DUYURU: 07.05.2026/14
Vergi Kanunları ile Muhtelif Kanunlarda Değişiklikler Öngören Torba Kanun Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Sunulmuştur
05.05.2026 tarihinde TBMM'ye sunulan "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" ile vergi mevzuatında önemli bazı değişikliklerin yapılması öngörülmektedir.
05.05.2026 tarihinde TBMM'ye sunulan "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" ile vergi mevzuatında önemli bazı değişikliklerin yapılması öngörülmektedir.
Kanun Teklifi’nin genel gerekçesinde; ülkemizin güncel ekonomik gelişmelere uyum sağlaması, uluslararası yatırımcılar açısından cazibe merkezine dönüştürülmesi, yüksek katma değerli hizmet ihracatının geliştirilmesi, üretim ve ihracat odaklı büyümenin desteklenmesi, İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte rekabet gücünün artırılması, yabancı sermaye girişinin teşvik edilmesi, teknoloji girişimciliğinin desteklenmesi ve kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması suretiyle vergiye gönüllü uyumun artırılmasının amaçlandığı belirtilmektedir. Teklifte özellikle;
- İhracatçı şirketlere yönelik kurumlar vergisi avantajlarının artırılması,
- Türkiye’ye yerleşecek yabancı gerçek kişiler için uluslararası örneklerde benzeri bulunan “non-dom” niteliğinde yeni bir vergi rejimi oluşturulması,
- Çok uluslu şirket gruplarının Türkiye’de bölgesel hizmet merkezi kurmalarının teşvik edilmesi,
- İstanbul Finans Merkezi rejiminin daha rekabetçi hale getirilmesi,
- Teknoloji girişimlerine yönelik hisse bazlı ücretlendirme ve alternatif finansman modellerinin desteklenmesi,
- Yeni bir varlık barışı uygulaması ile kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması
gibi oldukça önemli düzenlemeler yer almaktadır.
Söz konusu Kanun Teklifi’nde yer alan düzenlemeler detayları itibariyle aşağıdaki gibidir:
Gelir Vergisi Kanunu’nda Yapılması Öngörülen Düzenlemeler
Teknogirişim Şirketlerinde Çalışanlara Sağlanan Hisse Senedi İstisnası Genişletilmektedir
02.08.2024 tarihli Resmi Gazete’de “7524 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile teknogirişim şirketlerinde çalışan personele bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerine belirli şartlarla gelir vergisi istisnası getirilmişti. (05.08.2024 tarihli, 5 Sayılı Rehberimiz)
Teklif edilen yeni düzenleme ile;
- İstisna kapsamında değerlendirilebilecek pay senedi tutarının üst sınırının yıllık brüt ücret tutarının bir katından iki katına çıkarılması,
- Vergisel avantajın korunması için gerekli elde tutma sürelerinin kısaltılması
öngörülmektedir. Buna göre pay senetlerinin;
- İktisap tarihinden itibaren 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı,
- 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i,
- 5 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde ise istisna edilen verginin %25’i
gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.
Düzenleme ile teknoloji girişimlerinde çalışanlara yönelik hisse bazlı ücretlendirme modellerinin yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.
Türkiye’ye Yerleşen Gerçek Kişilerin Yurt Dışı Kazançlarına İstisna Getirilmektedir
Kanun Teklifi’nin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, uluslararası uygulamalarda “non-dom” veya “resident non-domiciled” rejimlerine benzer şekilde, Türkiye’ye yeni yerleşecek kişilerin yurt dışı gelirlerinin uzun süre Türkiye’de vergilendirilmemesine imkan tanıyan yeni vergi rejimidir.
Kanun Teklifi ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenmesi öngörülen mükerrer 20/D maddesi kapsamında, belirli şartları sağlayan gerçek kişilerin Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratların 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmesi öngörülmektedir. İstisnadan yararlanabilmek için;
- Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgah bulunmaması,
- Türkiye’de vergi mükellefiyetinin bulunmaması
şartlarının sağlanması gerekmektedir. Düzenleme kapsamında;
- Yurt dışı kaynaklı kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek,
- Bu gelirler diğer gelirler nedeniyle verilecek beyannamelere de dahil edilmeyecek,
- İstisna kapsamındaki gelirlerle ilgili giderler Türkiye’de vergiye tabi gelirlerden indirilemeyecek,
- Yurt dışında ödenen vergiler Türkiye’de mahsup edilemeyecektir.
Ayrıca, gerçek kişilerin geçmiş yıllarda Türkiye’de yalnızca gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı elde etmiş olmalarının istisnadan yararlanmaya engel teşkil etmeyeceği düzenlenmektedir.
Söz konusu düzenleme ile özellikle; yüksek gelir grubundaki yabancı yatırımcıların, uluslararası fon yöneticilerinin, dijital göçebelerin, teknoloji girişimcilerinin, aile ofislerinin, uluslararası şirket yöneticilerinin Türkiye’ye çekilmesi hedeflenmektedir.
Nitelikli Hizmet Merkezlerinde Çalışanlara Gelir Vergisi İstisnası Sağlanmaktadır
Kanun Teklifi ile Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında kurulacak “nitelikli hizmet merkezlerinde” çalışan nitelikli personele yönelik gelir vergisi istisnası getirilmesi öngörülmektedir. Buna göre;
- Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı,
- İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinde ise ücretlerin brüt asgari ücretin beş katını aşmayan kısmı
gelir vergisinden istisna olacaktır. Söz konusu ücretler aynı zamanda damga vergisinden de istisna olacaktır.
Cumhurbaşkanına belirtilen oranları artırma veya azaltma yetkisi verilmektedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Yapılması Öngörülen Düzenlemeler
Transit Ticaret Kazançlarına Sağlanan İndirim Genişletilmektedir
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde yapılması öngörülen değişiklik ve yapılacak yeni ekleme ile transit ticaretten elde edilen kazançlara sağlanan kurumlar vergisi indiriminin kapsamı genişletilmektedir. Buna göre;
- Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından,
- Yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden
elde edilen kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.
İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesi ile faaliyet gösteren kurumlar açısından ise indirim oranı %100 olarak uygulanacaktır. İndirimden yararlanılabilmesi için;
- Kazancın kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi,
- Aracılık faaliyetinde alıcı ve satıcının Türkiye’de bulunmaması
şartları aranacaktır.
Nitelikli Hizmet Merkezlerine Kurumlar Vergisi İndirimi Getirilmektedir
Kanun Teklifi ile nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettikleri kazançların;
- Genel uygulamada %95’inin,
- İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösterenler açısından ise %100’ünün
kurum kazancından indirilebilmesi öngörülmektedir. İndirim uygulaması, merkezin faaliyete geçtiği dönemden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanacaktır.
İndirimden yararlanılabilmesi için kazancın kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekecektir.
İhracat Kazançlarında Kurumlar Vergisi Oranı Önemli Ölçüde Düşürülmektedir
Kanun Teklifi’nde yer alan en önemli vergi teşviklerinden biri ihracat kazançlarına uygulanacak kurumlar vergisi oranlarında yapılan radikal indirimdi. Buna göre;
- İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların münhasıran bu ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına %9 oranında kurumlar vergisi,
- Diğer ihracatçı kurumların münhasıran ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına ise %14 oranında kurumlar vergisi
Uygulanması öngörülmüştü. Ancak, Meclis aşamasında ilk Teklif’te yer alan bu düzenlemenin yerine imalat faaliyetleri kazancına uygulanacak vergi oranını düşüren bir değişiklik önerisinde bulunulmuştur.
Buna göre; sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanması teklif edilmiştir.
Düzenlemenin 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanması öngörülmektedir.
Bazı Kazanç İndirimlerinin Yurtiçi Asgari Kurumlar Vergisi Matrahından Düşülmesine İmkan Sağlanmaktadır
Hatırlanacağı üzere 02.08.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7524 sayılı Kanun ile, Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” başlıklı aşağıdaki 32/C maddesi uyarınca kurum kazançlarından hesaplanan kurumlar vergisinin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamayacağı düzenlenmişti. (05.08.2024 tarihli, 5 Sayılı Rehberimiz)
Meclise sunulan Kanun Teklifi ile;
- Transit ticaret kazanç indirimi,
- Nitelikli hizmet merkezlerine ilişkin kazanç indirimi,
- İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamındaki finansal hizmet ihracı kazanç indirimi
uygulamalarının yurtiçi asgari kurumlar vergisi hesabında dikkate alınacak istisna ve indirimler arasına eklenmesi öngörülmektedir.
2025 yılında yürürlüğe giren yurtiçi asgari kurumlar vergisi uygulaması sonrasında birçok teşvik mekanizmasının efektif avantajının azalması nedeniyle, bu düzenleme önemli bir teknik tamamlayıcı hüküm niteliği taşımaktadır. Yapılması öngörülen bu değişiklikle söz konusu teşviklerin yurtiçi asgari kurumlar vergisi nedeniyle etkisiz hale gelmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yeni Bir “Varlık Barışı” Düzenlemesi Getirilmektedir
Kanun Teklifi ile son yıllarda farklı tarihlerde uygulanan varlık barışı düzenlemelerine benzer şekilde yeni bir düzenleme öngörülmektedir.
Kanun Teklifi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na geçici 19. maddenin eklenmesi suretiyle yeni bir varlık barışı uygulaması ihdas edilmektedir. Buna göre;
- Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının,
- Türkiye’de bulunmakla birlikte işletmelerin kayıtlarında yer almayan aynı nitelikteki varlıkların
31.07.2027 tarihine kadar bildirilmesi mümkün olacaktır. Yurt dışındaki varlıkların bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekecektir. Varlık barışında bulunan mükellefler nezdinde;
- Bildirilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması,
- Bildirilen tutarların belirli şartlarla işletmeden vergisiz çekilebilmesi,
- Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde özel fon hesabı oluşturulabilmesi
öngörülmektedir.
Bildirilen varlıklar için uygulanacak vergi oranı temel olarak %5 olmakla birlikte, bildirilen varlıkların belirli sürelerle Türkiye’de vadeli hesaplarda veya 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında tutulmasının taahhüt edilmesi halinde daha düşük oranlar uygulanacaktır. Buna göre;
- En az 5 yıl tutulacak varlıklarda %0,
- En az 4 yıl tutulacak varlıklarda %1,
- En az 3 yıl tutulacak varlıklarda %2,
- En az 2 yıl tutulacak varlıklarda %3,
- En az 1 yıl tutulacak varlıklarda %4
oranında vergi uygulanacaktır.
Bununla birlikte geçmiş varlık barışı uygulamalarında olduğu gibi uygulamanın; vergi incelemeleri, MASAK yükümlülükleri, yurt dışı finansal kurum transfer süreçleri ve uluslararası bilgi değişimi uygulamaları bakımından dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da Yapılması Öngörülen Düzenlemeler
Tecil Süresi Uzatılmakta ve Teminatsız Tecil Tutarı Artırılmaktadır
Amme Alacaklarının Tahsil usulü Hakkında Kanun’un 48. maddesinde yapılması öngörülen değişiklik ile;
- Kamu alacaklarının tecilinde azami taksit süresinin 36 aydan 72 aya çıkarılması,
- Teminat aranmaksızın tecil edilebilecek tutarın 250.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmesi
öngörülmektedir.
Düzenleme ile özellikle finansman sıkıntısı yaşayan mükelleflerin kamu borçlarını daha uzun vadede yapılandırabilmelerine imkan sağlanması amaçlanmaktadır.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nda Yapılması Öngörülen Düzenlemeler
Yurt Dışı Gelir İstisnasından Yararlananlara Veraset Yoluyla İntikallerde %1 Vergi Oranı Getirilmektedir
Kanun Teklifi ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenmesi öngörülen mükerrer 20/D maddesi kapsamında yurt dışı kazanç istisnasından yararlanan gerçek kişiler bakımından, istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla intikallerde veraset ve intikal vergisi oranının %1 olarak uygulanması öngörülmektedir.
Düzenleme ile Türkiye’ye yerleşecek yüksek gelir grubundaki yabancı gerçek kişilerin ve uluslararası yatırımcıların Türkiye’yi tercih etmelerinin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nda Yapılması Öngörülen Düzenlemeler
“Nitelikli Hizmet Merkezi” Modeli İhdas Edilmektedir
Kanun Teklifi ile Türkiye’de özellikle çok uluslu şirket gruplarının bölgesel yönetim, koordinasyon ve hizmet merkezi kurmalarını teşvik eden yeni bir yapı oluşturulmaktadır. Bu doğrultuda Meclise sunulan Kanun Teklifi ile Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na “nitelikli hizmet merkezi” tanımı eklenmektedir. Buna göre;
- En az üç farklı ülkede aktif faaliyet gösteren şirket gruplarına hizmet sunan,
- Yıllık hasılatının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden
sermaye şirketleri nitelikli hizmet merkezi olarak kabul edilecektir. Bu merkezler; finansal danışmanlık, stratejik yönetim, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, finansal raporlama, uluslararası muhasebe, denetim, dijital dönüşüm, teknoloji danışmanlığı, hukuk danışmanlığı, marka yönetimi, insan kaynakları, satış sonrası destek, teknik destek, Ar-Ge koordinasyonu, dış tedarik, laboratuvar ve test hizmetleri gibi faaliyetlerde bulunabilecektir. Yapılması öngörülen bu düzenleme ile Türkiye’nin;
- Bölgesel yönetim merkezi,
- Finans ve muhasebe merkezi,
- Teknoloji ve dijital dönüşüm merkezi,
- Global iş destek merkezi,
- Paylaşımlı hizmet merkezi
olarak konumlandırılması hedeflenmektedir.
Özellikle çok uluslu şirketlerin grup içi hizmet faaliyetlerini Türkiye’ye kaydırmalarının teşvik edilmesi amaçlanmakta olup, düzenleme İstanbul Finans Merkezi rejimi ile birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’nin bölgesel merkez ülke olarak konumlandırılmasına yönelik önemli bir adım niteliği taşımaktadır.
Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da Yapılması Öngörülen Düzenlemeler
Teknogirişim Şirketlerine Paya Dönüştürülebilir Borç Sözleşmesi Kolaylığı Sağlanmaktadır
Kanun Teklifi ile teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri kapsamında gerçekleştirecekleri şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’ndaki bazı hükümlerin uygulanmaması öngörülmektedir.
Düzenleme ile özellikle girişim sermayesi yatırımlarında sıklıkla kullanılan “convertible note” benzeri finansman araçlarının Türkiye’de kullanımının kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Mevcut Türk Ticaret Kanunu uygulamasında şarta bağlı sermaye artırımı süreçlerinin oldukça teknik ve sınırlayıcı olması nedeniyle, girişim sermayesi yatırımlarında uluslararası yatırımcıların sıklıkla tercih ettiği dönüştürülebilir borç araçlarının kullanımında uygulama sorunları yaşanabilmektedir.
Teklif ile bu alanın daha esnek hale getirilmesi ve özellikle yabancı yatırım fonlarının Türkiye’deki teknoloji girişimlerine yatırım yapmasının kolaylaştırılması amacını taşımakta olup uygulamaya ilişkin usul ve esasların Ticaret Bakanlığı görüşü alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenmesi öngörülmektedir.
Dijital Şirketlere Oda Aidatı ve Kayıt Ücreti Muafiyeti Getirilmektedir
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olarak kabul edilen girişimciler tarafından kurulacak “dijital şirketler” için;
- Kuruluş aşamasında oda kayıt ücretinden,
- İşletme döneminde ise en fazla 3 yıl süreyle oda aidatlarından
muafiyet sağlanması öngörülmektedir.
Düzenleme ile erken aşama teknoloji girişimlerinin kuruluş maliyetlerinin azaltılması ve dijital girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi amaçlanmaktadır.
İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda Yapılması Öngörülen Düzenlemeler
Gelir Vergisi İndiriminin Kapsamı Genişletilmektedir
Mevcut düzenlemede yalnızca katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar bakımından uygulanan gelir vergisi istisnasının kapsamı genişletilerek tüm katılımcıları kapsaması öngörülmektedir.
Bununla birlikte, nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/20 maddesindeki ücret istisnasından yararlanan personelin aynı zamanda İstanbul Finans Merkezi’ndeki gelir vergisi istisnasından yararlanamaması öngörülmektedir. Böylece aynı ücret unsuru bakımından mükerrer teşvik uygulanmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
İstanbul Finans Merkezi Teşviklerinin Süresi Uzatılmaktadır
Kanun Teklifi ile İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kuruluşlara sağlanan bazı teşviklerin süresi uzatılmaktadır. Buna göre;
- Finansal faaliyetlerden elde edilen kazançlara uygulanan %100 kurumlar vergisi indiriminin süresi 2031 yılından 2047 yılına kadar uzatılmakta,
- Finansal faaliyet harçlarına ilişkin muafiyet süresi ise 5 yıldan 20 yıla çıkarılmaktadır.
Düzenleme ile İstanbul Finans Merkezi rejiminin uzun vadeli öngörülebilirliğinin artırılması ve uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye’ye yatırım kararlarının desteklenmesi amaçlanmaktadır.
TBMM’ye sunulan bu Kanun Teklifi’nde yer alan düzenlemelerin önemli bir kısmı oldukça kapsamlı yapısal değişiklikler içerdiğinden, Plan ve Bütçe Komisyonu çalışmaları ile Genel Kurul görüşmeleri sırasında maddelerde değişiklik yapılması, yeni düzenlemeler eklenmesi veya bazı hükümlerin teklif metninden çıkarılması mümkündür.
Teklifin yasalaşması sonrasında Şirketimiz tarafından hazırlanacak olan Rehber’de nihai düzenlemeler detaylarıyla bilgilerinize sunulacaktır.
Söz konusu Kanun Teklifi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan haline ulaşmak için tıklayınız.
Saygılarımızla.
