararlanılacaktır.

Ayrıca, yapılandırılan tutarların taksitle ödenme seçeneği tercih edilmesine rağmen ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak tamamının ödenmesi durumunda da bu hükümlerden yararlanılabilecektir.

Diğer taraftan, peşin ödeme seçeneği tercih edilmek suretiyle yapılandırılan alacakların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmemesi hâlinde, ilk taksit ödeme süresini izleyen ayın sonuna kadar geç ödeme zammıyla birlikte ödeme yapılarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Bu durumda, geç ödeme zammıyla birlikte yapılan ödeme, ilk iki taksit ödeme süresi içinde yapılmış olduğundan, bu ödemelere indirim uygulanacaktır.

İlk İki Taksit Ödeme Süresi İçinde Yapılan Ödemede İndirim

Taksitle ödeme seçeneği tercih edilerek, yapılandırılan alacağa ilişkin ilk taksitin süresinde ve tam olarak ödenmiş olması şartıyla, kalan taksitlerin tamamının ikinci taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde;

  • Bu tutarlara katsayı uygulanmayacaktır.
  • Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Yapılandırılan alacağın idari para cezası olması hâlinde bu alacaktan ayrıca %12,5 indirim yapılacaktır.
  • Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde, fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %25 indirim yapılacaktır.

Bu kapsamda, ilk taksit içinde ödenen Yİ-ÜFE tutarının %50’si, katsayı tutarı ve varsa idari para cezasının %12,5’i ile yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması durumunda Yİ-ÜFE tutarının %25’inin red ve iade edileceği tabiidir.

Taksitli Ödeme ve Katsayı Uygulaması

Kanun kapsamında yapılandırılmış olan alacakların taksitli ödenme seçeneği tercih edilerek taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, bu tutarlara ayrıca katsayı uygulanması gerekmektedir. Taksitli ödemeye ilişkin esaslar aşağıdaki gibidir:

  • Borçlular tarafından, başvuru sırasında; 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte bulunulmaması hâlinde, idarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18 taksite ilişkin ödeme planı verilecektir. Borçlular tercih ettikleri taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.
  • Taksitle yapılacak ödemeler için Kanunun öngördüğü ilgili katsayı, yapılandırılan alacak tutarı ile çarpılacak ve bulunacak tutar borçlu tarafından seçilen taksit sayısına bölünerek ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı bulunacaktır.
  • Borçlular seçtikleri taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapmaları mümkün olup bu durumda, hesaplanan katsayı düzeltilecektir.

Hesaplanan tutarların taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;

  • Altı eşit taksit için (1,045), 
  • Dokuz eşit taksit için (1,083),
  • On iki eşit taksit için (1,105), 
  • On sekiz eşit taksit için (1,15),

Katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar, taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacaktır.

Erken yapılan ödemeler nedeniyle katsayı düzeltmesinin yapılabilmesi için borçlu tarafından seçilen taksit süresine uygulanacak katsayı ile alacağın tamamının ödendiği tarihin denk geldiği taksit süresi için belirlenmiş katsayının birbirinden farklı olması gerekmektedir.

Kredi Kartı ile Ödeme

7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının kredi kartı kullanılmak suretiyle de ödenmesi mümkündür. Kredi kartı kullanılarak ödeme yapılabilmesi için aracılık yapan bankalarla anlaşma yapılması gerekmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek alacakların tahsilatı amacıyla ödemeye aracılık yapacak bankalarla gerekli anlaşma sağlanmış olup, kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak ödemeler Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılabilecektir. Ancak, bankaların uygulama geliştirmeleri hâlinde, internet siteleri veya şubeleri üzerinden de kredi kartıyla tahsilat işlemleri yapılması mümkündür.

Kredi kartı ile yapılacak ödemeler, tüm taksitlerin veya bir ya da birden fazla taksitin defaten ödenmesi ya da bir veya birden fazla taksitin ilgili taksit aylarına yansıtılmak suretiyle ödenmesi şeklinde yapılabilecektir.

Borçluların kredi kartına taksit şeklinde ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarı banka tarafından borçlunun hesaplarına Kanunun öngördüğü taksit aylarında yansıtılacaktır. Bununla birlikte, borçlu tarafından yapılan ödeme tutarını gösterir alındı, kredi kartı ile ödeme işleminin yapıldığı tarih itibarıyla verilecek ve borç ödenmiş kabul edilecektir.

Kredi kartı kullanılmak ve borçlunun bankadaki kredi hesaplarına taksit aylarında borç olarak yansıtılmak suretiyle yapılan ödemeler, ilgili taksit ayının son gününü izleyen günden itibaren 6183 sayılı Kanunun 41. maddesinde belirlenen sürede Hazine hesaplarına aktarılacaktır.

Kredi kartıyla yapılan taksitli ödemenin Kanunun öngördüğü taksitli ödeme şekli olduğu dikkate alındığında, bu şekilde yapılan ödemelerde de katsayı uygulanacaktır.

Mahsuben Ödeme

Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, yapılandırma hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır.

Belgelere ek olarak mahsuben iadenin gerçekleştirilebilmesi için teminat, yeminli mali müşavir raporu veya vergi inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.

Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılacaktır. Mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen taksit tutarının bir ay içerisinde ödenmesi hususunda borçluya bildirimde bulunulması gerekmektedir.

Eksik ödenen taksit tutarının, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte bir aylık ödeme süresi içerisinde ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Mükelleflerin bu hükümden yararlanmaları için başvurularını işbu Tebliğe ekli (Ek:2/E) dilekçe ile yapmaları gerekmektedir.

Diğer taraftan, mükellefin mahsup talebi üzerine mahsup işlemleri yapıldıktan sonra, fazla veya yersiz mahsup yapıldığının tespiti hâlinde, haksız alınan iade tutarı için vergi mevzuatı gereği gerekli tarhiyatın yapılacağı tabiidir. Bu durumda, Kanun kapsamında mahsup yoluyla yapılmış olan tahsilatlar için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmayacaktır.

Kanun Hükmünden Yararlanmanın Diğer Şartları

Dava Açılmaması, Açılmış Davalardan Vazgeçilmesi

Kanun kapsamına, alacağın varlığı hususunda ihtilaf olan alacaklar girmemekte olup, münhasıran kesinleşmiş alacaklar girdiğinden, bu Kanundan yararlanmak isteyen borçluların;

  • Kesinleşmiş alacaklara ilişkin dava açmamaları,
  • Açılmış davalardan vazgeçmeleri (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları davalar dâhil) ve
  • Kanun yollarına başvurmamaları

Gerekmektedir. Bu nedenle, yapılandırma hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların bu yöndeki iradelerini başvuruları sırasında yazılı olarak belirtmeleri şarttır.

Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller tarafından açılan davalardan vazgeçme yetkisi, bunların kanuni temsilcilerinde bulunduğundan, Kanundan yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır. Aynı şekilde, iflas idaresi tarafından açılan ya da ihtilafı devam ettirilen davalardan da iflas idaresince vazgeçilmesi gerekecektir. Kanuni temsilcilerin bu başvuruları sırasında dilekçelerine temsilci sıfatlarını gösteren belgeyi eklemeleri icap etmektedir.

Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairelerine verilecek ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir. Bu nedenle, tahsil dairelerince alınan dilekçenin bir örneğinin derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilmesi gerekmektedir.

Kanundan yararlanmak için elektronik ortamda başvuruda bulunan borçluların, devam eden ihtilaflardan vazgeçtiklerini gösterir ıslak imzalı dilekçelerini başvuru süresi içerisinde ilgili tahsil dairesine vermeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan, mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilafların sürdürülmeyeceği tabiidir.

17.11.2020 Tarihinden Sonra Tebliğ Edilen Yargı Kararları ile Yargılama Giderleri

Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın 17.11.2020 tarihinden sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca işlem yapılmayacaktır.

Ayrıca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlarla hükmedilmiş yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile fer’ilerinin bulunması hâlinde bu tutarlar karşılıklı olarak talep edilmeyecek, bu alacaklar için icra takibi yapılamayacak ve vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmayacaktır.

Taksitlerin Süresinde Ödenmemesi Halinde Yapılacak İşlemler

Yapılandırılan alacakların taksitlerinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümlerinden yararlanabilme koşullarına yönelik düzenlemeler aşağıdaki şekildedir.

Süresinde Ödenmeyen Taksitler

Yapılandırma kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla yapılandırma hükümlerinden yararlanılacaktır.

Dolayısıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden;

  • İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
  • Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
  • Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

Hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

Bu durumda, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi Kanundan yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, taksitli ödeme seçeneğini tercih eden borçluların Ocak/2021 ve Mart/2021 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir. Bu hüküm, alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacaktır.

Ayrıca, VUK kapsamında ilan edilen mücbir sebep halleri ile ilgili olarak 7256 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin ödeme süresinin uzatılması hâlinde, bu taksitler için süresinde ve tam olarak ödenme şartı aranılmayacaktır. Bununla birlikte, süresinde ödenmeyen taksitler hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.

7256 sayılı Kanun hükümlerine göre borçlarını yapılandıran belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken taksit tutarlarının, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna göre belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde, aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için de durdurulacağından taksit ödemeleri yönünden bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

İhlal Nedeni Olmayan Eksik Ödemeler

Yapılandırma kapsamında ödenecek taksitlere yönelik yapılan ödemelerde 10,00 TL’ye kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmayacaktır. Bununla birlikte, taksit tutarının %10’u 10,00 TL’nin altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme hali ihlal sebebi sayılmamıştır. Ancak, bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.

İhlal Hâlinde Kanun Hükümlerinden Yararlanma

Yapılandırma kapsamında taksitlendirilen alacakların Kanunda öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmemesi hâlinde, borçlular yaptıkları ödemeler nispetinde Kanun hükümlerinden yararlandırılacaktır.

İhlal Hâlinde Alacakların Takibi

Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve 17.11.2020 tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edecektir.

Dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edilecektir.

Diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de kaldığı yerden devam edilmesi gerekmektedir.

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

Tahsilinden vazgeçilmesine alacakların kapsamına;

  • Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan,
  • Vadesi 31.12.2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan,
  • Her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla aslı 100,00 TL’yi aşmayan (tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’iler dâhil),
  • Aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 200,00 TL’yi aşmayan,
  • 17.11.2020 tarihi itibarıyla ödenmemiş olan,

Alacaklar girmektedir.

Buna göre, vergiler, vergi cezaları, kaynak kullanımını destekleme fonu alacakları, ecrimisil, adli para cezaları, idari para cezaları, öğrenim ve katkı kredisi alacakları, yiyecek bedelleri gibi 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan tüm amme alacakları bu kapsamda terkin edilecektir.

Diğer taraftan, alacağın gelir kaydedileceği bütçe ayrımı yapılmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan alacakların tamamı, belirtilen diğer şartlara sahip olmaları hâlinde, terkin edilecektir.

Öte yandan, aranan diğer şartların yanında alacak aslının 100,00 TL’yi aşmaması hâlinde bu alacak aslı ile tutarına bakılmaksızın bu asla tatbik edilen fer’ilerin tamamı terkin edilecektir. Ayrıca, alacak aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 200,00 TL’yi aşmayan alacak tutarları da terkin edilecektir.

Diğer Hususlar

Yapılandırma uygulamasına ilişkin diğer hususlar aşağıdaki gibidir.

  • Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller için Kanun hükümlerinden yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır.
  • 7256 sayılı Kanun hükümlerinden, VUK ile 6183 sayılı Kanunda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanabileceklerdir.

Ayrıca, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Müşavirlik Kanunu uyarınca mükellefle birlikte borcun ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunanların da bu Kanun hükmünden yararlanmaları mümkündür. Asıl amme borçlusu ile birlikte borcun ödenmesinden birden fazla kişinin sorumlu olması hâlinde bu kişilerce Kanun hükümlerinden farklı taksit seçenekleri seçilmek suretiyle yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

  • Adi ve kollektif şirketlerde ortak olanlar şirketin borçlarının tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, bu ortaklar da sorumlu oldukları bu borçlar için Kanun hükmünden yararlanabileceklerdir.
  • 17.11.2020 tarihi itibarıyla haklarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflasın açılmasına karar verilen gerçek ve tüzel kişilerin Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için iflas işlemlerini yürüten iflas idaresinin ilgili vergi dairesine yazılı olarak müracaat etmesi zorunludur. Ancak, iflas idaresi tarafından verilen yetki belgesine istinaden müracaatta bulunulabilmesi mümkündür.

Bununla birlikte, iflas hâlindeki tüzel kişiliklerin ortaklarının ve kanuni temsilcilerinin VUK ve 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumlu oldukları borçlar için Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır. Ancak, iflas hâlinde bulunan mükelleflerden aranılan kamu alacaklarına ilişkin olarak Kanundan yararlanmak için başvuru süresi içerisinde herhangi bir başvuruda bulunulmaması ve/veya bu alacakların 31.12.2020 tarihinden sonra iflas masasına kaydedilmiş olması hâlinde, alacaklar Kanunun kapsadığı dönemlere ait olsa dahi Kanun hükümlerinden yararlanılamayacaktır.

2004 sayılı Kanun kapsamında haklarında iflas ertelemesi kararı bulunan şirketler ve kooperatifler, yapacakları başvurularını haklarında verilmiş mahkeme kararı dikkate alınarak temsile yetkili kişiler vasıtasıyla yapacaklardır. Aynı şekilde, 2004 sayılı Kanun kapsamında konkordato kararı verilmiş ve kayyım atanmış borçlular da, yapacakları başvurularını haklarında verilmiş mahkeme kararı dikkate alınarak temsile yetkili kişiler vasıtasıyla yapacaklardır.

  • 17.11.2020 tarihinden önce, vergi mevzuatında yer alan düzenlemeler nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan mükellefler diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden vazgeçtiklerini bağlı bulundukları vergi dairesine, birden fazla vergi dairesine mahsup talepli borçları olması hâlinde, her birine ayrı ayrı Kanundan yararlanmak için belirlenen başvuru süresi içinde işbu Tebliğ ekinde bir örneği yer alan (Ek:2/F)dilekçeyle bildirmeleri gerekmektedir.

Mükellefin kendi borcu dışında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü şahısların borçlarına mahsup talebi olması hâlinde ise mahsup talebinden vazgeçebilmesi için borcuna mahsup istenen üçüncü şahsın da bu konuya yönelik irade beyanı aranılacaktır. Bu takdirde, mükellefin üçüncü şahıs lehine yaptığı mahsup talebi hükümsüz kalacaktır. Lehine mahsup talep edilen üçüncü şahsın ise mükellefin irade beyanı olmadan Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunabileceği tabiidir.

Bununla birlikte, mahsup talebinden vazgeçen mükelleflerin, mahsup talebine konu iade alacaklarını Kanun kapsamındaki taksitlerine veya Kanun kapsamında yapılandırılmayan vergi borçlarına ilgili mevzuat uyarınca mahsubunu talep etmeleri mümkündür. Bu durumda, mahsuba esas alınacak tarih, 17.11.2020 tarihinden sonra yaptıkları başvuru tarihi dikkate alınarak belirlenecektir.

Diğer taraftan, ilgili vergi mevzuatından doğan iade alacağının vergi borcuna mahsubunu talep eden ve vergi borcunu Kanuna göre ödemek üzere bu mahsup talebinden vazgeçen mükelleflere iade alacaklarının, mahsubundan vazgeçilen borcun yapılandırılmasından sonra hesaplanan taksit tutarları toplamını aşan kısmı, ilgili mevzuat hükümleri ve 6183 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 88. maddesinin onaltıncı fıkrası göz önünde bulundurularak nakden iade edilebilecektir.

  • Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, katsayı uygulaması hariç olmak üzere 17.11.2020 tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi herhangi bir fer’i alacak tatbik edilmeyecektir.
  • Kanun kapsamındaki borçlarını ödemek üzere başvuran ve borçlarına karşılık ödemede bulunan mükelleflerin mal varlığına tatbik edilen hacizler, bu malların bölünebilir nitelikte olması ve haczin devam edeceği malların, ödenmemiş taksitlerin yapılandırma öncesi tutarını karşılayacak değerde olması şartıyla ödemeler nispetinde kaldırılacaktır. Bu hüküm çerçevesinde, borçları Kanun hükmüne göre taksitlendirilen mükelleflerin teminat değişikliği talepleri de değerlendirilebilecektir.

Diğer taraftan, yapılandırılan borçlar muaccel olmaktan çıktığından, bu borçlarla ilgili olarak 6183 sayılı Kanun kapsamında takip işlemi yapılmamaktadır. Ancak, Kanun kapsamında ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilecektir. Satış sonucunda elde edilecek tutarın, ilgili mevzuata göre öncelikli alacakların mahsubundan sonra yapılandırmaya konu borçlara mahsup edilmesi icap etmektedir.

Borçlu tarafından hacizli malların satılmasının talep edilmiş olması, alacaklı tahsil dairesince söz konusu malların satışa çıkarılamaması ya da satışa çıkarıldığı halde satılamaması durumunda, borçluya Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödememe hakkı vermemektedir.

  • Borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılan ödemelerin kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılması durumunda borç kredi kartı ile ödeme işleminin gerçekleştiği anda ödenmiş olacağından, bu şekilde yapılmış olan ödemeler yönünden de varsa ödenen alacaklara ilişkin tatbik edilmiş hacizler ödeme nispetinde kaldırılacak ve alınmış teminatlar iade edilecektir. Kredi kartıyla son taksiti de içerecek şekilde ödeme yapılması hâlinde, kredi kartıyla yapılan ödemelerin ilişkin olduğu motorlu taşıtların satış ve devrine ait ilişik kesme belgesi verilebilecektir.
  • Başvuruda bulunan ve borçları taksitlendirilen mükellefler tarafından, borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi hâlinde Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilecektir.
  • Yapılandırılan ve vadesi 01.03.2016 tarihinden sonra gelen 4760 sayılı Kanunun III sayılı Listesinin (A) ve (B) Cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi ve bu vergiye ait beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine 17.11.2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamı ödenmediği müddetçe, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri ve ithalatçılarının VUK’un mükerrer 257. maddesinin (6) numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin verilmeyecektir.
  • İl özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerine, yapılandırılan alacak tutarlarını ikişer aylık dönemler hâlinde azami 36 eşit taksitte ödenmesi imkânı sağlanmıştır. Spor kulüplerinin bu imkândan yararlanabilmeleri için başvuru sırasında Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulübü olduklarını belirten belgeyi ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu kulüplerin dernek veya şirket şeklinde örgütlenmiş olması Kanun ile verilen imkândan yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Spor kulüplerinden aranılan amme alacaklarıyla ilgili olarak ikincil sorumluluğu bulunan kişiler de bu hükümden yararlanabilecektir.

7256 sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen imkânı kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına;

  • yirmidört eşit taksit için (1,194),
  • otuz eşit taksit için (1,238),
  • otuzaltı eşit taksit için (1,318)

katsayısı uygulanacaktır. Diğer taraftan, il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar dışında il özel idarelerine ait tüzel kişiler ise Kanunun tanıdığı azami 36 eşit taksit imkânından yararlanamayacaklardır.

  • Belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların yapılandırdıkları borçlarına ilişkin taksit tutarları, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 5779 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate alınmaksızın aylık dönemler hâlinde azami yüz yirmi eşit taksitte tahsil edilecektir. Bu kapsamda, kesinti tutarı her hal ve takdirde bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının %50’sini aşamayacaktır. 7256 sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen imkânı kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına;
    • altı eşit taksit için (1,032),
    • dokuz eşit taksit için (1,053),
    • oniki eşit taksit için (1,064),
    • onsekiz eşit taksit için (1,086),
    • yirmidört eşit taksit için (1,109),
    • otuzaltı eşit taksit için (1,19),
    • kırksekiz eşit taksit için (1,247),
    • altmış eşit taksit için (1,304),
    • yetmişiki eşit taksit için (1,361),
    • yüzyirmi eşit taksit için (1,640)

Katsayısı uygulanmak suretiyle bulunan tutar, taksit sayısına bölünerek ödenecek taksit tutarları aylık dönemler hâlinde kesinti yoluyla tahsil edilecektir. 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde, yapılandırılan borçlara ilişkin aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için durdurulacak ve ödenmeyen taksitler tercih edilen taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edilecektir. Bu kapsamdaki taksitlerin süresinde ödenmemiş olması ihlal nedeni sayılmayacaktır.

Öte yandan, bu idarelerin taksit tutarlarının, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden aktarılacak tutarlardan daha yüksek olması hâlinde, eksik tutarların taksit ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar borçlu tarafından ödenmesi durumunda, bu tutarlara geç ödeme zammı hesaplanmayacaktır. Bu suretle ödeme yapılmaması hâlinde eksik ödenen tutarlara geç ödeme zammı hesaplanacağı tabiidir. Bu kapsamda kesinti yoluyla tahsil edilecek olan taksitlerin, bir takvim yılında ikiden fazla süresinde ödenmemesi hâlinde Kanundan yararlanma hakkı kaybedilecektir.

Ayrıca, belediyelerin peşin ödemede indirimden yararlanabilmesi için yapılandırılan tutarın tamamını 01.02.2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar, diğer indirimlerden yararlanılabilmesi için yapılandırılan tutarın tamamını 31.03.2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar ödemeleri gerekmektedir.

  • 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için açılmış davalardan vazgeçilmesi şart olduğundan, borçlular tarafından Kanundan yararlanmak için yapılan başvurular üzerine tahsilat işlemlerinden dolayı açılmış davalar sulh yoluyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 55. maddesi uyarınca alacağın takibi için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılmış olan davalara konu alacaklar için Kanun hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, ödeme emrine karşı açılmış davalardan da vazgeçildiğinden, 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi gereğince %10 oranındaki haksız çıkma zammı talep edilmeyecektir.
  • 7256 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak VUK’da yer alan ceza kesme zamanaşımı sürelerinin işlemeyecektir. 17.11.2020 tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler kesinleştiği halde bu vergilere bağlı olarak kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları 17.11.2020 tarihi itibarıyla farklı safhalarda bulunabilmekte olup, yapılandırılan ya da 17.11.2020 tarihinden önce ödenmiş olan vergilere ilişkin vergi ziyaı cezalarına yönelik aşağıdaki şekilde işlem yapılması gerekmektedir.
    • Vergi aslının yapılandırılması durumunda, 17.11.2020 tarihi itibarıyla vergi ziyaı cezasının bulunduğu hukuki aşama dikkate alınarak işlem tesis edilecektir. Buna göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla;
      • Vergi ziyaı cezasının kesilmediği veya vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edilmediği hallerde vergi aslına ilişkin taksit ödemeleri devam ettiği müddetçe vergi ziyaı cezası kesilmeyecek ve vergi/ceza ihbarnameleri tebliğ edilmeyecektir. Vergi aslının bu Kanuna göre tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ziyaı cezalarının kesilmesinden ve tebliğinden vazgeçilecektir. Yapılandırma hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda ise işlemeyen ceza kesme zamanaşımı süresi dikkate alınarak gerekli işlemler tesis edilecektir.
      • Vergi ziyaı cezası kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği hallerde vergi ziyaı cezası için;
        • Uzlaşma talep edilmiş ve uzlaşma talebinden vazgeçilmemiş ise 17.11.2020 tarihinden sonra uzlaşma sağlanmış olsa dahi, vergi aslının tam ödenmesine müteakip cezanın tahsilinden vazgeçilmesi, 17.11.2020 tarihinden sonra tahsil edilen bir tutarın bulunması hâlinde red ve iade edilmesi,
        • Ceza indirimi talep edilmiş ve indirim talebinden vazgeçilmemiş ise, 17.11.2020 tarihinden sonra vergi ziyaı cezasına karşılık ödeme yapılmış olması hâlinde vergi aslının bu Kanuna göre tam olarak ödenmiş olması şartıyla, vergi ziyaı cezasının tahsilinden vazgeçilerek tahsil edilen tutarın red ve iade edilmesi,
        • Dava açılmış ve ihtilaftan vazgeçilmemiş ise, vergi aslının bu Kanuna göre tamamen ödenmesi şartıyla, ödemenin tam yapıldığı tarihten sonra yargı kararları uyarınca işlem yapılmaması ve idarece de ihtilafın sürdürülmemesi, 17.11.2020 tarihinden sonra tahsil edilen bir tutarın bulunması hâlinde red ve iade edilmesi,

Gerekmektedir.

  • Vergi aslının 17.11.2020 tarihinden önce tamamen ödenmiş olması hâlinde, anılan tarih itibarıyla vergi ziyaı cezalarının;
    • Kesilmemiş olması durumunda kesilmesinden, kesildiği halde vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmemiş olması durumunda tebliğ edilmesinden,
    • Kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği hallerde; uzlaşma talep edilmişse uzlaşma talebinden, ceza indirimi talep edilmişse indirim talebinden, vazgeçildiği kabul edilerek söz konusu vergi ziyaı cezalarının tahsilinden,
    • Davaya konu (ihbarnamenin ve/veya takip işlemlerinin) olması durumunda borçlunun müracaat etmesi ve ihtilafından vazgeçmesi şartına bağlı olarak bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının tahsilinden,
    • Kesinleştiği (Kanunun yayımı tarihinden sonra kesinleşenler dâhil) halde takibe ilişkin ihtilafın bulunmaması koşuluyla vergi dairesi tarafından re’sen, bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının tahsilinden,

Vazgeçilecektir.

  • Yapılandırılan alacaklara ilişkin zamanaşımı süreleri 6183 sayılı Kanunun 103/1-11. maddesi hükmü dikkate alınarak tayin edilecektir.
  • 7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık;
    • 17.11.2020 tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar,
    • Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar,
    • Tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizler,

Red ve iade edilmeyecektir.

  • Yapılandırma hükümlerine göre başvuruların e-devlet (www.turkiye.gov.tr) veya Gelir İdaresi Başkanlığının (gib.gov.tr) internet adresi üzerinden yapılması hâlinde, başvuru tarihi elektronik ortamda başvurunun yapıldığı tarih olacaktır. Diğer taraftan, yazılı olarak yapılan başvuruların taahhütlü posta veya APS ile gönderilmesi hâlinde postaya verildiği tarih, adi posta ile gönderilmesi hâlinde ise tahsil dairesinin kayıtlarına intikal ettiği tarih başvuru tarihi olarak dikkate alınacaktır.
  • 2918 sayılı Kanunun 48/13. maddesinde, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç kullandığı tespit edilen sürücülerin geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, 7256 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandıran borçlulara, 2918 sayılı Kanunun 48/13. Maddesine göre trafik idari para cezası borcu bulunmadığına dair yazının verilebilmesi için bu borçların tamamının ödenmiş olması gerekmektedir.

Saygılarımızla,

Dosyalar