Sizi Arayalım
Binek Otomobil Gider Kısıtlaması: 2026 Yılı Uygulamaları

MAKALE: 22.07.2026/08

Binek Otomobil Gider Kısıtlaması: 2026 Yılı Uygulamaları

Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Ahmet Yılmaz tarafından kaleme alınan bu makalede, binek otomobillere ilişkin 2026 yılı gider kısıtlamaları ve muhasebe uygulamaları ele alınmaktadır. Kira giderleri, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderler ile ÖTV, KDV ve amortisman tutarlarına uygulanan parasal sınırlar açıklanmaktadır. Ayrıca giderlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak izlenmesi, farklı hesap planlarına göre muhasebeleştirilmesi ve binek otomobil niteliğinin GTİP sınıflandırmasına göre belirlenmesi incelenmektedir. Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme sonucunda artan maliyet bedellerinin amortisman sınırlarına etkisi ile araç satışında yapılacak vergisel düzeltmeler de değerlendirilmektedir.

20.07.2026'da yayımlanan Centrum Time dergimizin 26. sayısında yer alan bu makalemize ve diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Binek otomobiller, işletmeler tarafından en yaygın kullanılan iktisadi kıymetlerden biri olmakla birlikte, vergi mevzuatında diğer sabit kıymetlerden farklı kurallara tabi tutulmaktadır. Özellikle işletme aktifinde yer alan veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin giderlerin hangi ölçüde vergi matrahından indirilebileceği, son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle önemli ölçüde değişmiştir.

Bu kapsamda, 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ve 68 inci maddelerinde yapılan değişiklikler sonucunda, binek otomobillere ilişkin kira giderleri, amortismanlar ile ÖTV ve KDV tutarları başta olmak üzere bazı giderlerin indirimine parasal sınırlar getirilmiştir. Söz konusu düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise 27.05.2020 tarihli ve 31137 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile ayrıntılı olarak açıklanmıştır. İzleyen yıllarda ise söz konusu parasal sınırlar, yeniden değerleme oranına bağlı olarak her yıl güncellenmiştir.

Öte yandan, 2023 yılı sonunda yeniden uygulanmaya başlanan enflasyon düzeltmesi ile Vergi Usul Kanununun mükerrer 298/Ç maddesi kapsamında uygulanabilen yeniden değerleme müessesesi, şirket aktifinde kayıtlı binek otomobillere ilişkin amortisman uygulamasında yeni değerlendirme alanları ortaya çıkarmıştır. Özellikle enflasyon düzeltmesi veya yeniden değerleme sonucunda artan maliyet bedelleri üzerinden ayrılan amortismanların gider kısıtlaması karşısındaki durumu, gider yazılamayan amortisman tutarlarının hesaplanması ve kanunen kabul edilmeyen gider uygulamasının hangi esaslara göre yapılacağı hususları uygulamada en çok tartışılan konular arasında yer almaktadır.

Bu makalede öncelikle binek otomobil kavramı ve vergi mevzuatındaki yeri ele alınacak, ardından 2026 yılı itibarıyla geçerli binek otomobillere ilişkin gider kısıtlamaları açıklanacaktır. Devamında ise enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme uygulamalarının binek otomobillerin maliyet bedelleri, amortismanları ve gider kısıtlamaları üzerindeki etkileri; ilgili kanun hükümleri, ikincil mevzuat ve idari açıklamalar çerçevesinde değerlendirilecektir.

BİNEK OTOMOBİLİN TANIMI

Binek otomobiller, Türk vergi mevzuatında diğer motorlu taşıtlardan farklı vergisel düzenlemelere tabi tutulmaktadır. Özellikle Katma Değer Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında binek otomobillere ilişkin KDV indirimi, amortisman uygulaması, gider yazılabilecek tutarlar ve finansman giderlerinin dikkate alınması bakımından özel hükümler öngörülmüştür. Bu nedenle bir taşıtın "binek otomobil" niteliğinde olup olmadığının doğru tespit edilmesi, uygulanacak vergisel rejimin belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bununla birlikte, Vergi mevzuatında "binek otomobil" kavramına ilişkin tek ve ortak bir tanım bulunmamaktadır. Farklı kanunlarda otomobil tanımları yer almakta olup, özellikle vergi uygulamalarında taşıtın hukuki niteliğinin belirlenmesinde bu düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde otomobil; "yapısı itibarıyla sürücüsü dahil en fazla dokuz oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu taşıt" olarak tanımlanmıştır.

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 2. maddesinde ise otomobil; "yapısı itibarıyla sürücüsü dahil en çok sekiz oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu araç" şeklinde tanımlanmaktadır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ise doğrudan bir tanım yapmak yerine, Kanuna ekli listelerde Türk Gümrük Tarife Cetveli'nin (GTİP) 87.03 tarife pozisyonuna atıf yapmaktadır. Buna göre 87.03 pozisyonunda yer alan ve esas itibarıyla insan taşımak amacıyla imal edilmiş motorlu taşıtlar (binek otomobilleri, station wagonlar, arazi taşıtları, SUV'ler, jipler, yarış otomobilleri, motorlu karavanlar, elektrikli araçlar ve benzeri taşıtlar) binek otomobil kapsamında değerlendirilmekte; ambulanslar, para nakil araçları, cenaze araçları, mahkûm taşıma araçları ve benzeri özel amaçlı taşıtlar ise bu kapsamın dışında bırakılmaktadır.

Dolayısıyla, vergi uygulamaları açısından belirleyici unsur yalnızca taşıtın oturma kapasitesi değil, esas kullanım amacı ve Türk Gümrük Tarife Cetveli'ndeki sınıflandırmasıdır. Vergisel açıdan binek otomobil niteliğinin tespitinde esas alınması gereken ölçüt, aracın GTİP'in 87.03 pozisyonunda sınıflandırılmış olmasıdır.

Nitekim Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen çok sayıda özelgede de, taşıtın binek otomobil niteliğinin belirlenmesinde trafik tescil belgesindeki veya ruhsattaki kayıtların tek başına belirleyici olmadığı, esas itibarıyla Türk Gümrük Tarife Cetveli'ndeki sınıflandırmanın dikkate alınması gerektiği ifade edilmektedir. Bu nedenle, uygulamada ruhsatta "ticari", "kamyonet" veya "panelvan" ibaresinin yer alması tek başına aracın binek otomobil olmadığı anlamına gelmemekte; buna karşılık ruhsatta "binek" olarak kayıtlı olması da tek başına vergisel sonuç doğurmamaktadır.

Örneğin, son yıllarda yaygın olarak kullanılan çift kabin (double cab) pick-up araçlar, bazı modellerde ruhsatta "kamyonet" olarak kayıtlı olmalarına rağmen GTİP sınıflandırmaları dikkate alındığında vergi mevzuatı bakımından binek otomobil olarak değerlendirilebilmekte; buna karşılık bazı araçlar ise ticari araç niteliğini koruyabilmektedir. Benzer şekilde SUV, crossover ve elektrikli araçların önemli bir kısmı da 87.03 tarife pozisyonunda yer aldığından vergi mevzuatı bakımından binek otomobil hükümlerine tabi olmaktadır.

Sonuç olarak, bir taşıtın vergi kanunları bakımından binek otomobil sayılıp sayılmayacağı değerlendirilirken esas alınması gereken kriter; taşıtın fiili kullanım şekli veya ruhsatta yer alan cinsi değil, Türk Gümrük Tarife Cetveli'ndeki sınıflandırması ile esas itibarıyla insan taşımak amacıyla imal edilmiş olmasıdır. Makalenin devamında açıklanacak olan KDV indirimi, amortisman sınırları, gider kısıtlamaları ve diğer vergisel uygulamalar da bu hukuki nitelendirme esas alınarak değerlendirilecektir.

BİNEK OTOMOBİLLERE AİT KİRA BEDELLERİ İLE TAMİR, BAKIM, YAKIT VE BENZERİ CARİ GİDERLERE İLİŞKİN SINIRLAMALAR

7194 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ve 68 inci maddelerinde yapılan değişiklik sonucunda, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan mükellefler tarafından kiralanan binek otomobillere ilişkin kira giderlerinin tamamının vergi matrahının tespitinde dikkate alınmasına son verilmiş ve gider yazılabilecek kira bedelleri için parasal bir üst sınır öngörülmüştür.

Bu kapsamda, 2026 yılında binek otomobillere ilişkin aylık kira bedelinin en fazla KDV hariç 46.000 TL'lik kısmı gelir veya kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. Bu tutarı aşan kira bedelleri ise kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) niteliğinde olup vergi matrahının tespitinde indirilemeyecektir.

Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 30/1-d maddesi uyarınca, gelir veya kurumlar vergisi bakımından kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderlere ait KDV'nin de indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Dolayısıyla, binek otomobil kira bedelinin ilgili yıl için belirlenen üst sınırı aşması halinde;

  • Kira bedelinin sınırı aşan kısmı gelir veya kurumlar vergisi yönünden kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacak,
  • Bu tutara isabet eden KDV de indirim konusu yapılamayacak, aynı şekilde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.

Bu düzenleme nedeniyle kira bedeline ilişkin hem gelir veya kurumlar vergisi yönünden gider kısıtlaması hem de KDV yönünden indirim yasağı birlikte uygulanmaktadır.

Binek otomobilin aylık yerine günlük olarak kiralanması halinde, gider olarak dikkate alınabilecek azami tutarın kiralama süresi dikkate alınarak gün esasına göre hesaplanması gerekmektedir.

Örneğin 5 Günlük  kira bedeli 20.000TL olan bir otomobil için 5 günlük bir kiralama söz konusu olduğunda 46.000TL/30gün x 5 gün = 7.666,67 TL’ lik kısım ve bu tutara tekabül eden KDV indirime konu edilebilecektir. Aşan kısımlar kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilecek olup örnek muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir.

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

770.05.01

Araç Kira Bedeli                         

7.666,67

 

191.01.01

İndirilecek KDV                         

1.533,33

 

689.01.01

Binek Araç KKEG Gider          

10.800.000

 

320.01.01

Satıcılar Hesabı                

 

  20.000.00

Kiralamalarla ilgili KDV’den istisna olan banka, sigorta şirketleri, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri gibi işlemelerde de kiralamaya ilişkin olarak safi kazancın tespitinde gider yazılabilecek tutar KDV dahil 46.000 TL olarak belirlenmiş olup bu tutarı aşan kısım kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.  Bu tip şirketler tekdüzen hesap planının dışında SPK ve BDDK gibi düzenleyici kurumlarca belirlenen hesap planı kullanabilmektedirler. Faaliyet alanı ve bağlı bulunduğu kurumlara göre kullanılan hesap planına göre farklılık göstermekle birlikte yukardaki örneğe ilişkin portföy yönetim şirketi tarafından yapılacak muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir.

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

5440.2.1.1

Araç Kira Bedeli                         

7.666,67

 

5890.1.1.1

Binek Araç KKEG Gider          

12.333,33

 

3200.1.1.1

Satıcılar Hesabı                

 

20.000,00

Ticari uygulamalarda kira bedeline ait faturanın kira sözleşmesi kapsamında peşin düzenlemesi uygulaması ile karşılaşılabilmektedir. Bu durumda kira gideri dönemsellik ilkesi gereği tek seferde gider yazılamayacağı için gelecek aylara tekabül eden kira giderleri 180 Gelecek Aylara Ait Giderler Hesabında takip edilmesi gerekme olup aylık gider kayıtlarında da kısıtlama hükümlerine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin bakım, onarım, yakıt, yol geçiş, otopark, sigorta, kasko, faiz ve benzeri giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecek ve bu tutara tekabül eden KDV aylık Katma Değer Vergisi beyannamesinde indirime konu edilecektir. Konuyu farklı hesap planları kullanan işletmeler bazında örneklerle açıklamaya çalışalım.

Örnek-1: İşletme 07.07.2026 tarihinde aktifinde yer alan binek otomobil için 8.000TL +%20 KDV (KDV dahil 9.600TL) bakım bedeline katlanmıştır.

İşletme söz konusu bakım bedelinin %70’i ve buna isabet eden KDV’yi indirime konu edilecek, kalan kısım kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilecektir. Bununla ilgili örnek muhasebe kaydı aşağıdaki gibi yapılabilir.

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

770.05.02

Araç Bakım Bedeli                         

5.600,00

 

191.01.01

İndirilecek KDV                         

1.120,00

 

689.01.01

Binek Araç KKEG Gider          

2.880,00

 

320.01.01

Satıcılar Hesabı                

 

9.600,00

Söz konusu gider portföy yönetim şirketi tarafından  yapılmış olsaydı bu şirketlerin  KDV yükümlükleri olmadığından  KDV tutarını indirime konu edemeyecekleri göz önünde bulundurulduğunda örnek muhasebe kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

5440.2.1.2

Araç Bakım Bedeli                         

6.720,00

 

5890.1.1.1

Binek Araç KKEG Gider          

2.880,00

 

3200.1.1.1

Satıcılar Hesabı                

 

9.600,00

Örnek muhasebe kaydında görüldüğü üzere KDV’den istisna olan banka, sigorta şirketleri, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri gibi işlemelerde KDV dahil fatura bedelinin %70’lik kısmına isabet eden giderler vergi matrahının tespitinden düşülmekte kalan %30’luk kısım kanunen kabul edilmeyen gider olarak vergi matrahına ilave edilmektedir.

Vergi mükelleflerinin faaliyet konularına göre kullandıkları hesap planlarını mevzuatın izin verdiği çerçevede detaylandırarak özellikle vergi matrahının sağlıklı hesaplanabilmesi adına kanunen kabul edilmeyen giderleri alt hesaplar bazında detay hesaplarda takip etmeleri önem arz etmektedir.

ŞİRKET AKTİFİNE ALINAN BİNEK OTOMOBİLLERDE MUHASEBE UYGULAMALARI

İşletmeler tarafından iktisap edilen binek otomobillere ilişkin olarak ödenen Katma Değer Vergisi (KDV) ile Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), yürürlükteki vergi mevzuatı kapsamında taşıtın maliyet bedeline dahil edilmek veya doğrudan dönem gideri olarak muhasebeleştirilmek suretiyle muhasebe kayıtlarına alınabilmektedir. Binek otomobilin kullanılmamış (sıfır) olarak satın alınması durumunda da, söz konusu vergilerin maliyete eklenmesi ya da doğrudan gider olarak kaydedilmesine ilişkin mükelleflere tanınan tercih hakkı devam etmektedir.

Bu doğrultuda, işletme aktifine kaydedilen her bir binek otomobil, aktife alındığı takvim yılı itibarıyla geçerli olan yasal parasal sınırlar esas alınarak amortismana tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla, amortisman yoluyla giderleştirilebilecek tutarlar ile vergi matrahının tespitinde dikkate alınabilecek gider unsurları, binek otomobilin aktife alındığı yıl için Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamında belirlenen sınırlamalara göre farklılık gösterebilmektedir. Bu kapsamda, VUK hükümleri çerçevesinde yıllar itibarıyla vergi matrahının hesaplanmasında dikkate alınabilecek gider tutarları ile amortismana esas bedellere ilişkin yasal düzenlemeler aşağıda sunulmaktadır.

Yıl

Kira Gideri Sınırı (TL)

KDV & ÖTV Gider Yazma Sınırı (TL)

Taşıt Gideri Sınırı (%)

Amortisman Olarak İndirim Konusu Yapılacak  Tutar Sınırı (KDV & ÖTV Hariç)

Vergilerin Maliyet Bedeline Eklendiği veya Binek Otomobilin İkinci El Olarak İktisap Edildiği Hallerde VUK Amortisman Üst Sınırı

2022

     8.000,00

       200.000,00

70%

               230.000,00

                 430.000,00

2023

   17.000,00

       440.000,00

70%

               500.000,00

                 950.000,00

2024

   26.000,00

       690.000,00

70%

               790.000,00

             1.500.000,00

2025

   37.000,00

       990.000,00

70%

            1.100.000,00

             2.100.000,00

2026

   46.000,00

    1.200.000,00

70%

            1.380.000,00

             2.600.000,00

Tablodan görüleceği üzere, işletme aktifine alınan binek otomobiller için ayrılacak amortisman tutarlarının vergi matrahından indirilebilecek kısmı, taşıtın aktife alındığı takvim yılında geçerli olan yasal amortisman sınırları esas alınarak belirlenmektedir. Söz konusu binek otomobiller işletme aktifinde kaldığı sürece, ilgili yasal sınırlar dâhilinde ve kıst amortisman yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplanan amortisman giderleri vergi matrahının tespitinde indirilebilmektedir. Buna karşılık, belirlenen amortisman limitlerini aşan tutarlara isabet eden giderler Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) niteliğinde değerlendirilmekte ve vergi matrahının hesaplanmasında indirim konusu yapılamamaktadır.

Ayrıca, binek otomobilin maliyet bedeline dâhil edilen finansman giderleri (faiz ve kur farkları), yeniden değerleme artışları, enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan farklar ile maliyete eklenen diğer unsurlar da amortismana esas maliyetin bir parçasını oluşturduğundan, söz konusu amortisman sınırlamalarının kapsamına girmektedir. Dolayısıyla, bu unsurlardan kaynaklanan ve yasal sınırları aşan amortisman tutarları da Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak dikkate alınmaktadır.

Gelir İdaresi başkanlığı 25.11.2025 ve E-17192610-120[GV-21-66] sayılı özelgesinde binek otomobilin satın alındıktan sonra yapılan araç lastiklerinin de binek otomobilin maliyetine eklenmesi ve alındığı dönemde geçerli olan sınırlar göz önünde bulundurularak amortismana tabi tutulması gerektiğine dair görüş bildirmiştir.

2026 yılında ÖTV ve KDV’yi gider yazmayı tercih eden mükelleflerin vergi matrahının tespitinde indirime konu edebilecekleri amortisman sınırı     1.200.000,00 TL olarak belirlenmiş olup bu tutarın aşılması durumunda aşan kısım muhasebe kayıtlarına gider olarak alınması durumunda aşan kısmın tamamı  kanunen kabul edilmeyen gider kabul edilecektir. ÖTV ve KDV tutarının gider yazılması durumunda amortismana tabi tutularak itfa yoluyla giderleştirilebilecek bedel 1.380.000,00TL olarak açıklanmış, bu tutarı aşan kısma isabet eden amortisman giderleri kanunen kabul edilmeyen gider olarak vergi matrahına ilave edilecektir.

İşletmeler binek otomobil alımında katlandıkları ÖTV ve Katma Değer Vergisini gider yazmayıp otomobilin maliyetine ilave etme hakları bulunmaktadır. Bu durumda 2026 yılında   amortisman tabi tutulabilecek sınır 2.600.000,00TL olarak belirlenmiş aşan kısma tekabül eden tutara ait amortisman giderleri kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilerek vergi matrahına ilave edilmesi gerekmektedir.  Bu tutarlar 2026 yılında satın alınan binek otomobiller için geçerli olup, önceki yıllarda satın alınan binek otomobiller için alındığı yılda açıklanan tutarlar geçerlidir.

Örnek -2 :İşletme 02.05.2026 tarihinde satın almış olduğu binek otomobile ait fatura detayı aşağıdaki gibidir.

Araç Bedeli

   1.650.000,00

ÖTV 

   1.072.500,00

KDV Matrah

   2.722.500,00

%20 Kdv

   544.500,00

Genel Toplam

   3.267.000,00

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) tutarlarının doğrudan gider olarak muhasebeleştirilmesi tercih edildiği durumda yapılabilecek birinci muhasebe kaydı aşağıda sunulmaktadır. Söz konusu kayıtta, binek otomobilin iktisabı sırasında ödenen ÖTV ve KDV tutarları dönem gideri olarak kayıtlara alınmış, ancak mevzuatta belirlenen sınırları aşan kısımlar, vergi matrahının tespitinde dikkate alınmamak üzere Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) hesaplarında izlenmiştir.

Tek Düzen Hesap Planı Kullanan Şirketlerin Muhasebe Kaydı

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

254.01.01

Taşıtlar (Binek Otomobiller)

1.650.000,00

 

770.03.01

Binek Oto KDV-Ötv Gideri

1.200.000,00

 

689.02.03

Binek Oto KDV-Ötv Gideri KKEG

417.000,00

 

320.01.01

Satıcılar

 

3.267.000,00

 

 

SPK Hesap  Planı Kullanan  Portföy Yönetim  Şirketlerinin Muhasebe Kaydı

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

2480.1.1.1

Taşıtlar (Binek Otomobiller)

1.650.000,00

 

5440.2.1.1

Binek Oto KDV-Ötv Gideri

1.200.000,00

 

5890.2.1.1

Binek Oto KDV-Ötv Gideri KKEG

417.000,00

 

3200.1.1.1

Satıcılar

 

3.267.000,00

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) tutarlarının doğrudan gider olarak muhasebeleştirilmesinin tercih edilmesi durumunda uygulanabilecek alternatif ikinci muhasebe kaydı aşağıda sunulmaktadır. Bu uygulamada, ÖTV ve KDV tutarlarına ilişkin mevzuatta belirlenen gider yazma sınırı olan 1.200.000,00 TL, dönem gideri olarak dikkate alınmış, söz konusu sınırı aşan tutarın tamamı ise binek otomobilin maliyet bedeline ilave edilmiştir.

ÖTV ve KDV tutarlarının gider olarak muhasebeleştirilmesi nedeniyle, binek otomobilin aktife alınan bedeli üzerinden hesaplanan amortisman giderlerinin vergi matrahının tespitinde dikkate alınabilecek kısmı da ayrıca sınırlamaya tabi olmaktadır. Bu kapsamda, 2026 yılı için aktife alınan 1.380.000,00 TL tutarındaki değer üzerinden ayrılan amortisman giderinin, Vergi Usul Kanunu kapsamında belirlenen sınırları aşan kısmına isabet eden tutarlar, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/7’nci maddesi uyarınca Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak değerlendirilerek vergi matrahına ilave edilecektir. Bu kapsamda gerçekleştirilecek muhasebe kayıtları aşağıda gösterilmektedir.

Tek Düzen Hesap Planı Kullanan Şirketlerin Muhasebe Kaydı

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

254.01.01

Taşıtlar (Binek Otomobiller)

2.067.000,00

 

770.03.01

Binek Oto KDV-Ötv Gideri

1.200.000,00

 

320.01.01

Satıcılar

 

3.267.000,00

SPK Hesap  Planı Kullanan  Portföy Yönetim  Şirketlerinin Muhasebe Kaydı

Hesap Kodu

Hesap Adı

Borç

Alacak

2480.1.1.1

Taşıtlar (Binek Otomobiller)

2.067.000,00

 

5440.2.1.1

Binek Oto KDV-Ötv Gideri

1.200.000,00

 

3200.1.1.1

Satıcılar

 

3.267.000,00

Gerek ÖTV+KDV tutarının tamamının  gider yazılması durumunda  gerekse ÖTV+KDV tutarının ilgili yılda belirlenen sınır kadarlık kısmını gider yazıp kalan kısmı maliyete eklenmesi durumunda  2026 yılı için belirlenen sınır olan 1.380.000,00TL üzerinden hesaplanan  amortisman gideri vergi matrahından düşülecek aşan kısma isabet eden amortisman gideri ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilecektir.

BİNEK ARAÇLARDA AMORTİSMAN UYGULAMASI ENFLASYON MUHASEBESİ VE YENİDEN DEĞERLEME ETKİSİ

Binek otomobillere ilişkin enflasyon düzeltmesi ile ilgili olarak 555 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Amortismanlar ve itfa payları, düzeltilmiş değerler üzerinden hesaplanacağı, kazançlarını işletme hesabı esasına göre tespit eden mükellefler ile serbest meslek erbabı da amortismana tâbi iktisadi kıymetlerini bu maddede belirtilen hükümlere göre düzeltilmiş tutarları üzerinden amortismana tâbi tutabilecekleri belirtilmiştir.

Binek otomobillere ilişkin enflasyon düzeltmesi ile ilgili olarak 555 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde verilen örnekte hesap dönemi takvim yılı olan ve bilanço esasına göre defter tutan (M), ticari işletmesinde kullanılmak üzere 15/7/2022 tarihinde katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi dahil alış bedeli 1.000.000 TL olan bir adet binek otomobil satın almış ve binek otomobilin iktisabı esnasında ödenen vergilerini binek otomobilin maliyetine dahil etmiştir. Mükellef normal amortisman usulünde yıllık amortismanlarını genel hükümlere göre ayırmakta ve safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alabileceği amortisman tutarını aşan kısmını kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate almaktadır. Mükellef 2023 yılı ve 2024 yılı bilançolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutacak, 31/12/2024 tarihli dönem sonu işlemlerinde söz konusu binek otomobilin düzeltilmiş değeri üzerinden amortisman ayıracaktır. Ancak binek otomobilin Gelir Vergisi Kanunu’na göre belirlenen amortismana esas bedelin üzerinde kalan maliyet kısmına tekabül eden amortisman tutarını kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacağı belirtilmiştir. Tebliğde belirtilen örneğin devamında 2023 yılı ve 2024 yılı bilançolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutacağı 31/12/2024 tarihli dönem sonu işlemlerinde söz konusu binek otomobilin düzeltilmiş değeri üzerinden amortisman ayıracaktır. Ancak binek otomobilin Gelir Vergisi Kanunu’na göre belirlenen amortismana esas bedelin üzerinde kalan maliyet kısmına tekabül eden amortisman tutarını kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacağı belirtilmiştir.

Konuyu farklı bir örnekle açıklamaya çalışalım.

Örnek-3 :İşletme 10.10.2023 tarihinde 860.000TL bedelle binek otomobil almış,  KDV+ÖTV bedelleri maliyete eklenmiştir. Aktife alınan binek otomobil için 2023 ve 2024 yıllarında enflasyon muhasebesi uygulamış, 2025 yılında ve 30.06.2026 dönemine  VUK  mükerrer 298 Ç maddesi kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutulmuş ve 01.07.2026 tarihinde söz konusu binek otomobili KDV dahil 1.850.000TL bedele satmış ve satış bedeline ilişkin karın tamamını gelir olarak muhasebeleştirmiştir.

Enflasyon düzeltmesi ile yeniden değerleme uygulamalarının gerçekleştirilmesi sonucunda, binek otomobillerin yıllar itibarıyla oluşan defter değerleri aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

10.10.2023 Tarihli Alım Bedeli Kdv+Ötv Dahil

                                860.000,00

2023 Sonu Eflasyon Sonrası Düzeltilmiş Aktif Bedeli

                                894.279,60

2024 Sonu Enflasyon Sonrası Yeni Aktif Bedeli

                             1.149.372,86

2025 Sonu Yeniden Değerleme Sonrası Aktif Değeri (%25,49)

                             1.442.348,00

30.06.2026  Sonu Yeniden Değerleme Sonrası Aktif Değeri(%11,51)

                             1.608.362,25

Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme işlemlerinin uygulanmasını takiben, normal amortisman yöntemini benimseyen işletmenin yıllar itibarıyla hesaplanan amortisman giderleri ve birikmiş amortisman değer artışları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

2023 Yılı Amortisman Gideri

                                 44.713,98

2024 Yılı Amortisman VUK Gideri

                                190.000,00

2024 Yılı Amortisman KKEG Gideri

                                 39.874,57

2024 Yılı Birikmiş Amortisman Enflasyon Farkı

                                 12.754,66

2025 Yılı Amortisman VUK Gideri

                                190.000,00

2025 Yılı Amortisman KKEG Gideri

                                 98.469,60

2025 Yılı Birikmiş Amortisman Yeniden Değerleme Farkı

                                 73.243,79

2026 Yılı 6 Aylık VUK Amortisman Gideri

                                 95.000,00

2026 Yılı 6 Aylık KKEG Amortisman Gideri

                                 65.836,23

2026 Yılı 6 Aylık Amortisman Yeniden Değerleme Farkı

                                 74.706,41

TOPLAM BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR

                                884.599,24

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 555)'nde yer alan açıklamalar çerçevesinde, 2023 yılında iktisap edilen binek otomobile ilişkin amortismana esas bedel için belirlenen Vergi Usul Kanunu (VUK) amortisman sınırı 950.000,00 TL'dir. Bu nedenle, enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme uygulamaları sonucunda amortismana esas değerin söz konusu sınırı aşması hâlinde, aşan kısma isabet eden amortisman giderleri Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) niteliğinde değerlendirilmektedir. Bu giderlerin, mali tabloların doğruluğu ile vergi uygulamalarının izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla uygun alt hesaplarda ayrı olarak takip edilmesi ve muhasebeleştirilmesi önem arz etmektedir.

Mükellefler tarafından binek otomobillerinin elden çıkarılması hâlinde, önceki dönemlerde amortisman sınırlaması nedeniyle Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak değerlendirilerek ticari kazanca ilave edilen amortisman tutarlarının toplamı, satışın gerçekleştiği dönemde vergiye tabi olmayan gelir niteliğinde dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda söz konusu tutar, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde "Diğer İndirimler" satırında gösterilmek suretiyle kurum kazancından indirilebilmektedir.

SONUÇ

Enflasyon muhasebesi ve yeniden değerleme uygulaması binek otomobillerin muhasebeleştirilmesi ve vergilendirilmesine ilişkin hesaplamaları önemli ölçüde etkilemekle birlikte, Vergi Usul Kanunu'nda binek otomobillere yönelik amortisman sınırlamaları ile gider kısıtlamalarına ilişkin düzenlemelerin uygulanmasına devam edilmektedir. Bu nedenle, mükelleflerin enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme sonrasında oluşan amortisman tutarlarını, Kanunen Kabul Edilmeyen Gider niteliğindeki kısımları ve satış anında yapılacak vergisel düzeltmeleri doğru şekilde izlemeleri ve muhasebeleştirmeleri, hem mali tabloların gerçeğe uygun sunumu hem de vergi matrahının doğru hesaplanması açısından önem taşımaktadır.